?>

Ankara’dan Avrasya’ya bakış: Özbekistan–Hindistan yakınlaşması Türkiye için ne anlama geliyor?

Mehmet Yıldırım

3 ay önce

Mehmet Yıldırım yazdı;

Ankara’dan Avrasya’ya bakış: Özbekistan–Hindistan yakınlaşması Türkiye için ne anlama geliyor?

Avrasya jeopolitiği yeniden şekillenirken; Türkistan (Orta Asya) ile Güney Asya arasında uzun süre “kopuk” kalan hatların yeniden bağlandığı bir döneme giriyoruz. Özbekistan ile Hindistan arasındaki yakınlaşma, yalnızca iki ülkenin ikili ilişkilerinin gelişimi olarak okunamaz; bu süreç, aynı zamanda yeni bir jeoekonomik ve jeopolitik düzenin işaretidir. Türkiye açısından ise bu gelişme, dikkatle okunması gereken hem fırsatlar hem de rekabet dinamikleri barındırıyor. Özbekistan ve Hindistan uzun bir tarihi ve medeniyet bağını paylaşıyor.
19-21 Mayıs 2025 tarihlerinde Surkhandarya bölgesinin Termez şehrinde, “Ortak Bir Barış, Dostluk ve Refah Alanı İnşa Etmek” temasıyla Orta ve Güney Asya Arasında Bağlantı Kurma Termez Diyaloğu'nun ilk toplantısı icra edildi. Diyaloğun temel amacı, Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in girişimiyle 2022'de kabul edilen BM Genel Kurulu'nun “Orta ve Güney Asya Arasındaki Bağlantıların Güçlendirilmesi” özel kararının pratik olarak hayata geçirilmesi için çok taraflı bir tartışma platformu oluşturmaktır.

Yeni İpek Yolu’nun sessiz inşası…

Özbekistan ile Hindistan arasındaki ilişkiler, klasik diplomatik ilişkilerin ötesine geçerek stratejik ortaklık boyutuna ulaşmış durumda. Özellikle, Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev döneminde Taşkent’in çok yönlü dış politika anlayışı; Hindistan’ın “Orta Asya’yı Bağla” yaklaşımıyla örtüşüyor. Bu durum, Çin merkezli Kuşak ve Yol Girişimi dışında alternatif bağlantı hatlarının oluşmasına katkı sağlıyor.

Hindistan’ın Çabahar Limanı üzerinden Türkistan’a erişim arayışı ve Uluslararası Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru/ International North-South Transport Corridor (INSTC) gibi projeler; Özbekistan’ı bir “kara ülkesi” olmaktan çıkarıp, bölgesel bir kavşak haline getiriyor. Bu dönüşüm, Türkiye’nin Orta Koridor vizyonuyla doğrudan kesişiyor. Dolayısıyla mesele bir rekabetten ziyade, çok katmanlı bir entegrasyon sürecidir.
Özbekistan ve Hindistan arasındaki bağlar; Fergana’dan Hindistan’a uzanan Babür mirası gibi derin tarihi köklere sahip olsa da, bugünkü yakınlaşmanın motoru tamamen pragmatizm ve "jeo-ekonomik zorunluluklar"dır.

Türk Dünyası için tehdit mi, fırsat mı?

Özbekistan’ın Hindistan ile geliştirdiği ilişkiler, ilk bakışta Türk Devletleri açısından bir eksen kayması gibi algılanabilir. Ancak bu yorum eksik olur. Türk Devletleri Teşkilatı üyesi olan Özbekistan; dış politikasını çeşitlendirerek aslında bölgesel özerkliğini güçlendiriyor.
Hindistan’ın bölgeye girişi; teknoloji, eğitim ve sağlık sektörlerinde yeni fırsatlar yaratırken, Türkistan’ın yalnızca Rusya ve Çin’e bağımlı kalmasının önüne geçiyor. Türkiye açısından bakıldığında bu tablo, rekabetin yanı sıra tamamlayıcılığı da içeriyor. Türkiye’nin silah sanayi, inşaat sektörü ve lojistik kapasitesi ile Hindistan’ın dijital ve ilaç sektörü gücü birleştiğinde; ortaya üçlü işbirliği potansiyeli çıkıyor.

İslam Dünyası meselesi: Gerçekler ve algılar…

Hindistan’ın İslam dünyasınaolumsuz” yaklaştığı yönündeki görüşler, belirli ölçüde iç politik gelişmelere dayanmakla birlikte genelleştirildiğinde yanıltıcı olabilir. Başbakan Narendra Modi döneminde bazı politikalar eleştirilmiş olsa da Hindistan, aynı anda Körfez ülkeleriyle derin ekonomik ilişkiler geliştirmektedir. Endonezya ve Pakistan’dan sonra dünyanın üçüncü büyük Müslüman nüfusuna Hindistan’ın sahip olması, konunun önemini gösteriyor.
Bu noktada Özbekistan’ın rolü kritik. Kendisini “ılımlı ve seküler” bir Müslüman ülke olarak konumlandıran Taşkent yönetimi, Hindistan ile ilişkilerini dini değil, pragmatik zeminde yürütüyor. Bu yaklaşım, İslam dünyası ile Hindistan arasında bir dengeleyici kanal oluşturma potansiyeli taşıyor.
Bu durum, Özbekistan’ın Hindistan için İslam dünyasına açılan “ılımlı ve rasyonel” bir kapı olmasını sağlıyor. Hindistan, Özbekistan üzerinden Avrasya’nın Müslüman coğrafyasınabiz sadece ticaret ortağıyız” mesajını vererek yumuşak gücünü pekiştiriyor.

Türkiye nerede duruyor?

Türkiye’nin Türkistan politikası, tarihsel ve kültürel bağların ötesine geçerek ekonomik ve stratejik boyut kazanmış durumda. Ancak Hindistan’ın artan varlığı, Ankara için yeni bir denklem anlamına geliyor.
Birincisi; Türkiye-Pakistan ilişkileri, Hindistan açısından dikkatle izleniyor. Bu durum, dolaylı bir rekabet alanı yaratıyor. İkincisi ise ekonomik boyut; Hindistan’ın özellikle bilişim ve eğitim alanındaki etkisi; Türkiye’nin geleneksel güçlü olduğu inşaat ve altyapı sektörlerini tamamlayabilir ya da bazı alanlarda rekabeti artırabilir.
Özbekistan–Hindistan yakınlaşması, Avrasya’da yeni bir güç ekseni yaratmaktan ziyade, çok merkezli bir düzenin güçlenmesine işaret ediyor. Türkiye açısından bu süreç, dikkatli yönetilmesi gereken bir rekabet alanı kadar, aynı zamanda önemli fırsatlar sunan bir iş birliği zemini. Dolayısıyla Türkiye için doğru strateji, bu gelişmeyi “sıfır toplamlı” bir oyun olarak görmek değil; aksine çok taraflı işbirliği zeminlerini genişletmek olmalıdır.

Afganistan ve güvenlik denklemi…

Özbekistan ve Hindistan’ın ortak paydalarından biri de Afganistan meselesidir. Her iki ülke de istikrarlı bir Afganistan’ın bölgesel bağlantı projeleri için hayati olduğunun farkında. Bu çerçevede Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlar üzerinden yürütülen iş birliği, terörizmle mücadelede ortak bir zemin oluşturuyor.
Türkiye de Afganistan konusunda diplomatik tecrübesiyle bu denklemin dışında değil; hatta potansiyel bir kolaylaştırıcı rol üstlenebilir.

Sonuç;

Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in reformist dış politika anlayışı; ülkesini "denize çıkışı olmayan ama fırsatlara açık" bir merkez haline getirmeyi amaçlıyor. Hindistan'ın “Orta Asya’yı Bağla” politikası ise tam bu noktada devreye giriyor. Hindistan için Özbekistan, bölgedeki beş ülkeyle de sınırı olan tek devlet olarak stratejik bir "kilit taşı" niteliğindedir.

Bu yakınlaşmanın en kritik ayağı şüphesiz Çabahar Limanı üzerinden kurgulanan ulaştırma koridorudur. Pakistan-Çin koridoruna (CPEC) bir alternatif niteliğindeki bu rota, Özbekistan’ı Hint Okyanusu’na bağlarken, Hindistan’ın da Türkistan'a doğrudan erişim engelini aşmasını sağlıyor.
Dolayısıyla Türkiye için doğru strateji, bu gelişmeyi “sıfır toplamlı” bir oyun olarak görmek değil; aksine çok taraflı işbirliği zeminlerini genişletmek olmalıdır.
Ankara’nın önünde iki seçenek var: Ya bu yeni hattı dışarıdan izleyen bir aktör olmak ya da çok taraflı diplomasi ile bu sürecin aktif bir parçası haline gelmek. Gerçekçi olan ikinci seçenektir. Çünkü 21. Yüzyılın İpek Yolu, tek bir ülkenin değil; çok aktörlü bir iş birliği ağının ürünü olacak. Modern İpek Yolu artık sadece ipek ve baharat taşımıyor; veri, teknoloji ve sofistike diplomasi taşıyor. Bu yeni yolda Türkiye’nin rotası, Özbekistan’ın bu genişleyen ittifak ağını kendi lehine çevirecek bir vizyon olmalıdır.
Özbekistan, Hindistan ile olan ilişkisini Türkiye veya Çin’e bir alternatif olarak değil; dış politikasındaki “çok yönlü denge” arayışının bir parçası olarak konumlandırıyor. Türkiye ise Türkistan coğrafyasındaki bu yeni aktör trafiğini bir risk olarak görmekten ziyade, bölgenin ekonomik refahının artmasıyla oluşacak yeni pazar fırsatları olarak değerlendirmelidir.

.

Mehmet Yıldırım, dikGAZETE.com

https://ulesam.org/hindistan-orta-asya-diyalogu-yeni-delhi-zirvesi-ve-bolgesel-donusum-potansiyeli/

https://www.uzembassy.uk/news/1468

https://www.insightsonindia.com/international-relations/bilateral-regional-and-global-groupings-and-agreements-involving-india-and-or-affecting-indias-interests/india-central-asia/

https://thediplomat.com/2025/06/uzbekistans-connectivity-outreach-will-india-re-connect-with-its-central-asia-policy/

https://cyberleninka.ru/article/n/o-zbekiston-va-hindiston-munosabatlari-qadimiy-ildizlardan-zamonaviy-strategik-hamkorlikgacha

https://utkarsh.com/hi/current-affairs/international/military-exercise/joint-military-exercise-dustlik-conducted-between-india-and-uzbekistan

https://navbharattimes.indiatimes.com/world/asian-countries

YAZARIN DİĞER YAZILARI