Ali Mevlüt Kaya yazdı;
Kemal Kılıçdaroğlu: “İBB davası siyasi değil, yolsuzluk!”
Geçtiğimiz günlerde kendisine muhalif, Ekrem ve Özgür’ün özel kanalı gibi çalışan Sözcü TV’ye çıkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, üçlü kıskaca alınmak istenmesine rağmen bazı açıklamalarda bulunmuş ve rüşvet konusunda; “Öyle şey olmaz. Geldim diyor, şuna parayı verdim diyor, değil mi; genel başkan yardımcısına parayı verdim diyor. Kim diyor? Parayı veren adam söylüyor. Bana söyler misiniz o genel başkan yardımcılarından tazminat davası açan var mı? Niye açmıyorlar, niye açmıyorlar? Peki niye sormuyorsunuz? Arkadaş bu adam sana diyor ki; ben gittim rüşvet verdim. Şurada verdim, şu saatte verdim. Telefonlar uyuşuyor, her şey tamam! Niye takip etmiyorsunuz?! Hayır efendim... Kişi diyor, verdim. Parayı veriyor, zamanı veriyor her şeyi veriyor. Çakışan her şey var! Söylediğim kişi, genel başkan yardımcısı. Size ben şuradan para aldın desem, yalan söylesem; siz benim hakkımda dava açmaz mısınız yalan söylüyor diye?! Niye dava açmıyor? Genel başkan yardımcısı niye dava açmaz; hangi gerekçeyle dava açmaz?!.” diyerek, programın üçlüsünü susturmuş, rüşvet ve yolsuzluğa vurgu yapmıştı!
Hafta içinde, yine muhaliflerden Ekrem’e kitaplar yazıp, methiyeler düzen Özgür yanlısı Mustafa Balbay'a konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, İBB ve diğer CHP'li belediyelerdeki soruşturmaların siyasi değil, yolsuzluk davası olduğunu belirterek, İmamoğlu'nun yolsuzluktan yargılandığını söyleyip, “Öncelik tutuksuz yargılama değil, ahlaki üstünlük” demiş!
Mutlak butlan sonrası arınma süreci başlatan Genel Başkan Kılıçdaroğlu, 9 milletvekilinin kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilmesini gerçekleştirdi. Yolsuzluk ve rüşvete karışan belediye başkanlarının ihraç edilmesi için aynı sistemi uyguladı.
Daha sonra ismi şaibelerle anılan ve parti disiplinine aykırı hareket eden il başkanları görevden alındı.
Balbay’ın köşe yazısı olarak yayımladığı konuşmada geçen o bölüm…
Kılıçdaroğlu: “Bütün eleştirilere açığım ama yanlış bilgi verilmesine itiraz ediyorum.”
“Davalar siyasi değil diyorsunuz...”
Kılıçdaroğlu: “Yolsuzluk davası onlar.”
“Ekrem Bey için 2500 yıl hapis isteniyor. Aynı süreçte diploması iptal edilip tutuklanıyor. Buna siyasi değil derseniz biz nasıl itiraz etmeyiz?”
Kılıçdaroğlu: “Tutuklu yargılamaya ben de karşıyım. Ailesini ziyaret ettiğimde söylediğim noktadayım.”
“O zaman önceliği tutuksuz yargılamaya vermek gerekmez mi?”
Kılıçdaroğlu: “Bizim öncelikle ahlaki üstünlüğü yeniden kazanmamız gerekli.”
“Bu yargıyla mı?”
Kılıçdaroğlu: “Mahkeme bir karar verir, en ağır biçimde eleştirirsiniz ama ona uymanız gerekir.”
(Bu arada; perşembe akşamı bir televizyonun canlı yayınında CHP üzerinden yapılan son anketi açıklayan Murat Gezici; “Seçmenin yüzde 74’ü Ekrem İmamoğlu'nu siyasi tutuklu olarak görmüyor. Şaibeli bir şekilde yolsuzluk yaptığı iddiasını kabul ediyor” dedi.
Yani CHP’lilerin yüzde 74’ü Kılıçdaroğlu gibi düşünüyor!)
Başta Özgür Özel olmak üzere, Özgür’ün peşinde gidenlerin Ekrem İmamoğlu’nun siyaseten tutuklandığını ileri sürmelerine rağmen Kemal Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun siyasi değil, yolsuzluk suçlusu olduğunu söyleyerek, rüşvet ve yolsuzluktan tutuklanan diğer belediye başkanlarını da Ekrem İmamoğlu gibi değerlendireceği ortaya çıkıyor.
Buradan anlaşılıyor ki; başta İmamoğlu olmak üzere tutuklanan belediye başkanlarının partiyle ilişiği kesilecek!
Yine bu açıklamadan anlıyoruz ki; kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen Veli Ağbaba gibi, Özgür Özel’e de aynı muamele yapılacak!
İtirafçı olan Antalya Büyükşehir Belediye eski Başkanı tutuklu Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek ile Uşak Belediye eski Başkanı tutuklu Özkan Yalım’ın itirafçı olduktan sonraki “Özgür Özel’e rüşvet verdik” ifadeleri, Kılıçdaroğlu’nun penceresinden bakılırsa Özel’i de “siyasi suçlu” sınıfına sokmayacak.
Bunu, ya “arınacağız” diyerek yola çıkan Kılıçdaroğlu ve ekibinin iradesi ortaya koyacak ya da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun Özgür Özel ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında CHP 38. Olağan Kurultayı’nda “2820 Sayılı Kanun’a Aykırılık” ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı sürecinde 'rüşvet almak' iddiaları kapsamındaki dosyaları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği ve oradan da Meclis’e gönderilen dosyanın incelenip, dokunulmazlıklarının kaldırılması ortaya koyacak!