?>

Satalie, Eski Antalya [Side] mi?

Ramazan Topraklı

7 saat önce

El-İdrîsî [1100-1165]: Ünsü’l-Mühec ve’r-Ravzü’l-Fürec, Tıpkı Basım-Frankfurt (1984), s.263. Kıyıdaki bazı kentler: Antartus, Süveyriye, Süveydiye, el-Misis, Antakiye, Adana, Tartus, Karvas [Alanya], Selenkendi [Gazipaşa], Antalya, Antalya, Tursuva, el-Batra [Patara], Akşimas.

Ramazan Topraklı yazdı;

Satalie, Eski Antalya [Side] mi?

Öz

Makalenin amacı, birçok tarihi metinde Antalya ve Satalie olarak zikredilen kentin Side olduğunu ortaya koymaktır. Zira [Eski] Antalya zikredildiği hâlde, birçok tarihçi, bugünkü Antalya’yı anlamıştır. II. Haçlı seferinde zikredilen Satalie, birçok tarihçi tarafından şimdiki Antalya anlaşılmıştır. Belke-Mersich’te, sekiz dokuz kez geçen Antalya, Side olduğu hâlde, bugünkü Antalya anlaşılmıştır. Hâlbuki el-İdrîsî’nin [1100-1165], kitabına koyduğu haritada Antalya [Side] ve şimdiki Antalya olmak üzere iki Antalya vardır. Yöre halkı, Side için Eski Antalya der ki, bu, şimdiki Antalya’nın Attalos’tan sonra kurulduğuna işarettir.
Açar Kelimeler: Antalya, Attaleia, Adalya, Satalie, Eski Antalya, Side, Belke-Mersich TIB 7, el-İdrîsî, İbnü’l-Esîr, Ramsay

Giriş

Side-Antalya veya Eski Antalya’nın bugünkü Antalya anlaşılması tarih bilgimizi alt üst etmektedir. Hatta buna göre malûm Antalya ile Denizli [Laodikya] arasında yeni bir yol icat edilmiştir. Hâlbuki II. Haçlı Seferinde zikredilen Laodikya, “Laodiceae minoris” [Küçük Laodikya] zikredilir. Küçük Laodikya, Eğirdir olup, bu, Eğirdir’in küçük olduğu için değil, Küçük Firikya bölgesinde bulunduğu içindir. Bunun gibi Antiochette [Küçük Antakya: Yalvaç]; Mikra Nikaia [Küçük İznik: Senirkent-Uluğbey] ve 29 Nisan 1091’de Barla önünde yapılan bir harp için Lebounion [Küçük Aslan] harbi denilmesi, bunlar, Küçük Firikya’da bulundukları içindir. Fransa kralının Eğirdir’e gelmiş olması, Haçlıların Denizli-Korkuteli yolunu değil, Şarkîkaraağaç, Beyşehir, İbradı, Seleukeia ve Satalie [Eski Antalya: Side] yolunu kullandıklarını gösterir. Bu yol, Beyşehir’e kadar Kral Yolu, Beyşehir-Side arası Roma Askerî yoludur. Ordular ve seyyahlar, hep bu yolu kullanmışlardır. Bu Yol, Har.1-2’de gösterilmiştir (Özsait, 1985: Levha XVI). Coğrafyacı el-İdrîsî [1100-1165] Side için Antalya der. Biz, İkinci Haçlı Seferi; Yalvaç Meydan Muharebesi ve Kaşıkçıbeli Zaferi (Topraklı, 2011) adlı eserimizde Side’nin, [Eski] Antalya olduğunu bilmediğimiz için Haçlıları, Derebucak-Kaşıkçıbeli yenilgisinden sonra İbradı’dan Side’ye indirmiş, oradan da Antalya’ya götürmüştük. Diğer tarihçiler ise Haçlıları, Denizli- Korkuteli yoluyla bugünkü Antalya’ya indirmişlerdi. Bilâhare, 1943’de tadil edilmiş, 1950 de basılmış 200 bin ölçekli bir haritada Side’nin Selimiye [Eski Antalya] olduğunu gördük. Osmanlı arşivinden temin edilen haritada da aynı malûmat vardı [bk. Har.3-4 ve el-İdrîsî]. Yaptığımız araştırmada; Side’ye ait şu önemli malûmata ulaştık:

Satalie veya Antalya, Side veya Eski Antalya mı?

“Tarihçi İdrisi, XII. yy’da Side’yi bir yıkıntı olarak tanımlamakta ve Antalya adını ilk kez kullanmaktadır. Kıyı kentlerindeki halk, gerek Arap akınlarından gerek sıtma salgınından korunmak için Akseki yöresine göç etmiştir” (Yurt A., 1982: 793). “Şehrin ahalisi tarafından ne zaman terk edildiğini bilmiyoruz. Yalnız kazılarda birçok yerlerde kalın kül tabakasına rastlandığına göre, şehrin büyük bir yangın sonunda harap olduğunu kabul etmek gerekiyor. Bu olayın 9-10.yy Arapların Akdeniz akınları ile ilgili olduğunu zannediyoruz. Çünkü imparator Konstantin Porphyrogenitus [913-959] Side’yi bir “korsanlar yuvası” olarak göstermekte, Arap coğrafyacısı İdrisi ise 1150 yılına doğru Side’yi “Yanmış Antalya” olarak adlandırmakta, bir zamanlar büyük ve kalabalık olan bu şehrin halkının iki günlük mesafede bulunan “Yeni Antalya’ya“, yâni bugünkü Antalya’ya göç ettiğini yazmaktadır. Daha sonraki devirlerde bir takım yer sarsıntılarından büsbütün harap olan Side yüzyıllar boyunca bir ören olarak kalmış, 19 uncu yüzyıldan başlayarak bazı seyyahlar ve araştırmacılar tarafından ziyaret edilmiştir. 1900 yılına doğru harabelerin ortasında Giritli göçmenler tarafından “Selimiye” adında küçük, bir köy kurulmuştur” (Mansel, 1967: 9-10). Har.1’de Haçlıların Uluborlu [Amorion], Kemer Boğazı, Eğirdir, Beyşehir, İbradı ve Side yolu, sarı boyalı gösterilmiştir.
Har.1: Özsait, 1985: Levha XVI- Har.2 [?]: Ammûriye [Uluborlu]-Cellika [Seleukeia]-Deniz yolu.
Har.3-4: Selimiye [Eski Antalya], Kemer.

El-İdrîsî [1100-1165]: Ünsü’l-Mühec ve’r-Ravzü’l-Fürec, Tıpkı Basım-Frankfurt (1984), s.263. Kıyıdaki bazı kentler: Antartus, Süveyriye, Süveydiye, el-Misis, Antakiye, Adana, Tartus, Karvas [Alanya], Selenkendi [Gazipaşa], Antalya, Antalya, Tursuva, el-Batra [Patara], Akşimas.
Har.5: Değişen Coğrafya, Kral Yolu ve diğer tarihi yollar ve Halife el-Mu’tasım’ın 838 yılındaki Ammûriye gidiş ve dönüş yolları görülmektedir.
Eğirdir ve Beyşehir göllerindeki coğrafî değişim bilinmediği için Har.1 ve Har.2’deki yollarda ve kentlerde birçok hata vardır. Doğru tarihî yollar için Har.5’e bakınız. Şimdi de, Side’nin [Eski Antalya] tarihi hakkında bazı bilgiler verdikten sonra, Beyşehir-Side yolu dolayısıyla [Eski] Antalya’nın tarihî metinlerde nasıl geçtiğini görelim.
1. Türkiye Yer Adları Sözlüğü: Side: Y-350 [Yun. “nar”]; 1911hk Eski Antalya; 1928 Selimiye. Strabon’a göre [~MÖ 7.yy’da] Yunanistan’ın Kymê kentinden gelenlerce iskân edilmiştir. Antik Yunan kaynaklarına göre Sidê, bir Anadolu dilinde “nar ağacı” idi. Metruk bir ören yeri iken 1895’te Girit muhacirlerince iskân edildi ve II. Abdülhamid’in oğlu Selim Efendiden dolayı Selimiye adı verildi. Y-350: Pseudo-Skylaks, Periplous [MÖ 4.yy] (Nişanyan, 2020: 175 ve 161 Antalya). Kyme, aslında Asia eyaleti ve Kemer Boğazı yanında bir Anadolu kentidir (Ramsay, 1960: 30, 112-113, 115-116, 124, 127, 142, 513-514). Side, 1530 tarihli Osmanlı kayıtlarında Kemer karyesi olarak geçer.
2. Cicero [MÖ 50]: Tarım yasaları konuşmalarında Attalia topraklarından bahseder: “Attalia, Pergamon kralı II. Attalos Philadelphos’un kurduğu bir şehir.” Bu, Antalya’nın Helenistik dönemde kurulan planlı bir liman şehri olduğunu doğrular. Eski Avrupa kaynaklarında “Adalia” biçimi de kullanılır. MÖ 3 Ağu. 50’de Side’ye ulaşan Cicero, Rodos, Efes, Atina, Patras üzerinden ilerleyerek, 23 Kasım’da İtalya topraklarına ayak bastı (Tozan, 2016: 122).
3. Cüneyt, 1425 yılında İzmir İpsili limanından üç kadırgayla yola çıktı ve Pamfilya körfezine geldi. Burada Amorion’a çıktı; Konya’ya geldi; Karamanla görüştü; Konya’dan yola çıktı ve Salutarya üzerinden Loadikya’ya geldi (Dukas, 1956: 116-117). Bu kayıt, tarihteki birçok hataya ve Side-Konya yoluna işaret eder. Cüneyt, Side’de karaya çıktığı hâlde Amorion’a çıktı deniliyor. Zira o tarihte Side, merkezi Amorion [Uluborlu] olan Hamideli livasına tâbi ve Hamideli toprağı olup, Konya-Denizli arasındaki yol, Kemer Boğazı, yâni Firikya Salutaris’ten geçmektedir.
4. Chatgpt: “Attaleia, Haçlı ve Bizans Latin kaynaklarında çok sık geçen standart isimdir. Odo of Deuil’deki Satelliam, Latin yazıcıların fonetik deformasyonu değerlendirilir. Haçlı kronikleri Side’yi Attaleia ile karıştırmaz; çünkü: coğrafi olarak farklı duraklardır. “Satelliam= Side” olsaydı, Attaleia’dan önce/sonra Side geçişleri beklenirdi, ama metin zinciri Laodikeia-Attaleia hattını takip eder”. Görüldüğü gibi Chatgpt, Eski Antalya’dan [Side] bihaberdir.
5. Fransızlar, Laodikeia Dağı’nı geçtiler ve Attaleia’ya doğru devam eden yürüyüşleri için 15 günden fazla süreye ihtiyaç duydular (Belke-Mersich, 1990: 155, açık.128). 128: “...ascensus montanae Laodiceae minoris".
“Laodiceae minoris”, küçük bölgedeki Laodikeia demek olup; bu yer Eğirdir; Satelliam ise, Eski Antalya veya Side’dir. Günde 20 km yol alan bir heyet için Eğirdir-Side 15 gün olduğu hâlde, Denizli Dağı-Antalya arası 10 gündür.
6. Barla, Side ve malûm Antalya olmak üzere üç Antalya var. Khoniates 1995: 8, 24; Anna, 1996: 440 ve İbni Bibi, 2014: 573’deki Kalanda ile ilgili Antalya Barla’dır. Ramsay, Stratonicea-Hadrianopolis ve Kalanta’yı Antalya ile ilişkilendirir ve “Kalanta 692’de Lydia’da değil, Asia’da bir piskoposluk olarak gösterilmiştir” der. Eski Tralleis [Yeni Truva: Neutrouja], yâni Barla, Attalos tarafından tahkim ettiği için Antalya adıyla anılmış olmalıdır (Gregoras, 1973: 137, açık.250). Yalvaç-Kundanlı’daki Tekmorion kitabelerinde iki Attaleia var (Ramsay, 1960: 460). Bunlardan biri Barla, diğeri Side olup, Barla-Antalya Akhisar yanında gösterilmiştir [bk. Ramsay, 1960: Asia, Lydia, Caria haritası].
Eski Antalya adına kıyasla bugünkü Antalya’yı Attalos’un kurmadığını/ tahkim etmediğini ileri sürebiliriz. Bu iki Antalya, Attalos tarafından kurulmuş veya tahkim edilmiş olsaydı, Side için Eski Antalya denilmezdi. Cicero’nun II. Attalos kurdu dediği kent, Side olup, Strabon’a göre MÖ 7. yy’da ve Attalos’tan önce kurulmuştur. Öyleyse Attalos, Side’yi, Eski Tralleis’te [Barla] olduğu gibi sadece tahkim etmiş demektir; kentin harap olmasıyla da, kent halkı, iki günlük mesafedeki bugünkü Antalya’nın bulunduğu yere taşınmış ve kentin adını da Antalya yapmışlar demektir.
7. “Side ile Antalya Pamfilya’nın limanları idiler” (Ramsay, 1960: 59) ifadesi, kanaatimce hatalıdır. Zira Side ve Antalya limanları aynı limandır. Zira şimdiki Antalya’nın limanı sonra yapılmış olup, güvenli de değildir.

Satalie veya Antalya tarihî metinlerde nasıl geçiyor?

1.46: St. Paul ve Barnabas, Eski Antalya’da karaya çıktılar. Yol: Perge’ye gidip geldiler. Roma Askerî yolunu takiple Side, Seleukeia, İbradı ve Derebucak üzerinden Beyşehir’e ve Kral Yolu’nu takiple Şarkîkaraağaç’a geldiler. Oradan Gelendost üzerinden Efes [Arzawa: Ayapa Hüyük], Sardes [Barla], İzmir [Apameia], Thyateira [Pelopeia: Arkadiopolis: Samiramis: Kemer Boğazı şarkı], Bergama [Gaziri Ad.] ve Antakya’ya [Yalvaç] geldiler. Laodikya’ya [Eğirdir] gelmeseler de, birbirlerine yakın olan diğer yerlere gelmiş olmalılar. Yalvaç’tan Kral Yolu ile Derbe’ye; oradan aynı yolla dönüp, İbradı üzerinden Eski Antalya’ya indiler. Boğaz’ın 4-5 km garbındaki “Filipi’de [Philippopolis], Lydia of Thyatira adlı mor kumaş tüccarı bir kadın vaaz dinledi. Perge’de Tanrı sözünü duyurduktan sonra Attaleia’ya indiler. Oradan gemiyle Antakya’ya gittiler” [Elçilerin İşleri] [bk. Har.5].
2. H 291: Zürâka’nın kölesi diye bilinen bir Müslüman komutan, Tarsus’tan gazâya çıktı. Roma toprağına girdi ve o günlerde İstanbul seviyesinde önemi haiz bir şehir olan Antalya’yı fethetti. Şehre kılıç zoruyla girmiş ve beş bin kadar adamı öldürmüş, bir o kadar da esir alarak, şehir halkı elinde bulunan Müslüman esirlerden beş bin kişi kurtarmış ve 60 gemi inşa ettirerek getirmişti (İbnü’l-Esir, 1986: 7, 445). Karaman-Seydişehir üzeri Side’ye inmiştir.
3. 1108: Barbarlar, İzmir kıyılarını Antalya’ya kadar yakıp yıkmışlardı. Filokales adlı bir subay Antalya valiliğini istedi. Abidos’a varır varmaz boğazı geçti ve Edremit’e vardı. Birliklerini Lampe’de Menderes nehri membalarına yolladı; tedip çok vahşiyane oldu. Alaşehir’e gelen Filokales sevinçliydi (Anna, 1996: 440-41, Md. 2-5). Bu metindeki İzmir, Kemer Boğazı yanı Apameia; Antalya Barla; Abidos Kemer Boğazı şark kıyısı; boğaz, Kemer Boğazı; Edremit Yalvaç-Aşağıtırtar; Lampe Senirkent ovası; Menderes Orta Menderes; Alaşehir [Philadelphia] ise Yalvaç’tır.
4. 1142: “İmparator Jan Komnen, Firikya kenarından geçerek Attalos’un harika şehri Antalya’ya ulaştı. Bazı yöreler Türklere boyun eğmişlerdi. Bunlar arasında bir deniz kadar büyük Pusguse Gölü de vardı. […] İmparator, küçük oğlu Manuel ile İsaura üzeri Suriye’ye gitti ve orada öldü. Manuel [1143 Baharı], Yukarı Firikya üzerinden Kilikya’yı terk etti. Bu arada iki yakınını Türklere esir verdi ve Silifke yakınında bulunan ve Türkler tarafından tahrip edilen Praka [Prakana, Brakena] şehrini geri alarak Bizans’a yeniden kazandırdı (Khoniates, 1995: 24-25, 34).
Manuel, izin istemeksizin Türk topraklarından geçerek, kısa sürede Romalıların ülkesine ulaştı. Menderes’in kaynaklarından birine varınca, düşman topraklarının dışına çıktığını zannetti ve savaşın verdiği sıkıntıyı, manzarası güzel bu yerde avlanarak atmak istedi (Kinnamos, 2001: 28-29, 49-50). Kinnamos, 1143 ile 1146 olaylarını karıştırır ve s.35-36’da: Manuel, Sultan’ı bir İsaura kalesi olan Prakana’yı [İbradı] almakla suçlar. Bu metnin açıklaması:
Attalos’un harika şehri Antalya, Barla; Pusguse, Eski Eğirdir Gölü; İmparator Jan, Sultan’dan izin alarak oğlu Manuel ile Beyşehir, İbradı [Prakana], Selukule [Seleukeia] ve Side yoluyla Suriye’ye gitmiştir [bk. Har.1]. Manuel, aynı yoldan döner; Prakana kalesini zaptla, Kemer Boğazı’ndaki Orta Menderes’in kaynaklarına gelir. Bu arada Antalya hiç geçmez. Silifke denilen yer, Manavgat-Selukule’dir. Manuel, İbradı kalesini zaptla kavgayı başlatmıştır.
5. Biz hariç herkes Laodikya’dan Denizli’yi anladı. 14 Ocakta, Yalvaç [Pisidia Antiocheia] yakınındaki nehrin üzerindeki köprüde bir harp odu [Runciman, 1987: 226]. Türkler, Haçlıları topraklarına sokmak istemedi, ama onlar köprüden zorla geçtiler. Türkler, Antiochette [Küçük Antakya: Yalvaç] kalesi ardına çekildiler. Haçlılar, üç gün sonra Eğirdir’e [Küçük Laodikya] geldiler ve bir gün kaybettiler. 19 Ocak sabahı Eğirdir’den hareket eden Haçlılar, 300 km yol alarak 15 günde [iki Şubat] Side’ye [Satalie: Eski Antalya] indiler. Bu arada Haçlılar, Derebucak-İbradı arasındaki Türk baskınında çok kayıp verdiler. Yapay Zekâ, “Minoris” burada, “küçük şehir” anlamında değil, coğrafi bölge adlandırmasıyla ilgili bir ayrım olarak kullanılıyor diyerek, bizi tasdik eder. Haçlı heyetini, herkes gibi Belke-Mersich de, Denizli-Korkuteli-Antalya şeklinde yürüterek hata etmiştir.
6. 1155-1158 Manuel, Küçük Firikya’daki Türkleri katletti. Seleukeia eyaleti valisinin, mahallî kuvvet toplayarak hazır beklemesini emretti. Ordunun iyi teçhizatlılarını seçerek Silifke’ye gitti. Romalıların geri kalan kısmına Antalya yakınında kalmalarını ve atlarla meşgul olmalarını emretti (Kinnamos, 2001: 131). Küçük Firikya, Kemer Boğazı bölgesi olup, Manuel’in Beyşehir, İbradı, Side yoluyla gittiği anlaşılmaktadır. Zira zikredilen Antalya Side’dir.
7. Manuel, 1180’de öldü. Türkler, Sozopolis, Kotiaion, Denizli [Eğirdir], [Orta] Menderes sahilleri ile bütün Firikya’yı zaptettiler; Antalya’yı kuşattılar [1182] (Ramsay, 1960: 448; Yinanç, 2013: 320). Antalya Side olmalıdır.
8. 1240 Babaî isyanında Kubâdâbâd’da [Eğirdir] bir adaya kaçan Sultan Gıyâseddin, 1243 Kösedağ bozgunu sırasında Antalya, oradan da iki göl arasındaki [Orta] Menderes havzasına kaçtı (Turan, 1998: 442). Antalya= Side.
9. 1256 İzzeddin, Uc ve kenar bölgelerinden, Bozkır dağlarından, Bulgar, Gülnar ve diğer havalilerden sayısız asker topladı. İzzeddin, yenildi ve tekrar Konya’dan Antalya’ya çekildi (İbn Bibi, 2014: 574; Flemming, 1964: 33-34; Turan, 1998: 479). Wittek ve Flemming’in Krateia okudukları kelimeyi Mürsel Öztürk “kenar” okur. Antalya= Side.
10. 1257 İzzeddin Antalya’daki sarayında dedesinin hazinesini çıkarır (Flemming, 1964: 36). Antalya= Side.
11. 1257 İzzeddin, Antalya’ya vardı. Oradan Lâdik’e geçti. Baycu Noyan, torunu Yisutay’ı sultanı Konya’ya çağırmakla görevlendirdi. Yisutay Antalya’ya vardığında İzzeddin’in Lâdik’e gittiğini öğrendi ve bunun üzerine Lâdik’e gitti. İzzeddin kadın ve çocukların askerlerden çekindiklerini söyleyerek Yiyutay’ın biraz önden gitmesini istedi. Yisutay, iki menzil uzaklaşınca Laskaris’in memleketine gitti [İbn Bîbî, 2014: 578 (625)]. Antalya= Side, Lâdik= Eğirdir, Laskaris Barla önündeki Tripolis’tedir.
12. Mehmed Bey, Antalya'dan gelen bir kervana Türkmenlerin baskın yapıp Konyalı tacir Hoca Mecdeddin'e ait kumaşları aldıklarına dair bir şikâyetle karşılaştı (Turan, 1998: 514). Antalya= Side olup, Side-Konya yolu ve Türkmen bölgesine işarettir.
13. 1261 Uc Türklerinin emiri Mehmed Beğ, Kündistabl'ya duyduğu düşmanlık yüzünden Sultan'a isyan başlatmış ve Antalya ile Alanya arasında onun emirleriyle savaşmış ve galip gelmiştir (Aksarayî, 2000: 50). Antalya= Side.
14. Sultan Mes'ud aleyhine ayaklanan [ve] Antalya, Alaiye ve Lâdikiye'yi idare eden Tugrulşah Bey, Aksaray ve Ilgın’da Eşref-oğlu, Ermenek'te Karaman-oğlu gibilerin hareketlerinin başına geçmek istedi (Togan, 1981: 325). II. Mes’ud zamanında Rum diyarının yöneticileri şaşkındı; Armağanşah (ve) Tuğrulşah’ın oğulları Antalya kıyılarını Alanya ve Lâdik’i müstakil yaptılar (Flemming, 2018: 91, açık.472, yıl 1286 civarı). Antalya= Side, Lâdikiye ve Lâdik= Eğirdir, Tuğrulşah Bey ise, Ertuğrul Gazi’dir.
15. İznik-Antalya 12 gün yolu var. İznik-Ammûriye 8 gün (el-İdrisî, 1984: 264). Uluborlu-Arızlı arasını düşersek, İznik-Arızlı 7, Arızlı-Yalvaç 1, Yalvaç-Beyşehir 2, Beyşehir-Side 2 gün olup, toplam 12 gündür. Antalya, Eski Antalya [Side]. Şöyle bir yol daha var: Libadiye-Bariye 4, Calamatis nehri ve el-Zehrak [bel] kalesi 2, Antalya 5 gün [el-İdrîsî, 2002/II: 813]. Libadiye- Eskişehir; Bariye- Afyon [Santa-baris]; Calamatis [Kalamos], Şuhut-Kali çayı; el-Zehrak kalesi- Şuhut-Arızlı, bir ihtimal Şuhut-Oynağan [Eumeneia]. Buradan Yalvaç 1, Beyşehir 2, Antalya [Side] 2, toplam 5 gün olup, İznik-Side arası 12 gün eder. “Süleymanşah,1084 yılında 12 günde İznik’ten Antakya’ya geldi” denilen yol budur. Side ile Süveydiye arasındaki deniz yolcuğu hesaba katılmamıştır.
16. el-İdrîsî, “Ammûriye’den Cellika’ya iki gün, Cellika’dan denize 12 mil” (el-İdrîsî, 1984: 264; Topraklı, 2013: 167) şeklinde bir yol verir ki, bu yolu bilâhare çözdüm. Ammûriye= Uluborlu, ama burada Ammûriye ayrımı olan Beyşehir söz konusudur. Cellika, Manavgat-Selukule [Celeukeia: Seleukeia], deniz ise Side limanıdır.
17. Amorion’dan Akdeniz kıyısındaki Antalya: Amorion-Melütan yarım; Melütan-Buserende Gölü yarım gün; gölden Falumi şehrine yol gider, buradan Lâdikiye iki gün. Lâdikiye-Konya bir gün. Deniz kıyısındaki Antalya’ya gitmek isteyen güneye Amruni’ye bir konak, Kuşa nehrine bir konak, Hazuşta’ya bir konak, Amrus geçidine üç, konak, Kevsere’ye bir konak, Antalya’ya bir konak (el-İdrîsî, 2024: 171-172 öz). Konya-Antalya arası 8 konak olup, Antalya Side’dir. Bugün için Konya-Beyşehir 90, Beyşehir-Side 142 km olup, yaklaşık 1 konak yol, 30 km’dir.
Amorion- Uluborlu, Melütan- Meltinis [Malatyalı] demek. Kemer Boğazı’ndaki Battâl Gâzî kalesi [30 km] olup, diğer adı Miryokefalon bölgesi. Antakyalı olan Battâl Gâzî [öl.740], aradan 400 sene geçtiği için Malatyalı sanılmış veya Malatyalı Battâl ile karıştırılmıştır. Buserende, Basileon Gölü [Genceli köyü] [15 km]. Falumi [Philomelion] Akşehir olup, Genceli’den Bozdurmuşbeli üzerinden Akşehir’e bir yol var. 03 Mayıs 1190 günü Frederik Barbarossa, Manuel’in yenik düştüğü Yenice Derbendi’ne girmemek için bu yolu kullandı. Lâdikiye, Konya Lâdik’tir. 8 konaklık Konya-Antalya ise: Amruni [Başara Han], Kuşa nehri [Yunuslar çayı], Hazuşta [Beyşehir], Amrus geçidi [Gembos-İbradı geçidi], Kevsere [Sırtköy: Etenna] ve Eski Antalya yolu olmalıdır [bk. Özsait, 1985: Levha XVI].
18. İn Byzantion, Bl. 14, yıl 1939, fas. II, s.686: Talmâniya: Nous cherchons la plaine de Talmâniya près de Selimiye ou Eski Antalya, i’ancienne Side de Pamphylie, sur la rout de Borlu [Uluborlu] vers Alanya [‘Alâiye]. Car le Synaxaire de Sirmond mentionne une χωμη λεγομενη Ταλμενια Σιδης της Παμφυλιας (Synæur. Eceles. Constantinople, p. 811, 2, éd. Delahaye).
Talmaniya ovasını, Eski Antalya’da [veya Pamfilya Side’sinde] Borlu’dan Alanya’ya giden yol üzerinde arıyoruz. Zira Synaxaire de Sirmond [χωμη λεγομενη Ταλμενια Σιδης της Παμφυλιας: “Pamfilya’daki Side’ye bağlı Talménia köyü”] zikrediyor [Terc.: Yusuf Kurtoğlu]. Açıklama: Talmaniye [Aksarayî: Talamanî], Derebucak-Dalayman [Küçük-Yavşı; şimdi Çamlık köyü], 1530 tarih, 166 Nu. MVAD, s.156’ya göre Manavgad’a bağlıdır. Dalayman, Pamfilya Side’si ve Uluborlu-Alanya yolu üzerinde olup [bk. Har.5], Talamanî’nin Muğla-Dalaman, Lâdik’in Denizli, Honas’ın malûm Honaz’la ilgisi yoktur.
19. Meydan Larus ve bazı kaynaklarda Satalie’nin bugünkü Antalya olduğuna dair yanlış bir malûmat vardır. Bu malûmat, “II. Haçlı Heyeti’nin bugünkü Antalya’ya geldi” gibi yanlış kabulden ileri gelmiş olmalıdır.

