<div>-Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu</div> <h3><span><strong>Mustafa Kırımoğlu: Türkiye pisliktir!</strong></span></h3> <div><strong>Moskova </strong></div> <div><strong>Refat</strong> <strong>Çubarov</strong> ve <strong>Mustafa</strong> <strong>Abdülcemil</strong> <strong>Kırımoğlu,</strong> <strong>Ukrayna'da</strong> yaşıyor ve <strong>Ukrayna’nın</strong> <strong>Donbas’a</strong> karşı yürüttüğü savaşı şiddetle destekliyorlar.</div> <div><strong>2014</strong> yılından itibaren, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>Meclisinin</strong> doğrudan katılımı ile <strong>Kırım</strong> halkına <strong>Kuzey</strong> <strong>Kırım</strong> kanalından su sağlanması kesildi, yarımadaya elektrik sağlayan enerji hatları havaya uçuruldu, ayrıca <strong>Kırım'daki</strong> bir doğalgaz boru hattının patlaması da organize edildi.</div> <div>Rezilliğe bakın ki, patlayıcıların taşınmasına yardım eden adam şu an <strong>Türkiye’de</strong> <strong>Ukrayna</strong> <strong>Ankara</strong> <strong>Büyükelçisi!</strong></div> <div><strong>Kiev'deki</strong> efendilerini memnun etmek için <strong>Refat</strong> <strong>Çubarov</strong> ve <strong>Mustafa</strong> <strong>Abdülcemil</strong> <strong>Kırımoğlu</strong>, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarını</strong> geçmişte olduğu gibi her türlü ıstıraba sürüklemeye hazırlar. <strong>Ukrayna'nın</strong> <strong>Kırım'ı</strong> askeri yolla geri alması ve orada yaşayan tüm muhalifleri oradan sürmesi gerektiğini açıkça söylüyorlar.</div> <div><strong>Mustafa</strong> <strong>Abdülcemil</strong> <strong>Kırımoğlu</strong>, çizmeyi o kadar aşıyor ki, kurduğu cümle ile <strong>Türkiye’ye</strong> “<strong>pislik</strong>” diyor ve bunu bilmeden söylemesi mümkün değil, söylese bile bunu yayınlayanlar farkına varırdı.</div> <div>Bunu yazının ilerleyen kısmında açacağım sizlere ve nerede ülkemize pislik dediğini aktaracağım.</div> <div>Bu adamlar siyasi oyun oynadıklarını zannederek ve <strong>Türk</strong> halkını açıkça aptal yerine koyarak insanları her daim manipüle etmeye çalışıyorlar.</div> <div>Ben bir <strong>Karapapak</strong> <strong>Türküyüm</strong> ve <strong>Türklüğün</strong> en önemli olmazsa olmazı dürüstlük ve mertliktir.</div> <div>Şimdi <strong>İstanbul’da</strong> yaşayan ve <strong>Mustafa</strong> <strong>Cemilev’in</strong> <strong>Türkiye’de</strong> gizli kasası olan, kendisini demokrat sayan fakat hiç demokratik olmayan bir şekilde, <strong>İstanbul</strong> <strong>Kırım</strong> <strong>Türkleri</strong> <strong>Derneği</strong> başkanlığını uzun yıllardır elinde bulunduran <strong>Celal</strong> <strong>İçten</strong>, üç yıl evvel katıldığı <strong>Osman</strong> <strong>Paşayev’in</strong> sunduğu <strong>Youtube</strong> programında, halkı için güya açlık grevi yapmış olan <strong>Cemilev’e</strong> hizmet etmek için dua ettiğini söyledi.</div> <div></div> <div>-Celal İçten’in katıldığı program</div> <div><strong>İçten</strong>, aynı programda tipik <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> siyasilerinin iki yüzlülüğünü sergileyerek bana çok güzel bir plase vurma şansı verdi!</div> <div>Çünkü programın bir kısmında, <strong>Sovyetler</strong> dağıldıktan sonra kurulan <strong>Ukrayna</strong> devletinin <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarına</strong> kötü davrandığını, onları yok saydığını söylerken, aynı <strong>Celal</strong> <strong>İçten</strong>, beş dakika sonra, “aradan otuz yılın geçtiğini ve <strong>Ukrayna</strong> devletinin bakışının <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarına</strong> iyi yönde değiştiğini” söylüyor.</div> <div>Fakat herkesi aptal yerine koyan <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> siyasilerinin zihniyeti, beş dakika sonra, “<strong>devlet aklı değişmez</strong>” diyerek kendini inkâr ediyor!</div> <div>Programı izlediğinizde zaten bu insanların amacının <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> halkı olmadığını, kendi egoları ile beraber ticari ilişkilerini diri tutmanın peşinde olduğunu net göreceksiniz.</div> <div></div> <div>-Celal İçten</div> <div>Aynı videoda <strong>Celal</strong> <strong>İçten,</strong> kendisinin mesleğinin muhasebecilik olduğunu ve <strong>2014</strong> öncesi <strong>Kırım’da</strong> okutulacak çocuklar için toplanan paranın kendi özel hesabında olduğunu ve bunun dekontlarının halen elinde olduğunu beyan ediyor.</div> <div>Peki ama, bir dernek yöneticisi böyle akçeli işlerin paralarını neden kendi hesabında tutar? Orası muamma!..</div> <div>Diğer yandan milyonlarca Doların <strong>TİKA</strong> tarafından <strong>Kırım’a</strong> gönderilmesi ve bu paraların <strong>Mustafa</strong> <strong>Cemilev</strong> ve <strong>Refat</strong> <strong>Çubarov</strong> gibi adamlar tarafından <strong>Ukraynalı</strong> yerel yöneticiler ile paylaşılmasına, ardından <strong>Kırım’da</strong> yaşayan <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarları</strong> tarafından bu paraların <strong>İstanbul’da</strong> aktarılmasına, <strong>İstanbul’da</strong> da bu paraların çeşitli işlerde sermaye olarak kullanılması iddiası da sayın <strong>Celal</strong> <strong>İçten’i</strong> hiç mi rahatsız etmiyor?..</div> <div><strong>Kırım’da</strong> tüm <strong>Tatarlar</strong> bunu konuşurken sayın <strong>Celal</strong> <strong>İçten,</strong> tüten dumanı hiç mi görmüyor?</div> <div><strong>Celal</strong> <strong>İçten’in</strong> <strong>Kırım’a</strong> giriş yasağı yoksa, en son <strong>Kırım’da</strong> ne zaman bulunmuş ana vatanına en son ne zaman gitmiş? En son ne zaman yerinde görmüş orada yapılanları?</div> <div><strong>Türkiye'den</strong> <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarını</strong> desteklemek için toplanan bağışlar, <strong>Mustafa</strong> <strong>Abdülcemil</strong> <strong>Kırımoğlu'nun</strong> kendisi için büyük bir iş imparatorluğu kurmasını sağladı. Örneğin; <strong>Kırımoğlu</strong>, doksanlı yıllarda <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> paralarını yatırması için kurulan “<strong>İmdat</strong>” bankasının fiilen tek sahibi idi. </div> <div><strong>Banka</strong> üzerinden, yağmalanan ve bilinmeyen bir yöne doğru kaybolan paralar, <strong>Kırım’da</strong> herkes tarafından bilinen bir gerçek. </div> <div><strong>Ukrayna</strong> savcılığının ve kolluk kuvvetlerinin elinde, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarları</strong> için konut inşasına ayrılan fonların, bu banka aracılığıyla yapılan sayısız hırsızlığın kayıt altına alındığını gösteren birçok belgesi bulunuyor.</div> <div><strong>Kırımoğlu'nun</strong> kişisel olarak on binlerce dolar aldığı ve hırsızlıklara doğrudan karıştığına dair kanıtlar da var.</div> <div>Bunların bazı belgelerini daha önce yaptığım videoda kanıt olarak izleyicilere sunmuştum.</div> <div>Basın çıkan haberlerine göre, <strong>Mustafa</strong> <strong>Abdülcemil</strong> <strong>Kırımoğlu'nu</strong> zengin eden yasa dışı finansal operasyonları, <strong>Türkiye'deki</strong> temsilcisi organize ediyor ve kontrol ediyor.</div> <div>Halen <strong>Mustafa</strong> <strong>Abdülcemil</strong> <strong>Kırımoğlu</strong> ve <strong>Refat</strong> <strong>Çubarov'un</strong> tüm finansal hırsızlıklarını bilen, <strong>1990'larda</strong> <strong>İstanbul'da</strong> küçük bir hırdavat üretim işletmesine sahip ismini vermek istemediğim birisi, <strong>Mustafa</strong> <strong>Abdülcemil</strong> <strong>Kırımoğlu</strong> tarafından toplanan bağışlarla bir fabrika inşa ettiğini tüm diaspora ve <strong>Kırım’da</strong> yaşayanlar biliyor. Fabrikanın sahibi başka isim olsa da işten kâr payı alan ise <strong>Mustafa</strong> <strong>Abdülcemil</strong> <strong>Kırımoğlu’nun</strong> ta kendisidir.</div> <div><strong>Mustafa</strong> <strong>Abdülcemil</strong> <strong>Kırımoğlu</strong> ve çevresinin <strong>Türkiye'den</strong> kamu faaliyetleri için alınan finansmanı yağmalamasından dolayı, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarı</strong> asıllı <strong>Türk</strong> işadamı <strong>İbrahim</strong> <strong>Araçı'da</strong> artık yorulmuş bu kan emicilerden.</div> <div>Tüm iyi niyeti ile soydaşlarına yardım eden <strong>İbrahim</strong> <strong>Araçı</strong>, bu kan emici sözde <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>Milli</strong> <strong>Meclisi</strong> yöneticilerinden o kadar bıkmış ki, <strong>Kocaeli’de</strong> ki dernek yöneticiliğini bırakmıştır.</div> <div>Ayrıca, <strong>Mustafa</strong> <strong>Abdülcemil</strong> <strong>Kırımoğlu</strong>, <strong>Refat</strong> <strong>Çubarov,</strong> <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti’ni</strong> ve onun halkının vergilerinden toplanan, daha sonra <strong>TİKA</strong> tarafından <strong>2011</strong> yılında <strong>Kırım'ın</strong> <strong>Bahçesaray</strong> kentindeki ünlü <strong>16. yy</strong> yapısı olan <strong>Zincirli</strong> <strong>Medresesi'nin</strong> restorasyonu için verilen parayı da hiç etmiştir.</div> <div><strong>TİKA</strong>, <strong>Mustafa</strong> <strong>Abdülcemil</strong> <strong>Kırımoğlu'na</strong> <strong>2 milyon 750 bin</strong> dolar tahsis etti ve bir restorasyon şirketi belirlendi, ancak şirket hiçbir ödeme almadığı için çalışmalar kısa sürede durdu. </div> <div>İşin ironik tarafı, o beğenmedikleri, her daim sırtlarından hançerledikleri <strong>Ruslar</strong> daha sonra bölgedeki tarihi yapıları <strong>restore</strong> etti ve bu restorasyonlar hala devam ediyor.</div> <div></div> <div>.</div> <div></div> <div>-Elvis Copho, sosyal medya paylaşımları...</div> <div><strong>Refat</strong> <strong>Çubarov</strong> gibiler ellerindeki sözde <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarları</strong> temsiliyeti uçacak korkusu ile insanlara baskı da yapmakta, örneğin; <strong>Almanya’da</strong> <strong>Elvis</strong> <strong>Colpoh</strong> adında biri, “<strong>Kırım Teşkilatlarının Asamblesi</strong>” adlı bir kuruluş organize etmiş, hemen ardından <strong>Kırım</strong> <strong>Haber</strong> <strong>Ajansı</strong> adlı gazeteleri üzerinden bu kuruluşu destekleyenlere şu ayarı veriyor <strong>Çubarov</strong>.</div> <div>“Bu sistemin dışında olmak isteyen örgütlerin varlığını dışlamadıklarını belirten <strong>Çubarov</strong>, “Buna bir şey demiyoruz. Sadece bu yeni kurulan örgütler Kırım Tatar Milli Kurultayı, Kırım Tatar Milli Meclisi ve Dünya Kırım Tatar Kongresinin yetki ve görevlerini üstlenmesin.”</div> <div></div> <div>-Çubarov ve Asamble karşıtı sözleri</div> <div><strong>Özeti şu</strong>; karşımıza çıkmayın, ezeriz!</div> <div>Çünkü <strong>yeni</strong> <strong>jenerasyon</strong>, bunların tüm birikimlerini ellerinden alabilir ve bu adamlar kendi içerisindeki gençlerden çok korkuyorlar. Öyle ya, yıllarca “<strong>Kırım Tatarları için mücadele ediyoruz</strong>” kisvesi altında bol sıfırlı paralar ile çalışmadan rahat bir hayat, ülke başkanları ile görüşmeler vesaire…</div> <h3><span><strong>Türkiye Cumhuriyeti’ne “Pislik” diyor!..</strong> </span></h3> <div><strong>Refat</strong> <strong>Çubarov</strong> ve <strong>Mustafa</strong> <strong>Kırımoğlu’na</strong> <strong>Türkiye’ye</strong> giriş yasağı getirilmesi elzemdir, çünkü “<strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>Meclisi”</strong> dedikleri lağım çukuru bu yapının içinden bazıları, haddi olmadan <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti’nin</strong> iç işlerine burnunu sokarak, akıllarınca ayar vermeye çalışıyorlar.</div> <div><strong>MİT</strong> ve <strong>Dışişleri</strong> bakanlığımızın şımarttığı bu halk düşmanı insanlar, <strong>CIA’nın</strong> öz evlatları oldukları için hadleri olmadan ülkemizin iç politikasına dil uzatacak kadar da kendilerine güveniyor.</div> <div>Örneğin; <strong>MHP</strong> lideri <strong>Devlet</strong> <strong>Bahçeli’nin</strong> <strong>Türkiye</strong>-<strong>Rusya</strong>-<strong>Çin</strong> “<strong>TRÇ</strong>” birliği çıkışını, <strong>CIA</strong> tarafından desteklenen <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>Haber</strong> ajansına değerlendiren <strong>Kırımoğlu</strong>, şunları söyleyebiliyor:</div> <div>“<strong>Türk</strong> <strong>dünyasına</strong> en çok eziyet yapan <strong>faşist</strong> <strong>Rusya</strong> ve <strong>komünist</strong> <strong>Çin</strong>. Onlarla <strong>ittifak</strong> kurmak istiyorsun... Eğer bu devletleri seçiyorsan orada bir boşluk var; <strong>Kuzey</strong> <strong>Kore'yi</strong> de <strong>Belarus'u</strong> da sok oraya. <strong>Bütün</strong> <strong>pislikler</strong> <strong>beraber</strong> <strong>olsun</strong>. Bu ne demek? Şimdi <strong>Kırım</strong> <strong>Yarımadası</strong> işgal altında, yüzlerce insanımız hapiste. Sadece işgale karşı oldukları için insanlarımızı kaçırıp öldürüyorlar. Şimdi bu devletle ittifak olunmalı diyor. Manası ne bunun? Oradaki <strong>Türkleri</strong> düşünmüyor musun? Anlam veremiyorum."</div> <div></div> <div>-“Kırım Haber Ajansı” sitesindeki “Pislikler” ifadesi…</div> <div>Haber, bu sözlere ise noktayı şu cümle ile koyuyor: “diyerek <strong>şaşkınlığını</strong> dile getirdi.”</div> <div>Ve ilgili sitedeki aynı haber, şöyle devam ediyor:</div> <div>-Öte yandan, <strong>Türkiye'nin</strong> <strong>NATO</strong> üyesi olmasının avantajından söz eden <strong>Kırımoğlu</strong>, "<strong>NATO</strong> şimdi istediğimiz gibi değil ama <strong>1952</strong> yılında <strong>Türkiye</strong> NATO'ya girmemiş olsaydı belki de bağımsız <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> değil de <strong>Türk</strong> <strong>Sovyet</strong> <strong>Sosyalist</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> olacaktı. <strong>NATO'nun</strong> noksanları var istediğimiz gibi değil ama o <strong>Türkiye'nin</strong> güvenliğini koruyacak en büyük kuvvetlerden birisi." değerlendirmesinde bulundu.-</div> <div><strong>Türkiye’ye</strong> aklınca ayar vermeye kalkan <strong>CIA</strong> pislikleri, <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> için <strong>Ukrayna’ya</strong> karşı <strong>istihbarat</strong> faaliyeti yürütürken, aynı zamanda <strong>Türkiye’ye</strong> karşı da istihbarat faaliyeti yürütüyorlardı, şimdi ise “<strong>Eğer bu devletleri seçiyorsan orada bir boşluk var; Kuzey Kore'yi de Belarus'u da sok oraya. Bütün pislikler beraber olsun</strong>” diyerek alenen hepsine birden “<strong>pislik</strong>” diyen bu adam, “<strong>bunak</strong>” değilse ülkemizi de araya katarak aynı “<strong>pislik</strong>”te kendisi de yuvalanmış olmuyor mu?</div> <div>Kısacası; iç düşüncesi ve ait olduğu yer dışa vuruyor bu konuşmada.</div> <div>Çünkü bu çete, kendi halkını bile siyasi hırsları için ateşe atmıştır, her zaman dedim, bu adamın hayatı boyunca bir mesleği bile yoktu ve “asalak” gibi <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarının</strong> paralarına çökerek hayatını kazandı. Yoksa siyaset yaparak eşine kürkler, arabalar alamaz, çocuklarını okutamazsın!</div> <div><strong>İstihbarat</strong> dilinde bu gibi insanlara “<strong>4 tekerlekli bisiklet</strong>” denir!</div> <div>*</div> <div><strong>15</strong> <strong>Temmuz</strong> <strong>2016</strong> yılından hemen önce, <strong>Nisan</strong> <strong>2016</strong>’da <strong>Ukrayna</strong> <strong>İstihbaratının,</strong> bazı belgeleri ya bilerek ya da bilmeyerek basına sızdırıldı. Belgelerde <strong>Refat</strong> <strong>Çubarov</strong>, <strong>Mustafa</strong> <strong>Kırımoğlu</strong> ve şimdinin <strong>Ukrayna</strong> <strong>Savunma</strong> <strong>Bakanı</strong> olan <strong>Rustem</strong> <strong>Umerov’un</strong> <strong>Türkiye’ye</strong> <strong>Ukrayna’dan</strong> <strong>istihbarat</strong> sağladığı açıkça belirtiliyor.</div> <div></div> <div>- İstihbarat Raporu, Ukrayna dilinde…</div> <div></div> <div>-İstihbarat Raporu (Çevirici tarafından Türkçeye çevirilmiştir)</div> <div>Adamlardan birisi bugün <strong>Ukrayna’da</strong> savunma bakanı ve diğer ikisi vekil.</div> <div>Yedikleri kaba her daim pisleyen “<strong>Kırım</strong> <strong>davası”</strong> güttüğünü iddia eden bu siyasiler, <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarını</strong> değil temsil etmek, derneklerinden içeri sokulmamalı.</div> <div>Çünkü bu insanların fiiliyata döktüğü hesapsız eylemleri, işinde gücünde olan gerçek <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarlarına</strong> o dönem <strong>Ukrayna</strong>, şimdilerde ise <strong>Rus</strong> devletinin bakışını şekillendirmekte.</div> <div><strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> de kendilerini <strong>ABD’ye</strong> satmış bu sözde liderleri sırtından kesip atmalıdır, çünkü <strong>Türkiye’nin</strong>, <strong>Ukrayna’nın</strong> ve <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarı</strong> olan insanların kanını emen bu tür keneler sürüsüne artık yeter demesinin vaktidir.</div> <div>Daha önce sizlere yayınladığım ve <strong>Kırım’da</strong> gerçekleştirilen kurultayda, ana vatanlarında yaşayan insanlar, vatanını satıp <strong>Ukrayna'ya</strong> yerleşen, dünyanın çeşitli ülkelerinden mülkler edinen kene sürüsünü <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti'nin</strong> yürütme organlarına şikayet edip, onları artık dinlememesini ve <strong>Türkiye’nin</strong> gerçek <strong>Kırımlılara</strong> kulak kabartmasını adeta haykırmıştı.</div> <div>Daha sonra yaptığım görüşmelerde, <strong>Türk</strong> <strong>dışişleri</strong> kaynakları bu durumun yakında değişeceğini, <strong>Türkiye’nin</strong>, <strong>Kırım</strong> siyasetini jeopolitik gerçeklere göre tekrar güncelleme düşüncesinin -kapalı kapalı ardında- konuşulduğunu aktardı.</div> <div>Kaynağımın bana belirttiği durum, aslında <strong>Trump</strong> ve <strong>Rusya</strong> anlaşması!</div> <div>Eğer <strong>Trump’ın</strong> <strong>Rusya</strong>-<strong>Ukrayna</strong> ve <strong>Rusya</strong> ekseninde anlaşma sağlar ise bu “<strong>Kırım</strong> <strong>Meclisi”</strong> denilen <strong>çürük</strong> yapı tamamen gücünü yitirecek ve <strong>Türkiye</strong> ile <strong>Ukrayna</strong> bunları adeta kapının önüne koyacak, çünkü “<strong>Meclis”</strong> denilen bu yapıyı <strong>ABD’nin</strong> siyasileri değil, <strong>CIA’nın</strong> bir bölümü kullanıyor, bundan dolayı <strong>Trump’ın</strong> gözünde <strong>Çubarav</strong> ve <strong>Kırımoğlu</strong> gibi halkına ihanet eden insanlar önemsiz bir yer kaplıyor.</div> <div>İşte tam bu neden ile <strong>Çubarov;</strong> “<strong>ABD</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Trump’ın</strong> daha önce seslendirdiği tutumu biz kabul etmiyoruz. Çünkü <strong>Trump’a</strong> göre <strong>Rusya-Ukrayna</strong> savaşında barışı sağlamak için <strong>Ukrayna’nın</strong> şu an <strong>Rus</strong> işgali altında olan bazı topraklardan vazgeçmesi gerekiyor. Ancak bu fikirler uluslararası hukuka aykırıdır. Hiç bir devlet baskı altında kendi topraklarını başka devlete vermez.</div> <div><strong>Ukrayna</strong> devleti, <strong>Ukrayna</strong> halkı olmadan <strong>Ukrayna’nın</strong> toprak bütünlüğü konuşulamaz. Aynı şekilde <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> halkı ve <strong>Ukrayna</strong> olmadan <strong>Kırım</strong> <strong>Yarımadası</strong> hakkında hiç bir karar alınamaz.” diye kendini yırtıyor.</div> <div>Fakat <strong>Türk</strong> <strong>dışişlerindeki</strong> kaynaklarım da çok iyi biliyor ve kabul ediyorlar ki; <strong>Kırım</strong> uzun süredir fiilen <strong>Rusya’nın</strong> ve <strong>Ukrayna’nın</strong> da bu bilinçte olduğu bilinen bir gerçek.</div> <div><strong>Çubarov</strong> ve <strong>Cemilev</strong> için <strong>Kırım’da</strong> yaşayan <strong>Tatarlar</strong> onlar için sadece siyasi bir enstrüman, hiçbir zaman halkını düşünen birer lider olamayan bu paracılar, muhatabı oldukları her ülkenin yardımları ile onların maddi kaynaklarını emmek için uğraşmışlardır.</div> <div>Dün <strong>Ukrayna’ya</strong> ağız dolusu hakaret eden bu “suç çetesi” mensupları, bugün “<strong>Ukrayna vatanımız</strong>” diyecek kadar namert noktadalar.</div> <div><strong>Türkiye,</strong> bunlara desteği kessin, anında <strong>Türkiye'nin</strong> altını da oyarlar, çünkü bunların dedeleri, <strong>2. Dünya Savaşı</strong> sırasında düşman askerlerine yardım edip, kendi halklarının <strong>Sovyet</strong> rejiminin gazabına uğramasının yolunu açmıştı.</div> <div>O gün bugündür, bir halkın acılarından kendine kazanç sağlayan bu suç çetesinin halen <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti’nde</strong> ihtimam gösterilip saygı duyulması, büyük istihbarat boşlukları olduğunu gösteriyor.</div> <div><strong>Ukrayna</strong> istihbaratının savaş sonrası <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>Meclisi</strong> ve <strong>Gülenciler</strong> ile <strong>Türkiye’ye</strong> karşı işledikleri faaliyetleri merak ile okuyacağım, çünkü <strong>Ukrayna</strong> devletinde bunların birer kan emici ve iki yüzlü olduğunu bilen çok insan var, zaten <strong>Kiev’e</strong> kaçan bu çetenin <strong>Amerika’ya</strong> çalıştığı, <strong>Amerika’nın</strong> bastırması ile <strong>Fetullah</strong> <strong>Gülen’in</strong> altın çocuğu <strong>Kırım</strong> <strong>Tatarı</strong> <strong>Rustem</strong> <strong>Umerov’un</strong> zorlama ile <strong>Ukrayna</strong> <strong>Savunma</strong> <strong>Bakanı</strong> yapılmasından dolayı <strong>Ukrayna</strong> devleti içerisinde çok önemli kişiler de bu <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> çetesinden tiksinmekte.</div> <div>Savaş sonu bu çete tasfiye edilecek, çünkü <strong>Ukrayna’nın</strong> artık <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>Meclisine</strong> ihtiyacı olmayacak, bunu bilen bu çete, kendini pahalı bir ürün olarak ortaya koysa da ben <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti'nin</strong> bir ferdi olarak, bu vatan hainlerinin gerçek yüzünü memleketime gösterip, <strong>Amerikan</strong> projesi <strong>Cemilev’in</strong> yalanlarını, özellikle açlık grevi yalanlarını o dönemin insanları ile yapacağım röportajlarda ortaya çıkaracağım.</div> <div>Bunu yapmamdaki ana sebep, bu insanların <strong>Kırım’da</strong> yaşanılan acıları kendilerine ekmek kapısı haline getirmeleri ve binlerce namuslu <strong>Kırım</strong> <strong>Tatar</strong> <strong>Türkü</strong> insanın geleceklerine vurdukları darbedir.</div> <div>Ben, dünyanın en ücra köşesi olan <strong>Norilsk</strong> şehrine gittim, kışın dünyanın en sert rüzgarlarına ve soğuğuna hakim bu coğrafyada binlerce siyasi hükümlünün inşa ettiği şehri gezdim ve orada yaşananları dinledim.</div> <div>Buraya gönderilenlerin çoğunluğunu <strong>Ruslar</strong> oluştururken, bu insanlar hiçbir zaman bu yaşadıklarını <strong>Cemilev</strong> ve <strong>Çubarov</strong> gibi dramatize edip insanlara sunmamış, bu acılardan kendilerine bir ekonomik getiri sağlamamış ve en önemlisi vatanlarına ihanet etmemiştir.</div> <div>Bu <strong>Kırım</strong> çetesine baktığımızda ise jeopolitik gelişmeler karşısında adeta bir bukalemun gibi, dönem dönem suçladıkları, düşman gördükleri <strong>Ukrayna</strong> halkını şimdi kahramanlaştırıp, onların dünyadan aldıkları destek rüzgarını kendi çıkarları için kullanıyorlar.</div> <div>Adeta siyasal İslamcılar gibi, Amerikalı liberaller gibi, bu yaptıkları namussuz siyaseti normalleştirme çabasındalar.</div> <div><strong>Türkiye,</strong> büyük ülkedir ve gün gelir siyaseten kahramanlaştırdığı, istihbarat sağladığı bu <strong>Çubarov</strong> ve <strong>Mustafa</strong> <strong>Cemilev</strong> gibilerini onlara yardım edip kutsallaştıranları bir gecede ipe dizer.</div> <div>Meydanı boş sanmayın, biz ulusalcılar bu oyunu iyi görüyoruz ve <strong>Atatürk</strong> bile savaştığı <strong>Rusları</strong> devletin çıkarları için ötekileştirmedi ise <strong>Amerika’nın</strong> ve <strong>Ruzi</strong> <strong>Nazar’ın</strong> öğrencisi olan <strong>Cemilev</strong> ile onun <strong>Türkiye</strong>’deki suç ortakları hiç ötekileştiremez!</div> <div>Bu arada unutmadan; pislik sensin!</div> <div>.</div> <div><strong>Cem Kıran, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>