?>

Mehmet Görmez: Sarıklı, cübbeli kardeşlerimiz dini zehirliyor

Ali Mevlüt Kaya

2 ay önce

Ali Mevlüt Kaya yazdı;

Mehmet Görmez: “Sarıklı, cübbeli kardeşlerimiz dini zehirliyor”

Dijital Anafor: Ekran Bağımsızlığı Zirvesi” kapsamında "Dijital Çağda Haya Ahlâkı" oturumunda konuşan Diyanet İşleri eski Başkanı ve Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Mehmet Görmez, “Şu anda Türkiye'de dini hayat zehirlenmiştir. Bu zehirlenme dijital mecralar marifetiyle yapılıyor. Aylardır dijital mecralarda nice hocaefendilerin, sarıklı cübbeli kardeşlerimizin yaptıkları tartışmalara bakın. Bütün çocuklarımızın gözü önünde dini hayatımız zehirleniyor” dedi.
Hadis hocası olduğunu, dijitalleşme ve dijital çağla ilgili meselelerin birkaç yıl önce gündemine "anın vacibi" olarak geldiğini, bu konuda düşünmeye başladığını ve görüşlerini özellikle gençlerle paylaşmaya çalıştığını söyleyen Görmez’in, konu hakkında oturumdaki sözleri şöyle:
İnsanoğlunu diğer bütün canlılardan ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi, müdrik bir varlık olması. Yani içinde yaşadığı varlığı ve kainatı anlayan, yorumlayan ve bilinçli bir şekilde her şeye karar veren bir varlık. İdrak kelimesi hem mantık ilminin hem psikolojinin hem de bütün insan bilimlerinin temel kavramıdır. İnsanoğlu müdrik bir varlıktır. Yani eşyayı anlamlandıran, idrak sahibi bir varlıktır.
… Belki dijitalleşmeyle birlikte insanoğlunun kendi iç yapısında büyük bir devrim yaşanıyor ve insanın görsel idraki yani göz, aklın da kalbin de önüne geçiyor. Göz sadece bir idrak yolu olmaktan da çıkıyor; göz bir şehvet aracına dönüşüyor. Bizim medeniyetimizde göz optik bir alet değil, idrak eden bir büyük nimettir. 
Göz, görme işini akılla, kalple, ruhla beraber yapar. Biz buna külli idrak diyoruz. Dijitalleşme, bu külli idraki elimizden alıyor. Gözü, aklın önüne geçiriyor. Görsel idrakin egemenliğiyle aklın idraki zayıflıyor. Kalbin idraki bir çeşit ölümle karşı karşıya kalıyor. İdrak ölümü meselesi dijitalleşmeyle beraber üzerinde duracağımız en önemli kavramdır. İnsan bir çeşit idrak ölümüyle karşı karşıya kalıyor. Günde 6-7 saatini dijital, sanal dünyada, hakikatten kopuk sadece anlamsız, faydasız ve gayesiz içeriklerle geçiren bir insanın sağlıklı bir idrake sahip kalarak yoluna devam etmesi mümkün değildir. Bu sebeple zaman içerisinde bir idrak ölümü gerçekleşir.
Utanma kelimesinin Arapçadaki karşılığı haceldir, haya değildir. Haya, hayat ile aynı kökten gelir ve haya yeniden dirilmek demektir. Yani diri kalmaktır. Haya, bütün haysiyetiyle ve idrakleriyle insanın diri kalmasıdır. İnsanı, idrak ölümünden kurtaracak olan en büyük ahlâk, hayadır. Onun için haya öyle basit bir utanç duygusundan ibaret değildir. 
… Şu anda Türkiye'de dini hayat zehirlenmiştir. Bu zehirlenme dijital mecralar marifetiyle yapılıyor. Aylardır dijital mecralarda nice hoca efendilerin, sarıklı-cübbeli kardeşlerimizin yaptıkları tartışmalara bakın. Bütün çocuklarımızın gözü önünde dini hayatımız zehirleniyor. Sadece o da değil, bir de gayriahlaki içerikler var. O bambaşka bir konu. Benim şu ana kadar anlattığım hususlar bizatihi idraklerimizi ele geçirmeye çalışan içeriklerdi. Bir de gayrimeşru, gayriahlaki içerikler, mahremiyete tecavüz, izleme, dikizleme, röntgencilik tutkusu var. Bütün bunlar beraberinde bir gayri ahlakilik getiriyor. İşte bizi bundan alıkoyacak olan hayadır. Haya ruhun eylemidir…”
Mehmet Görmez hocanın söylediklerine katılmamak mümkün değil fakat oturumla ilgili haber yapılan sitelerin tamamının yorum bölümüne bakınız: Yüzde 99 Görmez’i suçluyor!..
Bre gafil, bre cahil(!), utanmaz” türü hakarete varan sözlerin yanı sıra “Siyonistlerin adamı” olduğunu iddia edenler var!..
Bunları yazanların büyük çoğunluğunun idrakten, dinden filan haberi yok! Konunun içeriğini zaten anlamıyorlar onu geçtik fakat hep birlikte hakaret ettikleri konu, hocanın ‘sakallı-cübbeliler’ demesi!..
Geçen hafta “Görüşme!..” (*) başlıklı yazımızda anlattığımız adamın anlattıklarına İslam demek mümkün mü?
Televizyon ekranlarının yanı sıra geneli sosyal medyada benzeri tiplerin İslam dışı görüşlerini anlattıkları uçma-kaçma masalları başta olmak üzere, onlarca saçmalayan cahil, din tüccarı ve onlara inananlar var!..
Mehmet Görmez’de olduğu gibi başka konularda da linç odaklı benzer tepkiler ortaya koyuyorlar.
Burada en inanılmaz olanı ise, Mehmet Görmez’in de bir zamanlar başkanlığını yaptığı Diyanet İşleri’nin sessiz kalmasıdır!
Aylardır müşrik masalları anlatan ve mezardan yöneltildiğini iddia eden Cübbeli başta olmak üzere sosyal medya hocalarının hiçbirine, “İslam’da öyle şeyler yok” bile demeden, tıpkı onların müritleri gibi seyreden bir Diyanet İşleri Başkanlığı olması da, İslam’ın değil, diyanetin başında bulunan ve sorumlu olanların ayıbıdır!..

.

Ali Mevlüt Kaya, dikGAZETE.com

(*)

Görüşme!..

https://www.dikgazete.com/yazi/gorusme-9172.html

YAZARIN DİĞER YAZILARI