Dünya sistemi değişirken ABD kalacak mı!
Moskova
Dünya sistemi değişirken Amerika!..
ABD’nin 47. Başkanı olarak göreve başlayan Donald Trump, seçim kampanyası boyunca yasadışı yollarla ülkeye giren göçmenlere ve sığınmacılara karşı sert ifadeler kullandı. Trump, göçmenlerin Amerikalıların kanını zehirlediğini ifade ederken başkanlık vaadi olarak Amerikan tarihinin en büyük ve kapsamlı sınır dışı etme politikasını uygulayacağını açıkladı. Trump, bunun uygulanabilmesi için ilgili kararnameleri de imzalıyor.
Fakat tezat olan durum ise Trump ın kendisinin de göçmen olmasıdır, ailesin zamanında Almanya’dan göçerek gelmesi ve kendisinin başkan adaylığı ile başkanlık sürecinin, göçmen karşıtı politikasıyla öne çıkması ve kazanmasını sağlaması çok manidardır.
Trump’ın kurduğu ve güçlendirdiği “ICE” göç ve gümrük muhafaza kurumu görevlilerinin orantısız güç kullanarak yakında zamanda ABD vatandaşı bir kadını da öldürmeleri, kamuoyunda tepkiyi arttırdı. Trump, ICE görevlilerinin “nefsi müdafaa” yaptığını söylerken, Minneapolis Belediye Başkanı buna karşı çıkarak görevlilerin şehri terk etmesini istedi.
Trump’ın göçmen karşıtı politikalarına ek olarak güçlendirdiği, adeta “kolluk kuvveti” görevini üstlenen ICE görevlilerinin tepkileri de üstlerine çektiği görülmektedir.
Tüm bu gelişmeler Amerika’nın ileride bölünebileceğini ve bu şekilde sistemin yürüyemeyeceği görüşü konuşulmakta ve artmaktadır. ABD’li önde gelen yazarlardan Craig Shirley, parçalanmanın kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “Belki de böyle olması iyidir” diyor. (The Coming American Breakup, and Why It May Be the Right Thing)
Shirley, Washington’un bürokratik, çarpık bir karmaşa merkezi haline geldiğine dikkat çekerek, hükümeti yönetenlerin tüm amaçlarını yitirmiş durumda olduğunu vurguluyor. Bunlardan sonra olması gerekeni ise şöyle ifade ediyor; “Bölgesel bir konfederasyona dönmek”. Shirley, bunun dünyadaki en kötü şey olmayacağını da belirtiyor.
Ancak yazarın belki de gözden kaçırdığı böyle bir yeni yapılanmada federal hükümetin kontrolünde silah altında 1.3 milyon insan ile 3 bin 800 nükleer savaş başlığının olduğunun unutulmaması gerekmektedir.
ABD’nin Gorbaçov’u Trump olabilir mi?
Önümüzdeki süreçte bunu göreceğiz ancak dünya siyasal ikliminin çok iyi yöne gitmediğini görmekteyiz.
Uzun yıllar boyunca Rusya Federasyonu’nda yaşamış ve çalışmış bir insan olarak orada yaşayan farklı din, kültür ve sosyal bölgesel ve farklılıkların, ilgili coğrafyada bir ayrım yaratmadığını ve halkların kendi iç işlerinde belirli bir özerklikleri olmasından dolayı rahat yaşayabilmekte olduğunu izleyen biriyim.
“Rusya, Avrupa'daki en fazla Müslüman nüfusa sahip, Hristiyan çoğunluklu ülkedir; takriben Rusya'daki Müslümanlar toplam nüfusun 14 milyonu veya yüzde 10'unu oluşturuyor.” Bu nokta, Rusya’nın diğer ülkeler içinde örnek yönetimsel birliğinin olduğunu ve farklı kökenleri olan vatandaşlarının birlikte rahat yaşayabildiklerini göstermesi açısından önemlidir.
İş yaşantım dolayısıyla bir dönem Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan’da yaşadım; dinsel ve kültürel açıdan birçok ortak paydamız bulunan bu sıcak halkla geçen sürede güzel anılarımız olmuştur.
Bu iki süper gücü daha iyi anlayabilmemiz için sizi yönetimleri hakkında bilgilendirmek isterim;
Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya Federasyonu’nun Federal Yapıları: Benzerlikler ve farklılıklar...
Amerika Birleşik Devletleri’nin Federal Yapısı:
Amerika, 50 eyaletten oluşan bir federasyondur. Her eyaletin kendi anayasası, yasama, yürütme ve yargı organları bulunur. Eyaletler, kendi iç işlerinde yüksek derecede özerkliğe sahiptir ve kendi yasalarını yapabilirler. Bununla birlikte, federal hükümetin yetkileri, anayasa ile belirlenmiştir ve federal yasalar tüm ülke genelinde geçerlidir.
Rusya Federasyonu’nun Federal Yapısı:
Rusya’da ise 85 farklı federal birim bulunur. Bu birimler, cumhuriyetler, bölgeler, şehirler ve özerk okruglar olarak sınıflandırılır. Cumhuriyetler, genellikle belirli etnik topluluklara özeldir ve kendi anayasalarına sahip olabilirler. Ancak, Rusya’nın federal yapısında da merkezi hükümetin yetkileri ve anayasayla belirlenmiş kurallar geçerlidir.
Benzerlikler:
Her iki ülkede de federal hükümetin belirlediği ortak kurallar ve yasalar vardır. Ayrıca, her iki federasyon yapısında da yerel birimlerin kendi iç işlerinde belirli bir özerkliği bulunur.
Farklılıklar:
Amerika’da eyaletler, genellikle daha bağımsız ve kendi yasama süreçlerine daha fazla odaklanırken, Rusya’daki cumhuriyetler daha çok etnik temelli bir yapı gösterir ve merkezi hükümetin denetimi daha belirgin olabilir. Ayrıca, Amerika’nın federal yapısında eyaletlerin yetkileri daha genişken, Rusya’da merkezi otorite daha güçlüdür.
Dünya siyasetinin şekillendirmesiyle önümüzdeki dönem, yeni gelişmelere açık olacağı görülmektedir ve buna Trump’ın önümüzdeki 03.11.2026 seçimlerinde yeniden seçilmesi ve ona karşı duyulan iç ve dış tepkilerin büyümesi olasılığına istinaden dengelerin değişebileceği göz önüne alınmalıdır.
.
Erdinç Cündübeyoğlu, dikGAZETE.com
-Kul Şerif Camii; Kazan 2017
-Kukla Tiyatrosu; Kazan
-Musa Dzhalil anıtı; Kazan, Rusya
-Kazan anıtı; Kazan, Rusya