<h3><span><strong>Ukrayna tuzağı: Türkiye'nin enerji egemenliği Londra'nın oyuncağı olur mu?</strong></span></h3> <div><strong>MOSKOVA</strong></div> <div><strong>Beş</strong> yıldır süren savaşta artık perde arkasında bambaşka bir oyun oynanıyor. Bu oyunun faturasını ise <strong>Türkiye'ye</strong> kesmek istiyorlar.</div> <div><strong>Savaşın</strong> içinde yaşayanlar bilir; cephedeki kurşunlar kadar, masa başında atılan imzalar da öldürür. <strong>Ukrayna'daki</strong> savaş, beşinci yılına girerken, artık çatışmanın seyri değişiyor. Artık sadece <strong>Donbas</strong> bozkırlarında toprak kazanmak ya da kaybetmek değil mesele. Şimdi gözler <strong>Karadeniz'in</strong> derinliklerine, <strong>Türkiye'nin</strong> enerji damarlarına çevrilmiş durumda.</div> <div><strong>Rusya</strong> <strong>Devlet Başkanı Vladimir Putin'in</strong> geçtiğimiz günlerde <strong>Moskova'da</strong> yaptığı açıklama, aslında <strong>Ankara'ya</strong> gönderilmiş açık bir uyarıydı: “Birileri <strong>Karadeniz'in</strong> altından <strong>Türkiye'ye</strong> giden <strong>Türk</strong> <strong>Akımı</strong> ve <strong>Mavi</strong> <strong>Akım</strong> doğalgaz boru hatlarını patlatmaya çalışıyor.”</div> <div>Bu iddia, kulağa ilk başta bir komplo teorisi gibi gelebilir. Ama gelin, arşivi biraz karıştıralım. </div> <h3><span><strong>Tarih tekerrür ediyor ama bu kez hedefte Türkiye var!..</strong></span></h3> <div><strong>Ukrayna'nın</strong> bu hatlara göz dikmesi yeni değil. Daha <strong>Mayıs</strong> <strong>2023'te</strong>, <strong>Ukrayna</strong> ordusuna ait insansız deniz araçları, <strong>Karadeniz'de</strong> boru hatlarını koruyan "<strong>İvan</strong> <strong>Hurş</strong>" adlı <strong>Rus</strong> gemisine saldırmıştı. Geçen yıl <strong>Ocak</strong> ayında ise <strong>Rusya</strong> <strong>Savunma</strong> <strong>Bakanlığı</strong>, <strong>Ukrayna'nın</strong> <strong>Türk</strong> <strong>Akımı</strong> besleyen <strong>Russkaya</strong> kompresör istasyonuna dokuz insansız hava aracıyla saldırı girişiminde bulunduğunu açıkladı.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Yetkin</strong> <strong>Report'ta</strong> <strong>Mehmet</strong> <strong>Öğütçü'nün</strong> de vurguladığı gibi, bu saldırı girişimleri başarısız oldu diye rahatlamak için henüz çok erken. Çünkü asıl tehlike, bu girişimlerin birer "<strong>prova</strong>" niteliği taşımasında yatıyor. Hatırlayın, <strong>26 Eylül 2022'de</strong> <strong>Baltık</strong> <strong>Denizinin</strong> dibinde <strong>Nord</strong> <strong>Stream</strong> <strong>1 </strong>ve <strong>2</strong> boru hatları nasıl kullanılamaz hale geldi?</div> <div>O zaman da "<strong>Böyle</strong> <strong>bir</strong> <strong>şey</strong> <strong>olmaz</strong>" denilmişti. Ama oldu.</div> <div><strong>Polonya</strong> mahkemesinin geçtiğimiz aylarda verdiği bir karar var ki, tüyler ürpertici: <strong>Mahkeme</strong>, <strong>Nord</strong> <strong>Stream</strong> sabotajında görev alan <strong>Ukraynalı</strong> dalgıcı serbest bırakırken, “<strong>Derin deniz yatağı harbi savaş durumunda yasaldır</strong>” kararını verdi. Bu ne demek biliyor musunuz? Artık <strong>deniz</strong> altındaki enerji altyapısına yapılan sabotajlar, "<strong>meşru</strong> <strong>askeri</strong> <strong>hedef</strong>" olarak görülmeye başlandı.</div> <h3><span><strong>Peki neden şimdi? Neden Türk Akımı ve Mavi Akım?</strong></span></h3> <div><strong>Ukrayna'nın</strong> <strong>Avrupa'ya</strong> gaz geçişi <strong>31 Aralık 2024'te</strong> sona erdi. <strong>Nord Stream</strong> hatları zaten kullanılamaz halde. <strong>Avrupa'ya</strong> <strong>Rus</strong> gazı taşıyan tek büyük hat, <strong>TürkAkım</strong> olarak kaldı. Bu hattı devre dışı bırakmak, <strong>Avrupa'nın</strong> enerji krizini derinleştirirken, <strong>Rusya'yı</strong> önemli bir gelir kaynağından mahrum bırakacak.</div> <div>Ama asıl soru şu: Bu hesabın içinde <strong>Türkiye</strong> var mı?</div> <div>Görünüşe göre yok.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Türkiye</strong>, yıllık yaklaşık <strong>54</strong> milyar metreküp doğalgaz tüketiyor. Bunun <strong>31</strong> milyar metreküpü <strong>TürkAkım</strong>, <strong>16</strong> milyar metreküpü <strong>Mavi</strong> <strong>Akım</strong> üzerinden geliyor. Bu hatların bir gecede yok edilmesi demek, <strong>Türkiye'nin</strong> kış ortasında enerji arz güvenliğinin çökmesi, sanayinin durması, milyonlarca insanın evinin soğuması demek.</div> <div>Üstelik <strong>Türkiye</strong>, yıllardır “<strong>enerji</strong> <strong>merkezi</strong>” olma hedefiyle altyapıya milyarlarca dolar yatırım yaptı. <strong>Tuz</strong> <strong>Gölü</strong> ve <strong>Silivri'deki</strong> depolama tesisleri kapasitelerini artırdı, <strong>Avrupa'ya</strong> “<strong>gazınızı gelin bende depolayın</strong>” çağrısı yaptı. Ama bütün bu vizyon, <strong>Karadeniz'in</strong> dibindeki birkaç patlamayla yerle bir olabilir.</div> <h3><span><strong>Londra'nın oyunu ve Zelenskiy'nin kaderi…</strong></span></h3> <div>İşin bir de diplomatik boyutu var ki, burada ipler <strong>Ukrayna'da</strong> değil, çok daha batıda oynatılıyor.</div> <div>Dönemin <strong>İngiltere</strong> <strong>Başbakanı</strong> <strong>Boris</strong> <strong>Johnson'ın</strong> <strong>2022</strong> baharında <strong>Kiev'e</strong> gidip, müzakere masasını nasıl devirdiğini hatırlayın. <strong>Ukrayna</strong> ve <strong>Rusya</strong>, <strong>İstanbul'da</strong> barışa çok yaklaşmıştı. Ama <strong>Johnson'ın</strong> “<strong>Batı sizi destekliyor, savaşmaya devam edin</strong>” talimatı geldi. Şimdi de benzer bir senaryo işliyor.</div> <div>Kulislerde konuşulan o ki; <strong>Londra</strong>, <strong>Paris</strong> ve <strong>Brüksel'deki</strong> bazı çevreler, <strong>Zelenskiy'nin</strong> artık “<strong>kullan-at</strong>” bir lider konumuna geldiğini düşünüyor. Yerine ise <strong>Genelkurmay</strong> eski <strong>Başkanı</strong> <strong>Valeri</strong> <strong>Zaluzhny</strong> hazırlanıyor. <strong>Avrupa</strong> medyasında <strong>Zaluzhny'yi</strong> öven yazıların sayısı son aylarda dikkat çekici biçimde arttı.</div> <div>Peki <strong>Zaluzhny'nin</strong> eli ne kadar temiz?</div> <div><strong>Wall</strong> <strong>Street</strong> <strong>Journal'ın</strong> ortaya çıkardığı belgelere göre, <strong>Nord</strong> <strong>Stream</strong> sabotajının arkasındaki isimlerden biri de bizzat <strong>Zaluzhny</strong>. Yani <strong>Londra'nın</strong> yeni gözdesi, daha önce <strong>Avrupa'nın</strong> enerji altyapısını hedef alan bir operasyonun mimarı.</div> <div></div> <div>Düşünsenize, <strong>Türk</strong> <strong>Akımı</strong> ve <strong>Mavi</strong> <strong>Akım</strong> patlatılırsa, bu operasyonun hesabı kime kesilecek? Elbette <strong>Zelenskiy'ye</strong>. Ve tam da o noktada, “<strong>savaş</strong> <strong>suçlusu</strong>” ilan edilen <strong>Zelenskiy,</strong> saf dışı bırakılıp yerine <strong>Zaluzhny</strong> getirilecek. <strong>Londra</strong> için mükemmel bir senaryo: Hem <strong>Rusya'ya</strong> darbe vurulacak, hem <strong>Türkiye'nin</strong> enerji bağımsızlığı yok edilecek, hem de <strong>Batı'nın</strong> adamı <strong>Kiev'de</strong> koltuğa oturacak.</div> <h3><span><strong>Türkiye ne yapmalı?</strong></span></h3> <div><strong>Ankara'nın</strong> bu oyunu görmesi ve gereken adımları atması şart. Öncelikle, <strong>Karadeniz'deki</strong> boru hatlarının güvenliği için <strong>Rusya</strong> ile ortak bir koruma mekanizması acilen hayata geçirilmeli. İkinci olarak, <strong>Ukrayna'ya</strong> verilen desteğin bir sınırı olması gerektiği, enerji altyapımızın hedef alınması halinde <strong>Ankara'nın</strong> tavrının çok farklı olacağı <strong>Kiev'e</strong> net bir dille bildirilmeli.</div> <div><strong>Türkiye'nin</strong> enerji merkezi olma vizyonu, <strong>Karadeniz'in</strong> dibindeki borulara bağlı. O borular patlarsa, sadece gaz akışı durmaz; <strong>Türkiye'nin</strong> bölgesel güç olma hedefi de sulara gömülür.</div> <div><strong>Londra'nın</strong> oyun kurucuları şunu bilmeli: <strong>Türkiye</strong>, <strong>21.</strong> yüzyılda kimsenin arka bahçesi değil. Ve <strong>Karadeniz</strong>, kimsenin oyun sahası olmayacak.</div> <div>.</div> <div><strong>Cem Kıran, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>