<h3><span><strong>TEK BAŞINA KAVGA EDEMEYENLERİN ÜLKESİ…</strong></span></h3> <div><strong>ZÜRİH, İsviçre</strong></div> <div>Yukardan aşağı mı yoksa aşağıdan yukarı mı nasıl bir <strong>toplumsal</strong> <strong>ittifak</strong> oluştu, bilemiyorum!.. <strong>Ferdi</strong> <strong>kavgalar</strong> yok artık. <strong>Şövalyece</strong> bir kavgayı hiç görmemişsek de eskiden “<strong>teke</strong> <strong>tek</strong>” diye bir mertlik çeşidi vardı. En sert kavgalarda en hararetli tartışmalarda, öfkesini bileğine, zekasını diline düşürüp çarpışırdı önceki nesil.</div> <div><strong>Aleksander</strong> <strong>Hamilton</strong> (1757-1804); <strong>Amerika’nın</strong> kurucu kafalarından kabul edilir. Ülkesinin mali sistemini kuran, ilk <strong>Hazine</strong> <strong>ve</strong> <strong>Maliye</strong> <strong>Bakanı</strong>. </div> <div><strong>Aaron</strong> <strong>Burr </strong>(1756-1836); <strong>Amerika’nın</strong> <strong>3. Başkan Yardımcısı</strong> ve bir hukukçu. <strong>Thomas</strong> <strong>Jefferson’ın</strong> yardımcısı olarak görev yapmış.</div> <div>Bu ikiliyi bizdeki <strong>Memo</strong> ve <strong>Cevdo</strong> gibi düşünün. Bu ikilinin aralarında husumet oluşuyor ve bir türlü çözemiyorlar. Sonra başkan yardımcısı <strong>Burr</strong>, hasmını “<strong>düello</strong>”ya davet ediyor. <strong>Bakan</strong> <strong>Hamilton</strong> da kabul ediyor. Bulundukları yerde yerel yönetim, düelloyu yasaklamış olsa da suyun öte tarafına geçip, <strong>New</strong> <strong>Jersey’de</strong> sözleştikleri vakitte hazır oluyorlar.</div> <div>Kurallara uygun bir şekilde; sırt sırta verip, on adım attıktan sonra silahını ilk ateşleyen <strong>Hamilton</strong> oluyor. Ancak kurşunu hasmına isabet ettiremiyor.</div> <div><strong>Burr’un</strong> silahından çıkan mermi, rakibini yere sermeye yetiyor. Ve <strong>Hamilton</strong>, düellodan <strong>30</strong> <strong>saat</strong> sonra hayatını kaybediyor.</div> <div>Rahmetli <strong>Çetin</strong> <strong>Altan’ın</strong> “<strong>Batı’da düello biz de pusu vardır</strong>” dediği gibi.</div> <div>Bizde, en üstten en alta, <strong>mertçe</strong> <strong>dövüşmeye</strong> yanaşmıyor kimse. Hasmını kalabalık pusularda, onursuzca alt etme çabası hep…</div> <div><strong>Tek</strong> <strong>başına</strong> kavgadan korkuluyor, <strong>kalabalıklarla</strong> <strong>linç</strong> etmekten kahramanlık devşiriliyor.</div> <div><strong>Linç</strong>; sıradanlaştı. Ve her yerde. Hele bir de <strong>sosyal</strong> <strong>medya</strong> <strong>linci</strong> var ki; ne asayiş birimlerin ne adli mercilerin vereceği <strong>ceza</strong>, o kadar <strong>caydırıcı</strong> olamıyor. Bir <strong>sosyal</strong> <strong>medya</strong> <strong>lincine</strong> maruz kalmaktansa, şöyle temizinden iki sene <strong>Silivri’de</strong> yatmaya razıyım diye düşünen “<strong>rasyonel</strong>” insanlar görüyorum.</div> <div>“<strong>Sen benim kim olduğumu biliyor musun?</strong>” diyen kendini bilmezlere bırakıldı sokaklar. Kör şiddet, ancak <strong>kalabalıklaşarak</strong> cesaretleniyor. Cesaretlenerek kuşatıyor bütün bir ülkeyi. <strong>Ucuz</strong> ve <strong>kalleş</strong> ölümlerin ülkesi oluyoruz.</div> <div>Herkes <strong>teşkilatçı</strong>, herkes <strong>lobici</strong>, herkesin arkasında <strong>cemaat</strong>, <strong>tarikat</strong>, <strong>aşiret</strong>!</div> <div>Ve yalnız bir dövüşçü, hak ettiği <strong>saygıyı</strong> göremiyor. Soysuz bir pusuda, ketempereye getirilerek, sırtlan sürülerinin önüne atıldığında bile yenilen; “<strong>mağlup</strong>” oluyor bizde.</div> <div><strong>Soylu</strong> olanın, kalabalıklarla dövmek değil dayak yeme pahasına da olsa <strong>tek</strong> <strong>başına</strong> <strong>dövüşmek</strong> olduğunu anlatamazsınız burada insanlara…</div> <div>Herkes yanındakiyle “<strong>güç</strong>”leniyor.</div> <div>Burada;</div> <div>“yüzde elliyi evinde zor tutar”ken “başkomutan olarak” konuşan, icabı hâlinde “şehirlerin meydanlarına çıkın” talimatını veren, devlet büyükleri var.</div> <div><strong>Gençlik</strong> örgütünün liderini <strong>torbacılara</strong> öldürten siyasiler,</div> <div>Kent merkezlerinin altına bombalar döşeyerek, “<strong>halkının</strong> <strong>onuru</strong> <strong>için</strong> <strong>savaştığını</strong>” iddia eden “<strong>halk</strong> <strong>savaşçıları</strong>” var,</div> <div>Yatak odalarında şantaj kasetleri derleyip, hasımlarına <strong>itibar</strong> <strong>suikastleri</strong> yapan cemaatler,</div> <div>“milletin …na koyduk” diyen devletinden “<strong>arkalanmış</strong>” iş adamları,</div> <div>Yıllarca koynuna aldığı karısını, ayrıldıktan sonra, <strong>tetikçiye</strong> katlettiren “<strong>kabadayı</strong>”lar var.</div> <div><strong>Medyası</strong> bile “<strong>gurup</strong>”tur bu ülkenin. Sürüyle, sürü gibi otlanırlar. Her bir sürü; TV’si, gazetesi, radyosu, dergisiyle hep “<strong>bir ağızdandır</strong>” ki rakibinin “<strong>soluğunu</strong> <strong>kessin</strong>”dir.</div> <div>Kendimiz olamayınca, beyaz perdeden, <strong>mafya</strong> dizilerinden kurgulanmış kahramanlara “<strong>fit</strong>” olduk artık. Bir önceki nesilde dünyanın bütün kötülerini tek başına pataklayan <strong>Türk</strong> <strong>Sineması</strong> ürünü <strong>Cüneyt</strong> <strong>Arkın’ın</strong>, “<strong>Kurtlar</strong> <strong>Vadisi</strong>”nde “<strong>Çukur</strong>”laşan çocukları hüküm verip, <strong>racon</strong> kesiyorlar.</div> <div>Ve her yerdeler!</div> <div>.</div> <div><strong>Güven Akıncı, dikGAZETE.com</strong></div> <div></div> <div> </div>