?>

Kırım Tatarlarının bitmeyen imtihanı

Ünver Sel

1 ay önce

Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı Ünver Sel yazdı;

Kırım Tatarlarının bitmeyen imtihanı

​Tarihin ve talihin nedense hep aleyhte, keskin ve orantısız bir şekilde tecelli ettiği Kırım Tatarları, geçmişten günümüze daima ağır bedeller ödeyerek yaşamak zorunda kaldı.
Açlık, kıtlık, sürgün ve küresel savaşlar gibi çoklu sorunlar yumağının adeta değişmez bir parçası olan bu halk; bilhassa İkinci Dünya Savaşı yıllarında Sovyetler ile Nazi Almanyası arasında sıkışarak büyük trajediler yaşamış, cephelerde zorunlu veya gönüllü olarak heder oldu.
Avusturya'daki mülteci kamplarında hayatta kalmaya çalışan, ABD veya Türkiye'ye ulaşmak için çabalayan Kırımlıların az bilinen, acı dolu öyküleri vardır.
Zamanın ruhu ve hayatta kalma güdüsüyle şekillenen bu karanlık dönemde, ayakta kalabilmek adına ihbar ve jurnalleşmeler bile sürecin bir parçası oldu. Bilhassa kamplarda Karayim ve Kırımçaklar için deşifre olmak, bilinmeyene ve ölüme yolculuk anlamına geldi.
Dönemin canlı tanıklarından Fevzi Rahman Yurter'in notlarında ve çeşitli arşivlerde yer alan bu gri ve hassas kayıtlar, toplumsal travmaların ne denli yıkıcı sonuçlara yol açtığını göstermektedir. Bu nedenle, üstü örtülmek istenen bu geçmişi ve "Tatar Kemâl" gibi figürleri tarihe not düşerek hatırlamak önemli bir vicdani görevdir.
​Ne var ki geçmişin mağduru ve mazlumu olan Kırım'ın bitmeyen imtihanı, günümüzde de farklı bir boyutta; topyekûn bir tecrit ve kuşatma olarak devam etmektedir.
Dün savaşın ve sürgünün kurbanı olan Kırım, bugün resmen kapalı bir kutuya dönüştürüldü. Bir yandan ‘sözde’ kendisinin sarsılmaz bir parçası olduğunu iddia eden Ukrayna'nın saldırılarına maruz kalırken; diğer yandan başını Almanya, İngiltere ve ABD'nin çektiği küresel sessizliğin ve jeopolitik çekişmelerin ortasında unutulmaya terk edildi.
Bölgeye giriş ve çıkışların yasaklandığı bu ortamda, göç edenlerin ardından geride kalan Kırım halkının durumu kimse tarafından önemsenmemektedir.
Oysa bir halkın geleceği şüphesiz ki kendi yurdundaki varlığıyla eşdeğerdir; dolayısıyla Kırım'da yaşayanlar ötelenemez ve yok sayılamaz. Uluslararası toplumun bu örtülü seyirciliğine diasporanın aymazlığı da eklenince, dünyadan koparılan Kırım'ın yalnızlığı daha da derinleşmektedir.
Geçmişin acılarından ders çıkarılarak, Kırım’a yönelik bu kasti izolasyon ve anlamsız sükûnet derhal sona ermeli; giriş-çıkış yasağı kaldırılarak halkın kendi topraklarındaki varlığı güvence altına alınmalıdır.

.

Ünver Sel, dikGAZETE.com

-Kırım Tatar Kültür Dernekleri Federasyonu (KTDF) Genel Başkanı, Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı, Uluslararası Kırım Dostları Derneği Başkanı, Uluslararası Rusofili Hareketi Kurucu ve İcra Kurulu Üyesi, Nogay Kalkınma ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, Vietnam Eğitim ve Dostluk Derneği kurucu üyesi ve Eş Başkanı-

YAZARIN DİĞER YAZILARI