<h3><span><strong>Bir nefeslik mesafe</strong></span></h3> <div><strong>Hayat</strong> bazen insanı tam omuz başlarından tutup hafifçe sarsar.</div> <div>Sanki “<strong>Buradayım, beni gör</strong>” der gibi…</div> <div>Zorluklar çoğaldığında, içimizde bir yer, gürültünün içinden incecik bir tınıyla “<strong>Nefes</strong> <strong>al</strong>” diye fısıldar. Fakat insan, sıkıştığı anlarda <strong>nefesini</strong> <strong>unutabilen</strong> bir varlık. Hatırlaması gerekenin en basit olan şey olduğu gerçeği, nedense en son gelir aklına.</div> <div>Oysa herkesin bir <strong>nefesi</strong> vardır.</div> <div>Ve o <strong>nefes</strong>, bir taneciktir.</div> <div>Biricik, tekrarı olmayan, <strong>ruhun</strong> <strong>imzası</strong> gibi.</div> <div>Zamanın ağırlaştığı, günün yükünün <strong>kalbe</strong> çöktüğü, insanın kendi omzuna bile yaslanacak <strong>hâl</strong> bulamadığı anlar olur. O anlarda <strong>nefes</strong>, içimizde saklı duran küçük bir kapıdır. Kimisi o kapıyı <strong>dua</strong> ile aralar, kimisi <strong>sessizlikle</strong>, kimisi <strong>bir</strong> <strong>çocuğun</strong> saç kokusuna eğilerek… Kimisi de içinden geçen <strong>fırtınaya</strong> rağmen bir bardak <strong>suyu</strong> yudumlayıp “<strong>Bunu yapıyorum çünkü hâlâ buradayım</strong>” der. Bu küçük hareketler, hayatın ciddiyetinin içine serpilmiş minik temsillerdir; dışarıdan bakıldığında sıradan, içeriden bakıldığında yaşama tutunan dallar gibidir.</div> <div>Gün gelir, <strong>soğuk</strong> bir aralık, <strong>pencereden</strong> içeri sızar.</div> <div>Sanki <strong>mevsim</strong> değil de hayatın kendisi <strong>üşütür</strong> insanı.</div> <div>İşte o esnada hissederiz: Her birimiz, <strong>görünmez</strong> bir oyunun içinde, kendi ayakta kalma provasını yapan <strong>güncel</strong> insanlarız. Toplantılar arasında sıkışmış bir <strong>nefes</strong>, market poşetleriyle eve dönerken içte bir <strong>titreme</strong>, akşam haberlerini izlerken <strong>boğazda</strong> <strong>düğümlenen</strong> söz… Bu küçük anlar, <strong>zorlukların</strong> altını çizer; ama aynı zamanda insanın <strong>direncinin</strong> ince hatlarını da belirginleştirir.</div> <div>Bazen <strong>yalnızlık</strong> derinleşir, bazen <strong>sevdaların</strong> <strong>yükü</strong> ağır gelir. Yorgunluk, yavaşça insanın beline değil de <strong>ruhuna</strong> çöker. <strong>Dünya</strong>, göğsün tam ortasında bir taşmış gibi sıkıştırır. Ama aynı anda, hayatın bir köşesinden küçük bir tesadüf belirir: Bir mesaj, bir koku, bir kelime, bir yüzün akılda beliren silueti… <strong>Kesişme</strong> anlarıdır bunlar. Dışarıdan bakıldığında <strong>önemsiz</strong>, ama insanın iç âleminde devrilmiş bir <strong>yaprağın</strong> yere düşerken çıkardığı <strong>sesi</strong> bile duyuracak kadar derindir.</div> <div>İşte o an, <strong>nefesini</strong> <strong>geri</strong> çağırır insan.</div> <div>Çünkü <strong>nefes</strong>, içimizdeki en <strong>sadık</strong> <strong>dönüş</strong> yoludur.</div> <div>Kimi <strong>nefesini</strong> bulduğunda geçmişin ağırlığı biraz hafifler; kimi bulduğunda <strong>geleceğin</strong> telaşı susar. Bir <strong>tek</strong> <strong>nefeslik</strong> <strong>mesafe</strong>, insanın kendiyle arasında oluşturduğu <strong>görünmez</strong> bir <strong>korunak</strong>, küçük bir sığınaktır. <strong>Nefes</strong> dediğimiz o ince çizgi, <strong>kul</strong> ile <strong>Rabbi</strong> arasında kurulmuş en doğal bağdır; <strong>kelimesiz</strong>, <strong>iddiasız</strong>, tamamen olduğu gibi…</div> <div>Bazen insanın bütün gücü, <strong>bir</strong> <strong>nefeslik</strong> alanda saklıdır.</div> <div>Bir nefeslik <strong>sabır</strong>, bir nefeslik <strong>feragat</strong>, bir nefeslik <strong>teslimiyet</strong>…</div> <div>Ve her zorluk, ancak o <strong>nefesle</strong> taşınabilecek kadar hafifler.</div> <div>Sonunda insan şunu <strong>fark</strong> eder:</div> <div><strong>Hayat</strong> sandığımız kadar <strong>sert</strong> değildir;</div> <div>biz <strong>nefesimizi</strong> unuttuğumuzda <strong>kabuk</strong> bağlar.</div> <div></div> <div>Ve <strong>nefesi</strong> tekrar hatırladığımızda,</div> <div>o kabuk ince bir ışığa doğru çatlar…</div> <div><strong>Hayat</strong>, nefesini <strong>hatırlayana</strong> doğru yumuşar.</div> <div>.</div> <div><strong>Arzu Leyal, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>