?>

Köşeyi dönen mor etekli kadın

Arzu Leyal

1 hafta önce

Arzu Leyal yazdı;

Köşeyi dönen mor etekli kadın

Sabah, taş binaların arasında ağır ağır açılıyordu. Geceden kalan serinlik, kaldırımların üzerinde ince bir tül gibi gezinirken dükkân kepenklerinden ilk metal sesleri yükseldi. Pencereler birer birer aralandı. Bir fırından yeni ekmeğin kokusu sokağa yayıldı. Mor etekli kadın, omzunda eski deri çantasıyla yokuşu ağır adımlarla çıkıyordu. Eteğinin ucu, kaldırım taşlarına değdikçe küçük dalgalar oluşuyor, rüzgâr onları usulca düzeltiyordu.
Köşedeki antikacı henüz vitrini düzenliyordu. Güneş, eğri duran eski aynalardan birine vurunca sokağın içine ikinci bir sokak açılmış gibi oldu. Kadın, yürüyüşünü bozmadan aynanın önünden geçti. Bir anlığına mor eteği camın içinde kaldı; kendisi çoktan birkaç adım ilerlemişti. Arka tarafta duran pirinç saatin sarkacı sessizce salınıyor, vitrindeki porselen fincanların üzerine ince ışık parçaları düşüyordu.
Bir çınarın dallarından kopan yaprak, omzuna ilişti. Eliyle almaya çalışmadı. Yaprak, birkaç adım onunla birlikte yürüdü; sonra yere süzüldü. Karşı kaldırımda iki çocuk, tebeşirle yarım kalmış bir oyun çiziyordu. Tebeşirin beyaz tozu ayakkabılarına bulaştı. Çocuklardan biri başını kaldırıp kadına baktı, sonra hiçbir şey söylemeden yeniden eğildi.
Sokağın kıvrıldığı yerde eski taş duvar boyunca lavanta saksıları dizilmişti. Güneş yükseldikçe mor çiçeklerin gölgeleri duvara işleniyor, rüzgâr geçtikçe gölgeler yer değiştiriyordu. Kadın kısa bir an durdu. Parmakları çantasının tokasında gezindi. Uzaklardan bir kilise çanı duyuldu; hemen ardından ince bir ezan sesi sabahın içine karıştı. Sesler birbirine değmeden aynı gökyüzünde asılı kaldı.
Köşe yaklaştığında şehir biraz daha kalabalıklaştı. Bisiklet geçen dar sokakta bir kedi pencere pervazına sıçradı. Bir perde hafifçe aralandı, sonra yeniden kapandı. Kadın, eteğinin ucunu eliyle topladı. Adımlarının sesi birkaç taş boyunca duyuldu; ardından sessizlik onları yuttu. Mor renk, duvarın kıvrımında son kez göründü.
Köşeyi döndükten sonra sokakta hiçbir şey eksilmedi. Fırın hâlâ sıcaktı. Çınarın gölgesi biraz daha uzamıştı. Çocuklar oyunu tamamlamıştı. Antikacı vitrindeki saati düzeltmişti. Yalnız, köşeye bakan taş duvarın üzerinde, güneş yer değiştirinceye kadar mora benzeyen ince bir ışık parçası kaldı.

.

Arzu Leyal, dikGAZETE.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI