Ramazan Topraklı yazdı;
Güya doktora tezi
Öz
Bu makalenin konusu, Serhat Altınkaynak’a ait Selçuklu ve Beylikler Dönemi Göller Yöresi Tarihî Coğrafyası adlı doktora tezidir. Tez danışmanı Prof. Dr. İlhan Erdem, tez jürisi: Prof. Dr. Refik Turan, Prof. Dr. Hatice Oruç, Prof. Dr. Süleyman Özbek ve Prof. Dr. Cihat Aydoğmuşoğlu. Tez savunması 24.11.2022. Altınkaynak, yaklaşık 500 yıl önce Göller Yöresinde vukûbulan coğrafî değişimi ciddiye almamış; bu değişime bağlı yeni bir tarihî coğrafya yerine, o güne kadarki yanlış ezberleri tekrar etmiş ve yörenin tarihî coğrafyasına yeni hiçbir katkı sunamamıştır. Meselâ: Osman Turan’ın Selçuklular Zamanında Türkiye,1998 adlı eser s.743’de Menderes geçidi, Menderes havâlisi, Menderes nehri, Menderes havzası, Menderes vâdisi gibi 28 ayrı yerde zikrettiği Menderes’in hepsinin de, Eğirdir Gölü altında kaybolan bir ırmak olduğundan hiç bahsedilmemiştir. Isparta 1204’de fethedildiği hâlde; Denizli, Alaşehir, İzmir ve Efes’in 1097’de Türk hâkimiyetinde olmasının acayipliği ile Eğirdir ve Yalvaç gibi iki kadim şehrin, Selçuklu tarihinde hiç zikredilmeyişlerinin sebebi hikmeti düşünülmemiştir. Bunun gibi daha neler, neler…
Açar Kelimeler: Serhat Altınkaynak, Doktora Tezi, Göller Yöresi, Tarih, Tarihî Coğrafya, Eğirdir Gölü, Anadolu Eyâleti
Giriş
Doktora çalışması “Selçuklu ve Beylikler Dönemi Göller Yöresi Tarihî Coğrafyası” ile ilgilidir. Kaynaklar vs. 65, Birinci Bölüm: şehirler, yerleşimler, göller ve nehirler 169, İkinci Bölüm: Türkiye Selçuklu devri göller yöresindeki güzergâhlar 134, Üçüncü Bölüm: Miryokefalon savaşının göller yöresi tarihî coğrafyasına etkileri 98 sayfa olmak üzere tez ceman 510 sayfadır. Makalede tez sahibi Altınkaynak için yazar denilecektir. Yazarın kaynaklar hakkında verdiği bilgiler dışında bölgeye verdiği ciddî bir katkı yoktur. Şehirler ve yerleşmeler başlığı altında Uluborlu, Eğirdir, Prostanna, Hierakoryphitis, Felekâbâd, Akroterion, Eğirdir, Eğirdir adı, Barla, Isparta, Burdur, Senirkent, Atabey, Gönen, Sütçüler, Ağlasun, Yalvaç, Akşehir, Kubadâbâd, Beyşehir, Ilgın ve Şarkîkaraağaç üzerinde durulmuştur. Ancak Hoca’nın altındaki eşeği saymadığı gibi, yazar, Uc’un merkezi konumundaki kendi memleketi Gelendost’u kayda değer bulmamıştır. Göller başlığı altında Eğirdir, Akşehir, Eber, Burdur, Çardak, Eldere [Çapalı] ve diğer göller üzerinde durulmuştur. Nehirler ise, Büyük Menderes [Maiandros] ile kolları: Marsyas [Kataraktes/ Suçıkan], Glaukos [Işıklı], Klydros [Kûfî], Sindros [Banaz] ve Lycus [Çürüksu] çayları bilgileri külliyen yanlıştır. Yazar yörede Akdeniz’e dökülen tek akarsu Kestros [Aksu] çayı der. Burdur Gölü’ne dökülen Lysis [Erençay/ Bozçay] çayı; Eğirdir Gölü’ne dökülen Hippophoras [Pupa/ Popa] ve Anthios [Yalvaç / Akçay] çayları; Eber Gölü’ne dökülen Kaystros [Akarçay] gibi akarsuları sayar. Yazarın acelesi olduğu için olacak, bazı ırmakları yanlış adlandırdığı gibi Beyşehir ve Eğirdir göllerine dökülen bazı nehirler ile Akdeniz’e dökülen Köprüçay ve Aksu’nun mühim bir kolu olan Isparta çaylarını da almamıştır. Çünkü yazarın acelesi ve varacağı menziller vardır. Yazarın YL Tezi de Göller Bölgesi’ndeki Türk iskânı ile ilgilidir. 61 yıllık müktesebat hariç, bizim 21 yılda bitiremediğimizi yazar, maşallah iki yılda bitirmiş; doktor unvanını almıştır. Göller Bölgesi ve Miryokefalon Savaşı Gezi Rehberi, Ankara-2021 adlı kitabı: “Türkiye’nin ve bilhassa Göller Bölgesi’nin ilk gerçek tarihî coğrafya çalışmasından, gelecekteki tarihî coğrafyacıya” ithaf etmiştim. Ama heyhat! Meğer ülkede doktora yapmak ne kadar da basit ve ehemmiyetsiz bir şeymiş.
Yazarın makalesini kendi gibi üç başlıkta değerlendireceğim, ama ben ilk önce bölgedeki yolları ele alacağım. Zira yol olmadan tarih olmaz; tarihî coğrafya ise hiç yapılamaz; yapılırsa da tezdeki gibi yanlış olur.
Göller Yöresindeki Yollar [bk. Har.1-10]
Anayol, Kral Yolu, Tarikü’l-Cadde: Selçuk [Efes], Salihli [Sardes], Alaşehir üzerinden gelen yol, Denizli, Dinar, Uluborlu, Kemer Boğazı, Kötürnek [Madenli], Manarga [Dedeçam], Şarkîkaraağaç [Akçakale], Fele pınarı, Eflâtun pınarı, Beyşehir, Akkise [Ak-kilise], Balıklağı köprüsü, Karaman, Gülek [Kilikia] Boğazı ve Tarsus üzeri şarka gider. Bizim dışımızda ne yazar, ne de başka birisi bu yolu araziye yerleştirmedi. Bu yol için Çapalı döşeme, Senirkent Uluyol, Muratbağı [Zengiler, Zengibar] kademe, Şarkîkaraağaç ise, Bağdat Yolu der.
Bu yol araziye yerleştirildiği zaman Uluborlu’nun Ammûriye, Cevizli-derenin Vadiü’l-Cevz, Kemer Boğazı’nın Medinetü’l-İndosyâne [Miryokefalon/ Meltinis kalesi], Ābrū Mesmâne [kutsal geçit], Kötürnek’in el-Alemeyn, Hısnu’l-Meclis, Manarga’nın Rabaz-ı Konya, Şarkîkaraağaç’ın Mercüş-Şahm [Akça-çayırı], Fele pınarının Nehrü’l-Ahsa, Eflâtun pınarının Ayn-ı Birgus [Pyrgos], Beyşehir’in Miskinin, Şemeşkî [Şeh Meşkî], Akkise’nin Medinetü’l-Leben [Akşehir] olduğu görülür. Yazar böyle bir şey yapmamış ve havanda su dövmüştür. Kötürnek’te bir yol İstanbul’a, bir yol da Gelendost, Efes [Apasa: Arzawa], Barla ile Gelendost, Honas ve Eğirdir’e ayrılır. İbn Hordazbih, Nasre’l-Akritî köyleri [Eğirler, Hüyüklü, Kurusarı, Eyüpler, Celeptaş], Basilyon Gölü başı [Aşağıkaşıkara, Hoyran Gölü başı], Yoğurtçubeli, el-Sind [Şuhut-Demirbel], Senade [Synnada, Şuhut-Mahmutköy], el-Maal [Çöl ovası, Nemrut öreni], Çapalı-Kocasancar ovası, Anayol ve Ammûriye ormanı yolunu verir. Ammûriye ve Bozdurmuşbeli, Şuhut, Afyon, Seyitgazi, Eskişehir, İnegöl, Halîc [İzmit körfezi]; bir yol da Şuhut-Arızlı, Belumin, Bolvadin, Bayat [Kastro], Bardakçı [Massisa], Seyitgazi ve Eskişehir üzeri İznik’e gider. el-İdrîsî’deki Buserende [Basileon] Gölü, Hoyran Gölü’dür.
Belumin’den [Polemon, Ades], Çay [Denus], Nakuliye çayırı [Akşehir-Yağısıyan: Gölçayır], Engili [Patrik köyü], Balkı [Gattasin], Yunuslar [el-Cevz], Bağırsakdere Boğazı, Hatunsaray ve Karaman’a bir yol var. Halife el-Mu’tasım Ammûriye’ye giderken Anayol’u, dönüşte Arızlı, Akşehir, Bağırsakdere Boğazı yolunu kullanmıştır. Bir Roma yolu Konya-Hüyük, Devrent-çam ve Konya; bir Roma yolu Beyşehir, İbradı, Seleukeia, Side [Antalya]; bir yol Seydişehir, Rezebeli, Kirli, Akseki, Alâiye; bir yol Alâiye, Manavgat ve Antalya’dan Esengazibeli üzeri Larende’ye gider [Har.1].
Çay’dan, Eskişehir [Deruliye] ile Belumin, Karahisar, Kütahya, Runzak, Abidos, Boğaz gibi iki yol vardır [İbn Hordazbih; bk. Topraklı, 2013: 144-155]. Yazar, tarihî yolları araştırmaz ve orduları, bugünkü yollardan yürütür. Yellibel [Engilibeli] buna misaldir [bk.R.2]. Yazar, Pîrî Reis’i hiç vermez, Kâtip Çelebi’yi verir; ama ciddiye almaz.
.
Har.3: Değişen Coğrafya. Halife el-Mu’tasım ve Afşin’in Ammûriye [Uluborlu] yürüyüşü; bu yürüyüşteki Ankara; dönüş yolu; diğer tarihî yollar.
1097 yılı Haçlıları İznik, Söğüt, Eskişehir, Seyitgazi, Afyon, Şuhut [Ebraϊke], Anayurt [Dadastana], Çobankaya [Augustopolis], Bozdurmuşbeli [Karadağ], Juliopolis, Kemer Bğ., Yenice Derbendi [Malabrunias, Tzybritze Kleisura, Zygos, Taurokomos] yoluyla Yalvaç’a geldiler. Burada bir kol Konya, bir kol da Anayol ile Karaman üzeri gittiler. Dukas, 1098 baharında Eskişehir, Afyon, Şuhut ve Bozdurmuşbeli üzeri Kemer Boğazı bölgesine geldi; Gelendost-Afşar ovasındaki [Kelbianos] Barak ve Tanrıvermiş’i mağlup etti. Türkmenler, Bozdurmuşbeli üzerinden Bolvadin’e giderken, Dukas İzmir [Apameia] ve Barla’ya [Sart] valiler atadıktan sonra, Yalvaç ve Çay yoluyla Bolvadin’deki Türkler’e baskın verdi. Aynı yoldan döndü ve Eğirdir’e [Laodikya] geldi. Oradan da Kemer Boğazı, Khoma [Sublaion] yoluyla Lampe’ye [İznik, Nymphaion, İlegüp] geldi; Kamitzes’i vali atadı. Mesele bundan ibarettir. Kamitzes’e bazen İznik valisi denilmesi bu yüzdendir [Anna, s.339, 457-59]. Türkler, 1097’de şimdiki İzmir ile Efes’te hiç olmadılar.
1116 Aleksios seferi: Aleksios, muhtemelen Taşköprü, el-Abra, İnegöl, Eskişehir ve Seyitgazi yoluyla Afyon’a [Santabaris] geldi. Kamitzes’i Bolvadin üzerinden, Stipiyot’u Amorion ve Poimanenon üzerinden Kedrea’ya [Şuhut-Arızlı] gönderdi. Kendisi de Kedrea’ya geldi. Buradan İbn Hordazbih’in verdiği yolu takiple Yoğurtçubeli, Kundanlı, Celeptaş, Kurusarı, Akçaşar üzerinden Afşar yanına geldi. Buradaki çatışmada bir Türk öldü. Aleksios, Yenice Köyü Köprüsü’nden [Zompe/Zompos] geçip, Kırkmartirs [Hoyran] gölü yanında konakladı. Ertesi gün Papa çayı ağzındaki Mesanakta hisarını [Dipotamon] zaptetti. Oradan da Akşehir ve Gaita tarafına gitti. Konya’ya gitmekten vazgeçti ve Şuhut bölgesine döndü. Burada Çobankaya [Augustopolis] ile Afyon arasındaki Şuhut ovasında Sultan Şahinşah ile bir antlaşma yaptı ve Beyyazı [Ambanaz: Ampoun], Seyitgazi ve Eskişehir yoluyla İstanbul’a döndü.
1119 Denizli seferi: 1116’da tahta çıkan Mes’ûd, antlaşmaları nakızla Yalvaç ve Eğirdir’i ele geçirmişti. Denizli Laodikya [Lâdik] Eğirdir olup, başında Alp Kara [Monolykos] vardı. Jan Eğirdir’i, Eksük [Aksukos] Yalvaç’ı [Alaşehir: Philadelphia] ele geçirdiler. Yazar bu konuda da yanıldı. Benim bildiğim zeki biri olan yazar, bu hatayı yapmaz, ama işin içine maslahat girince iş değişiyor; ortamın suyuna gidiyor. Nitekim Miryokefalon’un yeriyle ilgili Çivril’i iddia eden, YL hocası Salim Koca’ya: -sınıfta bırakır diye- itiraz etmemişti; etmem demişti. Bu kanaatimizi doğruluyor.
Türkler, 1097 Haçlı seferinde İznik, Eskişehir, Bolvadin, Senirkent-İznik, Barla, Eğirdir, Gelendost-Efes [Arzawa], Gelendost civarı ve Yalvaç’ı [Lesser] kaybetti. Bolvadin ve Yalvaç’ın şarkına atıldılar; kaybettikleri yerleri geri alabilmek için Şarkîkaraağaç ile Eğirdir/Uluborlu arasında tam iki asır Doğu Roma ile savaştılar. Ol sebepten, bu olaylardaki yer adlarını ve sair isimleri başka yerlerde aramak abesle iştigaldir.
1122 Uluborlu seferi: Jan Komnen, İbn Hordazbih ve el-İdrîsî’nin verdikleri Bizans Askerî yolunu [Kibotos: Taşköprü, İnegöl, Eskişehir, Afyon, Şuhut ve Bozdurmuşbeli] takiple Uluborlu ovası Lampis’e gelmiş olmalıdır. Bir harp hilesiyle Uluborlu’yu ele geçirdi. Sonra Hierakoryphitis [Kutsal zirveli] kaleyi ve Antalya civarında bazı kentleri de ele geçirdi [1126]. Hierakoryphitis Eğirdir olup, 1119 ile 1122 arasında tekrar Türklerin eline geçtiği anlaşılıyor. Antalya ise, ne Eski Antalya [Side], ne de bugünkü Antalya olmayıp, üçüncü bir Antalya’dır; yâni Barla’dır.
1141 [-42] yılı seferi: Jan Komnen, Askerî yolu takiple Lampis’e, oradan da iki göl [Hoyran-Eğirdir] arasındaki ırmağın sağ sahili ve Firikya kıyısını takiple Antalya’ya [Barla] geldi. Yazar, “-Serhat, bir Antalya da Eğirdir civarında var” ikazıma kulak asmadı ve Jan Komnen’i hiç ilgisi olmayan yollardan malûm Antalya’ya götürdü; oradan da Pusgusa Gölüne getirdi. Ramsay’ın Akhisar yanına koyduğu Antalya, Barla’dır [bk.Asia, Lydia, Caria haritası]. Anna Komnena’nın Antalya valisi Philokales için dediklerine bakınız. Söz konusu Alaşehir Yalvaç’tır [1996: 440-443]. Jan Komnen, Barla’dan sonra bazı kaleler ele geçirdi; Eski Eğirdir Gölü’nün şark kıyılarını takiple Eğirdir Can adaya geldi; ordugâhını kurdu; Nis’deki [Yeşilada] Hıristiyanlara [Peçenekler] saldırdı (Khoniates, 1995: 24). Bu olay Türk-Roma sınırı için bilgi verir [bk.Har.4]. Can adanın adı, imparator Jan’la ilgili. İbn Said’deki John/Jan Makri [Makarı] de, Fethiye değil, Can adadır. Nis adasındaki Peçenekler ise, 50 yıl önce, Lebounion [Küçük Aslan] harbinde [29 Nisan 1091] kurtulan ve Çaka Beyin gemileriyle taşıyıp adaya yerleştirdiği Peçeneklerdi. Jan Komnen bundan sonra Sultan’ın izniyle Gelendost, Şarkîkaraağaç, Beyşehir ve İbradı arasındaki Türk topraklarından geçti ve Seleukeia yoluyla Eski Antalya’ya [Side] indi; oradan da gemiyle Adana’ya gitti ve orada öldü. [Aynı yoldan altı yıl sonra Fransa Kralı VII. Louis gidecektir]. Manuel, aynı yoldan döndü; İbradı [Prakana] kalesini zaptetti; izinsiz Türk topraklarından geçti; Kemer Boğazı’nda Orta Menderes’in kaynaklarındaki ordugâhına geldi (Kinnamos, 2001: 52).
1148 II. Haçlı seferi: Kral VII. Louis, Selçuk-Efes’ten sonra tarihî yolu takiple, Kral Yolu’na çıktı. Denizli, Dinar, Çapalı ve Uluborlu yoluyla 11 Ocak’ta Kemer Boğazı’na geldi. Karşı kıyıyı Türkler tutmuş, Haçlıları topraklarına sokmak istemiyorlardı. Kral, Orta Menderes’in sağ sahilini takiple Barla’ya doğru bir gün gitti; bir geçit aradı; bulamadı; bir gün geri geldi; böylece iki gün kaybetti. Yalvaç yakınındaki nehrin [Orta Menderes] üzerindeki köprüde bir çatışma oldu; Haçlılar, köprüden zorla geçti [bk. Runciman]. Khoniates bu olayı ayrıntılı anlatır (Khoniates: 1995: 45-49). Bir Osmanlı belgesinde Kemer Boğazı’nın adı Firigos Boğazı olup, Boğaz’da gemi çalışmaktadır. Yazar, yine maslahat icabı Kemer Boğazı’ndaki ırmak için, Büyük Menderes der ve coğrafî değişimi görmek istemez.
Odon’a göre Haçlılar, Türk-Roma sınırını takiple üçüncü gün 17 Ocak akşamı Laodikya’ya [Eğirdir] geldiler. Yinanç’ın: “Eskiden Lâdik tesmiye edilen bu şehir Rumlar elinde idi. Oradaki Rumlar Türklere iltihak ettikten maada erzak ve zahirelerini de beraber taşımışlar ve güzergâhlarını kâmilen yakıp yıkmışlardı. Kral buradan hareket ederek Konya yolunu tutturdu” bilgisine göre Haçlılar, Kazıkbeli’ne girmemiştir [2013: 270]. Eğirdir’den sonra Haçlılar, 1142’deki Jan Komnen’in yolunu takiple Şubat başı [iki Şubat] Eski Antalya’ya [Satalia] indiler. Bu arada Kaşıkçıbeli ile Gembos arasında Türkler tekrar saldırdı. Satalia’den gemiyle üç gün sonra [19 Mart] Süveydiye’de karaya çıktılar (Altan, 2003: 98). Kralın Side’de 35 gün gemi beklediği düşünülürse Kral, Side’ye, 08 Şubat’ta inmiş olur. Buna göre Kemer Boğazı ile Side arası tarihler, beş gün değişebilir. Ben 2011’de neşrettiğim Yalvaç Meydan Muharebesi ve Kaşıkçıbeli Zaferi adlı kitapta, Haçlıları, Eğirdir’e uğratmama ve Side’den sonra malûm Antalya’ya götürme gibi iki hata yaptım. Side’nin Eski Antalya, Eğirdir’in Laodikya olduğunu öğrenince bu iki hatamı düzelttim.
Kazıkbeli ve Kaşıkçıbeli güzergâhları: Haçlılar, Kazıkbeli’nden geçmediği içim karşılaştırmaya hiç gerek yok.
1190 III. Haçlı seferi: İmparator Friedrich, 27 Nisan sabahı Denizli-Laodikya’dan hareket etti ve Kral Yolu’nu takiple 29 Nis. Dinar, 30 Nis. Çapalı, 01 May. Uluborlu önü, 02 May akşamı Kayaağzı pınarlarına geldi. Manuel’in yenik düştüğü Kemer Boğazı ile Yenicebeli’ne girmemek için via regia’dan sola saptı; Uluborlu- Akşehir arasındaki Bozdurmuşbeli’ni aştı; Geneli, Belumin, Çay, Akşehir, Ilgın, Konya, Karaman yoluyla Silifke’ye indi ve orada öldü.
Miryokefalon harbinin göller yöresi tarihî coğrafyası üzerine etkileri [bk. Har.4, 8]
Miryokefalon harbine ait yedi Ana kaynağın yedisi de Kemer Boğazı ve Yenicesivrisi’ne işaret eder. Bu harp, Sublaion’un Uluborlu’nun şarkı ve Lampe’de bulunduğuna, iki devlet arasındaki sınırın Kemer Boğazı’ndaki Orta Menderes olduğuna ve Yenice Derbendi’ne [Tzibritze Kleisura] işaret eder. Sultan Kılıcaslan’ın ordugâhının Kötürnek köyünde bulunduğunu ve bazı kaynaklarda zikredilen Konya’nın Yalvaç-Manarga olduğunu gösterir. Manuel’in via regia’yı kullandığını söylemekle benim, Herodotos ve Kelainai’a istinatla Kral Yolu iddiamı doğrular ve Manuel’in, Dazkırı, Dinar, Homa gibi değil; Baklan, Sundurlu, Homa, Dinar, Çapalı, Uluborlu ve Kemer Boğazı gibi yürüdüğünü bildirir. Yazar, “Topraklı, Niketas’ın Tzibritze geçidi tasvirinin Işıltan çevirisinin hatalı olabileceğini; geçidin güneyinin sarp ve dik yükselmediğini, bilâkis yarıklı kayalarla aniden alçaldığını ifade eder” der (Altınkaynak, 2022: 395-96). Ama 2025’deki makalesinde Topraklı’dan hiç söz etmez ve çeviriyi kendine mal eder [2025: 23]. Kötürnek’teki [Madenli] “Kötürnek’i, kötürüm bir adam kurmuş” rivayeti, II. Kılıcaslan’ı işaret edebilir.
Har.4: Coğrafî Değişim. Roma-Selçuklu sınırı: Lampe, Subleon, İbradı, Miryokefalon iddiaları. Kral Yolu, Manuel ve Friedrich’in yürüyüşleri.
Yazarın Göller Yöresindeki bilmediği bölgeler ve olaylar [bk.Har.1-10]
Asia [Anadolu] eyaleti, coğrafî olarak Kemer Boğazı’ndaki ırmakla Çarşamba çayı arası; idarî olarak Uluborlu dâhil. Asya eyaleti, 669’da Anadolu oldu; 1363’de Rumeli eyaleti kurulunca, Anadolu eyaleti genişledi: Ankara- Isparta batısına şâmil oldu; 1850’lerden sonra şimdiki hâlini aldı. İlk Anadolu Isparta ili idi. Deguignes/ Marakeşi Hamidoğulları için Anadolu hükümeti der.
Thrakesia Teması, Eski Eğirdir Gölü ile Şuhut-Kali [Kalamos] çayı arası ve bilhassa Barla ile Gelendost arası.
Dağlık Trakya: Trakhia bölgesi: Kuhistan [Dağlık: Quisitan] bölgesi: Kemer Boğazı çevresidir.
Firikya Epiktetos: Küçük Firikya: Sultan, Anamas ve Gelincik dağlarıyla çevrili, Eğirdir, Gelendost, Yalvaç, Senirkent, Uluborlu ilçeleriyle kaplı yer. Firikya’nın daha küçük parçası olup, Kemer Boğazı’nın şarkı Küçük Arzawa ve Yukarı Firikya’dır.
Firikya Hellespontia: Kemer Boğazı çevresi: Antalya nahiyesi [Khoniates 1995: 8 Pamfilya hatalı; İbn Bîbî, 2014: 573].
Firikya Salutaris/Pacatiana [Mukaddes Firikya] ve Küçük Firikya aynı olup, buraya bir aralık Galatia Salutaris denildi.
Firikya Paroreios: Dağlık Firikya: Sultan, Anamas ve Barla dağları ile Dinar arasıdır.
Heksapolis [Altılı Şehirler Birliği]: Yalvaç, Gelendost ve Barla çevresidir. Bölgenin idare merkezi Efes’tir.
Karia ve Lydia: İlk Karia Yalvaç çayının güneyi; ilk Lydia kuzeyidir. Afşar ve Ege’de olmak üzere iki Karia, iki Lydia var.
Kibyrrhaiotai: ilk Deniz Teması: Eğirdir- Cibyra’yı [Cire?] içine alan Eski Eğirdir Gölü çevresidir (Zerrin Günal, 2023: 56).
Laseryum: Lesser: Lakerion: Gelendost çevresidir. Maionia, Mysia ve Katakekaumene aynı bölgedir.
Lykaonia: Şarkîkaraağaç Fele Boğazı ile Beyşehir arasındaki bölge. Buccellariote, Karaviran ile İbradı arası.
Lykia: el-Avasî [Kurtlar] sancağı: Thrakesia ilinin Barla ile Gelendost arasında Efes ve dört kenti olan yer.
Mysia: Çirişli ve Gelincik [Barla] dağları ile İndeipedia dâhil, Uluborlu-Yalvaç arası bölge (Jones, 1937: 42).
Panasiyon: Panonya: Panoniyon: Senirkent ile Hoyran Gölü arası. Bir aralık Tema Kapadokya (Ramsay, 1960: 253).
Yanık Firikya: Firikya Katakekaumene: Küçük Firikya, yâni Uluborlu, Eğirdir ve Yalvaç arasındaki bölgedir.
Yukarı Firikya: Gelendost-Yalvaç; Neokastra ise, Kemer Boğazı ile Şuhut-Çobankaya [Kalamos] arasıdır.
970 Bardas Skleros, Anayol’u takiple şarktan geldi; Arkadiopolis’e girdi. Peçenekler, Heamos dağlık bölgesini [Bozdurmuşbeli] aşıp, tüm Trakya’yı [Senirkent ovası] yakıp yıktılar. Sviatoslav, Sarmat, Peçenek ve Türkleri bir araya getirerek Panonya’da [Garip köyü çevresi] konuşlandı. Kemer Boğazı’nı geçip Arkadiopolis surlarının önünde çadır kurdu. Sekiz bin kadar İskit, Preslav [Uluborlu] içindeki bir kaleyi ellerinde tutuyorlardı. İmparator Tzimiskes şehrin adını Ioannupolis olarak değiştirdi. Ertesi gün Dristra [İlegüp] diye bilinen Dorostolon’a doğru yola çıktı.
978-991 Pankale savaşı, Amorion [Uluborlu] ovası ve [iki göl arası] Halys ırmağı yanında yapıldı. Skleros ile Phokas’ın kendi aralarındaki ve Bizans ile olan mücadeleleri, Anayol ve Kemer Boğazı civarında geçmiştir.
1049 Atlı 15 bin Peçenek, Türkler’e karşı Üsküdar’dan yola çıkarıldı. Bunlar, Askerî yolu takiple Yalvaç-A. Tırtar’a [Damatrui] geldiler. Yaptıkları toplantıda doğuya gitmekten vazgeçip, Senirkent ovasındaki [Yüz Tepeler] akrabalarının yanına gittiler, burada tarımla uğraştılar; bazen Bizans’la savaştılar. Bu sırada Sardika, Trabitza, St. Tarasios, Traditza, Phippopolis, Heamos, İstros [Tuna], Osmos, Büyük Preslav gibi isimler ile Durak [Tyrac, Turak] ve Kegen gibi Peçenek beylerinin adı geçer. Haberi veren Cedrenus, buralı [Şuhut-Arızlı: Cedrea] bir papazdır.
1050-1053 Senirkent ovası [Balkanlar] ile Kötürnek [Adrianople] civarındaki Peçenek-Bizans savaşlarında, N. Bryennios, Rektör, Katakalon Kekaumenos, M. Dokeian, K. Arianites, N. Glabas, Peçenek Kegen’in oğlu Koulinos geçer. Yer adları olarak Edirne [Kötürnek], Haemos, Makedonya [koloni, Şuhut civarı], Trakya [Senirkent ovası], iki göl arasındaki ırmak, Arkadiopolis, Rodos [Gülistan adası], Marmara [Eğirdir Gölü], Aule, Khariopolis, Dampolis, Diakene, Doğu ve Batı adları geçer. Kulun’un kurtardığı Kekaumenos, 1057 Hades/Belumin harbinin bir kahramanı.
1057 İmparator 6. Mihail Biringas ile İsakios Komnenos’a bağlı iki Bizans kuvveti, 20 Ağustos tarihinde Çay-Karamıkkaracaören [Hades, Polemon; Belumin] ovasında savaştı. Kurat’ın, öldü dediği Katakalon Kekaumenos, bu savaşın bir kahramanıdır. İmparatorun yıkılmasını buyurduğu köprü, Kemer Boğazı’ndaki köprüdür.
1068, 1069 Romen Diyojen, askerî yolu takiple Uluborlu ve Kemer Boğazı’ndan geçip şarka gitti. O, imparator olmadan önce Uluborlu ovası [Sardika, Sertike, Triaditza, Triyadisa] valisidir. O’nun Uluborlu’da bir heykeli var.
1071 Romen Diyojen, Eskişehir, Afyon, Kemer Boğazı [Zompos köprüsü], Çarşamba çayı [Halys], Karaman, Niğde, Pınarbaşı, Sivas, Şebinkarahisar, Erzurum, Malazgirt’e geldi. Aynı yoldan geri döndü ve Bağırsakdere’deki Melissopetrion kalesinde azledildiğini öğrendi. Asker toplamak için Anayol üstündeki Dokeia [Yalvaç-Gelegermi] kalesine geldi. Burada yenildi ve Anayolu takiple Antigu kalesine, oradan da Pozantı yoluyla Adana’ya gitti; vücut azalarına zarar verilmemesi şartıyla keşiş olmaya razı oldu. Katır sırtında ve siyah keşiş elbisesi içinde Anayolu takiple Kemer Boğazı, oradan da Askerî yolu takiple Afyon üzeri Kütahya’ya getirildi. Burada VII. Mihail tarafından acemi birine kör ettirildi ve büyük ıstıraplar içinde Kınalıada’da öldü [04 Ağustos 1072]. Bunu haber alan Sultan Alpaslan çok üzüldü ve beylerine Anadolu’yu fethetmelerini buyurdu [Zonaras, 2008: 143].
1073 Kayser Jan Dukas ile Russel, Boğaz’da [Zompos köprüsü] savaştı. Russel, Kayser Dukas’ı esir aldı.
1073 Artuk Bey, Anayol’u takiple Kemer Boğazı, oradan da Askerî yolu takiple İzmit civarına geldi. Russel ve Kayser’i esir aldı. Russel’i fidye karşılığında bıraktı ve Kayser’le birlik Askerî yolu takiple Yukarı Firikya’ya geldi.
1075 Kutalmış oğlu Süleymanşah, Bizans’a verdiği yardıma karşılık bir antlaşmayla Uluborlu, İznik [İlegüp: Lampe], Barla, Eğirdir, Gelendost, Yalvaç ve şarkını, yâni Bizans’ın Asya [Anatolikon/Anadolu] eyaletini fethetti.
1078 Çaka, Asya’da [eyalet ve Yalvaç Gele-germi: Karme civarı] Bizans’a esir düşmüş; Germanos [Karmeli] olarak anılmış olmalı. Kardeşi Yalavaç [Galabatzes], Yalavaç bölgesi beyidir. 1081’de işine son verilen Germanos, Tzoukha Nisterin [Barla önü] bölgesinde görev yaptığı için Tzakhas olarak anılmış olmalıdır.
1078 Lampe’li [İlegüp] Botaniyates, Süleymanşah’ın yardımıyla imparator oldu ve Çaka’ya bir rütbe verdi.
1080 Süleymanşah, Bizans Askerî yolunu takiple Bursa-İznik’i fethetti ve başkent yaptı.
1081 Aleksios, imparator oldu; Germanos [Çaka?] ve Borilos [Erbasan?] adlı İskitlerin [?] işine son verdi.
1083-1091 ve daha sonra Bizans-Peçenek savaşları, Eğirdir Gölü, Şuhut ve Bolvadin civarında devam etti.
1084 Süleymanşah 280 Alp ile, Askerî yolu takiple Kemer Boğazı’na geldi. Uluborlu ovasını Muhammed İlhan, Hoyran ovasını Kundan, Gelendost, Afşar ve Yenice ovalarını Tanrıvermiş ve Barak, Eğirdir-Hoyran gölleriyle ırmak ve sahilleri Çaka, Yalvaç ovasını Yalavaç, Eğirdir bölgesini Monolykos [Alp Kara] adlı beylere emanetle Beyşehir ve İbradı yoluyla Side’ye [Eski Antalya] indi ve oradan da deniz yoluyla Süveydiye’ye çıktı
1087 Çaka, Süleymanşah’ın ölümü üzerine harekete geçmiş ve altı yıl kadar İzmir [Apameia, Myria], Eğirdir ve Hoyran Gölleri ile ırmaklar üzerinde Bizans’la savaşmış, bölgedeki Peçeneklerle siyasî ilişkiler kurmuştur.
1091, 21 Mart sonrası İmparator Aleksios, İstanbul’dan yola çıktı ve askerî yolu takiple Barla önündeki Ainos’a geldi. Bu kentten 1260’lar İzzettin Keykavus ve 1270’ler Ertuğrul Bey münasebetiyle iki kez daha bahsedilecek. Küçük Firikya’da Lebounes’in [Aslan] idaresinde bulunan Barla önündeki ovada yapılan Lebounion harbinde Peçenekler, Kuman-Bizans ittifakına yenildi [29 Nisan]. Uz Gölü’ne kaçanlar kurtuldu. Kanaatimce Peçenekleri Çaka Bey, gemileriyle göldeki adalara taşımıştı ki, Aleksios, bunun öcünü 1095’te Çaka Beyi öldürterek alacaktı.
1091 Bozan, Anayol’u takiple Kemer Boğazı yoluyla Bursa-İznik’e geldi ve aynı yoldan Lampe’ye döndü.
1093 Kılıcaslan, Kulanaslan ve annesi, Aralık 1092’de Isfahan’dan yola çıktılar ve Kıral Yolunu takiple Kemer Boğazı’na geldiler. Çaka, Tanrıvermiş ve bazı beyleri yanına alarak, Bizans askerî yolunu takiple Bursa-İznik’e geldiler. Büyük kardeş Kılıcaslan Selçuklu tahtına oturdu [Mart-Nisan 1093] ve Çaka Beyin kızıyla da evlendi.
1095 Çaka, damadı tarafından Kemer Boğazı’ndaki Abidos veya Bigadiç, Marsyas, Angelokomites ve Aisepos gibi adları bulunan ırmak kıyısında öldürüldü. Mezarı, Yenice köyü, Koru tepedeki “Müslümanlar Mezarlığı”ndadır.
1105 Türkler, İznik [Lampe: İlegüp] bölgesine geldi. Halil İnalcık, bu İznik’i, Bursa-İznik sandı ve yanıldı.
1108 İmparator, Philokales adlı bir subayı Antalya [Barla] valisi atadı. Askerî yolu takiple Abidos’a [Kemer Boğazı] gelen Filokal, Hoyran Gölü’nün kuzey-doğu ucundaki Edremit’e [Aşağıtırtar] geçerek, burayı tekrar tahkim etti. Alaşehir’e [Yalvaç] gelen Filokal, İlegüp [Lampe] ovasına kuvvetler gönderdi ve Türkleri vahşiyane katletti.
1109 Hasan Gâzî, Şarkîkaraağaç üzerinden gelerek, Kötürnek köyünde kuvvetlerini üçe böldü. Bir kısmını Gelendost üzeri Barla [Sart], ikinciyi, kendi de dâhil olmak üzere Anayol’u takiple İzmir [Kemer Boğazı] ve Nimfea; üçüncüyü Hüyüklü, Kurusarı, Eyüpler üzeri Khliara, Edremit ve Bergama’ya gönderdi. Birinci ve ikinci tümen Türkler, çok feci mağlup oldu. İkinciden kaçanlar Menderes’te boğuldu ve üçüncü tümen, Yalvaç önünden kaçıp kurtuldu.
1113 İznik’ten [Lampe] yola çıkan Kamitzes, Bozdurmuş- Sultandağı eteklerini takiple Aorata’ya [Uğras] geldi ve Emir Muhammed’e esir oldu. Aleksios ise İznik, Malagina [Yassıören], Basilika [Ayazmana], Mysia Olympos’u [Barla Dağı] aşarak Alethina’ya [Atabey] indi ve Akrokos’a [Eğirdir] vardı. Karme’li Türklere baskın verdi; Türklerin saklandığı kamışlıkları yaktı. Sonra önde Yalvaç valisi Gabras ve Kundanlı kumandanı Monastras, arkada Çiporel ve Ampelas, ortada kendisi, gölün şark sahilini takiple Barla önündeki Kelbianos ovasına geldi. Türkler, Çiporel ve Ampelas’ı öldürdü. Kamitzes, kargaşadan istifade imparatora kaçtı. İmparator, orduyu, 29 Nisan 1091 Lebounion harbinin yapıldığı bölgenin kumandanı Georgios Lebounes’e bırakarak askerî yolu takiple Başkent’e döndü.
1155-58 Manuel’in Antakya seferi: Yazar bu seferi bahsetmez. Demirkent, Küçük Firikya adını, Aşağı Firikya yapar; Aşağı Firikya için de Denizli çevresi der ve Manuel’i, Denizli’den malûm Antalya’ya indirir (Kinnamos, 2001: 131). Hâlbuki Küçük Firikya Kemer Boğazı çevresi. Manuel, Eskişehir, Afyon, Şuhut üzeri Kemer Boğazı bölgesine geldi, buradaki Türklere kıyım yaptı ve babası Jan Komnen gibi Beyşehir, İbradı üzeri Eski Antalya’ya indi. Oradan da Antakya’ya geçti. İstanbul’dan gelen bir habere göre çok durmadı ve 1159 baharı, Silifke, Larende, Beyşehir, Kötürnek, Kundanlı, Yoğurtçubeli yoluyla İstanbul’a döndü. Türkler, Manuel’in artçılarına Kundanlı ile Yoğurtçubeli arasında saldırdı ve büyük zayiat verdirdiler ve Manuel’in Küçük Firikya’da yaptığı katliamın öcünü aldılar. Yoğurtçubeli’nin Afyon tarafı Kütahya’ya tâbi olduğu için tarihçi, olayı, Kütahya yakını sanmıştır. Manuel, bu olayın öcünü almak için aynı yılın sonunda Askerî yolu takiple Küçük Firikya’daki Phileta [Filet] ve Laodise’ye gelmiş; kar yolları kapladığı için Isparta’ya [Sarapata Mylonos] gitmiş, oradan da İstanbul’a dönmüştür (Kinnamos, 2001: 143-44). Söz konusu Phileta, Yalvaç olup, Philadelphia adının bozuk hâlidir. Laodise [Laodice] ise Eğirdir’dir.
1177 Sultan Atabek’ini Deniz’e kadar olan bölgeyi; şehirleri tahrip etmeye gönderdi. Atabek, [Orta] Menderes sahilini yağmaladı, Tralleis [Barla], Firikya Antakyası [Yalvaç], Luma [İlama], Pentakheir [Pentapolis: İlegüp], daha başka kaleleri aldı. Dönüşte Atabek, Hyelion [Barla-Eye Br.] ile Leimmokheir [Barla-İlama] arasında pusuya düştü ve ırmağın şarkında şehit oldu. Türbesi göldedir [Hızırnâme: Barla önünde şol yazı, Anda yatur Mihter Gâzî. 1494].
1196 Sultan Gıyâseddin, askerî yolu takiple Kıreli’ye, Anayol’u takiple de iki göl arasındaki Menderes sahiline geldi ve yöreyi tahrip etti. Firikya Antakya’sını [Yalvaç] kuşatmak isterken, gece, bir gürültüden çekinip, Menderes yakınındaki Lampe’ye [Senirkent ovası] çekildi. Bozdurmuşbeli ve Akşehir yoluyla Konya’ya döndü.
1204 Latinler İstanbul’u zaptetti. İtalyanlar, Asya Eyaletini ele geçirdi. Bizans kumandanları Teodor Mankafas Alaşehir [Yalvaç]; Savvas, Lampis ayağı [Sampsounta: Kampsada: Lampsakos]; Manuel Mavrozomes ise, iki göl arasındaki Menderes bölgesi ile Eğirdir ve Eğirdir Gölü’nde istiklâllerini ilân ettiler. Bizans, Bursa-İznik’e taşındı.
1205 Gıyâseddin, Askerî yolla Mavrozomes’in idaresindeki Türk sınırı ve Eğirdir Gölü’ndeki Can Ada’ya geldi.
1211 Bursa-İznik’ten yola çıkan Laskaris, Olimpos, Kastro [Bayat], Bolvadin ve Çay yoluyla Yalvaç’a [Alaşehir: Antakya] geldi. Kemer Boğazı’nda mevzi aldı. Sultan Konya’dan yola çıktı ve Kemer Boğazı’na geldi ve şehit düştü. Geçici olarak Yenice köyü Koru tepe, “Müslümanlar Mezarlığı”nda gömüldü. Kanaatimce Veli Dede adlı yatır odur.
1222 Jan Dukas Vatas tahta çıktı; Isparta-İznik’i başkent yaptı. 1254’te 1226’da yaptırdığı manastıra gömüldü.
1245 Koterinus [Kötürnekli] Ahmed, etrafına 20 bin Türkmen topladı; kendinin Sultan Alâeddin Keykubad’ın oğlu olduğunu iddia etti; Sultan olmak istediğini söyledi ve Uc’ta [Kötürnek] Selçuklu’ya başkaldırdı. Alâiye’yi kuşattı. Lapron emirinin ihanetiyle yakalandı ve idam edildi. Kötürnek’teki minaresiz cami, Sultan Alâeddin adına kayıtlıdır.
1250’ler: “Mehmed Bey, Kaya Beye kıyı namında diyarı verdi” [Şikârî]. Söz konusu Mehmed Bey Şeh Menteş, Kaya Bey Ertuğrul’un atası, Kıyı ise, Eski Eğirdir Gölü kıyıları olmalıdır.
1250 Oğuz Melik, kötü idare ve fazla vergi yüzünden aynı bölgede, yâni Uc’ta Selçuklu’ya başkaldırdı. Oğuz Melik veya Kaya/ Kayı Bey, Ertuğrul’un atası olmalıdır. Ertuğrul Bey, Uc Gâzîsi Mehmed Beye [Şeh Menteş] tâbidir.
1254 Afşar boyundan İslâm Bey, sâhilde Karakka şehrine kadar ilerlemiştir. Sâhil, eski Eğirdir Gölü sâhili, Karakka ise, Korigos değil, Karaks [Kharax] ve Carabba şekillerinde yazılan Kötürnek köyü olmalıdır.
1256 Mihail Palaiologos, [Kemer Boğazı’ndaki] Sakarya ırmağını aştı ve Türklerin ülkesine ulaştı.
1260-61 Uc Gâzîsi Mehmed Bey [Şeh Menteş], Hülâgü’nün fermanıyla Lâdik [Eğirdir], Honas [Hüyük-Göçeri] ve Derebucak-Dalayman [şimdi Çamlık, 1530 yazımı Küçük-yavşı] hudutlu olmak üzere Menteşe Beyliğini kurdu. İzzeddin’in Hıristiyan dayıları yüzünden çıkan çatışmada Alanya ile Manavgat arasında İzzeddin’in askerini yendi.
1262 İzzeddin, İmparator’a sığındı. Maiyetindekileri, kadın ve çocukları İznik’e [Senirkent] yolladı, İzzeddin’i de kendi yanında [Batı’ya] sefere götürdü ve bilâhare Ainos kalesine [Barla önü] hapsetti. Berke Han, daha önce elçi olarak Anadolu'ya [eyalet] gelen Kutlug Melik'i tam teçhizatlı birkaç bin süvariyle Sultan'ı kurtarmaya gönderdi. Kutlug, deniz yolunu gemilerle geçip, Sultanın bulunduğu kaleyi buldu. Kale halkı, Sultanı, oğulları ve maiyetini ona teslim etti. Kutlug, diğer tutukluların bulunduğu yere gitti. Hepsini kurtardı. Sultan'ı bütün adamlarıyla birlik geldiği yoldan götürdü (Aksarayî, 2000: 57). Kutlug, Anadolu’ya geldiğine göre Ainos, Anadolu eyaletindedir. Kutlug, Ereğli civarında karaya çıkar; oradan atlı olarak Eskişehir’e, oradan da Askerî yolla Barla önündeki Ainos’a gelir, İzzeddin ve maiyetini kurtarır. Oradan da İznik’e [Nimfea: İlegüp] gitmiş; oradakileri kurtarıp, geldiği yoldan gemiye gelmiş ve gemiyle Kırım’a gitmiştir. Bu olay Gagavuzlar’ın, Gelendost civarındaki Türkler olduğuna işarettir.
1262 Moğol destekli IV. Kılıçaslan, Mehmed Bey üzerine yürüdü. Derebucak civarında yapılan harpte damat İnançoğlu Ali Beyin ihanetiyle Türkmenler yenildi. Alp-aka İlyas, Salur ve Sevinç beyler öldürüldüler; Şeh Menteş, aman verildiği hâlde Şarkîkaraağaç’ta şehit edildi. Şeh Menteş türbesi bu zata aittir. Ali Bey ihanetine karşılık, Uc Beyi yapıldı. Ali Beyin Eğirdir [Lâdik] merkezli beyliğine Mısır kronikleri Denizli Beyliği der. Zira denizi olan anlamına Eğirdir’in bir adı Denizli’dir. Ali Bey, 1279’da Karahisar’a sürüldü; çocukları beyliği, 1308’den sonra Tavas’a taşıdı.
1270 Şeh Menteş oğlu [Phoukeh ülkesi emiri, Ablistan, Salpakis] Menteşe [Aydın], emrindeki Ertuğrul Bey ile Barla kalesini [Eski Tralleis: Yeni Truva] aldı. Ertuğrul, sonra Sakarya nehrine doğru geldi [Deguignes/ Marakeşi].
1277 Karaman, Menteşe ve Eşref, Konya’yı zapt ile Alâeddin Siyavuş’u Sultan ilân ettiler. Filobad köşkünde [Tekeli Dağı eteği Sarayköy] Türkçe fermanını yazdılar. Siyavuş, Uc’da ve kanaatimce Ertuğrul’un yanında kaldı.
1279 III. Gıyâseddin, Ankara, Haymana, Sivrihisar, Seyitgazi, Yedikapı, Bolvadin ve Sakarya nehri [Akarçay] Kırkgöz köprüsü yoluyla Geneli Pınarbaşı’na geldi ve Siyavuş’u şehit etti. Köreke dağı eteğindeki büyük mezar O’na aittir. Sultan, Yoğurtçubeli, Kundanlı, Akçahisar yoluyla Gelendost Hayl sahrası [Atçayırı] ve Uluborlu ovasına geldi. Denizli [Eğirdir] Beyi, İnançoğlu Ali’yi, Afyonkarahisar kalesine gönderdi ve orada öldü.
1280’ler Menteşe [evlâdı] ve Ertuğrul Bey, Alâiye, Antalya [Side], Antakya [Yalvaç] ve Lâdik [Eğirdir] sahillerini zorla ele geçirdiler. 1285’lerde İlhanlı şehzadeleri Hülecü ve Geyhatu, Menteşe ve Ertuğrul Beyleri tekil ettiler.
1282 Tralleis [Barla], Salpakis Menteş [Aydın Bey ve onun tâbi-i Ertuğrul Bey] tarafından ikinci kez zaptedildi.
1283 veya sonrasında Amorios Hamid Bey, tek başına imparator olan Mihail ile bir antlaşma yaparak Sakarya Nehri ve Söğüt çevresinden toprak satın aldı ve idaresini oğulları İlyas [Hales Amorios] ve Nasreddin’e [?] verdi.
1291 Geyhatu, Konya kapı- Lâdik arasını yaktı yıktı. Kılıcaslan Geyûmers, Nymphaion’daki [İlegüp] imparatora giderken; Şuhut-Arızlı’da Yoğurtçubeli yoluyla Edremit’e [A. Tırtar] ve Uluborlu’ya gitti. Konya kapı, Yalvaç-Manarga, Lâdik ise Eğirdir’dir.
1293 Bizans paralı askeri Frank Aleksi Filantrop, Eski Tralleis’i [Yeni Truva: Barla] zaptetti. Menteşe Aydın’ın dul karısı, Frank’ın evlenme teklifini reddetti ve hazinesini alıp, Melanoudion yanındaki kaleye [Yenicesivrisi?] çıktı.
1302 Osman, İznik [İlegüp] ve Alaşehir’e [Yalvaç] saldırdı; alamadı. Kemer Boğazı’ndan [Menderes bölgesi], Halizones’e [Hales’in bölgesi] ve Telemaia’ya 100 Alp gönderdi, ardından kendisi de gitti ve Bafeus harbini kazandı.
1303 Hamid Bey, [Büyükkabaca] Çukuryer adlı derbent mezrasını sattı. Şeyh Koyungözlü Baba zaviye kurdu.
1304 Amorios Hamid, İmparatorla antlaşmayı yeniledi ve Sakarya Nehri civarından tekrar toprak satın aldı.
1304 Yalvaç [Alaşehir], Germiyanlı Alişir oğlu 1. Yakup ve Aydın Beyin damadı Sasa Bey tarafından kuşatıldı. Derebol [Tripolis du Meandre, Tralleis veya Barla] ise, Karamanla birlikte Alişir tarafından fethedildi.
1304 Gelendost-Efes, Ayasluk, Thyraia ve Baris [Sasabaris], Sasa[n] Bey tarafından fethedildi.
1306 Amorios [Amorion’lu] Hamid Bey, yedi oğluyla sultanlığını ilân eden Kılıcaslan’a biat için Konya’ya gitti. Eski kinini güden Kılıcaslan Geyûmers, Hamid Bey ve altı oğlunu katletti. İlyas, katliamdan mucize eseri kurtuldu.
1306 Sultanhanı’na sığınan İlyas/Ellez [Ales/Hales Amorios], iki aylık Moğol kuşatmasından da kurtuldu.
1308 Menteşe İlyas, Kılıcaslan’a meydan okudu ve teke tek dövüşte onu öldürdü. Selçuklu son buldu.
1310 Osman Bey, eski Eğirdir Gölü’ndeki Rodos [Gülistan, Jan > Can, Kos] Adasını kuşattı [Lebeau].
1314 Menteşe Dündar, Aydın, Saruhan, Menteşe, Teke ve Osman Beyleri temsilen Karanbük kışlağına gitti.
1324 Osman Bey öldü; oğlu Orhan tahta çıktı ve Dündar Bey Aralık 1326’da öldürülene kadar ona tâbi kaldı.
1332 İbn Battuta, Antalya ve Eğirdir’e geldi; Denizli ve Milas’a gitti; Milas Beyi Orhan ile vedalaştı; Anayol’u takiple Senirkent’e geldi; Ahi Ali dergâhında konakladı; Oradan da Kemer Boğazı yoluyla Konya’ya geldi.
Göller Yöresindeki dağlar, nehirler göller ve şehirler [bk.Har.1-10]
Barla Dağı’nın Gölcük, Gelincik, Kadmos, Mysia Olympos, Salbakos, Borlu Dağı gibi adları var.
Sultan Dağlarının Yalvaç-Akşehir arasındaki kısmının adı Kiminas [Gemen] dağı. Bazı tarihi metinlerde Olimpos da denilir. İda dahi bu dağdır. Olimpos, bir yerin en yüksek dağıdır. Dağın, Hoyran Gölü’nün kuzeyindeki kısmına Bozdurmuş, Mesogis, Peçenek-Bizans savaşlarında ise Haemos dağları zikredilir; şimdi Karakuş dağları. Bu dağlara (belki diğer dağlarla birlik) Firikya Parourie denilir. Kybeleon ise Sultan Dağları’nın Gemen kısmıdır.
Gelendost [Afşar-Kyzikos] ile Hoyran [Kaikos vadisi] arasında kalan dağa Çirişli denir. Bu dağa Gelendost tarafı Bozdağ, Hoyran tarafı Gazir Dağı der. Bu dağın, Rhomaide [Remadi Arapça kül rengi, boz], Troad, Troas, Athos, İbidos, Sangia, Signia, Sigria, Sigriane, Syria, Sipylos, Galesion, Didymion ve Dindymos gibi birçok adı var.
Rhaidostos, Tekirdağ değil, Arapça kül rengi [Remadi, Fr. Rhoimaide] manasında Bozdağ [Çirişli Dağı].
Yenicesivrisi’nin, her yanı dik bayır Kelene Hisarı (Arrianos), Cybrilcymani, Cibrilcimani, Tzibrelitzemani, Tzivrelitzemani, Bêth Thôma, Bet-Toman, Tzybritze, Sybrize, Zybrize, Ginglarion, Şato Cingulaire, Dindymos, Pion Tepesi, Sivri’l-Semmâni [Yağcı Sivrisi] gibi adları var. Bet-Toman ve Didyma, iki tepe [ikiz] kalesi anlamınadır.
Arinnanda Dağı, Anamas Dağlarının kuzey tarafındaki Örenköy, Keçili ve Balcı kısmıdır.
Viarus, Eğirdir- Sivri Dağ. Kadmos ise Sivri Dağ dâhil, Barla Dağı [Gelincik Dağı] olmalıdır.
Orta Menders’in, Tantalos, İndos, Tanta-endia, Halis (cıαλις), Obrimas, Menderes, Sangarios, el-Battal, Kaystros, Euros, Ebros [Avrupa], Melis, Boğazın Asya Irmağı, Doğu sınırını teşkil eden Büyük Nehir, Megalo Potamos, Bathys Rhyax, Seha, Pisidia Antakya yanındaki Irmak, Hierus, Hyeronpotamum, Mukaddes Nehir, Âbrū Mesmâne, Siberis, Tioulos, Tearos, Skamandros, Almyros ve Kadmos gibi adları var. Nehrin kaynağına Aulokran, Rhotren denir. Melas ise, Kayaağzı Pınarlarından hâsıl bir çay olmalı (Ramsay, 1960: 266-68; Anna, 1996: 245).
Karyx, Kayaağzı ve Karatepe önündeki Menderes’in kaynağı [Rhotren] (Anna, 1996: 480, açık.4).
Periklystra, Periklystous, Kayaağzı pınarları [Menderes’in kaynağı] (Akropolites, 2008: 68, 102).
Marsyas, suları coşkun çay, ırmak, Bigadiç, Aisepos [Asya/ Asib çayı], Angelokomitos, Yenişarâbı, Lykos, Monolykos gibi adları olup, kaynakları, Yenicesivrisi’nin güney-batı ile Çirişli dağının güney eteklerindedir.
Orgas, Mauropotamos, Barenos, Varinos, Granikos, Sinaos, Sineos, Simoeis, Akharaka’nın ırmağı, Gallos, Antios, Kapros, Sianti, Eleinokaprios adları var. Feyezan anında çok çökelti getirir ve Sangarios’un yatağı ile Eğirdir Gölü’nü doldurur. Varinos, Barenos’un farklı okunuşudur (Ramsay, 1960: 489). Lopras-Canik [Deguignes, 1976: 1111], Kapros olmalıdır. Bu suyun güneyi Karia, kuzeyi Lydia’dır.
Uluborlu Papa çayının Khelidoni, Kıbakıp, Kırlangıç, Rhyndakos, Lampes, İstros, Ammûri nehri. Söğüt ve Hippophoras [at taşıyan] nehri gibi adları var; el-İdrîsî, “Ammûri suyu, Kıbakıp adındaki fırat’a [tatlı su] karışır” der.
Uluborlu Şehir çayının/ suyunun Ammuri suyu ve Becene/ Bitzina çayı gibi adları olup, Popa çayına dökülür.
Kaikos ırmağı, Hoyran veya Kaikos [Caicus] vadisindeki Empelos [?], Elek suyu veya Değirmen çayı.
Nehrü’l-Ahsa [yer altı nehri: İbn Hordazbih ve el-İdrîsî], Şarkîkaraağaç-Fele pınarı. Bu su Vulso’nun MÖ 189 Galatya seferinde Mandri Fontes, bunun şarkındaki İlimen çayı ise, Lalandum Fulumen zikredilir.
Astarpa çayı: Kıreli Gölü’ne dökülen Şarkîkaraağaç Deliçay, II. Murşil’in Arzava seferinde Astarpa zikredilir.
Eğirdir Gölü: Pasköza, Pasgusam (Yinanç, 2013: 260; Fulcersis Cornetensis,1844: 336, Cilt 3). Yazar, ilk defa doğru bir iş yapmış ve Pusgusa için Eğirdir Gölü demiş. Eski Eğirdir Gölü’nün Oğuz Gölü, Ozolimne [kokar göl], Skleros’a ait göl, Deniz, Pont denizi, Rum Denizi, denize benzeyen göl, Bardas? Skleros’a ait göl, Mağrip Diyarı Denizi, Ege [Aigai] Denizi, Bahr ve Derya gibi adları var. Kastoria Gölü de Eğirdir Gölü olmalıdır.
Eğirdir’de yer altına giden sulara, Türkler Düden [Eğrim], Hıristiyan ada halkı [Peçenekler] Katabatara der.
Hoyran Gölü: Aurokran, Rhocran, Rhotren, İznik, Lopadion, Basilyon, Kırk Martyrs ve Askania Gölü.
Kıreli Gölü: Koralis [Strabon]; Beyşehir Gölü: Trogitis [Strabon], Miskinin, Miskineyn, Mistheia Gölü [İ. Hor.].
Seydişehir Gölü: Suğla Gölü, Karaviran Gölü. Suğla, suyun yer altına gitmesi, yâni soğulması manasınadır.
Lâdik-i Suhte: Gıyaseddin Keyhüsrev Akşehir yolu ile İstanbul’a gitmek isterken Lâdik’te kendisi ve maiyetine yağma ve tecavüzler olmuş ve bu hususta şikâyetlerini derhal yeni Sultan’a bildirmiştir. Süleyman-şah Selçuklu hanedânına karşı yapılan bu küstahlıktan dolayı failleri idam ettirdiği gibi Konya’ya bağlı bu köyü de yaktırdı. Bu sebepten Lâdik-i suhte [Yanık Lâdik] adı ile tanınıyordu (Turan, 1998: 247; Yinanç, 2013: 366, yıl 1196). Strabon’un burası için Laodikeia Katakekaumene [Yunanca yanık] veya Laodikeia Combusta [Latince yanık] denildiği söylenir ki, yanlıştır. Zira Laodikeia Katakekaumene, deprem bölgesindeki Eğirdir Lâdik’tir [Laodikya]. Yazar, Antalya’nın kuzeyindeki Toğurla [Eğirdir-Denizli] için Denizli der. Hâlbuki Denizli, Antalya’nın kuzeyinden 150 km daha batıdadır.
Yazarın ehemmiyet vermediği kendi ilçesi ile komşu ilçeler [bk.Har.1-10]
Gelendost: Leontos [Aslanlar] ve Goeleontos [büyüleyici-tılsımlı aslanlar/ büyüleyici-tılsımlı aslanlar bölgesi]. Ahmed İbn Kayıglıg 907 yılında el-Leys’e [Arapça Aslanlar] kadar ulaştı. Gelendos adı, 1930'da Gelendost yapıldı.
Har.5: Değişen Coğrafya: Arzawa memleketleri, Gerçek anlamda Asia çayırları, Seha Nehri, Glaukos, Kaystros, Skamandros. Firigos Bğ.
Atçayırı [Gelendost]: Hayl sahrası denilen yer. III. Gıyaseddin Keyhüsrev, 1279 yılında burada konakladı.
Gerçek anlamda Asia çayırları: Şarkîkaraağaç çayırları. 1111-12’de Şahinşah’ın birlikleri geçti [bk.Har.5].
Yenice köyünde [Gelendost] zemin der zîr-i yol, zemin der nezd-i köpri, zemin-i diğer der nezd-i köpri, zemin der zîr-i ırmak, zemin der zîr-i ırmak der kurbi Kulı, zemin der zîr-i ırmak der kurb-i köpri ve gayri ez zemin der zîr-i yol gibi isimler var. Bu yol, ünlü Yenice Köyü Köprüsü’nden gelen ünlü Kral Yolu’dur. Çünkü bu yol, Çirişli dağının güney eteğinden geçmektedir. “der zîr-i ırmak der kurb-i köpri” ifadesindeki ırmak, Hoyran ve Eğridir Gölleri arasındaki birçok adı olan nehir, köprü ise Kemer Boğazı’nda, söz konusu nehir üzerindeki Yenice Köyü Köprüsü olmalıdır. Eski Çavlı demekle maruf bir zemin, Tanrıvermiş adında bir çiftlik ve Karlı Barak adında bir vakıf var. Bu isimler, 1098 yılındaki Tanrıvermiş ve Barak Beyleri hatırlatıyor [bk. Cebeci-Topraklı, 2018; Uydu Haritası].
Ashab-ı Kehf: Kalesi, Efes [Apasa: Arzawa, Gelendost-Ayapa Höyük yanı], mağara Gelendost-Yaka Karain.
Arkadiopolis, Thyateira, Melanoudion, Yenice Köyü, Bigadiç ırmağı [Yenişarâbı] kıyısındaki bir şehir.
Kalanta, Kalanda [Antalya n., İbn Bîbî, 573], Stratonicea-Hadrianopolis [Kötürnek] ile birlik yazılmış. 692’de Lydia’da değil Asya’da gösterilir (Ramsay, 1960: 138-140). İlk Lydia ve ilk Karia, aynı anda Asya eyaletindedirler.
İlegüp: Uluğbey: Mikra İznik, İznik, Nikopolis, Nymphaion, Pentapolis, Dristra, Dorostolon, Ankore, Ankyra.
Uluborlu: Amorion, Ammûriye, Mordion, Apollonia, Sozopolis. Ballıhisar’da çıkan yazıta göre MÖ 159’da zikredilen Amorion, MÖ 133’de Asia eyaletine girmiştir. Mordiseum, Apollonia [Arundell, 2013: 30], Mordiaeum, Margium [Özsait, 1985: 116]. İsim, Mordion > Amorgion > Amorion gibi değişmiştir. Ioannupolis, Borglu, Barglu, Burgulu, Becene [Bazarı], Bitzina (Anna, 1996: 210, 212/2, 218), Cirimbolu köprüsü [Büyük şehir veya Metropolis köprüsü] ve Vipsania [Ramsay, 1960: 253] gibi adları var. Uluborlu adı, Ulu-bârlı [Ulu kaleli] adından türemiş olmalı.
Juliopolis, eski Gordou Komi, Basileon ve Boulgarophygon [yıl 896], Senirkent-Genceli [Gençali] köyüdür.
Preslav: Göçebe Bulgar devleti başkenti Uluborlu veya yakını bir yerdir.
Cibotos [Apamea Cibitos]: Şuhut-Mahmutköy’e [Synnada] 42 mil uzaklıktaki ve Kemer Boğazı’ndaki bir şehir (Ramsay, 1890: 169). Bir diğer Cibotos veya Sivitut, Yalova-Taşköprü. Cibotos ve Zompos, kambur anlamınadır.
Cyzicos [Kyzikos], Gelendost-Afşar merkez veya Afşar-Kızık mevkii yanındaki bir şehir. Artake de buradadır.
Çatakoğlu veya nâm-ı diğer Dizdar Yeri, Kemer Boğazı’dır. Çatak, iki dağın birleştiği derin dere yatağıdır.
Çoru, Tzouroulos, Sind, Hacıyakup ve Şuhut-Demirbel köyü (Anna, 1996: 69, 74, 76, 78, 239-241, 298).
Dalayman, Derebucak-Kirli [Durak] yakını, Uluborlu-Alâiye yolunda ve Pamfilya [Manavgat] bölgesindedir.
Ardaban [<Artabanus], Uluborlu-Küçükkabaca- Olukman öreni veya ona yakın [Mysia, Phrygia, Pepuza, bk. Arundell].
Ainos, Aigai, Barla Aynalı Çarşı, Phokaia/ Phoukeh/ Fuke, Ablistan, Limenopolis, Limen-kome, Melen-gömü.
Bergama: Edremit, Kliara: Asia eyaletinde birbirine yakın üç kent. Bergama, eski Hoyran ovası ayağı, şimdi Hoyran Gölü’ndeki Gaziri adası: Aspra, Apros, Akça-mescit gibi adları var. Kliara, Yalvaç-Yukarıtırtar ve 1530 Kayı köyü yanı bir yer. Edremit ise, Yalvaç-Aşağıtırtar köyüne yerleşmektedir [bk. Khoniates, 1995: 103].
Malagina: Yassıören, Rumların Melangeiası: 1240 Ertuğrul’un kuşattığı, 1288 Osman’ın fethettiği yer.
Söğüt: 370 Salice. İlegüp şarkı; Popa çayı kıyısı; 1075 Kayılar yerleşti; 1113 Sagouda [Alexiad]. 2026 Mozaikleri çıktı [R.2; Har.10].
Firigos Boğazı: 1501 yılı, 0994 Nu. TTD: Afşar kz., Maziye k., “Frigos Boğazı’nda gemi hâsılından 500 [akçe]” kaydı var. 438 Nu MVADI, s. 273’de Akça-keçilü karyesine tabi Firenkeş okunan mezra da Firigos’tur. Barla’nın şarkında göl kıyısında bir mevkii hâlâ Firigoslar. Eğridir’de Ferik [Firikia] adında orta boy bir elma çeşidi var. Nuri Güngör’ün dediğine göre Eğridir’de Firikler adlı bir sülâle var. Ferik elma için Yunanistan Serez’de oturan Minas Köfüncüoğlu küçük elma der ki, Küçük Firikya’yı çağrıştırır. Firigos Boğazı, Kemer Boğazı olup, Kelainai şehrine ve Boğaz’daki ırmakta gemi çalıştığına işarettir. Boğaz’ın Kutsal Geçit [Ābrū Mesmâne], ırmağın Hieronpotamum [kutsal ırmak] gibi adları olup, ırmak, tarih boyunca coğrafî huduttur. Boğaz’ın garbı için Batı/ Yunanistan; şarkı için Doğu/ Suriye denilmiştir. Herodotos, Kapadokyalılar için Yunanlılar, Suriyeli derler der. Boğaz, el-İdrîsî’nin Şeşen çevirisinde Melütan [Meltinis: Malatyalı], Boğaz’daki ırmak Peutinger’de [Keltçe kabaran, şişen ırmak anlamında] Valcaton [Balgatia] olup, Kilikia sınırı zikredilmektedir [bk. Har.1-10].
Yeñice Derbendi: "Afşar kazasında Yenice Derbendi vardır ve Eğirdir Yörüklerinden Celâlî Karamanlısı 14 kişi tarafından tamir edilmektedir" [Cebeci-Topraklı, 2018: 196; 1568 < Karaca, 2017]. Defter 80b’de Yeñicebeli’dir. Kral Yolu [via regia], Anayol ve Tarikü’l-Cadde’nin geçtiği derbendin Syria geçidi [Ramsay, s.145], J. Fr. Michaud’da Malabyumas [esas Malabrunias], Tzybritzi Kleisoura, Cybrilcymani [Sivri’l-Semmâni: Yağcı Sivrisi: Tzibrelitzemani: Yeñicesivrisi] geçidi, Taurokomos, Zygos gibi birçok adı var. “Yedi Uyurların kalesi Efes’in [Arzawa] şimalindeki müstakil tepenin [Yeñicesivrisi] Roma devrindeki adı, [Yun. Yağ saklanan yer anlamına] Pion idi” [Ramsay, s.117]. 1944’de yol ve isim düzeltmesi yapılarak 1950’de ikinci defa basılan 1/200 bin ölçekli, Harita Genel Müdürlüğüne [HGM] ait haritanın Akşehir Paftasında “Yenice Sivrisi ile Kemer Boğazı” arasındaki bir yol görülmektedir. Akdağ’lı Ahmet Şahin’in [1946-2024] dediğine göre bu yol, 1978’de genişletilen yolun altında kalmıştır.
Kir Yolu: Yenice köyünde “Kir Yolu” diye bir yer var. Bu yol, Kyr Kedid, Kyr Haye veya Kyr Vart ile ilgili olabilir.
Maziye [Marsia] köyü: Yenice hududunda bulunan Mazı [Maziye] yazısı [ovası] ve Mazı Bağları mevkileri köyün yerine işaret eder. Gölün çekilmesiyle kalıntıları ortaya çıktı. Marsyas nehri adını buradan alır [Uydu Har.].
Kyros ovası [Kurupedion]: Kemer Boğazı’nın güneyi; bilâhare Mercü Hüseyin b. Müslim el-Antakî [el-Battal].
Kötürnek köyü: Madenli: Kotoiraikia, el-Alemeyn, Hısnu’l-Meclis, Akhyraous, Akharaka, Aleksandır Kharax, Kharax, Carabba, Hadrianopolis, Adrianople, Trajanopolis, Peton, Ipetobrogen, Pessinus, Hadrianoutherai adları var. Kötürnek, Miryokefalon harbinde savaş alanına üç saat mesafedeki II. Kılıcaslan’ın ordugâh kurduğu yer. 117-181 Stoacı Aristides, 300-350 Piskopos Olympius, 449 İstanbul’daki bir mecliste; “Okuma yazması yok; imzasını Myria [İzmir] piskoposu vasıtasıyla atan” Piskopos Elyas; 451-58 Piskopos Davit ve 1245 Koterinus Ahmet buralıdır.
Yalvaç: Yalavaç: Antakya, Küçük Antakya, Kekaumenos, Antakya el-Muhterika [Yanık Antakya], Philadelphia, Alaşehir, Flaviapolis, Küçük Atina, Masır [Mısır?] gibi adlar var. Katakalon Kekaumenos, Mihail Kekaumenos Yalvaç valisi ve Yalvaç vali yardımcısı. Kekaumene [Yanık] adını Araplar Muhterika, Türkler de Yalav-aç yapmış olmalılar. 1090 civarı zikredilen Emir Çaka’nın [Bey] kardeşi Galabatzes [Yalavaç] Bey, Yalavaç [Yanık] bölgesinin beyidir. Monolykos [Alp Kara], Kundan, Çaka ve Yalavaç, kişilerin adları değil, idare ettikleri bölgeden aldıkları unvandır.
Devlethan Camii: Eski adı Yaka Camii olup, Kundanoğlu Devlethan Bey tarafından tamir gördüğü için adı Devlethan Camii olmuştur [yıl 1568]. Kundan Bey, Alexiad, s.458-459’da Kontogmen geçer [yıl 1110’lar; Cebeci-Topraklı, 2018].
Gemen: şimdi Özgüney. “Asya’da tariki dünyaların melce-i, Kiminas adında bir dağ vardır” [Ramsay]. Men tapınağı.
Örkenez: Organas: Bağkonak: Strabon buradan doğan su için Orgas der. Burada Alaşar yolu ve Alaşar Sokak var.
Nemari [Pars: Pers] vadisi: İbn Hordazbih’te, Örkenez-Manarga ile Gelendost arasındaki vadinin adıdır.
Manarga: şimdi Dedeçam. İbn Hordazbih ve el-İdrîsî’de Rabaz-ı Konya ve Konya kaydedilir. Konya-kapı da burasıdır.
Nuşirevan: Manarga ile Zengiler arasında Yalvaç’a tâbi bir karye idi. Halk, Nuşurvan ve Muşurvanlar der.
Çetince Akçaşar: İbn Hordazbih’teki Burc karyesi. 1568 yılında da, Yalvaç’a bağlı Burc karyesi geçer.
Bahtiyar: İbn Hordazbih’teki bu ismi Melis Kumis okuduk; bazıları da Mâs-i Kumâs okumuş.
Şarkîkaraağaç: Karaağac-ı Yalvaç: Oğuz alt boyu Karaağaç [Oğraklar], Akça-kale, Mercü’ş-Şahm. 838 Halife Mu’tasım Ammûriye’yi [Uluborlu] alınca, Anadolu [Asia] eyaletinin merkezi Mercü’ş-Şahm oldu [bk. Z. Günal, Uc Savaşçıları, 2023: 72].
Ōras: Uğras: Başdeğirmen: 1113 Aorata’da Kamitzes esir oldu [Anna]; II. Murşil’in Arzawa seferinde Aura [MÖ 1300].
Zengiler: Zengibar: Muratbağı: Zengibar kalesi: Seng-i bâr [taş kale]. Khoniates’te Graosgola [Graos-kala: Büyük kale].
ez-Zehrak: el-İdrîsî verir; Şuhut-Arızlı. Arapça bel anlamına [Yoğurtçubeli]; Kedrea, Kidros, Cedrea ve Sidera aynı yer.
Eumeneia [Oynan], Işıklı değil, Şuhut-Oyniğan köyüdür. Euforbio, Synnada’nın 5 mil Oynigan tarafıdır.
Philippopolis, Kemer Boğazı’nda Philippos halkının yurdu Philippoi. Poimanenon ve Lampsakos aynı olabilir. Phlebia [Flevia], Boğazın garbı olup, Agamemnon kaplıcaları değil (Akropolites, 2008: 78, 94; Ramsay, 1960: 123).
Uluborlu-Senirkent ovası: Lampis, Amorion ovası, Hermos, Pankaleia, Panasion, Panonya ve Yüz Tepeler.
Yellibel Geçidi: Yazar, Haçlıları Sultandağı kasabasına getirir; Çay Gölü’ne götürür ve Yalvaç’a atlatır; oradan da Yellibel ile tekrar Akşehir tarafına atlatır [s.185, bk.R.3] ve böylelikle 1700 rakımlı Sultandağı’nı iki kez aştırır. Hâlbuki Ebraϊke Şuhut; Augustopolis Şuhut-Çobankaya’dır. Haçlılar, Afyon [Santabaris], Şuhut, Çobankaya, Bozdurmuşbeli [Karadağ], Kemer Boğazı, Yenice Derbendi [Malabrunias] üzeri Yalvaç’a; buradan da Kral Yolu ve via sebaste ile Şarkîkaraağaç, Kıreli ve Devrent-çam üzeri Konya’ya geldiler. Bir kısım Haçlı ise, Via Sebaste’ye girmedi; Kral Yolu’nu takiple Beyşehir, Karaman ve Ereğli üzeri gitti. Hatanın sebebi, yazarın doğru kaynakları değil, maslahat icabı bilerek ve isteyerek hatalı eserleri kaynak almasıdır.
Daha çok yerel ad var. Yazar, bu adlarla ilgilenmeyi başkalarına bırakarak, yanlış ezberlerle tezini şişirmiştir.
Sonuç
Yazar, Covid 19 salgını sebebiyle arazi çalışması yapamadığını, ancak 2008 yılından beri bölgeye düzenlenen birçok teknik gezi vasıtasıyla bölge tarafımdan kısmen de olsa incelenmiştir [s.VI] der. Tez konusu tarihî coğrafya bir yana, yazarın, coğrafyayı ve yöredeki birçok yer adını bile bilmediği anlaşılmaktadır. Yazar, benim götürdüğüm 5+4+2 toplam 11 gezi dışında yöreye gitmemiş olmalıdır. Önsöz’de herkese teşekkür ettiği hâlde, 2010’den beri kendini en az 11 kez yöreye götüren kişiyi anmaması manidardır. Bu hâl yazarın kişiliğini ele vermektedir. Etik kuralına uyduğunu da pek sanmam. Zira -Tzibritze geçidi tasvirinin Işıltan çevirisinin hatalı olabileceğini; geçidin güneyinin sarp ve dik yükselmediğini, bilâkis yarıklı kayalarla aniden alçaldığını- tezde, Topraklı’dan naklettiği hâlde, 2025’deki makalesinde bunu kendine mal etmiştir. Yazar, Haçlı seferleri ile Miryokefalon harbine takılıp kalmış [bunlar da yanlış ya]; yöreye sıra gelmemiştir. Doğru hiçbir tarafı olmayan bu tez [!] nasıl kabul edildi şaştım. Bu makaleyle, Göller Yöresi hakkında 510 sayfa doktora tezinden hem kat be kat çok, hem de orijinal bilgi verilmiştir. Umarım bundan sonra tarihçi, Göller Bölgesi’ne maslahat icabı değil, sadece hakikat icabı yaklaşır.
.
Ramazan Topraklı, dikGAZETE.com
Kaynaklar
Altınkaynak, Serhat (2022): Selçuklu ve Beylikler dönemi Göller Yöresi tarihî coğrafyası, Doktora tezi, Tez Dan. İlhan Erdem. AÜDTC Fakültesi- Ankara.
Altınkaynak, Serhat (2025): “The Importance of Sozopolis Fortress in Determining the Location of the Battle of Myriokephalon”, Byzantinische Zeitschrift, Cilt 118/I, 2025, ss. 1.
Har.10: Coğrafî Değişim, Eğirdir ve Hoyran Gölleri; ırmaklar; dağlar; Kıral Yolu, diğer tarihî yollar ve tarihî kentler. Sagouda [Salice: Söğüt].
* “Hocam, bir k.kulli yapıp doktorayı bitireceğim demiştin” de; ben de, “öyle yapmadan bitir” demiştim; ama yine de beni dinlememişin.