<h3><span><strong>Zelenskiy’e Türkiye kapısı da kapandı!</strong></span></h3> <div><strong>MOSKOVA</strong></div> <div><strong>Rus</strong> ordusunun <strong>Ukrayna’nın</strong> doğusunda başlattığı özel askeri operasyonlardan sonra hemen hemen her yıl “<strong>müzakereler</strong>” konuşuldu. Çatışmanın ilk dönemlerinde her ne kadar <strong>Rus</strong> ve <strong>Kiev</strong> rejiminin müzakere heyetleri <strong>İstanbul’da</strong> bir araya gelse de, <strong>Rusya’nın</strong> şartlarını ilk anda kabul eden <strong>Kiev</strong> rejim temsilcileri, batılı ülkelerin talimatıyla sözlü anlaşmaları somutlaştırmadan masadan kalkarak daha fazla can kaybına sebep oldu.</div> <div><strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong>, batılı ülkelerin beslediği bir liderken günümüzde artık itibarı kalmayan, her ülkenin kurtulmak istediği bir lider haline geldi. <strong>Ukrayna</strong> halkı da <strong>Zelenskiy’den</strong> desteğini çekti. Artık rejimin, <strong>Ukrayna</strong> halkında ve batılı ülkelerce de meşruluğu sorgulanır hale geldi.</div> <div><strong>ABD Başkanı Donald Trump</strong> ise <strong>Joe Biden</strong> döneminden sonra <strong>Ukrayna</strong> politikalarında daha çok çözüm odaklı hareket etti. <strong>Amerikan</strong> çıkarları (Amerikan emperyalizmi) doğrultusunda <strong>Ukrayna’nın</strong> madenlerini işletme hakkını ele aldı. Kısacası; <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong>, <strong>Trump’ın</strong> baskısına dayanamadı.</div> <div><strong>Donald</strong> <strong>Trump,</strong> alacağını aldıktan sonra <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy’i</strong> yine de gözden çıkardı. <strong>Vladimir Zelenskiy</strong>, maden anlaşmasını imzalaması halinde güçlü bir <strong>Amerikan desteği</strong> göreceğini kendi rejiminin ise kalıcı hale geleceğini düşünmüştü. Aldatıldı!</div> <div>Oysa ki bugüne kadar batılıların kuklası haline gelen <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong>, batılılara inanmaması konusunda sürekli uyarıldı. Hem kendi toplumu tarafından hem de dünya kamuoyu tarafından.</div> <div>Peki bugüne kadar <strong>Kiev</strong> rejimine sonsuz desteğini veren batılılar, <strong>Kiev</strong> rejiminin başı ve ekibinin yolsuzluk yaptığını bilmiyor muydu?</div> <div>Elbette biliyordu. Ancak günün birinde <strong>batılıların</strong>, bunu kullanması gerekecekti. Bir nevi bugün <strong>Kiev</strong> rejimini karıştıran “<strong>yolsuzluk</strong>” meselesi aslında batılıların bugün bastığı bir “<strong>acil</strong> <strong>durum</strong> <strong>butonu</strong>”dur.</div> <div><strong>Minsk</strong> anlaşmasında <strong>Rusya’yı</strong> aldatan, müzakereler sırasında <strong>Rus</strong> tarafını aldatan, bu sırada <strong>Ukrayna’ya</strong> silah pompalayan <strong>batılılar</strong> elbet günün birinde <strong>Zelenskiy’i</strong> de aldatacaktı.</div> <div>Her zaman şunu söyledik;</div> <div><strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy’in</strong> sonu iyi değil.</div> <div><strong>Rus</strong> tarafı yine de <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy’in</strong> koltuğuna saygı duyup, asla bir saldırı gerçekleştirmedi. Ancak <strong>batılılar</strong> bugün politik stratejilerle, şantajlarla ve tehditlerle <strong>Zelenskiy’in</strong> sonunu hazırlıyor.</div> <div><strong>ABD</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Donald</strong> <strong>Trump’ın</strong>, <strong>Ukrayna</strong> meselesinin çözümü için oluşturduğu heyet, <strong>Rus</strong> tarafıyla doğal istişarelere başladı. <strong>Rus</strong> tarafı, <strong>Özel</strong> <strong>Askeri</strong> <strong>Operasyonu</strong> çerçevesinde belirlenen hedeflere ulaşılana kadar operasyonların süreceğini ilan ederken <strong>Rusya’ya</strong> katılan yeni bölgelerin de <strong>Rus</strong> <strong>toprağı</strong> olarak kabul edilmesi yönünde hem taraflara hem de dünya ülkelerine bir ilanı vardı.</div> <div>Aynı zamanda <strong>Ukrayna</strong> ordusunun bazı terör milislerinden arındırılması, stratejik silahların imhası ve <strong>NATO’nun</strong> tamamen <strong>Ukrayna’dan</strong> çekilmesi gibi şartları vardı.</div> <div>Son günlerde bu şartlar <strong>Amerikan</strong> heyeti tarafından “<strong>kabul</strong> <strong>edilebilir</strong>” şartlar olarak görülmüş olmalı ki kamuoyuna sızan anlaşma metinlerinde <strong>Rusya’nın</strong> tüm talepleri, olduğu gibi yer alıyor. Bir anlamda <strong>Rusya’nın</strong>, <strong>Ukrayna’daki</strong> operasyon gerekçeleri batılılar tarafından kabul edilmiş – meşrulaştırılmış.</div> <div>Kimse <strong>Rusya’yı</strong> artık “<strong>işgalci</strong>” olarak nitelendiremez.</div> <div>Elbette gerçek müzakere masasında her tarafın belirli düzeyde tavizleri olacaktır. Ancak <strong>Ukrayna</strong> meselesinde <strong>Rusya</strong> hem cephede hem de masada kazanan taraf olacak. Bu artık kabul edilebilir bir durum haline geldi.</div> <div>Bunun tek gerekçesi, <strong>Trump’ın</strong>, “<strong>Güvenli</strong> <strong>Avrupa</strong>” iddiasından kaynaklanıyor.</div> <div>Hem <strong>Avrupa</strong> hem de <strong>ABD</strong>, <strong>Ukrayna’da</strong> çok yoruldu. Verdikleri destekler, karşılığını bulmadı. Ne gönderdikleri donanımlı askerler, ne füzeleri ne de zırhlı araçları <strong>Rus</strong> ordusu ile baş edemedi.</div> <div>Tam da bu noktada <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> son hamlelerine başladı. <strong>Donald</strong> <strong>Trump</strong> tarafından baskı altındaki <strong>Zelenskiy,</strong> bazı <strong>Avrupalı</strong> liderleri ziyaret etti. Ancak <strong>Avrupa</strong> liderlerinin <strong>Zelenskiy’i</strong> ayakta tutacak güçlü bir potansiyeli yok.</div> <div>Son ziyareti de <strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Recep</strong> <strong>Tayyip</strong> <strong>Erdoğan’a</strong> oldu. Çünkü <strong>Türkiye,</strong> bölgenin en güçlü ülkesi <strong>Erdoğan</strong> da bölgenin önemli bir siyasi figürü.</div> <div><strong>Erdoğan</strong> – <strong>Zelenskiy</strong> görüşmesinden sonra düzenlenen basın toplantısında <strong>Zelenskiy’in</strong> topyekün bir destek talebinin “<strong>olamadığını</strong>” gördük. Muhtemelen <strong>Zelenskiy,</strong> böyle bir destek istedi ancak <strong>Erdoğan</strong> bu desteği vermeyeceklerini deklare etti.</div> <div>Bu nedenle <strong>Zelenskiy’in</strong>, <strong>Türkiye’den</strong> tek talebi “<strong>esir</strong> <strong>takası</strong>” oldu. <strong>Zelenskiy</strong> sadece bu konuda <strong>Türkiye’den</strong> desteğini kamuoyuna açık bir şekilde duyurdu.</div> <div><strong>Zelenskiy’in</strong> “<strong>varlığını</strong> <strong>koruma</strong>” adına açtığı <strong>Türkiye</strong> kapısı da kapanmış oldu.</div> <div>Önümüzdeki günlerde <strong>batılı</strong> ülkelerde kamuoyu yoklanacak, basın kanalları üzerinden <strong>Amerikan</strong> tarafının elindeki müzakere maddeleri daha fazla dillendirilecek.</div> <div>Muhtemelen önümüzdeki aylarda zaten <strong>yolsuzluk</strong> konusuyla başı ağrıyan <strong>Zelenskiy</strong>, ya müzakere şartlarını kabul edecek ve sonraki süreçte başkanlık koltuğunu bırakacak ya da yeni kaynaklar ve destekler için çabasını sürdürecek. Ancak bu, sadece zamana oynamak olacaktır.</div> <div><strong>Ukrayna’nın</strong> geleceğinde <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> olmayacak. Bunu anlamak gerekir.</div> <div>Artık <strong>Ukrayna’nın</strong> geleceği için siyasi modeller tartışılacak. Bunu da yakında göreceğiz.</div> <div>.</div> <div><strong>Erhan Kuadzba, dikGAZETE.com</strong></div> <h4><span><strong>Zelenskiy haberleri</strong></span></h4> <div>https://www.dikgazete.com/etiket/?q=Zelenskiy</div> <div></div>