?>

Tarihi bir sorumluluğunuz var Türkiye aydınları!

Güven Akıncı

9 saat önce

TARİHİ BİR SORUMLULUĞUNUZ VAR TÜRKİYE AYDINLARI!

ZÜRİH, İsviçre

Takip edenler vardır mutlaka! F. Gülen’in ölümüyle, takipçileri arasında uzunca bir süredir var olan görüş ayrılıkları daha da belirginleşti.

Özellikle “cemaat abileri” diye tesmiye edilen; Pensilvanya çevresinde konuşlu dar kadroya, gurup içinden ciddi tepkiler var. Gurup liderliğinin belirlenmemiş olması, Gülen kadar etkili bir figürün onun yerine ikame edilemeyişi “ kavga”yı alenileştirmiş görünüyor. Sosyal medya üzerinden hakaretlere varan tartışmalara baktığımızda, “para” ve “güç” konusundaki rahatsızlıklar kavgaların odağında yer alıyor.

Şu meşhur “üstü ihanet, ortası ticaret, tabanı ibadet” betimlemesi “havada” kalmıştı hatırlarsanız. Bu sözü sarf edenler, bu sözün gereğini yerine getirmediler. O kadar yerine getirmediler ki, “tabanı ibadet” dediklerine dahi bir “onurlu çıkış” sunamadılar. İyi ile kötüyü tefrik edemeyip, milyonlarca insanı kör kuyulara atmak “kolayına kaçmak” gibi yorumlandı hep. Ama şahsen ben “kolayına kaçmak” olarak yorumlayarak kolayına kaçmayacağım; bu bir şahsi mes’ele olmuştu, tek bir kişinin şahsi mes’elesi.

Kimsenin şahsi mes’elesinin kılıç sallayanı olmamak iktiza eder. İhtiyaç sahibine yardım edersin, düşeni kaldırırsın, mazluma el uzatırsın. Ama vicdana, adalete karşı, güçlünün kılıcı olamazsın!

Türkiye, şu vakitler; ilk silah patlamasından bu güne üzerinden 40 yıl geçmiş, on binlerce cana malolmuş PKK terör sorununu çözmek için önemli adımlar atıyor.

Bizzat örgütün kurucusunun “26 yıllık hapis hayatı sona ersin” için, TBMM adına bir heyet tarafından ziyaret edildi.

Dün de “barış süreci”ni hayırlı bulup sevinçle karşılamıştık bugün de aynı şekilde düşünüyoruz. Yeter ki insanımız ölmesin!

Dünya kritik bir eşikte. İnsanlık müphem bir yolculuğa icbar ediliyor.  Karamsar bir gelecek tablosu bütün dünyayı tedirgin ediyor. Bunu gören yönetimler, iç huzuru sağlayıp, içeriyi kavileştirmeye çalışıyorlar haklı olarak. Ülkemizde, apansız ortaya atılan “İmralı’daki gelsin Meclis’te konuşsun” sözleri ile başlayan gayret de muhtemel “zor günler”in kaygısında mündemiç…

HAVADA KALAN SÖZÜ, HAYATA GEÇİRMEK!

İşte bu noktada;

Bu ülkenin aydınlarına, siyasetçilerine, entellektüellerine, kanaat sahiplerine, okur-yazarlarına çok büyük bir sorumluluk düşüyor. Böylesine bir tarihsel sorumluluğu hatırlatmak “no-name” bana düşmez belki. Kibrine ağır gelenler olacaktır!

Yine de!

İster “cemaat” deyin ister “FETÖ”. Milyonlarca insanın asimetrik cezalara tabi tutulmasına artık susulmamalı! Bugün değilse ne zaman? Toplumun bir kesimi yaşamsal acılara gark olmuş ise diğer kesiminin huzura ermesi, mümkün olmayan sosyolojik bir gerçek değil midir?

Bilmem kaçıncı yargı paketiyle, adi suçlardan hükümlülere örtülü af getiriliyor. Katiller, hırsızlar, dolandırıcılar, tecavüz suçluları yüz binin üzerinde hükümlü sokaklara salınıyor. Peki darbeden haberi olmayan, suça karışmamış, banka tercihi gazete tercihi ile dünyası başına yıkılmış aileler dahil milyonlar ne olacak?

Evet kabul ediyoruz ki; adı geçen yapı, geçmişte çok can yaktı! Velev ki, canı yananlardansınız, ama yetmez mi?

Bu ülkenin sürgünlerde yok sayılacak, hapislerde çürütülecek, dağlarda ölecek masumu olmamalı.

Hiç olmamalıydı. Geçmişe artık kalın bir perdenin çekilmesi gerekiyor. Şu zor zamanlarda “insanı israf” lüksü yok artık bu ülkenin.

Belli bir azınlık bu düşmanlıktan, bu kinden “dünyalık” kotarıyor çok açık. Bu dünyalığın sebepleneni olmamayı şeref sayarsınız kendi nâmınıza. Eminim buna!

Bu ülkenin hiçbir onurlu aydını, şu üç günlük dünya için vicdanları kanatan haksızlıklara susamaz. Susmaz!

Kendinize yakışanı yapın, ses verin!

.

Güven Akıncı, dikGAZETE.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI