<h3><span><strong>BİG BROTHER, BİG DATA VE TAVŞAN DELİKLERİ</strong></span></h3> <div><strong>1865</strong> yılında yazılan “<strong>Alice Harikalar Diyarında</strong>” isimli romanda bir kız çocuğu, bir tavşan deliğinden ‘<strong>Harikalar</strong> <strong>Diyarı’na</strong> düşüyor ve orada sıra dışı olaylar yaşıyor.</div> <div>Ben size bu yazımda, bu <strong>romandan</strong> uyarlanmayan fakat, bu romandaki <strong>tavşan</strong> <strong>deliği</strong> <strong>metaforunu</strong> kullanan <strong>RABBİT HOLE-TAVŞAN DELİĞİ </strong>isimli 8 bölümlük, gerilimi ve aksiyonu hiç düşmeyen bir diziden bahsetmek istiyorum.</div> <div>İki yıl önce, konusu ilgimi çektiği için -bir araştırayım şunu- diyerek telefonumdan ekran fotoğrafı almışım. Almışım diyorum çünkü sonrasını hatırlamıyorum. Büyük bir olasılıkla internette araştırmaya başladığımda, çoğu zaman olduğu gibi karşıma çıkan başka <strong>tavşanların</strong> peşine düşerek başka tavşan deliklerine girip farklı farklı <strong>haberlere</strong> ve <strong>videolara</strong> dalmış olmalıyım.</div> <div>Sizin de başınıza gelmiştir, araştırdığınız bir konudan, karşınıza çıkan başka bir <strong>habere</strong>, oradan bir <strong>reklam</strong> ya da bir <strong>video</strong> hatırlatması nedeni ile başka bir konuya ve veya konulara geçiş yapmışsınızdır. Hatta çoğu zaman <strong>başlangıç</strong> <strong>sebebinizi</strong> unutmuş bile olabilirsiniz. ‘<strong>Shorts’</strong> dedikleri kısa videolardan sadece bir tanesi ile yetinen çok azdır. O <strong>kısa</strong> <strong>videoların</strong> ardı ardına onlarcasını izleyip “yahu ben ne yapıyordum buraya nereden gelmiştim, ne arıyordum” diyenler çoğunluktadır. Bu açıdan baktığınızda bir de <strong>Z</strong> kuşağının halini düşünün. Onlar için durum daha da vahim.</div> <div><strong>İşte bu şekilde insanları içine çekmesi “İnternetin Tavşan Deliği” olarak adlandırılıyor.</strong></div> <div>Geçen hafta eski resimlerden silmem gerekenleri belirlerken <strong>Rabbit Hole</strong> isimli <strong>Amerikan</strong> yapımı dizinin ekran resmi karşıma çıktı ve “<strong>vardır bunda bir hayır</strong>” diyerek diziyi izlemeye karar verdim. Ünlü oyuncuların yer aldığı, oldukça sürükleyici <strong>8 bölümlük</strong> bu <strong>mini</strong> <strong>dizi</strong>, ona ayırdığım zamana değdi diyebilirim. Çünkü insanların <strong>internet</strong> ve <strong>sosyal</strong> <strong>medya</strong> ile nasıl <strong>manipüle</strong> edildiğini, <strong>Youtube</strong>, <strong>Facebook</strong>, <strong>Instagram</strong> ve <strong>X</strong> gibi platformlardan insanların bilgileri alınıp <strong>Büyük Veri-Big Data</strong> olarak tanzim edilerek bir algoritma oluşturulduktan sonra, insanlara <strong>istedikleri</strong> <strong>düşünceyi</strong> aşılayıp nasıl yönlendirdiklerini çok iyi anlatıyor.</div> <div>Bir bölümde, ana karakterlerden biri <strong>Amerika’nın</strong> çıkarı için <strong>iç</strong> <strong>savaş</strong> ya da <strong>karışıklık</strong> çıkarttıkları ülkelerde bunu nasıl yaptıklarını açık açık ve gurur duyarak anlatıyor.</div> <div>Konusu günümüzde geçen ve ilk bölümü <strong>2023</strong> <strong>Mart</strong> ayında yayınlanan dizinin <strong>kötü</strong> <strong>adamı</strong> ise <strong>insanların</strong> <strong>verilerini</strong> kötü amaçları için kullanmak isteyen ve bunun için gereken <strong>yasayı</strong> <strong>senatodan</strong> geçirmek için her türlü <strong>kötülüğü</strong> işlemekten çekinmeyen, çok ama çok <strong>zengin</strong> bir adam. Bir sahnede <strong>kendini</strong> <strong>savunmak</strong> için söylediği şu cümle dikkat çekiciydi:</div> <div><strong>- Bütün insanlar adına, birinin karar vermesi gerekiyor!</strong></div> <div>Ekipleri ile birlikte <strong>şirket</strong> <strong>ajanlığı</strong> yaparak elde ettikleri <strong>verileri</strong> diğer şirketlere satan aynı zamanda dizinin <strong>baş</strong> <strong>karakterleri</strong> olan iki ortaktan birinin, diğerine <strong>10 yıl önce</strong> (2013 yılında) önerdiği <strong>şu iş teklifi </strong>de çok ilginçti:</div> <div>“Kişilerin davranışlarını ve seçimlerini en doğru bir şekilde<strong> tahmin eden </strong>bir <strong>algoritma,</strong> onların <strong>sosyal</strong> <strong>medya</strong> platformlarında yaptıkları beğenilere göre bunu yapabiliyor. Evet böyle bir araştırma var.</div> <div>Araştırmaya göre <strong>kişinin yaptığı 10 beğeniden sonra </strong>algoritma onu, <strong>davranışları</strong> ve <strong>seçimleri</strong> konusunda iş ya da oda arkadaşından daha iyi tanıyormuş, daha doğru <strong>tespit</strong> ve <strong>tahminlerde</strong> bulunuyormuş. <strong>150 beğeniden sonra </strong>ise bunu ailesinden ve akrabalarından daha iyi yapabiliyor. <strong>300 beğeniden sonra</strong> ise kişiyi <strong>eşinden</strong> hatta <strong>kendinden</strong> bile daha iyi tanır hale geliyor, <strong>nasıl</strong> davranacağını ve <strong>seçiminin</strong> ne olacağını daha iyi tahmin edebiliyormuş.</div> <div>Bu <strong>Büyük Veri</strong> olayı, artık her şeyin önüne geçecek. Biz de bu konuya el atmalıyız. Bir simülasyon oluşturarak her platformdan verileri buna dahil edebilir ve sonuçlarını işleyerek, politikacılara, işletmelere, kolluk kuvvetlerine, muhaliflere ve veya hükümetlere çok büyük paralara satabiliriz. Çünkü bu <strong>Büyük Veri-Big Data</strong> ile <strong>insanların seçimlerini ve davranışlarını belirleyebilecekleri </strong>için istediğimiz rakamda paraları seve seve vereceklerdir.”</div> <div><strong>Diziyi</strong> izledikten sonra yaptığım küçük bir incelemede böyle bir araştırmanın gerçekten de <strong>2013</strong> yılında <strong>Standford</strong> <strong>Üniversitesi’nden</strong> <strong>Michael Kosinski</strong> tarafından yapıldığı bilgisine ulaştım.</div> <div>Bu konuya en iyi örnek <strong>2016</strong> <strong>Amerikan</strong> başkanlık seçimlerinde yaşanmıştır. <strong>Donald</strong> <strong>Trump’ın</strong> kampanyası özellikle <strong>Facebook’ta</strong> insanları karakterlerine göre profillere ayırır ve onlara ilgilerini en çok çekecek ya da en çok nefret edecekleri içerikleri gösterir. Asla <strong>oy</strong> alamayacağını düşündükleri kişilerin karşısına seçimlerin ve demokrasinin <strong>boş</strong> <strong>bir</strong> <strong>çaba</strong> olduğunu anlatan videolar çıkarılır. Böylelikle <strong>Demokrat</strong> <strong>Parti’ye</strong> gidecek oyların bir kısmı engellenir.</div> <div>Bu arada <strong>50</strong> <strong>milyon</strong> <strong>Facebook</strong> kullanıcısına ait kişisel verilerin, <strong>onay</strong> <strong>olmaksızın</strong> siyasi reklamcılık için <strong>İngiliz</strong> danışmanlık şirketi <strong>Cambridge Analytica</strong> tarafından toplandığı ve usulsüz kullanıldığı kanıtlanınca <strong>Facebook’un</strong> sahibi <strong>Mark Zuckerberg </strong>çıkarıldığı mahkemede “<strong>hata ettim, özür dilerim</strong>” demekle yetinmişti.</div> <div>Ayrıca <strong>RABBİT</strong> <strong>HOLE</strong> dizisinden de anlaşılıyor ki ülkemiz de bu <strong>manipülasyonlara</strong> maruz kalıyor. Takdir edersiniz ki <strong>ülkemizin</strong> <strong>karışması</strong> sadece <strong>Amerika’nın</strong> değil <strong>yedi</strong> <strong>düvelin</strong> işine gelecektir.</div> <div><strong>Büyük Birader</strong> ya da <strong>Big Brother</strong>, <strong>George</strong> <strong>Orwell’ın</strong> ünlü romanı <strong>“1984</strong>”te yer alan <strong>Okyanusya</strong> <strong>Dünya</strong> <strong>Devletinin</strong> diktatörüdür. Bu toplumda, her bir birey çok büyük tele ekranlar aracılığıyla yetkililerin sürekli göz hapsi altındadır. <strong>Gözetim</strong> altında oldukları, insanlara durmaksızın “<strong>Büyük Birader seni izliyor</strong>” sloganıyla anımsatılmakta ve bu, ülkede uygulanan <strong>propagandanın</strong> <strong>özünü</strong> oluşturmaktadır.</div> <div><strong>Big</strong> <strong>Brother’ın</strong> yaptığını günümüzde <strong>Big</strong> <strong>Data’yı</strong> elinde tutanlar ve onu işleyerek insanları manipüle edenler yapıyorlar. Üstelik onların <strong>bizi</strong> <strong>gözetlemesine</strong> gerek kalmadan biz <strong>en</strong> <strong>özel</strong> <strong>bilgi</strong> ve görüntülerimizi <strong>Big</strong> <strong>Data’ya</strong> kendi rızamızla sunuyoruz. Ve onların bize <strong>dayattığı</strong> tavşan deliklerine kendi rızamızla düşüyoruz.</div> <div>Umarım bu yazıyı buraya kadar okumayı başarmışsınızdır. Çünkü <strong>gerçek</strong> <strong>hayatta</strong> olsun, <strong>internette</strong> olsun bir <strong>konuya</strong>, bir <strong>işe</strong> odaklanmamızı engelleyen yüzlerce “<strong>uyaran</strong>”a maruz kalıyoruz. Bu yazıyı okurken de karşınıza bir <strong>tavşan</strong> çıkmış ve onun peşine düştüğünüz için bir <strong>tavşan</strong> <strong>deliğine</strong> girip kaybolmuş olabilirsiniz.</div> <div>Kanaatimce bu durumda <strong>dikkat</strong> <strong>etmemiz</strong> gereken en önemli husus şudur:</div> <div><strong>- Bu deliklerde</strong> bize ölmesini isteyecek kadar nefret etmemizi istedikleri ve veya gözlerimizi kör edecek kadar çok sevmemizi istedikleri kişi ve konulara ait içeriklere maruz kalabiliriz.</div> <div><strong>-Bunun farkında</strong> olmadığımız için de satın aldığımız ürünleri, verdiğimiz kararları, gösterdiğimiz tepkileri ve yaptığımız seçimleri, kendi <strong>özgür</strong> <strong>irademizle</strong> yaptığımızı sanıyor olabiliriz.</div> <div>.</div> <div><strong>Hüseyin Burak Uçar, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div> </div>