Öz’ün İfadesi yazdı;
Sürekli Yenilenen Madde ve Frekans Örgüsü Modeli
Modern fizik, maddeyi artık yalnızca “katı parçacıklar” olarak görmemektedir. Özellikle protonun iç yapısına dair çalışmalar, maddenin düşünüldüğünden çok daha dinamik bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Protonun içinde bulunan kuarklar ve gluonlar sürekli etkileşim hâlindedir. Bu hareketlilik o kadar hızlıdır ki insan zihni maddeyi durağan ve sabit olarak algılar.
Popüler bilim anlatımlarında zaman zaman şu ifade kullanılmaktadır:
“Madde her Planck anında yenileniyor.”
Bu ifade birebir teknik bir fizik cümlesi olmasa da, kuantum alanlarının sürekli değişen ve kendini sürdüren doğasını anlatan güçlü bir metafor olarak düşünülebilir.
Planck zamanı:
Bu ölçek, bilinen fiziğin ulaşabildiği en küçük zaman sınırlarından biridir.
Madde Gerçekten Sabit mi?
Günlük hayatta maddeleri:
sert, durağan, değişmeyen yapılar olarak algılarız.Fakat atom altı düzeye inildiğinde durum farklılaşır. Protonun içi:
enerji akışları,
gluon alanları,
kuark etkileşimleri ile doludur.
Yani proton: “donmuş bir cisim” olmaktan çok, “kendini sürdüren dinamik bir düzen” gibi davranır.
Burada önemli soru şudur:
Eğer içerik sürekli değişiyorsa, form nasıl korunmaktadır?
Bu soru bizi “frekans örgüsü” fikrine götürmektedir.
Frekans Örgüsü Fikri
Bir girdabı düşünelim.
Girdabın içindeki su sürekli değişir. Aynı su parçacıkları girdabın içinde kalmaz. Buna rağmen girdabın formu korunur.
Benzer şekilde:
alevin atomları değişir, bedenin hücreleri yenilenir, proton içindeki enerji akışı sürer,ama form devam eder.
Bu durum şu ihtimali düşündürmektedir:
Sürekliliği sağlayan şey maddenin kendisi değil, örgünün korunması olabilir.
Burada “frekans” yalnızca titreşimi ifade etmez. Aynı zamanda:
düzeni,
bağlantıyı,
düğüm yapısını,
bilgi taşıyan örüntüyü de ifade eder.
Bu nedenle “frekans örgüsü” kavramı: maddenin altında yatan dinamik düzeni açıklamak için bir metafor olarak düşünülebilir.
Bilginin Sürekli Güncellenmesi
Eğer evren dinamik bir örgü sistemi ise, o hâlde madde:
tek seferde oluşmuş sabit bir yapı değil,
sürekli güncellenen bir form olabilir.
Bu modelde:
madde sonuçtur, örgü taşıyıcı yapıdır, bilgi ise formun taslağıdır.Ve belki de her Planck ölçeğinde:
enerji akışı sürmekte,
örgü korunmakta,
bilgi güncellenmektedir.
Bu nedenle biz: sürekli yenilenen bir yapıyı, kesintisiz ve sabit bir gerçeklik olarak algılıyor olabiliriz.
Sonuç
Modern fizik, maddenin düşünüldüğünden çok daha hareketli bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Kuantum alanları, parçacıkları durağan nesnelerden çok, dinamik enerji düzenleri olarak ele almaktadır.
“Frekans örgüsü” yaklaşımı ise bu dinamizmi:
örgü,
rezonans,
bilgi,
süreklilik kavramlarıyla yorumlamaya çalışmaktadır.
Belki de varlık: “sabit madde” değil, kendini sürekli yenileyen ve bilgisini koruyan dinamik bir örüntüdür.