?>

Düşler de gerçektir

Arzu Leyal

7 gün önce

Düşler de gerçektir

Bazı gerçekler vardır, uyanıkken söylenmez. Gündüzün ışığında fazla çıplak kalırlar; kelimeler onları taşıyamaz. O yüzden geceye saklanırlar. Düş dediğimiz şey, hakikatin gizlenme biçimlerinden biridir belki de. Akıl geri çekildiğinde, kontrol gevşediğinde, hayatın üstünü örttüğümüz cümleleri rüya diliyle konuşuruz. O dil, mantıkla değil, hisle kurulur; zaman tanımaz, mekân seçmez.
Uyanıkken “olmaz” dediğimiz ne varsa, düşte kendine yer bulur. Kırgınlıklar konuşur, yarım kalmış sözler tamamlanır, özlenen yüzler hiç yaşlanmadan karşımıza çıkar. Çünkü düş, gerçeğin makyajsız hâlidir. Orada roller yoktur, savunmalar zayıflar. Bir anlığına da olsa kendimizi kandırmaktan vazgeçeriz. İşte bu yüzden bazı rüyalar, uyandığımızda içimizi ağrıtır; çünkü gördüğümüz şey değil, hatırladığımız duygudur.
Hayatın içinde çoğu zaman “idare eder”iz. Alışırız, erteleriz, üstünü örteriz. Düşler ise idare etmez. Onlar sabırsızdır. Kapıyı çalar, pencereye vurur, bazen de içeri dalar. Bize sormazlar; “Hazır mısın?” diye. Sadece gösterirler. Bakmamızı isterler. Görmezden geldiğimiz ne varsa, gece bir sahne kurar ve önümüze koyar.
Belki de bu yüzden bazı sabahlar ağırdır. Uykusuzluktan değil; rüyada gördüğümüz bir hakikatin ağırlığından. O ağırlık, gün boyu bizimle gelir. Bir bakışta, bir cümlede, bir sessizlikte kendini hatırlatır. Düş, görevini yapmıştır; artık sıra bizdedir. Onu yok saymak mı, anlamaya çalışmak mı?
Düşler geleceği haber vermez çoğu zaman; bugünü işaret eder. İçimizin bugünkü hâlini, kalbimizin bugünkü yükünü, ruhumuzun bugünkü ihtiyacını. Rüyada koşmak, kaçmak, düşmek, sarılmak… Hepsi bir dil. Kendimize yabancılaştığımız yerde, düşler bizi yeniden kendimizle tanıştırır.
Gerçek dediğimiz şeyin yalnızca görünen olmadığını, hissedilenin de bir gerçeklik taşıdığını hatırlatırlar. Çünkü insan sadece yaptığıyla değil, bastırdığıyla da yaşar. Ve bastırılan her şey, bir gün başka bir kapıdan geri döner. Kimi zaman bir cümleyle, kimi zaman bir beden ağrısıyla, kimi zaman da bir rüyayla.
Belki asıl soru şudur: Uyanıkken görmezden geldiklerimizi, düşlerde bu kadar net görüyorsak… Biz gerçeğe ne zaman uyanıyoruz?

.

Arzu Leyal, dikGAZETE.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI