Ramazan Topraklı yazdı;
Tarih’e Unutturulan Topraklar
Öz
Makale, Prof. Zerrin Günal’ın tanımıyla “Tarih’e Unutturulan Topraklar” hakkındadır. “Yanlış Tarihî Haritalar” adlı makale üzerine Zerrin Hoca, 16.04.2026; “Tarih'e Unutturulan Topraklar” diye bir mesaj gönderdi. Aynı gün Hocam, “Tarih’e unutturulan mı, tarihte unutturulan mı, affedersiniz anlayamadım, izah eder misiniz? Şöyle cevap verdi: Winston Churchill şöyle demiş; "Tarih'i galipler yazar". Bu doğru bir söz. O aklıma geldi. Yâni, Küçük Asya diye tarif edip, bu toprakların tarihini yazmaya soyunan özellikle 19.yy Batılı [kendilerince daha o zaman bile galip olanlar] tarihçilerin veya bunların yardımcısı arkeologların biçimlendirip yazdıkları üzerinden gidersek, bilerek veya bilmeyerek Tarih'e unuttururuz. Başka bir deyişle tarih, insanoğlu için galiplerin istediği gibi şekillendirmesiyle oluşan aslında hem iyi, hem de tehlikeli bir araçtır. Bu yüzden "Tarih'e Unutturulan Topraklar" dedim. Nitekim gayet iyi bilinmelidir ki; “Geçmiş tahmin edilemezdir”, tıpkı geleceğin tahmin edilemez olduğu gibi. Bu yüzden günümüzde geçmişi bilimsel dediğimiz araştırma metodlarıyla belgelere, kaynaklara dayandırarak sentezlemeye çalışırız. Bu noktada uğraş veren Tarihçi dediğimiz araştırmacı, kendi edinimleri ve bir nevi elbiseleriyle karar verir; bu ne kadar doğrudur? Geçmişin Tarih yazıcıları dedikleri, duydukları veya birbirlerinden kopyaladıkları ile ve o günlerdeki otoriteye bağımlı iken ne kadar doğru yazabilmişlerdir? Ya da yanlışları nelerdir? Hangi politik amaçlarla geçmişi ters yüz etmişler, kendi elbiseleriyle yorumlamışlardır? Bu yüzden Tarih herşeyi kapsamaz; anlatamaz. Buna bizler karar veririz ve halka sunarız. Onların nasıl görmesini, algılamasını istiyorsak Tarih’i öyle yazarız. Bu noktada aslolan şudur: “Dünyada iyiliğin artması kısmen tarihe geçmemiş eylemlere bağlıdır. Üzerimizdeki etkileri reddedilemez olan bu eylemleri, inançla gizli bir yaşam süren ve sonunda kabirleri ziyaret edilmeyen insanlara borçluyuzdur”. Bu sözler de George Eliot takma adlı bir İngiliz kadın yazar Mary Anne Evans’a aittir. Gördüğümüz gibi her devirde şartlar ne öngörüyorsa isimler, yer adları, belgeler dahi değişime uğrar. Tıpkı, savaş meydanında mağlup olan bir komutanın “zafer kazandık” diye merkeze telgraf çektirmesine şaşıran askere; “Bu telgrafı Tarih’e çekiyorum” demesi gibi. Bu düşüncelerin peykinde; Zerrin Hocaya teşekkürle “Tarih’e Unutturulan Topraklar” adlı Anadolu Tarihi’nin merkezindeki Kemer Boğazı bölgesine izdüşümü yapmayı uygun buldum. Benim çalışmalarım, Tarih’ten daha çok Tarihî Coğrafya olduğu için Hocanın dediği gibi tarihçi, keyfine göre hareket edemez; ederse, gün gelir; şimdi benim yaptığım gibi gerçek ortaya çıkar. Zira Tarihî Coğrafya, zaman [t] ve mekân [x, y, z] boyutlarıyla dört boyutlu bir matematik ilim dalıdır. Makalede olayları, isimleri ve yer adlarını usûl olarak, en eskiden günümüze doğru vermeye çalışacağım.
Açar Kelimeler: Göller Bölgesi, Değişen Coğrafya, Tarih, Tarihî Coğrafya, Asya, Firikya, Küçük Firikya, Anadolu Eyâleti.
Giriş
Masalcı Ezop, Ksenofon, Kyros, Spartaküs, Epiktetos, Aelius Aristides, St. Trifon, Yedi Uyurlar, Kedrenus, St. Theophanes ve Skylitzes gibi birçok kişi ya buralıdır; ya da burada yaşamıştır. Bu bölgede vukûbulan olaylar hep yazılmıştır. Bigadiç, Maziye [Marsia], Yenişar, Firigos Boğazı, Firigoslar, İp [İpsos] kuyusu, Enevre [Anaboura], Õras [Aura, Aorota], Killi-kırı [Kellia], Kötürnek [Kotoiraikia}, Gemen [Kiminas], Ma Mezarı, Gelendos[t] [Goe-leontos], Garip [Garp], İlime [Limen], Bisse, Can [John/Jan] Ada vs. gibi isimler, Asia [Anatolikon] ili, Küçük Firikya ve Thrakesia [Trakya] denilen bu yerde binlerce yıldır hâlâ yaşamaktadırlar.
Tarih’e Unutturulan Topraklar
01. Kemer Boğazı ve Eski Eğirdir Gölü çevresindeki Arzawa Devletleri, hatalı olarak Batı Anadolu; Akhalar ise Yunanistan’a yerleştirilmiştir. Bu yerleştirme Deniz kavimleri, Truva harbi ve birçok olayın yanlış yorumlanmasına sebep olmuştur.
02. Deniz kavimlerindeki deniz, Eski Eğirdir Gölü; Lugga [Lukka: Lykia: el-Avasi], Arzawa, Luwia, Truva, Eski Eğirdir Gölü kuzey kıyısı ile Seha nehri şarkı; Sardenler Barla; Akhalar Eğirdir; Şekeleşler Ağlasun; Myra, Boğaz’ın güneyi ve Seha [iki göl arası ırmak] kıyısı; Kuwalia [Kutsal] Boğaz; Pelasglar Boğaz’ın garbı, diğerleri de Kemer Boğazı çevresindedirler [bk.Har.1].
03. Büyük ihtimal Atlantis, Eğirdir Gölü’ndedir. Zira Süleyman Şükrü, Seyahatü’l-Kübra adlı kitabında, Eğirdir Gölü’nde Felekabad adında batık bir şehir olduğunu yazar. Felek ve Atlas kelimeleri aynı anlamda sayılırlar. Bu husus araştırılmalıdır.
04. Kelainai [Kelene] adlı Firik kenti, Kemer Boğazı’nda, Kelene hisarı [Puranda] ise, Yenicesivrisi’dir. 1501 tarihli bir Osmanlı belgesi Boğaz’da: “Afşar kz., Maziye [Marsia] k., Firigos Boğazı’nda gemi hâsılından 500 [akçe]” der. Yâni Kemer Boğazı’ndaki ırmakta gemi çalışmaktadır. Barla halkı, göl kıyısındaki bir mevki için hâlâ Firigoslar der.
05. Deniz kavimleri, Kral Yolu’yla Beyşehir, Karaman, Gülek Boğazı, Tarsus ve Antakya’ya gelmişler; oradan Amurru’ya inmişler ve oradan da Filistin yoluyla Mısır’a gelmişlerdir. Deniz kavimlerinin Mısır’a göçü, iklim mi, yoksa depremle mi ilgilidir; bilemiyorum. Bu arada söz konusu olan Alaşia, Kıbrıs değil, Eğirdir Gölü’ndeki Yeşilada [Nis/Nisos] olmalıdır. Kanaatimce tarihçi, üç-dört bin yıl önceki kavramları şimdiki kavramlar gibi sanarak kronolojik bir hata yapmaktadır.
06. Deniz kavmi Etrüskler, büyük ihtimal, bu göç sırasında, Tarsus, Mısır, Libya ve Tunus yoluyla İtalya’ya gitmişlerdir.
07. Etrüskler İtalya’ya giderken; “Dardanus da, halkının bir kısmıyla Fiesole'den [Floransa] ayrılıp; ilk sâkini Yafes'in soyundan, Friga'nın adından gelen, Frigya eyaletine gelerek, yaratılıştan 3200 yıl sonra Yunan denizi [Eski Eğirdir Gölü] kıyıları yakınında Dardania adlı bir şehir inşa ediyor [Villani’s Chronicle, 1.Kitap, s.7].
08. İlk Lydia, Karia ve İonia, Kemer Boğazı bölgesinde iken sonra Batı’ya taşınmışlardır. Helena ile Kelene arasında bir bağ olmalıdır. Kemer Boğazı’nın garbı için, Batı, Avrupa ve Yunanistan, şarkı için Doğu, Asia ve Suriye denilmiştir.
09. Truva harbi, Kemer Boğazı bölgesinde yapılmıştır. Zira burası Homer’e uygun; Kilikya’ya komşudur. Tarihçi Gregoras, Eski Tralleis [Barla] için Neutrouja der. Truva harbindeki Sparta Isparta; deniz, Eğirdir Gölü; Helena ise Kemer Boğazı’dır.
10. İran-Susa kentinden başlayan Kral Yolu, Antakya, Tarsus, Gülek [Kilikya] Boğazı, Ulukışla, Karaman [Tyana], Farita [Barata], Tahtalı [Lata], Balıklağı Köprüsü, Akise [Akkilise], Beyşehir, Eflâtun Pn., Fele Pn., Rabaz-ı Konya, Kötürnek, Kemer Boğazı, Uluborlu önü [Millawanda], Çapalı, Dinar, Denizli, Alaşehir, Salihli [Sardeis] üzerinden İzmir-Selçuk’ta [Efes] son bulur.
11. Kemer Boğazı’ndaki mukaddes ırmağın, Tantalos, İndos, Obrimas, Menderes, Halys, Sangarios, el-Battal, Euros, Ebros [Avrupa], Kaystros, Melis, Boğazın Asya Irmağı, Doğu sınırını teşkil eden Megalo Potamos, Bathys Rhyax, Pisidia Antakya yanındaki Irmak, Hierus, Hyeronpotamum, Âbrū Mesmâne, Siberis, Tearos, Skamandros, Almyros, Kadmos gibi adları var. Muhtemel başka adları da vardır. Bu nehrin [Orta Menderes] kaynağına Rhotren ve Aulokran/Aurocran denilmektedir.
12. Herodotos, Attaleiates ve bazı kaynaklarda Seydişehir-Çarşamba çayı için de Halys denildiğini gördüm.
13. İstanbul Bizans’ın başkenti olunca, İstanbul’u Kral Yolu ve Tarsus’a bağlayan yolu; İbn Hordazbih, el-İdrisî, Peutinger tablo, Antonine ve Kudüs yol cetvellerini verdiler. Bugüne kadar Kral Yolu güzergâhı gibi, bu yol güzergâhı da bilinememiş ve yanlış olarak Başkent-Ankara’dan geçirilmiştir. Hâlbuki bu yol güzergâhında geçen Ankara, Suğla Gölü kıyısındaki Seydişehir-Karaviran’dır [Ankyra]. Bizans-Askerî Yolu, Eskihisar’dan Yalova-Taşköprü’ye [Kibotos] atlar. Devamla el-İbra kalesi [İznik Gölü batı ucu], İnegöl yanı [Malagina] ve Bozüyük üzerinden Eskişehir’e [Dorylaion] gelir. Seyitgazi/ Nakuliye, Afyon, Şuhut, Oynigan [Eumeneia], Bozdurmuşbeli yoluyla Senirkent-Garip köyü yanında Kral Yolu’na çıkar ve Kemer Boğazı yoluyla şarka devam eder. Hıristiyan Hac Yolu ise İzmit, Bahçecik [Hyribolum, Eribulo], Sarısu [Libum], Ömerli [Liada], İznik, Bilecik, Söğüt [Batransia: Bursa], Eskişehir’e gelir ve Askerî yoldan devam eder. Eskişehir’den sonra Massisa [Bardakçı], Kastro [Bayat], Bolvadin Kırkgöz köprüsü, Kedrea [Şuhut-Arızlı: ez-Zahrek], Oynigan, Bozdurmuşbeli gibi bir yol daha vardır. Bir yol da Kedrea/ Kidros, Belumin/ Polemon/ Hades, Nakuliye çayırı [Akşehir-Yağısıyan], Engili [Karye-i Patrik], Balkı, Yunuslar, Bağırsakdere Boğazı, Kızılören, Kilistra, Hatunsaray, Apa ve Farita’dır. İbn Hordazbih: Kötürnek [el-Alemeyn], Nasre’l-Akritî köyleri [Eğirler, Hüyüklü, Kurusarı, Celeptaş], Aşağıkaşıkara [Basilyon/Hoyran Gölü başı], Yoğurtçubeli, Demirbel [el-Sind], Synnada [Sennade], Nemrut Öreni [Maal], Uluborlu-Olukman [Uluborlu ormanı] gibi bir yol daha verir. Duraklar arası mil, mil verilen ordu yolları bunlardan ibarettir [bk. Topraklı, 2013: Sütkuyusu Baskını ve Ammûriye, s.141-155]. Tarihçi, bu yolları, hâlâ araziye yerleştirememiştir.
14. Yaklaşık 6.yy’da yaşayan Masalcı Ezop [Aisop], Kemer Boğazı bölgesi, Kral Yolu ve Aisepos [Marsyas] nehri kıyılı, Firikya Epiktetus’lu, Trakyalı [Thrakesia] ve Amorion’lu olup, köle değildir. Bu isimlerin hepsi Kemer Boğazı bölgesine aittir.
15. MÖ 28 Mayıs 585’deki Güneş Tutulmasının vukûbulduğu Pers-Lydia harbi, Kızılırmak-Halys değil, 370 17d. Kuzey enlemdeki Suğla Gölü-Halys [Çarşamba çayı] yanında yapılmıştır. Zira tutulma, 380 enlem dairesinin kuzeyinden görülmez.
16. 547’deki Pers-Lydia harbi ise, Kral Yolu üzeri ve Karaman-Ayrancı Perta [Pteria]/ Farita’da yapılmıştır.
17. 480 Xerxes, orduyu Kritella’da [Karaman bölgesi] topladı; Sardeis üzerine yürüdü. Halys’i [Çarşamba çayı] geçti ve Firikya’da yürünerek Kelene’ye [Kelainai: Kemer Boğazı] geldi. Menderes [Orta] ve Katarraktes [Marsyas] buradadır.
18. 404 Alkibiades, Küçük Firikya’da, Kral Yolu üzerindeki Melis Koumis [Yalvaç-Bahtiyar] köyünde öldürülmüş olmalıdır.
19. 401 Genç Kyros, Sardes’ten yola çıktı; Kral Yolu’nu takiple Alaşehir, Denizli, Dinar ve Uluborlu üzerinden Kemer Boğazı’ndaki Kelene’ye geldi. Burada bir ay kaldı. Buradan Şuhut-Anayurt [Alayunt] ve Afyon üzeri Kütahya tarafına gitti. Oradan döndü; İscehisar, Kastropedion, Çay, Midas Pınarı, Akşehir ve Ilgın üzerinden Konya’ya geldi. Oradan Karaman’a geldi. Kilikya Kraliçesini Mut üzerinden Kilikya’ya gönderdi. Kyros, Dana’ya doğru yürüdü, ama Dana’ya [Kemerhisar] gelmedi. Kyros, Ulukışla ve Gülek Boğazı yoluyla Tarsus’a geldi. Onun bu seferi, Xenophon tarafından yazıldı [bk. Anabasis: Onbinlerin Dönüşü].
20. 333 B. İskender, Aspendos’tan sonra Ağlasun’a, oradan da Dinar yoluyla Uluborlu ve Kemer Boğazı’ndaki Kelene’ye geldi ve on gün kaldı. “Her yanı dik bayır Kelene hisarına” saldırmadı. Firikya valisi Tekgöz Antigones’i burada 1500 askerle bırakarak, Şarkîkaraağaç, Beyşehir, Gevele, Ilgın ve Çeltik yoluyla Gordion’a geldi. Oradan döndü; Ilgın, Konya, Gülek Boğazı, Tarsus ve İskenderun yoluyla seferine devam etti. Tekgöz Antigones, Senirkent-Uluğbey’de Antigonia’yı kurdu.
21. 323’de Büyük İskender’in ölümü üzerine generalleri, imparatorluğu bölüştüler. 22. Antigones, 301’de Kral Yolu üzeri ve Gelendost-Köke köyü İp [İpsos] kuyusu yanında yapılan İpsos harbinde öldürüldü. Afşar ile Köke köyleri arasındaki Tümülüs ona ait olabilir. Galip General Lysimakhos, Antigonia adını Nikaia [İznik] yaptı. 23. Lysimakhos, [Boğaz’daki] Halys veya Hermos ırmağı, Sipylos [Çirişli Dağı] ve Magnesia yanındaki Kyroupedion’da [Kyros ovası] MÖ 281’de Seleukos ile yaptığı harpte öldü. Rhyndakos, Uluborlu-Papa çayıdır (Yıldız, 2012: 99, 288). Afşar ile Köke arasındaki ikinci Tümülüs de Lysimakhos’a ait olabilir.
24. 281 ile 189 arasında; tam 92 yıl, Kemer Boğazı bölgesine Seleukoslar hâkim oldu. Antakya [Yalvaç hisarı], Laodikya [Eğirdir], Apameia [Barla-Boyalı önü: Myria: Myrina], Apollonia [Uluborlu], Seleukosidera [Atabey-Bayat] ve sair kentler kurup, Barla’yı [Tralleis: Neutrouja: Sardes] tahkim ettiler. Barla’nın Antakya, Seleukos ve [Attalos tahkim ettiği için] Antalya adı da var.
25. 190/189 Roma ve müttefikleri Manisa yanında Seleukos’u yendiler. Başına gelecekleri bilen Seleukos’un müttefiki Kartacalı ünlü asker Anibal, Kemer Boğazı’ndan Gebze’ye çekildi ve Dil İskelesi yanında öldü.
26. 189 Konsül Manlius Vulso, İskender’in ayak izlerine basarak Gordion’a geldi. Galatları yendi ve oradan dönerek, 188’de, Apameia’da, güya “Apameia Barış Antlaşması’nı” yaptı. Bu nasıl barışsa, Seleukoslar her şeylerini kaybettiler.
27. 88 Pontus kralı VI. Mithridates, kendine uğur getireceği hesabiyle Gordion’dan itibaren, İskender’in kaldığı yerlerde konakladı; Asya eyaletine girdi; Kemer Boğazı’na geldi. Halkın desteğini alsa da komutan Sulla karşısında barış istemek zorunda kaldı. MÖ 85’te Kemer Boğazı’ndaki Dardanos’ta Sulla ile “Dardanos Antlaşması’nı” yaptı.
28. 80’ler, Roma askeri [Isparta’nın taşrasından] Dağlı Trakyalı Spartaküs, Mithridates harbinde halkının tarafını tuttu; Roma’ya isyanla esir düştü; ardından köle yapıldı ve gladyatör olarak eğitildi. 73’te Capua’daki bir gladyatör okulundan kaçarak büyük bir köle isyanı başlattı. 71’de bastırılan isyan, Roma’ya zor anlar yaşattı. Dağlık Trakya, Kemer Boğazı bölgesidir.
29. 51-50: vaktinin çoğunu Apameia’da geçiren Kilikya valisi Konsül Cicero, Eğirdir’de [Laodikya] 85 gün kaldı.
30. 0+00 Mîlâdî Takvimin Başlangıcı
31. MS 14-15, Augustus’un Res Gestae metni, Uluborlu [Amorion: Apollonia], Yalvaç ve Ankara’ya gönderildi.
32. MS 46 St. Paulus ve Barnabas, Side’ye [Eski Antalya] çıktılar. Aspendos ve Perge’den sonra Roma yolunu takiple Seleukeia, İbradı, Derebucak ve Beyşehir’e geldiler. Buradan itibaren Kral Yolu’nu takiple Kötürnek köyüne, oradan Gelendost üzerinden Efes’e [Apasa: Arzawa] geldiler. Ardından Laodikya [Eğirdir], Sardes [Barla], İzmir [Apameia], Thyateira [Arkadiopolis: Pelopeia. Semiramis: Kemer Boğazı şarkı], Bergama [Gaziri Adası] ve Antakya’ya [Yalvaç] geldiler. Yahudi cemaati tarafından taşlanınca, Farita- Karaman [Tyana] arası Derbe’ye gittiler. Yahudiler, bu iki Havariyi savunan Habib-i Neccar’ı da öldürdüler. Habib-i Neccar olayı, Hatay-Antakya değil, Yalvaç-Antakya’da vukûbulmuştur.
33. Isparta-Eğirdir Yazılı Kapız’da bir şiiri duran Stoacı Epiktetos’un [55-135] doğduğu yer Hiera [Hieria], sıcak kaynakları bulunan Kemer Boğazı; yaşadığı Yunanistan’daki Nikopolis ise, Boğaz’ın 25 km garbındaki Senirkent-Uluğbey’dir. Epiktetos adı, ona, köle olduğu için değil, memleketi Firikya Epiktetos sebebiyle verilmiş olmalıdır.
34. Depremde yıkılan İzmir [Apameia], Kötürnek doğumlu Stoacı Aelius Aristides’in [117-81], İmparator Marcus Aurelius’u [121-180] etkileyen söylevi sayesinde tekrar inşa edildi. İzmir halkı, Aristides’in tunç bir büstünü dikti.
35. Uluborlu’ya [Amorion: Apollonia] gönderilen Res Gestae Divi Augusti ile 135’de Çapalı köyü; Kral Yolu’na dikilen yazıtta: Lycia, Dağlı Trakya [Thrakia] ve Apollonia halklarından söz edilmektedir (Ramsay, 1960: 187).
36. Firikya sınırındaki Mysia-Ardaban [Uluborlu civarı] doğumlu Montanus aleyhine yazılar yazan Apollinarius, Eumeneia [Şuhut-Oynigan] doğumlu Cains ve Aleksander, Apameia’da öldürüldü der. Montanizm, Kutsal Ruh'un doğrudan vahyine dayanan, katı ahlâk kuralları olan; Yeni Kudüs'ün, “Galatia, Cappadocia ile Phrygia arasındaki ıssız Pepouza” şehrine ineceğine inanıyordu. Bu hareket, ana akım kilise tarafından heretik kabul edilmiştir. Buna Cata/ Aşağı Firikya sapkınlığı deniyordu. Kutsal Pepouza [2. Asır], büyük ihtimal Kemer Boğazı’ndaki Hieria’dır.
37. Asia valisi Aquilin önünde kendini “Yurdum Apameia yakınındaki Kampsada” diye tanıtan Aziz Trifon, 250 yılında Nikea’da [Senirkent-Uluğbey] öldürülmüş; memleketi Kampsada’da [Lampsakos] toprağa verilmiştir [Har.2].
38. Ashab-ı Kehf’in geniş bir alana kurulu kalesi Gelendost-Efes [Apasa: Arzawa], Asia eyaleti, Thrakesia [Terkasis] temi ve el-Avasi [Kurtlar: Lukka: Lykia] sancağındadır. Yedi Uyurlar, İmparator Decius [249-251] zamanı, Gelendost-Yakaköy’deki Karain’de uyumuş; 300+[9] yıl sonra Justinian [527-565] zamanında uyanmışlardır.
39. Dioclesian devri: Firikya’da bir işkenceci, içinde toplandıkları kiliseyle birlikte tüm bir halkı yakmıştır [301].
40. Thyateira [Arkadiopolis: Kemer Boğazı şarkı] ve Seyitgazi [Nakoleia] harplerini kazanan İmparator Valens [364-378], Salice [Söğüt: İlegöp yanı] harbini kaybetmiş; Hadrianopolis [Kötürnek] yakınındaki Mercianopolis [Köke-Gavur öreni] harbinde öldürülmüştür. Bu harbe katılan Uzlar [Hunlar], Eğirdir Gölü’ne Uz/Oğuz adını vermişlerdir.
41. Theodosius'a [379-95] verilen bir istidada; Halys üstüne bir köprü kurarak, Caesareia-Mazaka ile Galatia ve Pontus arasında daimi bir irtibat sağlanması isteniyor. 560’da Justinian’ın [527-565], yanyana dizilmiş kayıklardan ibaret ve sellerin sık sık bozduğu eski bir köprünün yerine yaptırdığı Pontogephyra budur (Ramsay, 1960: 78, 235).
42. Ünlü Arap şairi İmruülkays, İstanbul dönüşü, Yenice köyü- Asib [Aisepos: Bigadiç] nehri kıyısında ölmüştür [540-545].
Son sözleri; “Ey bana yakın olan sen! Felâketler çullanıyor, ama Asib burada durdukça ben de duracağım.
Ey bana yakın olan sen! Burada şimdi iki yabacıyız, ama her yabancı bir akrabadır” olmuştur.
43. İmparator Justinianus [527-565], 550’lerde Senirkent-Garip köyü yakınında Khoma [Soublaion, Souble] ile Kemer Boğazı içi ve [Orta] Menderes ırmağı sağ kıyısında Miryokefalon kalesini yaptırmıştır (Ramsay, 1960: 273).
44. Selman-ı Farisî, Uluborlu’da kalmış, bir tüccarla Medine’ye gelmiş, Hendek harbi [627] öncesi Müslüman olmuştur.
45. Muaviye 646’da Uluborlu’yu [Amorion] kuşattı; 652’de Eskişehir ve Marmara’ya kadar geldi. 666’da Halid b. Velid’in oğlu Abdurrahman, Uluborlu’yu haraca bağladı. Sahabe Fedale b. Ubeyd el-Ensarî 668 kışını Kötürnek [Hadrianopolis, Charax, Carabba] ve Afşar-Kızık’ta [Kyzikos] geçirdi; Bahar gelince İstanbul kuşatmasına katıldı. Dönüşte Uluborlu’yu fethetti [669].
46. 664 Beş bin Sklovan Araplara katıldı ve Apameia civarındaki Seleukobolos’ta yerleştirildi. 669 Asya ilinin adı Anatolikon oldu. 691: 20 bin Sklovan Araplara katıldı. 697: Hexapolis [Küçük Firikya], Araplarca yağma edildi (Ramsay, 1960: 392, 153).
47. Mesleme, 708’de Uluborlu önünde bir Bizans ordusunu mağlup etti. Terkasis, el-Avasi [Kurtlar: Λύκοι] sancağındaki Efes kenti ile dört kaleyi daha kapsar. Efes, Yedi Uyurlar mağarasının bulunduğu kent. Bu kentin kiliseden çevrilmiş camisinde Mesleme'nin, Rûm’a muzaffer girişinin anısına dikilmiş Arapça bir kitabe vardır (İbn Hordazbih, 1889: 106; 1992: 78; Har.1-2).
48. Abbas b. Velid, 713’de Antakya el-Muhterika’yı [Yanık Antakya: Yalavaç]; 714 yılında da Kemer Boğazı’nın şarkındaki Herakleia’yı [Pelagonia] zaptetti. Bu sıralarda Eğirdir’in de Müslüman Araplar tarafından zaptedildiği rivayet edilir.
49. 716 İstanbul seferi sırasında Uluborlu, Mesleme’nin zabitlerinden biri [Battal Gâzî?] tarafından kuşatıldı. Battal, buralarda 30 yıl gazâ etti ve büyük kahramanlıklar gösterdi. Onun için iki göl arasındaki nehrin adı el-Battal, ovanın adı Mercü Hüseyin, Kemer Boğazı’ndaki Miryokefalon kalesinin adı, Meltinis [Malatyalı] olarak anıldı (Wittek, 2000: 2; el-Belâzurî, 2002: 243; Topraklı, 2021: 93). Belâzurî’den, Battal’ın babasının, Müslim olduğu anlaşılıyor. Battal Gâzî, 740’da Afyon-Çay-Geneli’de şehit düştü. Geneli’deki “Hüseyin Dede Türbesi” ona, Köreke Dağı eteğindeki Büyük Mezar ise, Sultan A. Siyavuş’a aittir [1279].
50. Paul tariki mensupları [Pavlikanlar], 763-764 yılında [Barla ile Gelendost arasındaki] Thrakesia vilâyetine girdikleri zaman St. Teologos’a [Gelendost-Efes-Ayasluk] kadar nüfuz ettiler ve kiliseyi atlarına ahır yaptılar.
51. 774’de Bizans’ın Thrakesion teminin kıtaları hezimete uğratıldı (Ramsay, 1960: 172). 779’da Hasan b. Kahtaba ve 797’de Harun Reşid’in hilâfetinde kuşatılan Uluborlu, 838’de Halife el-Mu’tasım tarafından tekrar zaptedildi [bk. Taberî].
52. 779: Halife el-Mehdi zamanında Hasan b. Kahtaba Uluborlu’yu kuşattı. Mut-Kahtama adı, bu zatla ilgili olabilir. 797: Harun Reşid zamanında Uluborlu kuşatıldı. 838: 44 burçlu Uluborlu, Halife el-Mu’tasım’ın Afşin ve Aşina et-Türkî emrindeki Türk birliklerince 17 N 223’de [14.08.838] fethedildi. 888: Tarsus Emiri Yazmaz, Beyşehir’i [Miskinin] fethetti. 891: Yazmaz, Selendi’yi [Şarkîkaraağaç-Silindi] kuşattı, yaralandı ve dönüş yolunda şehit oldu. 905: 6. Leo’nun nedimi Serasen Samonas [Semanî?], ülkesine kaçarken Halys’te [Kemer Boğazı’nda] yakalandı. 907: Ahmed İbni Kayıglıg, Şekend’i [Şarkîkaraağaç-Silindi] fethetti ve el-Leys’e [Arslanlar: Gelendost] kadar ulaştı. 931: Tarsus Emiri Semel [Samal], Roma askerinin kaçması üzerine Uluborlu’ya girdi ve aldı. Dönüşte de Ankara’yı fethetti. Bu Ankara, Suğla Gölü kıyısındaki Karaviran’dır. Sultan Alpaslan’ın kumandanlarından Afşin Bey, 1068’de, Uluborlu [Ammûriye] ve Gelendost ile Eğirdir arasındaki Honas’ı (Khoniates, 1995: 136) yağmaladı.
53. 969: Doğu Roma, yüzeysel de olsa Hıristiyanlaştırdığı Peçenekleri, Müslümanlarla savaştırılmak üzere Kemer Boğazı civarına yerleştirdi [bk. Skylitzes Tarihi, Terc. Hatice Bolat, Yüksek Lisans tezi 2016]. 970: Bardas Skleros, doğudan [Beyşehir ve Şarkîkaraağaç üzerinden] gelerek, Kemer Boğazı’na doğru yürüdü ve Arkadiopolis [Thyateira] surlarının içine girdi.
54. Peçenekler, Heamos dağlık bölgesini [Bozdurmuşbeli] geçerek, tüm Trakya’yı [Uluborlu-Senirkent ovası] yakıp yıktılar. Sviatoslav, Sarmat, Peçenek ve Türkleri bir araya getirerek, Panonya’da [Senirkent Garip köyü civarı] konuşlandırdı. Kemer Boğazı’nı geçtiler ve Arkadiopolis surlarının önünde çadır kurdular. Yaklaşık sekiz bin kadar gözü pek İskit, şehrin [Preslav] içinde bulunan sarayın kalelerinden birini ellerinde tutuyordu. Ve ganimet almak için gelen Romalıların büyük bir kısmını öldürmeyi başarmışlardı. İmparator, şehrin Preslav adını Ioannupolis olarak değiştirdi; ertesi gün Dristra [İlegüp] diye de bilinen Dorostolon’a doğru sefere çıktı. Preslav, büyük ihtimal Uluborlu veya yanındaki bir kenttir.
55. 971: Bardas Fokas isyanı: Bardas Skleros, Eskişehir’e; oradan da Papa çayının Hoyran Gölü’ne döküldüğü yerdeki Dipotamon’a [Mesanakta hisarı] geldi. Bu arada Fokas, Yenicesivrisi yanındaki Baretta/ Bardaetta’dadır (Ramsay, 111, 153). Fokas, Ulukışla yanındaki Tyropoion [Antigu] kalesine sığındı. Bu kaleye daha sonra da Romen Diyojen sığınacaktır. Dipotamon, Dios Potamos [Jüpiter’in ırmağı] demektir (Ramsay, 1960: 152). 976: İmparator, tehlikeli gördüğü Eğirdir Gölü civarının valisi Bardas Skleros ile Yalvaç bölgesinin valisi Bourtzes’i, Irak ve Suriye taraflarında görevlendirdi.
56. 978: İsyan eden Bardas Skleros, Bourtzes’i de alarak Harput, Pınarbaşı, Karaman, Beyşehir, Lapara, Kemer Boğazı yoluyla Senirkent ovasına [Tzamandos: Yassıören] geldi. Yerel halkın Mesanakta dediği Dipotamon’da çadır kurdu. Leo ise Kütahya, Şuhut, Arızlı [Kedrea: Sidera] ve Yoğurtçubeli yoluyla Hoyran ovasına indi. Skleros galip geldi. Mihail Kurtikios’un donanması, yolu üstündeki adaları yakıp yıkarak, Çanakkale boğazındaki Abidos’a ulaştı. Buna karşı gönderilen donanma ise boğazı geçerek Foça’da Kurtikios’u durdurdu. Deniz’deki [Eğirdir Gölü] işler yoluna girince imparator, Maneul Erotikos’u İznik’i savunması için sefere yolladı”. Bu harplerde Oxylithos ve Rhageas adları da zikredilir. Oxylithos’u bilemedim, ama Rhageas, Yalvaç- Örkenez [Orgas: Organas] olmalıdır. Zikredilen adalar, Eğirdir Gölü’ndeki adalar; Çanakkale Boğazı Kemer Boğazı; Abidos Kemer Damları; Foça [Phokai], Barla önü; Manuel Erotikos, Anna’nın dedesi; İznik ise, Senirkent-Uluğbey’dir [İlegüp].
57. 19.06.978: B. Skleros ile B. Fokas, Amorion [Uluborlu] ovasında; savaştı, Skleros galip geldi. Bu harp, Halys [el-Battâl] nehrine şahitlik eder. 979: 24 Mart 979, Skleros ile Fokas, Pankaleia ovasında [Uluborlu] tekrar savaştılar ve Fokas galip geldi. 989: Bardas Fokas, imparatoru öldürmek için onun bulunduğu Kemer Boğazı yanındaki bir tepeye hücum etti ve atından düşerek öldü [13 Nisan]. 991: Skleros tekrar isyana kalkıştı; kendini komutan atayan imparatorla barış imzaladı. Henüz yoldayken gözleri kör oldu; imparator Basileios’u göremedi. İmparator, Skleros ve kardeşi Konstantin ile son kez Trakya’da Didymotika’daki bir kalede bir araya geldi. Bardas, bu ziyaretten sonra [31 Mart], kardeşi ise beş gün sonra öldü. Eski Eğirdir Gölü’ne “Skleros’a ait göl” denilmesine sebep, Bardas Skleros olmalıdır. Metinde söz konusu olan Trakya, Eğirdir Gölü kuzeyindeki Thrakesia teması, Didymotika’daki kale ise, iki tepeli [Didymai] Yenicesivrisi veya Marsyas [Aisepos, Bigadiç] ırmağı yanındaki bir kale olmalıdır.
58. İmparator Monomachos, 15 bin atlı Peçenek’i Anadolu’da Selçuklulara karşı gönderdi. Onlar, Edremit’te [Yalvaç-Aşağıtırtar] bir toplantı yaptılar; ileriye gitmediler; yüzerek karşıdaki St. Tarasios’a vardılar; kendi halkının yaşadığı Triaditza’ya ulaştılar [1049]. Sardika’dakilerle birlik Yüz Tepeler’e [Senirkent ovası] gidip, Trabitza’daki yakınlarıyla birleştiler ve Bitzina çayı [Uluborlu şehir çayı] boyunca yerleştiler. Bunlar, civardaki Peçeneklerle iletişime geçip, onları da aralarına aldılar. Onlar, Heamos’u [Bozdurmuşbeli] geçerek Tuna nehri ovasında Osmos nehri kıyılarında çadırlarını kurdular. Hepsi bir araya gelince, ellerine ilkel baltalar, tırpanlar ve diğer metal eşyaları alarak Philippopolis’e ulaştılar. İmparator, Durak’ı göndererek barış teklif etti; o dönmeyince bu defa Kegen’i gönderdi. Kegen, Peçenekler tarafından öldürüldü veya yaralandı. Roma ordusu Peçenekleri, Büyük Preslav’da [Uluborlu olmalı] kuşattı, fakat Peçenekler Roma’yı mağlup ettiler [bk. Har.1-2].
Filippopolis, Senirkent-Kayaağzı yanı; Osmos [Olkos: Akropolites, 2008: 46 55], iki göl arasındaki ırmak kıyısındadır. Bu konuda Anna Komnena, Skylitzes ile Peçenek tarihi uzmanları Kurat ve Uydu Yücel’den de yararlandım. Peçenekler, Bulgaristan civarındaki bazı isimleri Küçük Firikya’ya taşımış olmalılar. Sardika, Uluborlu önünde bir kent olup, Romen Diyojen burada görev yaptı. Uluborlu’da onun bir büstü var. Preslav ve Büyük Preslav ise Uluborlu’dur. Bir mühim husus da, Peçenek olayları ve Küçük Firikya’da vukû bulan olayları veren tarihçilerden Skylitzes’in Thrakesia’lı [Thrakesios], Skamandrenos’un [iki göl arasındaki ırmak çevresi], yâni Skamandria’lı olduğu gözlerden kaçmaktadır. Yine, Theophanes’in Sigriane [Çirişli Dağı], Cedrenus’un Şuhut-Arızlı [Cedrea: Kedrea: Sedrea] ile ilgili oldukları unutulmamalıdır. Hoyran ve Eğirdir gölleri arasındaki [Orta] “Menderes [Skamandros] çevresi, keşiş alaylarının yerleşmesi için ikinci bir Filistin’dir” (Wittek, 1999: 25). Onun için Kemer Boğazı civarında yaşayan insanların, malûm Tuna Nehri civarındaki olayları, çok ayrıntılı bilmeleri pek mümkün görülmemektedir.
59. 1050: Birleşen Peçenekler, Balkanları [Senirkent, Güreme, Garip, Akkeçili köyleri, Kemer Boğazı] geçerek, Edirne’ye [Kötürnek] yakın, Aule’ye giderek etrafı yağmalamaya başladılar. Peçenekler Edirne’yi kuşattı (Kurat, 2016: 313). Roma, 1050-1051 kışında ücretli asker topladı ve N. Bryennios komutasında Peçenekler üzerine gönderdi. Makedonya [Kötürnek çevresi] ve Trakya’yı [Senirkent ovası] yağmalamakla meşgul Peçenekleri, küçük bir orduyla durdurmak mümkün değildi. Ordunun bir kısmı Edirne’nin [Kötürnek] doğusuna, bir kısmı da güneye doğru inmiş ve gördükleri Peçeneklerle savaşmışlardır. Peçenekler, Marmara [Eğirdir Gölü] sahiline kadar akınlar yaparak, Ergene nehri [Marsyas] boyu ile Arkadiopolis’i yağmaladılar. Rodos’tan [Gülistan Adası] bir gün uzaktaki Khariopolis de [Hoyran ovasında bir şehir] Peçenek hücumlarından nasibini aldı [Uydu Yücel]. Kegenes’in adamları üçüncü günde Haemos’u tekrar geçerek diğer Peçenekler ile birleştiler ve dağın eteğindeki, Adrianople’e [Kötürnek] yakın Aule’de [Çaltı, Akçapa öreni?] çadır kurdular. Arianites, ordusunu alarak Edirne’ye doğru yola çıktı. Dampolis [Yenicesivrisi] kalesinin yakınlarında [Peçenekler’e] yenildi ve Adrianople’e dönerek felâketi bir mektupla imparatora bildirdi.
İmparator doğu birliklerini çağırdı; Abidos ve Chrisopolis’i geçerek başkente geldiler. Rector [bölge papazı] önderliğinde Peçenekler’e karşı sefere çıktılar. Katakalon Kekaumenos ona eşlik ediyordu. Rector, Haemos’u ve Demir Kapılar’ı [Kedrea] geçerek, Peçeneklere doğru ilerledi. Yüz Tepeler yakınındaki Diakene’de çadır kurdu. Peçenekler, Rumları mağlup etti ve [Kegen’in oğlu] Koulinos, yaralılar arasındaki Kekaumenos’u [Yanık] tanıdı; çadırına götürüp tedavi etti. Katakalon Kekaumenos, öldürülmedi. Zira bu zat, 20 Ağustos 1057’de yapılan Hades [Polemon: Çay-Karamıkkaracaören] harbinin bir kahramanıdır.
Peçenekler, Roma topraklarını yağmalamak için yola çıkmıştı. İmparator, Konstantin’i Peçeneklere karşı yolladı. Şarktan gelenlerle, kışı Batıda geçiren birlikler, Kötürnek’e ulaştı. Peçeneklerle bir çatışma daha oldu. Rumlar yine mağlup oldu. Mikhail Dokeianos ve Konstantinos Arianites öldüler. Doğu ordularının vekil komutanı Niketas Glabas’a tâbi birlikler de Rumları rahat ettirmek için Kötürnek’ten yola çıkarak savaş meydanına ulaşmıştı. Peçenekler kaçmasalardı Rumlar imha olabilirdi.
60. İmparator VI. Mihail ile İsakios Komnen, 20.08.1057’de Hades’te [Polemon, Çay-Karamıkkaracaören] savaştı. Mihail, Sangarios üstündeki köprüyü yıktırdı. Köprü, İsakios’un askeri geçtikten sonra yıkılmıştır. Köprü, Kemer Boğazı’ndaki Zompos ve Justinian’ın 560’da yaptırdığı Pontogephyra idi. Gelendost Killikırı’nda VI. Mihail’e ait [1056-1057] bir mühür bulundu.
61. 1068: İmparator Romen Diyojen, askerî yolu takiple Eskişehir ve Şuhut üzerinden Kemer Boğazı’na geldi ve Zompos köprüsünü geçerek Halys’e [Çarşamba çayı] geldi; nehrin batısına bir kale yaptırdı (Ramsay, 1960: 240, Attaleiates).
62. 1071 Sultan Alparslan, Kemer Boğazı [Zompos], Anatolikon eyaleti ve Halys’ten [Çarşamba çayı] geçerek Malazgirt’e gelen İmparator Diyojen’i mağlup etti. Sultan, Romen Diyojen’e iyi davrandı ve bir misafir muamelesi yaptı.
63. 1072: Romen Diyojen’in bir katır sırtında ve keşiş elbisesi içinde hüzün yüklü olarak, Kemer Boğazı ve Bozdurmuşbeli yoluyla Kütahya’ya geldi ve sözünde durmayan İmparator [aslında Kayser’in] isteğiyle kör edildi ve büyük ıstıraplar içinde Kınalı Ada’da öldü. Bunu haber alan Sultan Alparslan çok üzüldü ve beylerine, Anadolu’nun fethini buyurdu.
64. 1073: Yenice Köyü Köprüsü ile Yenicesivrisi arasında yapılan harpte galip gelen Russel, Kayser’i esir aldı, Askerî yolu takiple İzmit yanına vardı. Artuk Bey, onları takip etti; İzmit civarında Russel ile Kayser’i esir aldı; aynı yoldan, Yukarı Firikya’ya [Gelendost] hareket etti. Area, Aera, Ara, Senirkent ovasında bir saha; Spynin, oradaki bir tepe [bk. Agathias, Anna, Ramsay].
65. Kutalmışoğlu Süleymanşah’ın Bizans’a verdiği yardıma karşılık Uluborlu civarı [Küçük Firikya] ve şarkı, bir antlaşmayla Türklere geçti. Süleymanşah’ın ilk başkenti, Senirkent-İznik [İlegüp: Lampe] oldu ve Türkiye Selçuklu Devleti kuruldu [1075].
66. Çaka, Asya’da [eyalet] [Küçük Firikya] savaşırken genç yaşta esir düştü [1078]. Süleymanşah sayesinde imparator olan İlegüp’lü [Lampe- Boitiniates?] Botaniates, Çaka Beyi yanına aldı ve ona bir rütbe verdi. Anna, Aleksios’un hiç sevmediği, Botaniates’in saray görevlisi Peçenek Borilos ve Germanos adlı iki Barbar’dan söz eder. Borilos’un Emir Basan, Germanos’un Çaka olabileceğini düşünüyorum. Aleksios’un, 1081’de imparator olmasıyla görevine son verilen Çaka, İzmir’e [Myria: Kemer Boğazı yanı Apameia] ve boyunun yanına dönmüştür. Anna, Borilos ve Germanos’u bir daha zikretmemiştir.
67. Kutalmışoğlu Süleymanşah, başkentini Bursa-İznik’e taşıdı [1080]. 1082: Leon, Karadeniz [Hoyran Gölü?] kıyısındaki Sozopolis’e [Uluborlu] gönderildi. Aleksios, imparator olunca Çaka, Küçük Firikya’ya döndü. 1083: Süleymanşah, Tarsus, Adana ve Misis’i fethetti. 1084? Çaka, donanma teşkil etti ve İzmir’de [iki göl arasındaki ırmak kıyısındaki Apameia] ve Eğirdir ve Hoyran gölleri ile ırmaklar üzerinde ve sahillerinde siyasî ve askerî faaliyetlerde bulunmaya başladı.
68. Tzimiskes [969-976], Manişeistler’in Batıda ıssız bir yere yerleştirilmelerini istemişti. Bu istek daha sonraları yerine getirilmiş ve Philippoupolis’e yerleştirilmişlerdir. 1049 Peçenek olaylarındaki Philippopolis ile bu Philippopolis, Boğaz- Kayaağzı yanı; Boulgarophygon ise, Senirkent-Genceli yanındadır. Filippopolis, malûm Filibe değildir. İskitlerin istişare evi Slymeon ile Beliatoba [1084], Garip-Barla arası; Çam dağı yolundadır. Manuel, 1144’de Pithekas’a [Barla] giderken bu yolda hastalanmıştır. Bogomil mezhebi, Papaz Bogomil tarafından Kemer Boğazı bölgesinde kuruldu; daha sonra Balkanlara sürüldüler [bk. Har.1].
69. Süleymanşah, Bursa-İznik’i Ebu’l-Kasım’a emanetle Antakya için yola çıktı [1084]. Kemer Boğazı’na geldi. Uluborlu ovasını Muhammed İlhan, göller, ırmaklar ve sahilleri Çaka, Gelendost [Afşar-Yenice] ovasını Tanrıvermiş ve Karlı Barak, Kundanlı/ Hoyran ovasını Kundan, Yalavaç ovasını Yalavaç, Eğirdir yöresini Monolykos’a [Alp Kara] emanetle, Beyşehir, İbradı ve Side’ye [Eski Antalya], oradan da Deniz yoluyla Süveydiye [Samandağı] limanına geldi ve Antakya’yı fethetti.
70. Çaka, İzmirli bir Rum’u çektiriler yaptırmak için görevlendirdi [1086]. Çaka, Roma’da paralı askerlik yapmak isteyen ve Doğudan gelen Türkleri, Kemer Boğazı’nda karşıladı ve iyi vaatlerle İstanbul’a gitmelerini engellemeye çalıştı [1087].
71. Çelgü’ye tâbi Peçenekler, Macar kıralı Salamon’un Roma seferine iştirak ettiler; [Hoyran ovasındaki] Chariopolis’e gelip, mağlup oldular [1087 İlkbahar]. 1087 Sonbaharı: Aleksios, Güneş tutulmasını kullanarak, 150 Peçenek elçisini tutuklattı ve İstanbul’a gönderdi. Elçiler, yolda kaçtı ve durumu Peçeneklere bildirdi. Roma ordusu, Demirkapı’dan [Cedrea: Şuhut-Arızlı] geçerek, Tuna’ya [Uluborlu Papa çayı] dökülen Biçina [Bitzina] nehri [Uluborlu Şehir çayı] boyunca ilerlediler. Derster’in [Dristra: İlegüp] kuşatması kalkınca Peçenekler, derhal saldırıya geçti ve Aleksios ağır bir yenilgi aldı. Bu arada Tatış [Tatau], yardıma çağırdığı Kumanlarla geldi. Peçenekler, Kumanlara ganimetten pay vermedi ve 29 Nisan 1091’de Lebounion harbi yapıldı.
Peçenekler, İpsala'dan [Köke-İp kuyusu] ayrılıp, Taurokomos'u [Yenice Derbendi] işgal etti; kışı, orada geçirdiler. B. Umar, “Taurokomos, Hellen dilinde, Boğa şenliği demektir. Bu, ileride göreceğimiz üzere bir dağ geçidinin adıdır; dağ geçidinin dibinde bir ova vardır ve ovadan da çay geçer. Geçidin yerini belirleyemedim” der. Umar aslında, Yenice Derbendi’ni tarif etmiştir.
72. 1088 Baharı başında Peçenekler, Taurokomos’dan Kharioupolis’e [Hoyran] geldiler. O sırada Boulgarophygon’da [Genceli] kalmakta olan İmparator, Peçeneklere karşı Bey Oğullarını gönderdi, fakat mağlup oldular. Peçenekler, zaferlerinden sonra, Hoyran ovasının içinden geçtiler; Aspra'ya [Akça-kilise: Bergama: Gaziri] yöneldiler. İmparator onlardan önce Aspra’ya girdi. İzmir beyi Çaka, Eğirdir ve Hoyran gölleri ile ırmaklar ve kıyılarda Roma ile savaştı; Peçeneklerle ilişkiler kurdu. 1088-1091 arası Roma, Şuhut, Uluborlu, Gelendost, Çay arasında kalan topraklarda Peçeneklerle savaştı. Bu harplerde Bolvadin; Polemon [Hades: Karamıkkaracaören]; Rousion [Şuhut-Uruzlar: Yarışlı]; Çoru [Şuhut-Demirbel]; Xerogypsos [Şuhut Kali çayı]; Küçük Nikaia İlegüp; Boulgarophygon Genceli; Kentlerin Kraliçesi Uluborlu ve Bathys Rhyax [iki göl arası ırmak] adları zikredilir.
73. Ebû’l-Kasım’ı tedip için Bursa-İznik’e giden Bozan, askerî yolla dönmüş ve ordugâhını, Lopadion [Kemer Boğazı’nda bir şehir] yanından akan ırmağın [Orta Menderes: Bathys Rhyax] kıyısında; Lampe'de [İlegüp ovası] kurmuştur.
74. 29 Nisan 1091 Salı günü İmparator Aleksios’un tuzağına düşen Peçenekler ile Kumanlar, Barla önü; iki göl arasındaki ırmağın solunda savaştı. Lebounion [Küçük Aslan] harbinde Peçenekler yenildi; Uz/Oğuz Gölü’ne [Eğirdir Gölü] kaçabilenler kurtuldu. Malûm göle kaçanlar kurtulmaz, ama burada Çaka, Peçenekleri, gemileriyle Eğirdir Gölü’ndeki adalara taşıdı.
75. Anna Komnena, “Çaka Beyin Peçeneklere mektuplar yazarak, onları Roma’ya karşı savaşa teşvik ettiğini söyler.” Çaka ile Peçenekler iç-içe sayılır. Mektup işi, imparator Aleksios’un bir hilesi olmalıdır. Sultan Kılıçaslan, Aleksios’un hilesiyle Çaka’yı, Abydos yanındaki ırmak kıyısında öldürdü [1095]; İmparatorla, “Rumlar Anadolu’ya, Türkler Adalara tecavüz etmemek şartıyla bir antlaşma imzaladı” (Yinanç, 2013: 195). Abydos, Boğaz’ın şarkı; Anadolu, Kemer Boğazı’ndaki ırmağın şarkı [Asya ili], Adalar ise, Eğirdir Gölü’ndeki adalardır. 972 rakımlı Koru T’de; Müslümanlar Mezarlığı’ndaki kabirlerden biri Çaka’ya ait olmalıdır.
76. Melikşah’ın ölmesiyle [19 Kasım 1092] Süleymanşah’ın karısı ve iki oğlu serbest kaldı ve Kral yolunu takiple Kemer Boğazı’na geldiler. Oradaki beylerle birlikte Bursa-İznik’e geldiler [Mart-Nisan 1093]. 14-15 yaşındaki büyük kardeş Kılıçaslan’ı, Bursa-İznik’te atasından boşalan İznik Tahtı’na çıkardılar. Kılıçaslan, Kemer Boğazı’nda tanıştığı Çaka’nın kızıyla da evlendi.
77. I. Haçlı seferi. İznik ve Eskişehir düştü. Haçlılar, Seyitgazi, Afyon, Bozdurmuşbeli, Kemer Boğazı üzeri gelip, Yalvaç’ı zaptetti. Boğaz’daki ırmaktan aşırı derecede içen çok sayıda Haçlı öldü [1097]. Dukas, 1098 Tanrıvermiş ve Barak’ı, Gelendost-Efes ovasında mağlup etti; Efes, Eğirdir, Barla ve Lampe’yi [İznik] ele geçirdi. Bolvadin’e çekilen Türkleri katletti. Türkler, Çay ile Yalvaç’ın şarkına atıldılar ve kaybettikleri yerleri geri almak için Şarkîkaraağaç ile Uluborlu arasında iki asır Roma’yla savaştılar.
78. 1105 Türkler, Kemer Boğazı’nı geçip İznik [İlegüp] ovasına geldiler [İnalcık]. 1107 Kılıçaslan öldü. Bunu fırsat bilen Aleksios antlaşmayı bozup, Türkler üzerine Philokales adlı bir subayı gönderdi [1108]. O, Senirkent-Lampe ovasındaki Türklere büyük bir vahşet yaptı: Erkekler katledildi, kadınlar boğazlandı, çocuklar kaynar kazanlara atıldı. Bu fecaiden çok müteellim olan Hasan Bey ordusunu, Kötürnek köyünde üçe böldü. İlkini Gelendost- Kelbianos üzerine, kendinin kumanda ettiği ikinciyi, İzmir ciheti; Kemer Boğazı üzeri Nymphaion’a [İlegüp, Lampe], diğer kısmını Bergama ciheti; Hoyran ovasına gönderdi. Philokales, birinci ve ikinci kısımları yendi, üçüncü kısım ricat etti. İkinci kısımdan birçok Türk, Kemer Boğazı’ndaki [Orta] Menderes’in burgaçlı sularında boğuldu [1108]. Komplo kuran Solomon, Sozopolis’te [Uluborlu] hapsedildi [1108?].
79. Şahinşah, İran’dan gelerek Konya’da atasının ölümüyle üç yıl boş boş kalan tahta çıktı [1110] ve Roma’ya karşı zaferler kazandı; Alaşehir [Yalvaç] ve [Eğirdir] kıyı bölgelerini tehdit etti [1111]. İmparator, Kemer Boğazı’na geldi. Askerini Skamandros [Boğaz’daki nehir] yoluyla, Edremit [Aşağıtırtar] ve Thrakesion temasına [Boğaz çevresi] konuşlanmaya gönderdi. Kışı orada geçirmek istediğinden uygun yerlere birkaç konut yaptırdı. Tapınak şövalyesi Tancred, Suriye denizi, Pamfilya körfezi, Side, Beyşehir ve Kemer Boğazı’nı [Firikya Hellespontia] geçip, Akkeçili-Karababa tepesinde bulunan imparatora geldi.
80. Sultan Şahinşah’ın Horasan’dan gönderdiği askerlerden bir kısmı Sinaos [Orgas, Örkenez çayı] kıyısı, diğerleri ise, “gerçek anlamda Asya çayırları” [Şarkîkaraağaç-Mercü’ş-Şahm] içinden geçerek ilerlediler. Alaşehir [Yalvaç] valisi Gabras, Türkleri Kelbianos ovasında [Gelendost-Atçayırı: Hayl sahrası] karşıladı. Şahinşah mağlup oldu ve barış istedi [1112]. Selçuklu Sultanı Şahinşah, bizzat ordusunun başına geçerek Sard’a [Barla] yürüdü ve muharebede Yalvaç’ın Rum valisi Gabras galip geldi. Rumların yerleştiği yerlere tecavüz etmemek şartıyla bir antlaşma imzalandı (Anna, 1996: 451-459; 1113 Baharı).
81. Büyük Sultandan yardım geldi ve ordu muhtelif kollara ayrılarak, İznik’ten [İlegüp] Edremit’e [Aşağıtırtar] kadar bölgeyi tahriple; Bursa [Uluborlu-Bahar mevkii], Apollonia [Uluborlu] ve Kyzikos’u [Afşar-Kızık] yağma etti [1114]. İmparator, İznik [Lampe: İlegüp] valisi Kamitzes’i, Türkleri takibe gönderdi. O, İznik’ten çıktı, Kontagmen’e [Kundan Bey], Emir Muhammed’e ve Aorata [Şarkîkaraağaç-Oras] yanına ulaştı, Poimanenon’a gitmek istemedi ve çıkan çatışmada esir oldu [1114]. İmparator, İznik [İlegüp], Malagina [Yassıören], Basilika [Ayazmana], Olympos [Barla Dağı] geçitlerini takiple Alethina’ya [Atabey düzlüğü] indi ve Akrokos’a [Eğirdir] geldi. Karmeli Türklere baskın verdi; Eğirdir Gölü’nün doğu kıyılarını takiple Gelendost-Hüyük yanına geldi. Artçı Çiporel ve Ampelas öldürüldü. Kamitzes, çıkan karmaşada Türk kıyafetleri içinde Akrokos ile Filâdelfiya [Yalvaç] arasındaki büyük ovada [Kelbianos] imparatora kaçtı. Aleksios, yöreyi Georgios Lebounes’e bırakarak Başkente döndü [1114].
82. İmparator, Kibotos’tan Lopadion’a geldi. İznik civarındaki gölün [Hoyran] yanındaki Ermiş Georgios burcunu işgal etti. Oradan İznik’e [İlegüp] gitti ve üç gün sonra aynı yoldan geri döndü. Lopadion köprüsünün beri yanına ve Karyx denilen pınar yakınında [Akkeçili-Karababa] ordugâh kurdu [1115]. İmparator, Santabaris’e [Afyon] geldi. Stipiyot’u Amorion [Uluborlu] ve Poimanenon; Kamitzes’i Bolvadin üzerinden Kedrea’ya [Arızlı] gönderdi. Kendisi de Kedrea’ya geldi. Burtzes, Yoğurtçubeli ve Kundanlı üzerinden Boğaz [Zompe] köprüsüne geldi. Senirkent ve Yenice ovasında çatışma oldu. İmparator, Arızlı’dan Yenice civarına geldi. Köprüyü geçerek Karababa’da ordugâh kurdu; ertesi gün Mesanakta hisarını aldı. Augustopolis [Çobankaya] ile Akronios [Afyon] arasındaki ovada Şahinşah ile anlaştı. Askerî yol ile Ampoun [Beyyazı] üzerinden İstanbul’a döndü [1116].
83. 1116’da tahta çıkan Sultan Mes’ûd, hududu geçerek, Yalvaç ve Eğridir’i geri aldı. Anadolu orduları komutanı Alp Kara [Monolykos] Eğridir’de [Lâdik] bulunuyordu [1117]. İmparator Yuannis, sefere çıktı. General Eksük Yalvaç’ı, İmparator Eğridir’i zaptetti ve Alp Kara ve 800 Anadolu evladını zincire vurdurdu [1119]. İmparator, bir harp hilesiyle Uluborlu’yu [Sozopolis] Türklerden aldı [1122]. [III.] Afşin, bir kısım Türk ile, Lâdik’e [Eğridir] kadar ilerleyip döndü [1136]. “Pusguse [Eğirdir] Gölü’ndeki ada halkı Hıristiyan olmalarına rağmen, kendi imparatorlarına hakaret edip, hudut komşuları olan Türklerin tarafını tutuyordu. Zira Türkleşmişlerdi” [Khoniates]. Ada halkı, 50 yıl önce Lebounion harbinde Uz/Oğuz [Eğirdir] Gölü’ne kaçan Peçenekler, yâni Türklerdi. Yuannis, adaları aldı [1142]; Sultanın izniyle İbradı üzeri Çukurova’ya gitti. John Makri [Makarrı], Eğirdir Canada’dır.
84. Genç Manuel, babasının ölümü üzerine taç takınmak üzere İstanbul’a dönerken izin almaksızın Türk topraklarından geçti ve bu arada İbradı’yı [Prakana: Brakena: Bragana] aldı, Menderes’in kaynaklarında [Kemer Boğazı] avlandı [1143 Baharı]. Sultan, misilleme olarak, Menderes civarındaki [Asia, Thrakesia] Rum kalelerine saldırdı [1143]. Manuel, Sonbaharda Senirkent ovasına geldi; Türklere saldırdı ve İstanbul’a döndü [1143]. Manuel, Senirkent ovasına geldi; Melangeia’yı [Yassıören] tahkimle, Mysia Olympos’u [Barla Dağı] üzeri Pithekas’a [Barla] giderken, çamlı yolda hastalandı. Barla ile Gelendost arası; Thrakesia’daki Türkler üzerine gönderilen kuvvetler galip geldiler. Manuel, İstanbul’a döndü [1144/45]. Pithekas, Peçenek Pitikas değil, Marsyas nehrinin diğer adı Pythicus’la ilgili olup, Pythicus, Apollon Pythios’a ait demek. Manuel, Ocak 1146’da Alman Eirene ile evlendi.
85. Manuel, Orta Menderes yanındaki kentleri zaptetti ve Akşehir’deki Sultan’a bir mektup yazdı. Bozdurmuşbeli yoluyla Akşehir’e giderken; Senirkent ovasındaki Kalograia [Rahibe] tepesi/höyüğü yanında Türkleri mağlup etti. Khaires [Hayri?] ve birçok Türk öldü. Manuel, Akşehir ve Adrianopolis’te de [Andrakman: Koçaş] Türkleri yendi ve Konya’yı kuşattı. Sonra kuşatmayı kaldırarak Hüyük, Şarkîkaraağaç ve Kemer Boğazı yoluyla ricat etti. Sultan Mes’ûd, Yenicesivrisi [Tzibrelitzemani] yanında; Yenice Derbendi [Zygos; Taurokomos; Tzybritzi Kleisura]; yeni adıyla Türkiye Geçidi denilen yerde Bizans’ın piyade kıtalarını imha etti [1146 sonu/güzü]. Sultan ile İmparator, gelmekte olan Haçlı tehlikesine [II. Haçlı Seferi] karşı bir antlaşma yaptılar.
86. [Bizans’a tâbi] Türkler, Efes’ten itibaren Haçlıları takip etti. Selçuklular, Haçlıları topraklarına sokmak istemiyorlardı. 14 Ocak 1148 Kemer Boğazı’ndaki köprüde Latinler ile Türkler savaştı. Haçlılar, köprüden zorla geçti; Roma’nın sınırlarını aşarak Yukarı Firikya, Lykonia, Pisidia yoluyla [Laodikya/ Eğirdir, Şarkîkaraağaç, Beyşehir, İbradı] Eski Antalya’ya indiler [2 Şubat].
87. Manuel, Küçük Firikya’daki [bk. Har.1] Türk yurtlarını talan ile Türkleri katletti [1155-58]; Antakya dönüşü, Silifke, Larende, Beyşehir, Yalvaç ve Yoğurtçubeli üzeri İstanbul’a döndü. Türkmenler, Kundanlı ovasında Manuel’in piyade kıtalarına saldırdılar ve büyük zayiat verdirdiler [1159]. Manuel, bunun öcünü almak için Güz sonunda Filet [Yalvaç] ve Laodise’ye [Eğirdir] geldi. Kar yolları kapladığı için Sarapata Mylonos’a [Isparta] gitti ve İstanbul’a döndü. Peçeneklerle ilgili Roma’daki son bilgiler: Manuel, Tuna’yı [Papa çayı] geçti; Taurocythia’ya [Barla] geldi; dönüşte birkaç Peçenek kıtaya rastladı; esirler aldı [1161-1171].
88. 1173; el-Herevî, İstanbul-İznik-Eskişehir-Bolvadin-Uluborlu-Konya-Kayseri ve Divriği üzerinden Musul’a gitti; “ülkenin hududu ve bir tepenin [höyük] tepesinde el-Battâl’ın mezarı var” dedi. Battâl, Çay-Geneli köyündeki Hüseyin Dede’dir. Manuel, Batı’dan döndü; Filâdelfiya [Yalvaç] yakınında ordugâh kurdu; Kılıçaslan’ı suçladı [1174]. Manuel, Soubleon’u tahkime başlıyor. Manuel, Orta Menderes’in kaynakları yakını ve sınırdaki Soubleon’u tahkimle İstanbul’a döndü [1175]. Kılıçaslan, 17 Eylül 1176 Manuel idaresindeki Haçlı ordusunu, Gelendost-Yenicesivrisi’nde mağlup etti. Köke köyü önünde bir antlaşma yapıldı. Barla-Boyalı [Eyeburnu, Heyel] önünde Atabek şehit düştü [1177-78]. Uluborlu, Eski Antalya [Side] ve Kütahya fethedildi [1182].
89. Andronik’e karşı olan Alaşehir [Yalvaç] valisi Jan Vatas, hasta olmasına rağmen Roma kuvvetini perişan ettiyse de birkaç gün sonra öldü [1183]. Sultan Kılıçaslan Lidya hıttasına [Kemer Boğazı]; Emir Sam kumandasında büyük bir süvari kuvveti gönderdi. Alaşehir’i geçerek Sart [Barla] havalisini ve [Gelendost] Ayaslug’a kadar yerleri tahrip etti [1187]. Teodor Mankafas, Alaşehir’i alarak kendi adına para kestirdi. Daha sonra Yalvaç ekâbiri, onu beldelerinden sürdüler. Akılsız Teodor, Rum sınırına karîb bir memlekette [Uluborlu] valilik etmekte olan Gıyaseddin’in yanına gitti. O, bu zatı, vücut azalarına zarar verilmemek şartıyla para karşılığında imparatora teslim etti. Gıyaseddin’in kardeşleri, onun bu davranışına çok kızdılar [1189].
90. 27 Nisan sabahı Denizli’den yola çıkan Frederik, Kral Yolu’yla 29 Nisan akşamı Dinar’a geldi. Türkler saldırdılar. 30 Nisan Çapalı, 01 Mayıs Uluborlu önü, 02 Mayıs akşamı Kayaağzı’na geldi. Türkler, ikinci kez saldırdı. Esir Türk, yol gösterdi ve Firederik, Manuel’in 14 yıl önce hezimete uğradığı Yenice Derbendi’ne girmedi ve Kayaağzı’nda Manuel’in hep kullandığı via regia’dan sola saptı; Bozdurmuşbeli üzerinden Akşehir’e gitti. Türkler, Akşehir ve Sızma’da yenildi. Frederik Konya’ya girdi.
91. Sultan G. Keyhüsrev, Firikya Antakyası’nı [Yalvaç] kuşatmak isterken, bir olay üzerine [Orta] Menderes civarındaki Lampe’ye [Senirkent ovası] çekildi, oradan da Bozdurmuşbeli, Çay ve Akşehir üzerinden Konya’ya döndü [1196].
92. Ertokuş, altı yaşındaki Sultan Kılıçaslan zamanında, Isparta’yı fethetti [1204]. Latinler İstanbul’u işgal etti. Asya ilindeki [Küçük Firikya] Roma memâliki Blois kontunun hissesine düştü. Uluborlu ovası, Eğirdir Gölü, adalar, kıyılar ve Kiminas’ı işgal ettiler. Bir takım erbab-ı tegallüp de Roma’nın enkazı üzerine yerleşti. Honaz, Orta Menderes sahillerindeki bazı şehirler ve Lâdik Manuel Mafrozum; Alaşehir Mankafas; Uluborlu-Senirkent ovasındaki Sampsounta/ Lampsakos, Sabbas tarafından ele geçirildi. Orta Menderes kıyısındaki Baris, Aulonia, Poimanenon, Lentiana ve Lopadion İtalyanların egemenliğini tanıdı.
93. Gıyaseddin Keyhüsrev, iki oğlu İzzeddin ve Alâeddin ile Can Ada’ya geldi [1205]. Gıyaseddin, Kemer Boğazı’nda şehit düştü; geçici mezarı, Müslümanlar Mezarlığı’ndaki [Yenice köyü Koru T.] Veli Dede denilen yatır olmalıdır [1211].
94. Bursa-İznik imparatoru Laskaris, Latinlerle barış yaptı; Anadolu eyaletindeki egemenlik hududunu belirledi. Henri Nymphaion’a [İlegüp] kadar ilerledi. Kiminas [Gemen] ve Akhyraous [Kötürnek] yanındaki dağın yöresi Franklara; Kelbianon, Bergama ve Khliara Laskaris’e ait olacaktı [1212, Har.1-2]. Ertokuş, 1223 Atabey Medresesi’ni, 1224 Dâdilhan’ı yaptırdı. 1224: Jan Vatas, Poimanenon harbini kazandı ve İtalyanların işgal ettiği hisarları zaptetti. Mugiseddin Tuğrul Şah’ın kızı tarafından Uluborlu’da bir camii yaptırıldı [1229]. Devletin merkezini İznik’e [İlegüp] taşıyan Jan Vatas [1222-1254], orada bir Manastır yaptırdı [1226, Cami]. O, yüzeysel Hıristiyan edilmiş 10 bin Kuman’ı, kadınları ve çocuklarıyla birlik Trakya’dan [Asya ili] alıp, asker köylüler [Sipahi/ Akritler] olarak Avrupa tarafına yerleştirdi [1232] (Wittek, 1999: 13). Kendi kendine İstanbul imparatoru unvanını takınan Kudüs Kralı Jan, Lampsakos’a [Kayaağzı] vardı; Kemer Boğazı’ndaki Olkos’ta demir attırdı [1233, Har.1-2].
95. Yunus Emre, büyük ihtimal Eğirdir civarında dünyaya geldi [1240]: Ertuğrul, Malagina’yı [Yassıören] kuşattı [1240]; 1288 Osman fethetti (Ramsay, 1960: 14-15, kaynak zayıf). Gıyaseddin, Babaî isyanında Kubadabad’da bir adaya ve Uluborlu civarında Kubadabad’a çekildi. Burası Eğirdir-Canada’dır. Kösedağ’da Moğollardan kaçan Gıyaseddin, Menderes üzerine geçici bir tahta köprü kurarak Tripolis’e [Derebol: Barla altı Ainos: Aynalı Çarşı] geçti ve Jan Vatas’la bir antlaşma yaptı [1243].
96. Büyük bir Türk ailesine mensup Koterinus [Kötürnekli] Ahmet, etrafına 20 bin Türkmen topladı ve Moğolların önünden kaçan kardeşi Gıyaseddin Keyhüsrev’e karşı Uc’ta ayaklandı [1245]. Mehmet Bey [Şeh Menteş], “Kaya Bege, Kıyı nâmında olan diyarı verdi” [1250’ler] [Şikârî]. Kaya, Ertuğrul’un atası olmalıdır. “Filâdelfiya [Antakya, Yalvaç], sınır yakınındadır” [1254]. “Mihail, Türkmenlerin yaşadığı bölgeye ulaştı; bunlar, Türk devletinin sınırlarında yaşayan ve Rumlardan ölesiye nefret eden bir millettir. Mihail Konya’ya giderken Sakarya ırmağını aşarak Türk Bölgesine girdi” [1256]. Baycu’dan kaçan Sultan İzzeddin önce Eski Antalya, sonra Lâdik [Eğirdir], daha sonra da Yisutay önde, o arkada Konya’ya giderken, Gelendost-Ayapa Hüyük yanına gelince Barla tarafına, yâni Roma sınırına geçti [1257]. Osman, Kemer Boğazı bölgesinde dünyaya geldi [1257-1258].
97. İki yüz bin çadır Türkmenlerin Uc Beyleri; Mehmet, kardeşi İlyas, damadı Ali, Sevinç ve Salur Beyler idi [1261]. Hülâgu ve Kılıçaslan, Ali Bey’in ihanetiyle Mehmet, İlyas, Sevinç, Salur beyleri Derebucak-Dalayman [Çamlık] civarında mağlup ettiler [1262]. “İstanbul hududuna [Orta Menderes] kadar Uc, âsi Türkmenlerden temizlendi” [Aksarayî]. Aman verdikleri Mehmet’i [Şeh Menteş] Şarkîkaraağaç’ta şehit ettiler. Onun iki oğlu Hamid [Amorios] ve Aydın [Menteş]; Alp-aka İlyas’ın oğlu ise, Saruhan’dır.
98. Andronik Eski Tral’ı [Tralleis] tahkim etti. Fuke ülkesi emiri Menteşe [Aydın], burayı derhal ele geçirdi. Sonra bu Türkler, Sakarya nehrine doğru geldiler (Deguignes, 1976: 1155). Khalkokondiles, bu olayı, “Ertuğrul, Toroslarda muhkem bir kaleyi ele geçirdi” diye verir. Toroslardaki muhkem kale Barla’dır [1270]. Vakfiyeye göre [1271] Ertokuş, Isparta’ya bağlı Borlu’nun Ağros köyünde medrese, Borlu’ya tabi Dâdil köyünde kervansaray yaptırmıştır. Ağros’taki Sinan ve Duman mahalle adları, İbn-i Battuta’nın Denizli’yi ziyaretindeki Ahi Sinan ve Ahi Duman’ı hatırlattı [1332]; bunlar, Eğirdir Beyi İnanç’la birlikte Denizli’ye gitmiş olmalılar. 1277 Karamanoğlu Mehmet Bey, Menteşe [Hamid, Aydın, Ertuğrul ve diğerleri] ile birlikte Konya’yı zaptetti ve Alâeddin Siyavuş, Selçuklu tahtına oturtuldu. Filobad köşkünde [Konya-Saray] kalan Türkmenler, Türkçe fermanını burada yazdılar. 37 gün tahtta kalan Siyavuş, iki yıldan yirmi gün eksik Uc’ta Türkmenler arasında ve büyük ihtimal Ertuğrul yanında kaldı. “Ertuğrul, Alâeddin’in takdirini kazandı” denilen kişi [Khalkokondyles], Büyük Alaeddin değil, Alâeddin Siyavuş olmalıdır [1277].
99. Alâeddin Siyavuş, III. Gıyaseddin tarafından Çay-Geneli köyü Pınarbaşı mevkiinde öldürüldü [30 Mayıs 1279]. Köreke [büyük mezar] Dağı eteğindeki 4.00 m x 11,30 m ebadındaki büyük mezar, ona aittir. Sultan, Yoğurtçubeli üzeri Gelendost Hayl [Atçayırı] ve Uluborlu ovasına geldi. Lâdik [Eğirdir] ve Honas [Dadil yanı] eşrafı, Denizli [Eğirdir] Beyliği beyi Ali’yi şikâyet etti. O, Karahisar [Afyon] kalesine sürüldü ve orada öldü. Yerine İnanç geçti; 1300’lerde beyliği, Doñuzluk’a taşıdı. Doñuzluk, Denizli oldu. Eski Tralleis, Salpakis [Sahil Beyi] Menteşe [Aydın] tarafından tekrar alındı [1282]. Geyhatu, Karaman, Eşref ve Menteşe üzerine yürüdü; öyle bir tedhiş yaptı ki, “Konya kapı [Rabaz-ı Konya] ile Denizli [Eğirdir] arasında altı ay kuş uçmadı” denir [1291].
100. Nymphaion [İlegüp] ve Lidya [Boğaz] bölgesi kumandanı Aleksios Filanthropenos, Türkler’e karşı başarılar kazandı ve bölgede Roma idaresini tekrar kurdu. Eski Tralleis [Barla] ve Melanoudion’u [Marsyas kıyısı] geri aldı. Menteşe Aydın’ın dul karısı, Aleksios’un evlenme teklifini retle, Yenicesivrisi’ndeki kaleye çıktı. Aleksios, II. Andronik’e isyan etti ve kör edildi [1295].
101. Osman’ın idaresindeki sekiz bin Türk, Hellespont’tan [Kemer Boğazı] Avrupa’ya geçti ve Çersonen’de bir Yunan kalesini kuşattı. Trakya’da [Senirkent ovası] Tuna’ya [Papa çayı] kadar gittiler. Büyük bir İskit birliği Rusya’dan [Şuhut civarı] Tuna’ya ilerledi ve Trakya’da onları öldürdüler. Sağ kalanlar, Gelibolu’ya [Kemer boğazı] sığındılar ve oradan Asya’ya [Boğaz’ın şarkı] geçtiler; bir daha dönmediler [1295’ler] (Khalkokondiles, 2014: 23). Ertuğrul oğlu Osman, Asya’daki birçok Yunan arazisini aldıktan sonra İznik [İlegüp] ve Filâdelfiya’ya [Yalvaç] hücum etti, onları ele geçiremedi” [1300] (Khalkokondiles, 2014: 29, 31).
102. Hamid Bey, kıblesi derya, şarken Taşkesdik, şimalen Bozdurmuş dağları, garben Kırlangıç çayı ile çevrili Çukuryer adlı derbent mezrasını sattı [1303/702]. Burada Şeyh Koyungözü [Koyun-gözlü Ali ki, halk Polat Dede der] bir zaviye kurdu.
103. Alaşehir [Yalvaç: Antakya on the Maeander]; Menderes Derebol [Barla: Tripolis du Meander], tekrar fethedildi [1304].
104. Hamid Bey, [İlyas/Alles Amorios hariç] altı oğluyla sultanlığını ilân eden Kılıçaslan Geyûmers tarafından Konya’da katledildi [1306]. Selçuklu sarayında Kılıçaslan’ın katliamından mucizevî kurtulan Ales Amorios [Amorionlu İlyas], Kılıçaslan Geyûmers’e meydan okudu ve teke tek yapılan dövüşte onu öldürdü ve böylelikle Türkiye Selçuklu Devleti son buldu [1308].
105. 1310. Dündar Beye tâbi Osman, Rodos’u [Gülistan Adası] kuşattı (Lebeau, 1835: 194). 1314. Uluborlu’dan Dündar, Menteşe, Aydın, Saruhan ve Osman beyler adına; Karanbük [Sivas-Karayüñ=Karaüyük] kışlağında Emir Çoban’a itaat sundu.
106. 1324. Dündar Beyin bağlısı Osman Bey öldü; oğlu Orhan Beyliğin başına geçti. Aralık 1326’da Moğol valisi Timurtaş, Dündar Beyi katletti. Orhan, Menteşe, Aydın ve Saruhan bağımsız kaldılar. Orhan Gâzî, 1331’de Bursa-İznik’i ikinci kez fethetti.
107. İbn-i Battuta, Ramazan’da Eğirdir, Isparta, Gölhisar, Denizli’yi ziyaret etti [1332]. Hamidoğulları için Anadolu hükümeti dedi. Tavas’a gitti; Hz. Sûheyl, buralıdır dedi. Milas’a gitti. Milas hükümdarı Menteşeoğlu Orhan Beğ ile vedalaşıp, Ahi Ali’nin dergâhına indi. Oradan ünlü Konya’nın yolunu tuttu. Ahi Ali Dergâhı, Anayol üzerindeki Senirkent Ahi Ali Zaviyesidir. Senirkent-Konya arası 210 km [beş gün]. Milas-Konya arasındaki en kısa ve güvenlikli yol, Denizli ve Kemer Boğazı’ndan geçmektedir.
108. 1402. Timurlenk’in oğlu ve Muhammed sultanın atası Şahruh, Şarkîkaraağaç- Silindi/ Timurlenk mevkiinde kışladı.
109. 1403. Timurlenk, İzmir’den, oğlu Şahruh Şarkîkaraağaç’tan Uluborlu’ya gelerek kaleyi yıktılar. Erkekleri öldürdüler, kadın ve çocukları esir aldılar. Timurlenk, Kemer Boğazı ve Dadil Hanı yoluyla Eğirdir’e, esir Yıldırım ise Bozdurmuşbeli, Geneli ve Çay yoluyla Akşehir’e geldi ve 14 Şaban 1403 gecesi Akşehir’de öldü. Timurlenk, Hamid kavmini [Çukur-Balık’ı] yağmaladı ve bütün mallarını ellerinden aldı. Topal Kasırga, aynı yoldan geri döndü; Kemer Boğazı, Bozdurmuşbeli yoluyla Akşehir’e geldi.
110. 1453 [20 CA 857]. İstanbul, Fatih Sultan Mehmet Han tarafından fethedildi.
111. 25.12.1614. Maziye köyü, göl suları altında kaldı [Çağatay, 1944: 1746, Ün Dergisi]. Eğirdir ve Hoyran gölleri, yaklaşık yüz yılda [4 nesil] birbirlerine kavuştu. Bu olay, bilinmediği için 400 yıl dikkatlerden kaçmış, Kemer Boğazı ve civarının tarihi sır olarak kalmıştır. Yenice Köyü Köprüsü için kurulmuş bir vakıf, asırlar öncesinden yardım elini uzattı ve esrar çözüldü.
112. Isparta’da sürgünde bulunan Hüseyin Avni Paşa, 26 Temmuz 1872’de affedildi ve Eğirdir Gölü üzerinden Gelendost’a geldi ve köyünü ziyaret etti. Ziyaretten sonra aynı yoldan Isparta’ya döndü ve Sandıklı üzerinden İstanbul’a geldi.
113. 1919-1923: Küçük Firikya’yı Batı cephesine bağlayan yollar, Bozdurmuşbeli, Yoğurtçubeli, Akşehir veya Engili beli ile tâli yollar ise, İlegüp-Tatarlı ve Sağır [Kermeşki] veya Karamık belidir. Yalvaç-Çay arasındaki Yarıkkaya beli, Yukarı Kaşıkara köyündeki Kapıkaya ve Boyunduruksığmaz belleri, Yalvaç-Akşehir arasındaki Nadir beli ve Şarkîkaraağaç ile Akşehir-Ilıcak köyü arasındaki Çimendere veya el-Firas [Atlı] belidir. Kurtuluş harbinde mühimmat, Antalya-Burdur arasında katır, Burdur-Eğirdir arasında Demiryolu, Eğirdir-Aşağı Kaşıkara iskelesi arasında tekneler, oradan da kağnılarla Yoğurtçubeli üzerinden Şuhut’a sevk edilmiştir. İsmet ve Ali İhsan Paşalar, Aşağıkaşıkara köylerine, İsmet Paşa Örkenez köyüne gelmişlerdir.
114. 1924 Isparta, Eğirdir, Uluborlu’dan Yunanistan’a giden 11127 Ortodoks; Peçenek, Kuman, Oğuz, Sarmat Türkü’dür.
Sonuç: Tarih’e Unutturmuşlardı
Zygos denilen Yenice Derbendi’ni Adriyatik-Kotor’a; Uluğbey’deki Dristra’yı Silistre’ye; Şuhut’taki Rousion’u Keşan’a; Şuhut bölgesindeki Sarmatlar’ı Rusya’ya; Barla önündeki Lebounion’u Edirne-Enez’e; Eğirdir ve Hoyran göllerindeki Çaka Beyi İzmir’e; Eski Eğirdir Gölü olan Uz [Oğuz] Gölü’nü Azak Denizi’ne, Kemer Boğazı’ndaki Philippopolis’i Bulgaristan-Filibe’ye götürmüşlerdi. Daha neler..! Yukarıda yazdık. Göller Bölgesi’ni ve bilhassa Kemer Boğazı’nı, güya Tarih’e Unutturmuşlardı.
61 yıllık müktesebatı saymazsak, 20 yıldır yaptığım çalışmalarla Kemer Boğazı’nın sır perdesini biraz olsun aralayabildik mi bilmem. İskender’in, Gordion’daki düğümü kılıcıyla çözdüğü söylenir. Biz, Kemer Boğazı’ndaki tarih düğümünü, Osmanlı arşivinde bulunan yarım satırlık, “Yenice Köyü Köprüsü, Afşar kazası, Nakid 400 [akça], rıbhından hâsıl olan meremmetine sarf oluna diyu meşruttur” yazan bir belge ve Afşarlı Mehmet Kara sayesinde çözdük.
Ey, Göller Bölgesi evlâdı, aman verilmesine rağmen Sultan 4. Kılıçaslan tarafından 1262’de Şarkîkaraağaç’ta haksız yere şehit edilen, Şeh Menteş Mezarlığı’ndaki kargir kubbeli türbesinde yatan, soyundan birçok reis çıkan, 1261-1262 Menteşe Beyliği’nin bânisi; Hamid ve Aydın beylerin atası, Saruhan Beyin amcası, Kaya ve Ertuğrul beylerin metbuu, kahraman Uc Gâzîsi Mehmet Bey [Şeh Menteş] ile, aynı onun gibi bu toprağın evlâdı, 1876’da Rus elçisinin bir kuklası tarafından şehit edilen Gelendostlu Serasker / Sadrazam Gâzî Hüseyin Avni Paşa ve İslamköylü Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i unutma.
Ey, Göller Bölgesi evlâdı, aç kuşlar gibi olma; avlanırsın; diline, tarihine, toprağına ve vatanına sahip çık.
.
Ramazan Topraklı, dikGAZETE.com
Har.1: Coğrafî Değişim, Kral Yolu, diğer tarihî yollar, hudut nehri, nehirler, Arzawa Memleketleri, Truva, Akhalar ve kentler.
Har.2: Coğrafî Değişim, Kral Yolu, Bizans Askerî Yolu, diğer tarihî yollar, ırmaklar, dağlar ve kentler.