?>

Batılı piçler Ülkü duvarına işiyor!

Selim Çoraklı

2 ay önce

Selim Çoraklı yazdı;

BATILI PİÇLER ÜLKÜ DUVARINA İŞİYOR!

Batı ya da gerçek ifadesiyle “Batıl”, tarih boyunca her zaman ve zeminde “Hak” olanın karşısına dikilerek her türlü şeytanlığını, hilebazlığını, ahlaksızlığını yapmıştır. Bu şeytani planlara rağmen “Hak” cephesini temsil eden yiğitler, onlara her defasında gereken dersi vermesini bilmiş ve tarihin çöplüğüne atmıştır.
Hakkın temsilcileri olarak her seferinde “Hak gelince batılın yok oluşunu” zevkle seyretmişizdir. Tarih içinde hakkın batıla karşı zaferinde en güzel örnekler, Çin’e karşı Kürşadlar, Roma’ya karşı Atillalar, Bizans’a karşı Fatihler, “Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela” batılılara karşı Milli mücadele kahramanları ve son yüzyılımızda da komünizme, kapitalizme, faşizme ve her türlü batıl ideolojiye karşı da şanlı Ülkücü harekettir.
Bugünlerde Batı/Batıl’ın en azat kabul etmez eniği FETÖ’cüler, yeniden harekete geçmiş, geçtiğimiz yıllarda bir sokak tetikçisine öldürttükleri Sinan Ateş üzerinden gerçekleştiremedikleri şeytani planlarını şimdilerde farklı bir yolla yeniden piyasaya sürmeye çalışmaktadırlar. Yaptıkları ile Ülkü duvarına işediklerinin farkındalar mı bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa o da kısa zamanda bu şeytani planlarını tomar yapıp Sinan Ateş üzerinden yapmaya çalıştıkları plan gibi kafalarında patlatacağımızdan asla şüphem yoktur.
Geçtiğimiz yıllardaki planlarını ABD’deki bir gazetede yayınladıkları “Ülkü Ocakları teröristtir, kapatılmalıdır.” hezeyanlarını bu kez ne idüğü belirsiz Avrupa Parlamentosu üzerinden denemektedirler. Bu kez son zamanlarda batılıların Türkiye içindeki kalıntılarına yaptığı operasyonlarla büyük başarılara imza atan Adalet Bakanı Akın Gürlek’i de Ülkü Ocakları yanına katarak, şeytan planlarına devam etmektedirler. Karar taslağının hazırlanışına baktığımızda asrın münafığı Fetullah’ın kırmızı bültenle aranan eniklerinin parmağı olduğu da açık biçimde görülmektedir. Çünkü daha rapor yayınlanmadan batılı ülkelerin istihbarat teşkilatlarının kucağına oturmuş ne kadar FETÖ eniği varsa salya sümük Ülkü Ocaklarına ve Akın Gürlek’e saldırılarına hız verdiler.
Batılların merkezlerinden biri olan Avrupa Parlamentosu’nun hazırladığı Türkiye Raporu taslağında Ülkü Ocakları hakkında “AB ülkelerinde yasaklanması” çağrısına yer verilmektedir. Şeytani rapor taslağında Ülkü Ocakları hakkında genel olarak şu iddialar ve gerekçelerle hedef alınmaktadır:
* Avrupa Birliği üye ülkeleri Ülkü Ocakları’nın (Bozkurtlar) faaliyetlerini incelemeli ve bu yapıların AB genelinde yasaklanması sağlanmalıdır.  
* Ülkücüler, “siyasi şiddet”, “nefret söylemi”, “ayrımcılık”, “azınlıklara yönelik tehditler oluşturma” ve “demokratik düzene risk teşkil etme” gibi faaliyetlerde bulunmaktadır.
* Ülkücüler, Avrupa’daki Türk vatandaşları üzerinde bir baskı unsuru oluşturmakta ve içinde aşırı sağcı/radikal eğilimler barındırmaktadır.
Batılın merkezlerinden biri olan Avrupa Parlamentosu’nun (AP) bugün hakkı temsil eden merkezlerden biri olan, millî ve manevi şuurumuzun mücessemleşmiş ve ipeğe sarılı çelik haline gelmiş Ülkü Ocakları’nı hedef alarak yasaklanma çağrılarında bulunması, eceli gelen itin cami duvarına işemesinden farklı bir şey değildir.
Şunu herkes bilmelidir ki; Ülkü Ocakları, Anadolu’nun yürekleri vatan ve millet aşkıyla tutuşmuş mert ve yiğit evlatlarının kurup büyüttüğü yasal bir eğitim ve kültür vakfıdır. Faaliyetlerinin başında ise Türk gençliğinin milli ve manevi değerlere göre yetiştirilmesinden başka bir şey yoktur. Ülkücü Gençlik, Türk milleti ve vatanının sigortasıdır. Ülkücü gençlik, vatana ve millet tehlikeye düştüğünde, ülkemize yönelik hain bir girişim veya saldırı olduğunda hemen vazifeye koşarak cephe veya cephe gerisinde düşmana gereken dersi vermesini bilecek kadar da şuurludur ve düşmanın yüreğine gereken korkuyu verecek büyüklüktedir. Zaten batılın temsilcilerinden olan Avrupa Parlamentosu’nun hazırladığı rapor taslağında da bu korkunun izlerini görmek mümkündür.
Rapordaki bu korku, Ülkü Ocakları’nın sadece Türkiye’de değil, Avrupa Birliği üyesi ülkelerde de yayılmasından duydukları endişeyi dile getirilirken de kendini göstermiştir.
Rapor taslağının esas maksadının ne olduğu ise, raporda Ülkücü hareketin “Özellikle Kürt, Ermeni veya Yunan kökenliler ve muhalif olarak gördükleri her şahıs için tehdit oluşturduğu” iddialarıdır. Bu ifadeler, açık biçimde Avrupa Parlamentosu’nun nasıl bir şeytani maksadının olduğunu açığa çıkaracak niteliktedir. Ülkücü gençler içinde Kürt gençlerinin ağırlıklı olması ve hepsinin vatan aşkıyla yanıp tutuşması Avrupa Parlamentosu’nu rahatsız etmiş, sürdürdükleri Kürt-Türk savaşı çıkarmak gayelerinin ters yüz olmasına içerlemişlerdir.
Batılın merkezlerinden biri olan Avrupa Parlamentosu’nun bu ahlaksız tutumunun “taraflı, şeytanlık yüklü ve Türk gençliğinin milli şuuruna yönelik bir saldırı” olduğu da açıktır.
Avrupa Parlamentosu’nun bu talihsiz rapor taslağının açıklamasından sonra çok sayıda eleştiriler ve reddiyeler gelmiştir. Ancak Ülkücü hareketin ve siyasi yapılanması MHP’nin lideri Devlet Bahçeli Bey’in söyledikleri tek başına bu şeytani yapıya en güzel cevap niteliği taşımaktadır:
“Ülkü Ocakları’nda Bilge Kağan’dan Kürşat’a, Sultan Alparslan’dan Fatih’e, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e uzanan büyük Türk yürüyüşünün ayak izleri vardır.
Bilinsin ki Ülkü Ocakları, Türk milletinin üç bin yıllık yürüyüşünü genç yüreklerde diri tutan; irfanı imanla, cesareti ahlakla kavuşturan kutlu bir mekteptir. Ülkü Ocakları; dik başlı değil, başı dik Anadolu çocuklarının yurdudur.
Avrupa, yıllardır Türkiye’ye demokrasi, hukuk, güvenlik ve dış politika dersi vermeye kalkmakta; rapor kılıfına sokulmuş ithamları, yaptırım imaları ile süslenmiş tehditleri, Türk ve Türkiye karşıtı muhaliflerin bayatlamış ezberlerini ısrarla tedavüle sürmektedir. Yani Avrupa, kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş; fakat hâlâ Türkiye’nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir. Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliği ile tazyik nakışı işlemeye, çifte standart söküğünü insan hakları türküleriyle yamamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat çıkar, ne hakkaniyet çıkar, ne de Türkiye’ye istikamet çizecek bir irade çıkar. Gaflet uykusundan hülyalara dalanlar iyi duysun, kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin: Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır.
Ülkücü Hareket ve MHP, uluslararası arenada FETÖ sosuyla sahnelenen ve yerli enikleriyle havlama temposu tutturulan bu kirli senaryolara ve haksız ithamlara asla geçit vermeyecektir. Türkiye’ye parmak sallayarak istikamet çizmek kimsenin haddi değildir. AP’yi bu taraflı ve vizyonsuz tutumundan derhal vazgeçmeye; Türkiye’ye ve Ülkü Ocakları’na karşı yürüttüğü asılsız karalama kampanyasına son vermeye davet ediyoruz. Ülkü Ocakları bizim göz bebeğimizdir! Ülkü Ocakları, asil Türk gençliğinin millî ve manevi hamurudur; hiçbir uluslararası yapının asılsız ithamlarıyla gölgelenemez.” (*)
Sayın Bahçeli’nin batıllara verdiği bu muhteşem cevabından sonra yapılacak tek şey, Ülkü Ocakları’nın bundan sonra faaliyetlerini kat kat artırarak devam etmesi ve batılı adeta çılgına çevirmesidir.
Yine yapacağımız en güzel şey, Türk milletinin sigortası olan Ülkücülerin hedefinin ne olduğunu batı/batılların gözüyle değil, Ülkücülüğün kurucusu, fikir babası Başbuğ Türkeş’in tarifiyle öğrenmek gerekir:
“Ülkücülük, insan kafasının içinde elde edilmesi varılması en mükemmel, en güzel, kendisini mutlu edecek hedeflerin tasarlanması ve bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için arzu gösterilmesi ve çalışılması anlamını taşır. İnsanlar arasında idealistler yetişmeseydi insanlık bugün dünyayı aydınlatan birçok gelişmelerini, birçok alanlardaki yükselişlerini sağlayamazdı.
Ülkücülüğümüz, her şeyden önce Türk milletinin ahlakta, maneviyatta, insanlık duygularında en yüksek seviyede bulunması, yaşaması ve ilimde, teknikte dünyanın en ileri gitmiş varlığı haline gelmesidir.
Ülkücülüğümüz, ekonomik açıdan kalkınmış, tarımını modern tekniğe göre geliştirmiş ve modern sanayinin kurmuş, refahlı bir toplum haline gelmesidir.
Ülkücülüğümüz, Türk milletinin merhamet dilenmeyecek bir duruma gelmesi, kendi gücüyle ayakta duran, kendi gücüyle varlığını koruyabilen ve sözünü dünyanın her yerinde saydırabilen bir varlık haline gelmesi düşüncesidir.
Ülkücülüğümüz; Türk Milletini en kısa yoldan en kısa zamanda modern uygarlığın en üst seviyesine çıkarmak; mutlu, müreffeh hale getirmek; bağımsız, özgür, kendi haklarına sahip bir hayata kavuşturmaktır.
Ülkücülüğümüzde daima gerçekçi olmayı ve girişilecek faaliyetlerde Türkiye’yi hiçbir zaman tehlikelere, risklere, maceralara sürüklemeyecek bir yol üzerinde bulunmayı esas kabul eder. Ülkücülüğümüz, Türk milletinin en kısa yoldan, en kısa zamanda kendi gücüyle ayakta durabilecek bir hale getirilmesi ve her çeşit korkudan, baskıdan uzak olarak, hür, müstakil yaşamasıdır.
Ülkücülüğümüz aynı zamanda Türk olan herkese karşı ilgi ve sevgi göstermeyi, onların mutluluğunu dilemeyi ve onların mutluluğunu, Türkiye’yi risklere, tehlikelere maruz bırakmadan, bırakmaksızın, bırakmamak şartıyla sağlamaya çalışmayı içine alan bir ülkücülüktür.”

GÜRLEK’E NİYE SALDIRIYORLAR?

Batılın merkezlerinden biri olan Avrupa Parlamentosu’nun raporunda en çok dikkat çeken başlıklardan biri de hem İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı dönemde, hem de bakan olduktan sonra batılın yerli uşaklarına karşı yaptığı operasyonlarla oyunlarını bozduğu için sık sık gündeme gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ilişkin bölüm oldu.
Batılılar, FETÖ’nün tetikçileri ve yerli uşakları Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atanmasından da derin rahatsızlık duyduklarını defalarca dile getirmiş ve salya sümük saldırılarda bulunmuşlardı. Bütün bu saldırılar bile tek başına Akın Gürlek’in Türk milleti ve devletinin menfaatine yarayacak doğru işler peşinde olduğunu gözler önüne sermektedir. Eminim ki, Sayın Gürlek, “İt ürür, kervan yürür” anlayışı ile hedefini daha da yükseklere çıkararak Türk milleti ve vatanına kast eden FETÖ’cü eniklere, milletin iliklerini sömüren hırsızlara, yolsuzluk yapanlara, sokak çetelerine ve politik cambazlara karşı görevini daha da büyük aşk ve şevkle sürdürecektir.

.

Selim Çoraklı, dikGAZETE.com

(*) MHP Genel Başkanı Bahçeli: Türkiye Cumhuriyeti dış aktörlerin tehdit ve terbiye imalarıyla hizaya getirilemez

https://www.dikgazete.com/haber/mhp-genel-baskani-bahceli-turkiye-cumhuriyeti-dis-aktorlerin-tehdit-ve-terbiye-imalariyla-hizaya-ge-1007322.html

YAZARIN DİĞER YAZILARI