Sonuç

MÖ 7. Asırda Kyme halkı tarafından kurulan Side, II. Attalos [MÖ 220-138] tarafından onarıldığı ve tahkim edildiği için olacak Antalya adını almıştır. Bu Antalya’nın harap olmasıyla halk ve Antalya adı, iki günlük mesafedeki bugünkü Antalya’ya taşınmış olmalıdır. Kanaatimce bugünkü Antalya’yı Attalos kurmamıştır. İmparator Manuel’in, 1158 yılındaki Adana seferinde zikredilen Antalya, kesin olarak Eski Antalya, yâni Side’dir. el-İdrîsî’deki Antalya’lar da Side’dir. Tarihî bir metinde yol üzerinde bulunan ve bir liman kenti olan Eski Antalya’dan [Side] söz edilmemesi için bu şehir, haritadan silinmiş olmalıdır. Side’nin, haritadan ne zaman silindiği belirsiz; ancak Selçuklular devrinde [1075-1282 arası] zikredilen Antalya da, bugünkü Antalya değil, Eski Antalya olmalıdır. Bu makalede St. Paul ve Barnabas’ın uğradıkları kentler ile yürüdükleri yollar verilmeye çalışılmıştır. St. Paul’in Kemer Boğazı’nın 5-6 km garbı; Filipi şehrindeki vaazını dinleyen “mor kumaş tüccarı” Lidya adlı kadın ilginç. Bu bölgede dokuma, eskiden beri ünlüdür. Bir mühim husus da Boğaz’daki ırmak ve göllerin garbına Batı, Garp, Avrupa ve Yunanistan, şarkına da Doğu, Şark, Asya ve Suriye denildiğinin bilinmiyor olmasıdır. Onun için Boğaz’ın batısındaki Filipi, bugünkü Yunanistan’a götürülür. Yalvaç’a gelen elçilerin, şimdiki Yunanistan’da gösterilmesi mantıksızdır. Kemer Boğazı’nın batısındaki Senirkent-Garip köyünün adı, Garp, yâni Batı anlamındadır. “Elçilerin İşleri” bahsinde zikredilen Antalya Side’dir. İn Byzantion’da; Eski Antalya’nın Selimiye veya Side olduğu belirtildiği hâlde, birçok tarihçinin ve Belke-Mersich’in bundan bihaber oldukları anlaşılmaktadır.

.

Ramazan Topraklı, dikGAZETE.com

Kaynaklar ve Tetkik Eserler

Aksarayî, Kerimüddin. Mahmud (2000): Müsameretü’l-Ahbâr, Çev. Öztürk Mürsel, Türk Tarih Kurumu-Ankara.
Anna Komnena (1996): Alexiad, Malazgirt’in Sonrası, Çeviri: Bilge Umar, İnkılâp Kitabevi-İstanbul.
Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü [BDAGM] (1995): 166 Nu. Muhasebe-i Vilâyet-i Anadolu Defteri [MVAD]-Ankara.
Belke, K.- Mersich, N. (1990): Tabula Imperii Byzantini, Bl.7 Phrygien und Pisidien, Verlag der Österreich. Akademie der Wissenschaften-Wien.
Dukas, Mihael (1956): Bizans Tarihi, Çeviri: Vladimir Mirmiroğlu, İstanbul Fethi Dermeği, İstanbul Ens. Yayınları-İstanbul.
el-İdrisî (1984): Ünsü’l-Mühec ve’r-Ravzü’l-Ferec, Tıpkı Basım-Frankfurt.
el-İdrisî (2002): Kitâbu Nüzheti’l-Müştâk fî İhtirâkî’l-Âfâk, I-II, Kahire.
el-İdrisî (Ocak 2024): Kadim Dünya Coğrafyası, 2. Baskı, çeviri: Ramazan Şeşen, Yeditepe Yayınevi-Cağaloğlu-İstanbul.
Flemming, Barbara (2018): Geç Ortaçağ Döneminde Pamfilya, Pisidya ve Likya’nın Tarihî Coğrafyası, Çev. H. Turan Bağçeci, TTK-Ankara
Grigoras, Nikeforos (1973): Rhomäische Geschichte, çeviri-açıklama: J. Louis V. Dieten, 1. Ks. (Bl. I-VII), Stuttgart.
İbn Bibi (2014): el-Evamirü’l-Ala’iye fi’l-Umuri’l-Ala’iye, Selçuknâme II, Çeviri: Mürsel Öztürk, TTK-Ankara.
Khoniates, Niketas (1995): Historia, Çeviri: Fikret Işıltan, Türk Tarih Kurumu-Ankara.
Kinnamos, Ioannes (2001): Ioannes Kinnamos’un Historia’sı, Çeviri: Işın Demirkent, Türk Tarih Kurumu-Ankara.
Mansel, Arif Müfid (1967): Side Kılavuzu, Türk Tarih Kurumu Basımevi- Ankara.
Nişanyan, Sevan (Ekim 2020): Türkiye Yer Adları Sözlüğü, Liberus, Kadıköy-İstanbul.
Orhun, Murat (2020): “Kartacalı Hannibal”, Dr. Kemal Daşcıoğlu’na Vefa Kitabı, Y. Haz. M. Aydın, S. İnan, Pegem yay.-Ankara, s.711-740.
Özsait, Mehmet (1985): Hellenistik ve Roma Devrinde Pisidya Tarihi, İÜEF Yay.-Ed. Fak. Basımevi- İstanbul.
Ramsay, W. M. (1960): Anadolu’nun Tarihi Coğrafyası, Çeviri: Mihri Pektaş, MEB-İstanbul.
Runciman, St. (1987): Haçlı Seferleri Tarihi 1100-1187, 2. Cilt, Terc. Fikret Işıltan TTK-Ankara.
Togan, A. Zeki Velidî (1981): Umumî Türk Tarihine Giriş, Cilt 1, 3. Baskı, Ed. Fak. Yay. No.1534, Enderun Kitabevi-İstanbul.
Topraklı, Ramazan (2013): Hicrî 541/ 1146 Roma-Selçuklu Savaşları, Sütkuyusu Baskını ve Ammûriye, Sistem Ofset-Ankara.
Tozan, Murat (2016): “Cicero’nun Cilicia Valiliği”, Cedrus The Journal of Mcri, Cedrus IV, s.105-126.
Turan, Osman (1998): Selçuklular Zamanında Türkiye, 6. Baskı, Boğaziçi Yayınları-İstanbul.
Yinanç, M. Halil (2013): Türkiye Tarihi, Selçuklular Devri, Cilt 1, Türk Tarih Kurumu (TTK)-Ankara.
Adres: Ramazan Topraklı (Yazılarım) ramazantoprakli44.blogspot.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI