?>

Değişmeyen şey, ‘MAKAM’dır

Arzu Leyal

4 ay önce

Arzu Leyal yazdı;

Değişmeyen şey, ‘MAKAM’dır

İnsan kendini en çok değiştiğini sandığı zamanlarda ele verir.
Bir gün başka türlü konuşur, ertesi gün susar.
Bir bakarsın yumuşamış, bir bakarsın sertleşmiş.
Aynaya her baktığında farklı bir yüz görür gibi olur.
Oysa aynalar çoğu zaman yüzü değil, hâli büyütür.
İnsan hâlini kendisi sanmaya çok meyillidir.
Bir kırgınlık gelir, “ben buyum” der.
Bir sevinç uğrar, “işte şimdi oldum” zanneder.
Bir korku çöker, kendini onun içine yerleştirir.
Halbuki gelen, kalmaz.
Uğrayan, ev sahibi değildir.
İnsanın içinde, gelip geçenin dokunamadığı bir yer vardır.

Ne çoğalır ne eksilir.

Ne övgüyle genişler ne kırgınlıkla daralır.
Orası, insanın kendine en yakın olduğu ama en az uğradığı yerdir.
Çünkü insan, dışarıda olan bitene o kadar alışır ki; içeride sabit duran şeyi hareket ediyor sanır.
Oysa sabit olan, hep oradadır.
Değişen, ona bakışımızdır.
Bir insanın dili sertleşebilir, kalbi daralabilir, davranışı yabancılaşabilir.
Ama bütün bunlar yüzeydedir; derinde olan, kendini aceleyle ele vermez.
Bazen birinin bir cümlesinde, bazen hiç beklemediğin bir anda o derin yer kendini hatırlatır.
Ben buradayım” der.
Sen nereye gidersen git, ben değişmem.”
İnsan işte o sesi tanıdığı gün, değiştiğini sandığı şeylerle kavga etmeyi bırakır.
Çünkü anlar ki; değişen, kendisi değildir; değişen, içinden geçenlerdir.
Kendini değiştirmeye çalışırken zaten nerede durduğunu unutmuştur.
O yüzden kimileri ömrünü toparlamakla geçirir, kimileri düzeltmekle, kimileri anlamakla…

Ve en sonunda, hiç hesapta yokken, çok sıradan bir anda fark eder:
Yerini değiştirmeye çalıştığı şey, aslında hiç yerinden oynamamıştır.

.

Arzu Leyal, dikGAZETE.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI