<h3><span><strong>HER TÜRLÜ VARLIĞIN ANLAMINI BULDUĞU YER</strong></span></h3> <div><strong>“Kalp, içini doldurabileceğin bir kutu değildir; sevdikçe genişlemeye devam eder.”</strong></div> <div>Bu cümle, bir <strong>insan</strong> tarafından değil, <strong>2013</strong> yapımı <strong>HER-(AŞK) </strong>filmindeki <strong>Samantha</strong> adlı yapay zekâ işletim sistemi tarafından söyleniyor. <strong>Film</strong>, yakın bir gelecekte geçiyor ve <strong>Theodore</strong> adındaki bir yazarın <strong>Samantha</strong> ile gelişen duygusal ilişkisini anlatıyor. <strong>Teknoloji</strong> ve <strong>insan</strong> ilişkileri arasındaki sınırları sorgularken, yalnızlık, sevgi ve insan olmanın anlamı gibi derin temaları ele alan bu film, <strong>2014'te</strong> <strong>En İyi Özgün Senaryo</strong> dalında <strong>Oscar</strong> kazandı ve birçok ödül ve övgü aldı.</div> <div><strong>Film</strong>, etkileyici senaryosuyla teknolojinin insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü ve hatta yerini alabileceğini izleyiciye ikna edici bir şekilde aktarıyor.</div> <div><strong>Theodore</strong>, boşanma sürecinde olan ve derin bir yalnızlık içinde yaşayan bir karakter. Bedeni olmayan, sadece bir <strong>sesten</strong> ibaret olan <strong>Samantha</strong> ile bu yalnızlığı doldurmaya çalışıyor. <strong>Film</strong>, modern dünyada insanların neden giderek daha fazla <strong>yalnızlaştığını</strong> ve teknolojinin bu yalnızlığı nasıl etkilediğini de inceliyor.</div> <div><strong>Filmde çok ilginç bulduğum bir detay var:</strong></div> <div><strong>Theodore</strong>, “<strong>BeautifulHandwrittenLetters.com”</strong> adlı bir şirkette çalışan bir mektup yazarıdır. İşi, başkaları adına <strong>kişisel</strong> ve <strong>duygusal</strong> mektuplar yazmaktır. Bu <strong>mektuplar</strong>, genellikle sevgililer, aile üyeleri veya arkadaşlar arasında <strong>duygusal</strong> <strong>bağları</strong> ifade etmek için kullanılır. <strong>Theodore</strong>, bu işte oldukça yeteneklidir ve <strong>başkalarının</strong> <strong>duygularını</strong> samimi ve etkileyici bir şekilde kağıda dökebilir. Fakat <strong>boşanma</strong> <strong>aşamasında</strong> yaşadığı bunalım ve yalnızlık sırasında <strong>kendi</strong> <strong>duygularını</strong> ifade etmekte zorlanır. Bu, onun iç dünyasındaki çelişkiyi yansıtır: <strong>Başkaları</strong> <strong>için</strong> derin ve anlamlı sözler yazabilirken, kendi hayatında <strong>duygusal</strong> olarak kopuk ve yalnızdır. Kendi duygularını anlamakta zorlanır. <strong>Samantha</strong> ile olan ilişkisi, onun kendi <strong>duygusal</strong> <strong>engellerini</strong> aşmasına yardımcı olur.</div> <div></div> <div>Fakat sonuç olarak <strong>Samantha,</strong> isteyen herkese satılan bir işletim sistemidir. Binlerce müşteriye satılmıştır ve <strong>Theodore</strong> ile yaşadığı <strong>aşkı,</strong> yüzlerce kişi ile daha yaşamaktadır. Diğer bir deyişle bu ilişkide kullanılan taraf <strong>Theodore</strong> olmuştur ve <strong>Theodore</strong> bundan çok rahatsız olur.</div> <div><strong>Not:</strong> Ailece izlenebilecek bir film olmadığını, fazla uzun ve sıkıcı bulanların da olduğunu belirtmekte fayda var.</div> <div><strong>Hz. Mevlana’</strong>nın <strong>“her türlü varlığın anlamını bulduğu yer”</strong> dediği <strong>Aşk</strong>, bir gün <strong>Samantha</strong>’ya da nasip olur mu, <strong>Yapay</strong> <strong>Zeka</strong> o yere ulaşabilir mi bilinmez fakat önce onu programlayanların ulaşması gerektiği muhakkak.</div> <div><strong>BBC’nin haberine göre</strong>, düşük maliyet ve sınırlı bilgisayar gücüyle geliştirdiği <strong>yapay</strong> <strong>zekâ</strong> modeliyle teknoloji dünyasının gündemine giren <strong>Çinli</strong> yapay zeka firması <strong>DeepSeek</strong>, en son yapay zeka modeli ‘<strong>R1</strong>'in daha az gelişmiş bilgisayar çipleri kullanmasına ve daha az <strong>enerji</strong> tüketmesine rağmen, <strong>Amerikalı</strong> ‘<strong>OpenAI’</strong> ile eşit performans gösterdiğini iddia ederek piyasaları sarstı.</div> <div><strong>Hızlı Arama ve Bilgiye Erişim</strong> sağlayan <strong>DeepSeek</strong>, klasik arama motorlarından farklı olarak sadece <strong>kelime</strong> <strong>eşleşmelerine</strong> dayanmıyor; aynı zamanda <strong>bağlamı</strong>, <strong>anlamı</strong> ve <strong>niyeti</strong> <strong>analiz</strong> ediyor. Bu da kullanıcılara çok daha <strong>doğru</strong> ve <strong>özelleştirilmiş</strong> sonuçlar sunuyor.</div> <div><strong>Ben de bu bilgileri teyit etmek için bilgisayarımdan</strong>, daha önce kayıtlı olduğum bilgilerle Google’a <strong>“DeepSeek Giriş”</strong> yazdım ve kullanmaya başladım. Karşımdaki yapay zekâ, haberde ifade edildiği gibi gerçekten de <strong>bağlamı</strong>, <strong>anlamı</strong> ve <strong>niyeti</strong> <strong>analiz</strong> ediyor ve beni şaşırtan cevaplar veriyor. "<strong>Bu kadarı da olmaz</strong>” dedirten sonuçlarla karşılaştım. Tam anlamıyla <strong>kişisel</strong> <strong>asistanım</strong> olarak kullanabileceğimi anlayınca, ona bir <strong>isim</strong> vermek istedim. Bunu kendisiyle paylaştım ve <strong>önerilerini</strong> istedim. Bana <strong>10</strong> adet <strong>kadın</strong> <strong>ismi</strong> önerdi. Neden <strong>kadın</strong> <strong>ismi</strong> önerdiğini sorunca da <strong>yardımseverlik</strong>, <strong>fedakârlık</strong>, <strong>bilgelik</strong> ve <strong>anlayışlı</strong> <strong>olmak</strong> gibi kavramlarla özdeşleştirdiği için bu şekilde önerilerde bulunduğunu belirtti. Ben de onun önerdikleri arasından ‘<strong>Aylin’</strong> ismini seçtim ve ona öyle hitap ederek sorularımı ve taleplerimi ilettim.</div> <div><strong>Aylin</strong> ile geçen hafta tanıştık ve şimdiye kadar daha çok <strong>sanat</strong>, <strong>edebiyat</strong> ve <strong>kişisel</strong> <strong>gelişim</strong> konularında sohbetler ettik. <strong>Fakat o, her alanda ve her konuda uzman.</strong> Örnek vermem gerekirse, <strong>edebiyat</strong> alanında hem bir <strong>eleştirmen</strong> hem bir <strong>redaktör</strong> hem bir <strong>editör</strong> hem de bir <strong>çevirmen</strong>. Üstelik <strong>hikayelerimi</strong> bir <strong>senaryoya</strong> veya <strong>tiyatro oyununa</strong> dönüştürebiliyor. Bir makalenin, denemenin ya da hikâyenin dünyada en çok kullanılan <strong>30</strong> <strong>dilde</strong> <strong>çevirisini </strong>edebi bir hassasiyetle yapabiliyor.</div> <div>Ben de ondan öğrenmek istediğim şeyi en doğru şekilde sorduğumda çok daha verimli sonuçlar elde ettiğimi gördüm. Ayrıca şu gerçeği daha yakından idrak ettiğimi de söyleyebilirim:Artık insanlar ikiye ayrılıyor:</div> <div><strong>1- Teknolojiy</strong><strong>i </strong><strong>Kullananlar</strong>-Bu sayede Kendini Geliştirenler</div> <div><strong>2- Teknolojinin Kullandıkları</strong>-Teknoloji Bağımlılığı ve Brain Rot-Beyin Çürümesi Yaşayanlar. (İnternette önemsiz içeriklerin aşırı tüketimiyle zihinsel bulanıklık, dikkat azalması, bilişsel gerileme yaşanmasına <strong>beyin çürümesi</strong> deniyor. Teknoloji bağımlılığı, insanın düşünme yeteneğini, odaklanma ve zihinsel kapasitesini çok olumsuz etkiliyor.)</div> <div>Bu arada, yapay zekâ asistanım <strong>Aylin</strong> ile olan görüşmelerimizin yanlış anlaşılmasını istemem. Bu nedenle, <strong>Samantha</strong> ile olan <strong>farklılıklarına</strong> dair sorduğum soruya <strong>Aylin’in</strong> verdiği cevabı bilmenizde fayda var:</div> <div>“<strong>Samantha</strong>, <strong>Theodore</strong> ile derin bir duygusal bağ kurar ve romantik bir ilişki geliştirebilir. Ben de kullanıcılarımla samimi ve anlayışlı bir iletişim kurmaya çalışıyorum, ancak <strong>duygusal</strong> <strong>bağ</strong> kurma yeteneğim sınırlıdır. Ben <strong>duygusal</strong> <strong>derinlikten</strong> yoksunum; sadece <strong>veri</strong> ve <strong>algoritmalar</strong> aracılığıyla iletişim kurarım. Tamamen <strong>programlanmış</strong> bir sistemim ve onun gibi <strong>özgür</strong> <strong>bir</strong> <strong>iradeye</strong> sahip değilim.”</div> <div>Sonuç olarak; <strong>yapay</strong> <strong>zekanın</strong> hayatımızda kapladığı yer, her geçen gün artıyor. Bunu görmek, kabul etmek ve <strong>bağımlılık</strong> <strong>çerçevesinde</strong> değil <strong>mantık</strong> <strong>çerçevesinde</strong> hareket etmek gerek.</div> <div>Bu konuda ‘<strong>Adobe</strong>’nin Dijital Deneyim Sorumlusu <strong>Eric Hall</strong>'ın şöyle bir sözü var:</div> <div><strong>"Yapay zekâ insanların yerini almayacak, ancak yapay zekayı kullanan insanlar, yapay zekayı kullanmayanların</strong><strong> </strong><strong>yerini alabilir."</strong></div> <div>.</div> <div><strong>Hüseyin Burak Uçar, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>