?>

Karadeniz’e erişim kısıtlanıyor: Türkiye’nin kararı yük taşımacılığını durdurabilir mi?

Fuad Safarov

12 saat önce

Fuad Safarov, Moskova'dan yazdı;

Karadeniz’e erişim kısıtlanıyor: Türkiye’nin kararı yük taşımacılığını durdurabilir mi?

- Karadeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırıların ardından Türkiye’nin gemi geçişlerini yavaşlatmaya başladığı kaydedilirken Türkiye’nin bu kararının yük taşımacılığına etkisi tartışılıyor

MOSKOVA

Türkiye’nin Karadeniz’e yönelik deniz trafiğini kısıtladığı bildirildi. Bloomberg’in deniz taşımacılığı sektöründeki kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Novorossiysk’e gitmek isteyen bazı ticari gemilere Türk Sahil Güvenlik makamları tarafından Çanakkale Boğazı üzerinden transit geçiş izni verilmedi.
Bazı gemi sahiplerine, aynı uygulamanın Ukrayna limanlarına giden gemiler için de geçerli olduğu bildirildi. Ankara’nın geçiş izinlerini neden geciktirdiği ise açıklanmadı.
Kommersant gazetesine göre Karadeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırıların ardından Türkiye’nin gemi geçişlerini yavaşlatmaya başladığı belirtiliyor. Rusya’nın Rosatom bünyesinde bulunan FESCO şirketi, yaptırım listesinde yer alan “Yanina” adlı Rus konteyner gemisinin 1 Ağustos’ta vurulmasının ardından Karadeniz taşımacılığı için yeni başvuruları kabul etmeyi durdurmuştu. İki gün sonra iki Türk kuru yük gemisinin de insansız hava araçlarının saldırısına uğradığı bildirilmişti.

“Bu bir yasak değil, ancak ciddi bir gecikme”

Sovfracht Yönetim Kurulu Başkanı Dmitriy Purim, Novorossiysk ve Ukrayna limanlarına giden gemilerin şu anda Çanakkale ve İstanbul boğazlarından otomatik olarak geçemediğini söyledi.
Purim, bunun henüz resmi bir yasak anlamına gelmediğini ancak deniz taşımacılığında gecikmelere ve ciddi engellere yol açtığını belirtti. Karadeniz’in mevcut koşullarda “tehlikeli denizcilik bölgesi” haline geldiğini ifade eden Purim, birçok gemi sahibinin kendi kararıyla bölgeye gitmekten kaçındığını söyledi.
Uzman, taşımacılık sözleşmelerinde gemilerin yalnızca güvenli limanlara gönderilebileceğine ilişkin hükümlerin bulunduğunu ve Rusya Savunma Bakanlığı’nın son uyarılarının ardından Karadeniz limanlarının bazı armatörler açısından güvenli kabul edilmediğini belirtti.

Tahıl ihracatı için yeni risk...

Reuters’ın haberine göre, Temmuz ayından bu yana Azak Denizi üzerinden yapılan gemi trafiğinde de ciddi zorluklar yaşanıyor. Rusya’nın tahıl ihracatının yaklaşık dörtte birinin bu güzergâhtan geçtiği belirtiliyor.
Sevkiyatların bir bölümünün Novorossiysk’e yönlendirilmesine rağmen burada da gemi trafiğine yönelik kısıtlamaların uygulanmaya başlaması, Rus tahıl ihracatı açısından yeni riskler yaratıyor.
Rusya Tahıl Üreticileri ve İhracatçıları Birliği, mevcut kısıtlamaların devam etmesi halinde buğday sevkiyatlarının en az 30 milyon ton azalabileceği konusunda uyardı.
SovEcon Analiz Merkezi Direktörü Andrey Sizov, Karadeniz’deki durumun küresel ekonomi açısından sonuçlarının Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına benzer etkiler yaratabileceğini savundu.
Sizov, Türkiye’nin Montrö Sözleşmesi nedeniyle boğazlardan geçişi doğrudan kısıtlayamayacağını, ancak trafiği yavaşlatabilecek imkanlara sahip olduğunu belirtti. Ona göre Ankara’nın asıl amacı, Moskova ve Kiev’e Karadeniz’de karşılıklı bir gerilimi azaltma konusunda anlaşmaları yönünde mesaj vermek olabilir.
Sizov, Rusya’nın Azak Denizi’ndeki seyrüseferinin halen yapılamadığını, buna karşın Karadeniz’deki büyük derin su limanlarından tahıl sevkiyatlarının sürdüğünü söyledi. Ancak zaman zaman kesintiler yaşandığını belirten uzman, Ağustos ayında Rusya’nın buğday ihracatının 3-3,4 milyon ton seviyesinde kalmasını beklediklerini ifade etti.
Bu rakamın tarihsel açıdan oldukça düşük olduğunu belirten Sizov, geçen yıl Ağustos ayında ihracatın 4,5 milyon ton, uzun dönem ortalamasının ise yaklaşık 5 milyon ton olduğunu kaydetti.

Karadeniz’deki gelişmeler petrol piyasasını da etkiliyor...

Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının petrol fiyatlarını da etkilemeye başladığı belirtiliyor. Bloomberg’e göre Ukrayna, Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu’na (CPC) ait tesislere saldırmama konusunda ABD’ye güvence verdi.
CPC’nin ortakları arasında Kazakistan bağlantılı kuruluşların yanı sıra ABD’li enerji şirketleri Chevron ve ExxonMobil de bulunuyor. Ukrayna’nın ayrıca yaptırım listesinde olmayan ve Rusya menşeli yük taşımayan yabancı tankerlere saldırmama taahhüdünde bulunduğu aktarıldı.
Bloomberg, Ukrayna’nın güvenli deniz taşımacılığını sağlamak amacıyla özel iletişim merkezleri de oluşturduğunu bildirdi.
Enerji ve Finans Enstitüsü Direktörü Aleksey Belogoryev, söz konusu düzenlemenin Rusya’nın CPC’deki yabancı ortakları açısından kabul edilebilir olabileceğini, ancak uygulamaya ilişkin yeni soru işaretlerinin ortaya çıkabileceğini söyledi.
Belogoryev’e göre asıl önemli nokta, gemiler arasındaki ayrımdan ziyade Ukrayna’nın boru hattına ve liman altyapısına saldırmama taahhüdü. Böylece çatışmaların karaya ve altyapıya yönelik saldırılardan ziyade denizdeki tankerlere yönelmesi söz konusu olabilir.
CPC üzerinden Kazakistan ve Rusya petrolünün aynı akış içerisinde taşındığını belirten Belogoryev, ortaya çıkan petrol karışımının ayrı bir ticari tür olarak satıldığını ve yaptırımlardan muaf tutulduğunu ifade etti.
Uzman, Kazak petrolünün genellikle Novorossiysk’te FOB teslimat şartıyla satıldığını ve geminin taşınması için gerekli navlun organizasyonunun alıcıya ait olduğunu belirtti. Buna göre Ukrayna’nın özellikle Kazak petrolünü taşıyacak gemilerin listesini kontrol etmeye çalışması mümkün.

Türkiye’den Rusya ve Ukrayna’ya “Karadeniz moratoryumu” çağrısı...

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Rusya ve Ukrayna’ya Karadeniz’de saldırılara yönelik moratoryum uygulanması çağrısında bulundu.
Fidan, Ankara’nın öneriyi taraflara ilettiğini ve yanıt beklediğini açıkladı. Ukrayna’dan bu konuda talepler geldiğini belirten Bakan Fidan, Karadeniz’de gemilere yönelik saldırıların Türkiye’de ciddi endişe yarattığını söyledi.
Ankara’nın girişimi, bir yandan ticari gemilerin güvenliğini sağlamayı, diğer yandan Karadeniz’de giderek artan askeri gerilimi sınırlamayı amaçlıyor. Ancak Türkiye’nin boğazlardan geçişlerde uyguladığı gecikmelerin geçici bir güvenlik tedbiri mi yoksa daha kapsamlı bir diplomatik baskı mekanizmasının parçası mı olduğu henüz netlik kazanmış değil.

.

Fuad Safarov, dikGAZETE.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI