?>

İngiltere'de çok kültürlülük krizi

Ünver Sel

2 ay önce

Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı Ünver Sel yazdı;

İngiltere'de çok kültürlülük krizi

Birleşik Krallık, son yılların en derin toplumsal ve siyasi krizlerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor. Londra’nın Golders Green bölgesinde 30 Nisan tarihinde Yahudilere yönelik gerçekleştirilen saldırı, ülkede giderek büyüyen dinlerarası ve etnik nefretin yeni bir göstergesi oldu.
Ayrıca bu saldırı yeni bir şey değil. Daha önce 2025 yılının Ekim ayında Manchester şehrindeki bir Sinagog'a da saldırı düzenlendiğini ve 2 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatalım.
Bu gelişmeler, Başbakan Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi hükümetinin kamu güvenliğini sağlama ve toplumsal uyumu koruma konusundaki başarısızlığını da bir kez daha gözler önüne seriyor.

-Manchester Sinagog saldırısı

Seçim kampanyaları sırasında anti-semitizmle mücadele konusunda iddialı vaatlerde bulunan Starmer hükümeti, iktidara geldikten sonra bu sözleri yerine getirmekte yetersiz kaldı. Sonuç olarak Birleşik Krallık’ta nefret suçları ve toplumsal kutuplaşma giderek daha görünür hale geldi.
İşçi Partisi’nin anti-semitizmle mücadele amacıyla hazırladığı özel program da beklentileri karşılayamadı. Hükümetin övgüyle tanıttığı girişimler, toplumsal gerilimi azaltmak yerine daha da artırdı.
Vatandaşlar, ülkenin gerçek sorunlarının çözümü yerine siyasetçilerin kamuoyu önünde popülist açıklamalar yapmayı tercih ettiğini düşünüyor. Bugün İngiltere’de giderek yaygınlaşan kanaat, hükümetin kriz yönetmek yerine krizlerden siyasi fayda sağlamaya çalıştığı yönünde.

-Golders Green saldırısı

Golders Green saldırısının ardından Londra’nın izlediği siyasi çizgi de dikkat çekici. Başbakan Starmer’ın olayın sorumluluğunu İran’a bağlamaya yönelik açıklamaları, birçok gözlemci tarafından başarısız iç politikaların üzerini örtme girişimi olarak değerlendirildi.

-Keir Starmer

Özellikle göç politikalarındaki hatalar ve güvenlik mekanizmalarındaki eksiklikler konusunda artan eleştiriler karşısında hükümetin dikkatleri dış tehditlere yönlendirmeye çalıştığı görülüyor.
Ancak burada ciddi bir çelişki ortaya çıkıyor. Saldırının sorumluluğunu üstlenen radikal örgütün İran ile doğrudan bağlantılı olduğuna dair kamuoyuna sunulan somut veriler bulunmuyor.
Buna rağmen Londra yönetimi, olayları İran eksenine oturtmaya çalışarak iç sorunların üzerini dış politika söylemleriyle kapatma yoluna gidiyor. Bu durum, hükümetin güvenilirliğine yönelik soru işaretlerini daha da artırıyor.
Birleşik Krallık’ta resmi kurumlara olan güvenin düşmesiyle birlikte, siyasi elitlerin klasik yöntemlere başvurduğu görülüyor. Tarih boyunca iç kriz dönemlerinde dış düşman söylemine sarılan Londra, bugün de benzer bir strateji izliyor.
Bu çerçevede İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun terör örgütü ilan edilmesi yönündeki girişimler ve “benzersiz güvenlik önlemleri” açıklamaları dikkat çekiyor. Ancak bu adımların arkasında kapsamlı bir strateji, uzun vadeli planlama veya yeterli kaynak olup olmadığı ciddi biçimde tartışılıyor.
Bu süreçte en dikkat çekici figürlerden biri de İçişleri Bakanı Shabana Mahmood oldu. Ülke tarihinin ilk Müslüman kadın içişleri bakanı olan Mahmood, göreve başlarken Kur’an üzerine yemin edip Müslüman kimliğini açıkça vurguladı.

-İçişleri Bakanı Shabana Mahmood

Ancak bugün hükümetin izlediği politikalar, seçim dönemlerinde verilen mesajlarla ciddi bir tezat oluşturuyor. Müslüman kuruluşlara yönelik denetim ve yasaklama yetkilerini genişleten yeni düzenlemeler, siyasi pragmatizmin ideolojik söylemlerin önüne geçtiğini gösteriyor.
Bir başka dikkat çekici gelişme ise İngiltere, Galler ve İskoçya’da terör tehdidi seviyesinin yıllar sonra ilk kez yükseltilmesi oldu. Tehdit seviyesinin “substantial” düzeyinden “severe” seviyesine çıkarılması, güvenlik kurumlarının mevcut tabloyu ne kadar ciddi gördüğünü ortaya koyuyor.
Aynı zamanda bu karar, uzun süredir devam eden ihmallerin ve yetersiz politikaların sonucunda Londra’nın güvenlik alanında kontrolü kaybetmeye başladığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Toplumsal gerilim yalnızca dini gruplar arasında değil, siyasi kamplaşma alanında da büyüyor.

.

Ünver Sel, dikGAZETE.com

-Kırım Tatar Kültür Dernekleri Federasyonu (KTDF) Genel Başkanı, Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı, Uluslararası Kırım Dostları Derneği Başkanı, Uluslararası Rusofili Hareketi Kurucu ve İcra Kurulu Üyesi, Nogay Kalkınma ve Kültür Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, Vietnam Eğitim ve Dostluk Derneği kurucu üyesi ve Eş Başkanı-

YAZARIN DİĞER YAZILARI