?>

F5 ...

Arzu Leyal

2 ay önce

Arzu Leyal yazdı;

F5 ...

Bazı yenilgiler vardır, skordan daha büyüktür. Bazı ayrılıklar vardır, iki insanın birbirinden uzaklaşmasından çok daha fazlasını alıp götürür. Kimi zaman da görünürde hiçbir şey yaşanmamıştır. Telefon çalmamış, beklenen haber gelmemiş, çıkılacağı düşünülen yol kapanmıştır. Fakat insanın içinde küçük bir kıyamet kopar. Dışarıdan bakıldığında ölçüsüz görünen bu sarsıntılar, çağımızın en görünmez hikâyelerinden birini anlatır: İnsan artık hayatını yaşadıklarından çok, beklediklerine bağlayarak yaşamaktadır.
Eskiden insanlar da severdi, özlerdi, isterdi. Ancak istemekle varlığını bir sonuca emanet etmek arasında ince bir çizgi vardı. Şimdi o çizgi giderek siliniyor. Bir takımın mağlubiyetiyle günlerce kararan insanlar görüyoruz. Bir ilişkinin bitişiyle yalnızca üzülmeyip, sanki kendisinden de bir parça kaybetmiş gibi dağılan ruhlarla karşılaşıyoruz. Bir planı değiştiğinde yönünü yeniden belirlemek yerine bütün dengesi bozulan hayatlara rastlıyoruz. Zira birçok şey artık yalnızca yaşanmıyor; onların üzerine kimlikler inşa ediliyor.
Çağın en büyük yorgunluklarından biri de burada başlıyor. İnsan, kendi merkezini fark etmeden dışarıya taşıyor. Bir başka insanın sevgisine, bir makamın sağlayacağı itibara, gerçekleşmesi beklenen bir ihtimale ya da elde edilmek istenen bir sonuca… Sonra da emanet ettiği yer sallandığında kendisi sarsılıyor. Oysa her zaman rüzgâr suçlu değildir. Bazen mesele, ağacın köklerini yanlış yere uzatmış olmasıdır.
Hayatın büyük kısmı belirsizlikten oluşur. Sabah açılan kapıların akşam aynı manzaraya çıkacağının garantisi yoktur. İnsanların kalpleri değişir, yollar kapanır, fikirler dönüşür, mevsimler yer değiştirir. Buna rağmen modern insan, her şeyi önceden hesaplayabileceğine dair görünmez bir sözleşmeye inanıyor gibidir. Bu nedenle en küçük sapma yalnızca bir değişiklik olarak değil, düzenin bozulması olarak hissedilir. Oysa hayat, çoğu zaman planlara değil, karşılaşmalara dayanır.
Bu yüzden kimi insanlar manipüle edildiklerini bildikleri hâlde ayrılmazlar. Kimileri yıprandıklarını gördükleri hâlde aynı kapının önünde beklemeyi sürdürür. Ayrılmakta zorlandıkları şey çoğu zaman bir insan değil, o insanla birlikte kurdukları gelecektir. Gerçekte bırakılamayan, zihinde büyütülen hikâyedir. Acıyı uzatan da yaşanan olaydan çok, gerçekleşmeyen ihtimallerin yasını tutmaktır.
Hakikat ise çoğu zaman daha sade bir yerde durur. Hayat, elimizde tutabildiklerimizden çok elimizden kayıp gidenlerle şekillenir. İnsan her istediğine kavuşarak değil, her kaybın ardından kim olduğunu yeniden hatırlayarak olgunlaşır. Bu yüzden kimi kırılışlar felaket değil, hatırlayıştır. Kendine dönüşün ilk sesi bazen tam da bir hayal kırıklığının içinden gelir.
Gerçek huzur da her şeyin istediğimiz gibi olmasında değil, istediğimiz gibi olmadığında da dağılmamaktadır. Hayat sonuçların değil, yürüyüşün adıdır. Yol bazen çiçek açar, bazen taş kesilir. İnsan kendi içindeki evi, başkalarının ellerine teslim etmediğinde, dışarıdaki hiçbir fırtına onu bütünüyle evsiz bırakamaz.
Bugün sokakta yürürken herkesin elinde bir ekran, herkesin zihninde bir sonraki ihtimal var. Daha iyi bir , daha iyi bir ilişki, daha iyi bir hayat, daha iyi bir gelecek… Sürekli güncellenen beklentilerle dolaşıyoruz. En küçük aksaklıkta sistem hata veriyor. Çünkü yaşamakla meşgul olmaktan çok, olacak olanı beklemekle meşgulüz.
Bazı güzellikler yenilenmez. Bazı cevaplar beklenmez. Bazı yollar hesaplanmaz.
İnsan, her şey planladığı gibi gittiğinde değil; plan bozulduğunda da çayını koyup, pencereye bakabildiğinde büyür.
Hayatın “F5” tuşu yok.

Neyse ki yok.

Çünkü en güzel sürprizler, takip numarasını hiç bilmediğimiz yerlerden geliyor.

.

Arzu Leyal, dikGAZETE.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI