Öz’ün İfadesi yazdı;
Bulut, Frekans Örgüsü ve Kütle Dengesi
Giriş
Bir bulutun içinde tonlarca su bulunabilir. Buna rağmen bulut, gökyüzünde uzun süre askıda kalabilir. İlk bakışta bu durum çelişkili görünür:
Bu kadar su neden hemen yere düşmez?
Tonlarca kütle nasıl havada kalabilir?
Bu soruya yalnızca “hafiflik” üzerinden değil; dağılım, örgü, rezonans ve etkileşim üzerinden de bakılabilir.
Kütle Var Ama Davranış Farklı
Buluttaki su tamamen kütlesiz değildir.
Tam tersine:
gerçek kütle taşır, yoğunlaşabilir, yağmura dönüşebilir, hareket ettirilebilir.Fakat buluttaki su:
tek parça büyük bir kütle halinde değildir, aşırı küçük damlacıklar halinde dağılmıştır.Burada önemli olan yalnızca “ne kadar kütle olduğu” değil;
kütlenin nasıl örgülendiğidir.
Minik Damlacıkların Davranışı
Buluttaki mikroskobik damlacıklar:
hava akımlarıyla sürekli etkileşim halindedir, yüzey alanlarını büyütür, düşüş hızlarını azaltır, atmosfer hareketleriyle dengede kalabilir.Bu nedenle:
tonlarca su olmasına rağmen sistem tek bir ağır taş gibi davranmaz.
Dağıtılmış yapı, davranışı değiştirir.
Frekans Örgüsü Fikri
Bu noktada düşünsel olarak şu model kurulabilir:
Minik damlacıklar, atmosferin hareketleriyle uyumlu bir frekans örgüsü oluşturuyor olabilir.
Buradaki “örgü”:
damlacıkların dağılımını, hava ile etkileşimini, denge halini, birlikte davranışınıifade eder.
Bu durumda bulut:
sadece su değildir, aynı zamanda dinamik bir denge sistemidir.Rezonans ve Denge
Bulutun havada kalışı, bir anlamda atmosferle kurduğu dengeye benzetilebilir.
Bu düşünceye göre:
damlacıklar atmosfer hareketleriyle uyum içindedir, sistem belirli bir kararlılık üretir, dağılım korunabildiği sürece bulut askıda kalabilir.Fakat denge bozulduğunda:
damlacıklar birleşmeye başlar, kütle yoğunlaşır, sistemin davranışı değişir, yağmur oluşur.Yani:
aynı su, farklı örgü halinde farklı davranış sergiler.
Katı Gerçeklik Üzerine Bir Düşünce
Bulut örneği daha büyük bir düşünceyi çağrıştırır:
Belki de gerçeklik yalnızca “madde miktarıyla” değil; maddenin nasıl örgülendiğiyle belirleniyordur.
Bu bakışta:
katılık, ağırlık, yoğunluk, akışkanlıkmutlak değil; örgüsel davranış biçimleri olabilir.
Sonuç
Bulut bize şunu düşündürebilir:
Kütle tek başına belirleyici değildir.
Dağılım biçimi davranışı değiştirir.
Küçük parçalar halinde örgülenen sistemler farklı gerçeklik etkileri oluşturabilir.
Rezonans ve denge, büyük kütlelerin bile askıda kalmasını sağlayabilir.
Bu nedenle bulut:
ağır ama hafif görünen, kütleli ama süzülen, dağılmış olduğu için düşmeyen, dinamik denge içinde yaşayanbir frekans örgüsü örneği gibi düşünülebilir.