Ali Mevlüt Kaya yazdı;
Yeni Parti
CHP’de yönetim krizine neden olan “mutlak butlan” kararı sonrası partiden istifa eden Özgür Özel ve arkadaşları Yeni Parti'yi kurdular.
91 milletvekiliyle siyaset hayatına başlayan parti, sayı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde en çok vekile sahip ikinci parti konumuna yükseldi. 24 yıldır bu statüde bulunan CHP ise beşinci sıraya geriledi.
Yeni Parti böylece Türkiye'deki 190'ıncı siyasi parti oldu.
Partiyi kuran Özgür Özel, yapılan ilk toplantıda da kurucu genel başkan seçildi.
Aynı isimle daha önce 2 partinin kurulduğu dikkatlerden kaçmadı.
Yeni Parti adı ilk kez 7 Ekim 1993'te Yusuf Bozkurt Özal liderliğinde siyasi hayata girdi.
Yeni Parti adı ikinci kez 23 Haziran 2008'de yeniden siyasi hayata döndü. İçişleri Bakanlığı'na verilen kuruluş dilekçesiyle resmiyet kazanan partinin kurucu genel başkanı Alper Tunga Aytaş oldu.
Şimdi bu partiler olmadığı için üçüncü kez Özgür Özel’in kurduğu Yeni Parti siyaset hayatında yer alacak!
Partinin bundan sonraki durumu ne olur, ‘İktidar yürüyüşü’ gerçekleşir mi mevzusuna geleceğiz fakat bugüne kadar CHP’den ayrılanların kurdukları partiler ne olmuş onlara bir bakalım…
CHP içinden kadroların katılımıyla kurulan ilk iki parti 1924'te, Mustafa Kemal Atatürk döneminde Kazım Karabekir liderliğinde kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile 1930'da Fethi Okyar liderliğinde kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası oldu.
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 6 ay dolmadan kapatılırken, Serbest Cumhuriyet Fırkası da siyasi gerginlikler sonrası kendisini feshetmek durumunda kaldı.
CHP'den ayrılan ama siyasi çizgi olarak aynı tabana hitap eden partiler ise 60'lı yıllarda kurulmaya başlandı.
1965 yılında CHP’nin Kemalizm’den uzaklaşarak sola yaklaştığını belirten Turhan Feyzioğlu, 47 milletvekiliyle birlikte ayrıldı ve Güven Partisi'ni kurdu.
1972 yılında ise Bülent Ecevit’in genel başkanlığına karşı çıkan Kemal Satır ile 18 milletvekili CHP'den ayrılarak parti kurma kararı aldı.
Cumhuriyetçi Parti adıyla kurulan bu parti 1 yıl sonra Güven Partisi ile birleşerek Cumhuriyetçi Güven Partisi’ni oluşturdu.
Siyaset hayatında var olmasına rağmen uzun ömürlü olamadı.
12 Eylül darbesi ve CHP'nin kapatılması sonrası o geleneğin devamı olarak kurulan Halkçı Parti ile Sosyal Demokrasi Partisi, 1985’te birleşip Sosyal Demokrat Halkçı Parti'yi oluşturdu.
Diğer yandan aynı dönemde, CHP'nin 12 Eylül öncesindeki genel başkanı Bülent Ecevit'in darbe sonrası siyasi yasaklı olması üzerine eşi Rahşan Ecevit genel başkanlığında kurulan Demokratik Sol Parti de bulunuyordu.
SHP daha sonra CHP ile birleşti.
2005 yılında Yaşar Nuri Öztürk CHP’den ayrılarak Halkın Yükselişi Partisi’ni kurdu fakat devam edemedi.
2014’te Emine Ülker Tarhan, Anadolu Partisi’ni kurdu ve parti kapandı.
2020’de Öztürk Yılmaz, Yenilik Partisi’ni kurdu, seçime giremedi. Mustafa Sarıgül, Değişim Partisi’ni kurdu ve sonunda CHP’ye geri döndü.
2021’de Muharrem İnce, iddialı bir şekilde Memleket Partisi’ni kurdu dönüp dolaşıp, partiyi feshederek CHP’ye katıldı!
Sonuç itibariyle 12 Eylül sonrası Rahşan Ecevit’in kurduğu Demokratik Sol Parti (DSP), CHP eski Genel Başkanı Bülent Ecevit liderliğinde varlığını sürdürdüğü gibi, başarılı da oldu!
Bir tek Ecevit’in DSP’si umduğunu bulurken, Özgür Özel (Ekrem İmamoğlu)’in Yeni Parti’si umduğunu bulur mu ya da bulacak mı?!
Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı ikinci defa kazanmasının ardından oluşan rüzgarla havalara girip, erken dönem tanrılığını ilan ederek, herkesi ‘silkelemeye’ kalkması ve 85 milyonun kendisi için hareket ettiğini düşünmesiyle ‘Nirvana’ya çıkardığı hava; silkelenmesiyle akamete uğradı!
Gözaltına alındığı günden başlayarak halkın sokaklara dökülmesini beklemesi ve yine aynı havalarla mahkemeye filan sözüm ona kendince “posta koyuyorum” efelenmeleri artık eski havasının olmadığı gibi, arkasına aldığı rüzgarın da dindiğini ortaya koydu.
Bütün bunlar olurken şaibeli kurultayla Ekrem tarafından genel başkanlığa getirilen Özgür Özel ise daha çok İmamoğlu’na itaat ederek, onun ‘özel kalemi’ gibi davranış sergiledi.
Mutlak butlan kararından sonra parti kurmak zorunlu hale gelince yine İmamoğlu’nun talimatıyla Yeni Parti’yi kurdu!
İlk günler eski milletvekillerinin ve mevcut belediye başkanlarının çoğunluğunun CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katılması olağan bir durumdur.
Asıl sorun bundan sonrasıdır!..
Ekrem İmamoğlu hapis cezası alır ve partinin başına geçemezse ister istemez bir kayıp başlangıç olacaktır.
Özgür Özel devam ederse, başlardaki bu ilgiyi bulamayacaktır!
Kaldı ki, Antalya Büyükşehir Belediye eski Başkanı Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in yanı sıra Uşak Belediye eski Başkanı Özkan Yalım’ın itirafçı olmaları ve Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ile Veli Ağbaba’ya yüklü miktarda para verdiklerini söylemeleri Yeni Parti ve Özgür Özel için bir handikaptır!
Bundan kaynaklı olmalı ki, Özgür Özel, Yeni Parti’de Veli Ağbaba’ya görev vermedi!
Rüşvetten dolayı Özgür Özel’in dokunulmazlığı kaldırılırsa zaten ortada parti diye bir şey kalmaz!..
Her şey beklendiği gibi gider ve Özel genel başkan olarak devam ederse, sosyal medya kahinlerinin “yüzde 50 ile iktidar olur” kehanetleri de, kehanetten öteye geçmez.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı döneminde benzer kahinler “yüzde 60-65” bandına çıkmışlardı fakat umdukları olmadı!
Önümüzdeki günler ve aylarda İmamoğlu, Özel ve Yeni Parti’nin durumu daha net ortaya çıkacaktır!