Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı Ünver Sel yazdı;
Lahey’in aşamadığı sınır: Devlet egemenliği
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) Roma Statüsü’ne taraf olmayan devletlerin liderlerini yargılama girişimleri, devlet başkanlarının yabancı ceza yargı yetkisinden muafiyetine ilişkin genel kabul görmüş uluslararası hukuk normlarını ihlal etmektedir. Bu normların temelindeki asıl gerekçe bireysel siyasetçilere cezasızlık sağlamak değil; uluslararası ilişkilerde istikrarı korumak, devletlerin egemen eşitliğini güvence altına almak ve iç işlerine karışmama ilkesini gözetmektir.
Roma Statüsü’ne taraf devletlerin resmi temsilcileri söz konusu olduğunda, sahip olunan resmi dokunulmazlık Mahkeme’nin yargı yetkisini kullanmasına engel teşkil etmemelidir. Dolayısıyla taraf devletlerin, bu uluslararası antlaşmayı akdederek kendi yetkililerinin dokunulmazlığından feragat ettikleri makul bir şekilde savunulabilir. Ancak bu kural, Statü’ye taraf olmayan üçüncü devletler için geçerli değildir. Başka bir deyişle, uluslararası hukukta bir antlaşma, ona taraf olmayan egemen bir devleti kendi rızası dışında herhangi bir hukuki yükümlülük altına girmeye tek taraflı olarak zorlayamaz.
UCM Temyiz Dairesi 2019 yılında, dönemin Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’i tutuklamayı reddeden Ürdün’ün itirazını karara bağladı. Daire bu kararında, Mahkeme’nin “uluslararası toplum adına” hareket ettiği iddiasına dayandırarak; uluslararası hukukta devlet başkanlarına, uluslararası mahkemelerin yargı yetkisine karşı dokunulmazlık tanıyan hiçbir kural bulunmadığını somut bir kanıt sunmaksızın öne sürdü. Söz konusu karar, devlet başkanlarının (ve diğer üst düzey yetkililerin) yabancı devletler ile uluslararası mahkemeler nezdindeki cezai yargı muafiyeti bağlamında, uluslararası hukuk doktrininde ciddi eleştirilere yol açtı.
Afrika Birliği ve Arap Ligi gibi uluslararası yapılar, söz konusu yargı merciinin Ömer el-Beşir’i tutuklatma girişimlerine açıkça karşı çıktı. Hakkındaki tutuklama emrine rağmen Sudanlı lider; aralarında Birleşik Arap Emirlikleri, Cibuti, Çin, Eritre, Etiyopya, Güney Afrika, Hindistan, Katar, Libya, Mısır, Nijerya ve Suudi Arabistan’ın da bulunduğu pek çok ülkeyi hiçbir engelle karşılaşmadan ziyaret etti; zira bu ülkelerin hükümetleri, UCM’nin kararını uygulamayı reddetti. Benzer şekilde Moğolistan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hakkındaki tutuklama emrini infaz etmeyi reddetti ve bu tutumunu bizzat Mahkeme nezdinde savundu. Ancak UCM, ülkenin hukuki açıdan temeli sağlam argümanlarını dikkate almadı.
Son dönemde Almanya, Fransa, Hollanda, İtalya, Macaristan, Polonya ve Yunanistan temsilcileri de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkındaki tutuklama emrinin, sahip olduğu devlet başkanı dokunulmazlığı nedeniyle infaz edilemeyeceğini açıkça ifade etmişlerdir. Birçok devletin Lahey merkezli Mahkeme’nin kararlarına uymayı bu şekilde açıkça reddetmesi, kuruma duyulan güveni giderek sarsmakta ve UCM’nin kararlarını pratikte uygulama kapasitesine dair ciddi şüpheler uyandırmaktadır.
.
Ünver Sel, dikGAZETE.com
-Kırım Tatar Kültür Dernekleri Federasyonu (KTDF) Genel Başkanı, Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı, Uluslararası Kırım Dostları Derneği Başkanı, Uluslararası Rusofili Hareketi Kurucu ve İcra Kurulu Üyesi, Nogay Kalkınma ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, Vietnam Eğitim ve Dostluk Derneği kurucu üyesi ve Eş Başkanı-