<h3><span><strong>Türkiye artık Vladimir Zelenskiy’e baskı yapmalı!</strong></span></h3> <div><strong>MOSKOVA</strong></div> <div><strong>Rusya’nın</strong>, <strong>Ukrayna’da</strong> sürdürdüğü özel askeri operasyonların başından beri aslında batılıların kuklası konumundaki <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy,</strong> bölgede barışın sağlanmasına yönelik hemen hemen tüm adımların önüne geçti.</div> <div><strong>İstanbul’da</strong>, <strong>Türkiye</strong> ile <strong>Ukrayna</strong> heyetleri arasında barışa yönelik başlatılan müzakerelerde <strong>Kiev</strong> rejimi lideri <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy’in</strong> rolünü herkesin hatırlamasında fayda var. <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> özellikle o dönem <strong>Londra’nın</strong> ağzı ile hareket etmiş, üzerinde mutabakata varılan anlaşmadan <strong>Ukrayna</strong> heyetini geri çekmişti.</div> <div>Özellikle <strong>Avrupa’nın</strong> ‘<strong>Kahramanlaştırdığı’</strong> <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy,</strong> bir süre sonra kontrol edilemez bir hale geldi, üstelik <strong>Ukrayna’nın</strong> yönetiminde görev süresinin sona ermesine rağmen kendi imzaladığı kararname ile ülkeyi yönetmeye illegal bir biçimde devam etmişti.</div> <div><strong>Kiev</strong> rejimi lideri <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy,</strong> arkasına batılıların rüzgarını alarak birçok kez uluslararası hukuka aykırı hamlelerde bulundu.</div> <div>Örneğin; <strong>ABD</strong> seçimlerinde <strong>Joe</strong> <strong>Biden</strong> ve oğlu <strong>Hunter</strong> <strong>Biden</strong> ile stratejik ve ekonomik bağı bulunan <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong>, <strong>Avrupa’da</strong> istikrarın sağlanması için <strong>Ukrayna’da</strong> sorumluluk alacağını ilan eden <strong>Donald</strong> <strong>Trump’a</strong> karşı <strong>Joe</strong> <strong>Biden’ın</strong> desteklediği <strong>Kamala</strong> <strong>Harris’i</strong> açık bir şekilde desteklemişti.</div> <div>Tüm dünyada, <strong>Rusların</strong> <strong>Amerikan</strong> seçimlerine müdahale ettiği safsatasından sonra <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy’in</strong> <strong>Kamala</strong> <strong>Harris’i</strong> desteklemesi, “<strong>Amerikan</strong> <strong>seçimlerine</strong> <strong>müdahale</strong>” olarak algılanmadı. İşte bu da batılıların çifte standartlarından biriydi. Ancak <strong>Amerikan</strong> halkı, kararını verdi ve <strong>Donald</strong> <strong>Trump’ı</strong> seçti.</div> <div>İşte tam da bu sürecin ardından <strong>Zelenskiy’in</strong> foyası ortaya çıktı. <strong>Trump</strong> hemen hemen her an <strong>Zelenskiy’in</strong> yüzüne bu durumu vurmaktan geri kalmadı. Açıkça <strong>Zelenskiy’in</strong>, <strong>Biden</strong> ailesiyle derin ilişkilerini ve <strong>Amerikan</strong> seçimleri üzerinden kamuoyunu etkilemeye yönelik çabalarını dillendirdi.</div> <div>Demokrasiden haberi olmayan <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy,</strong> ilk kez yüzüne güçlü bir tokat almış ve işler yolunda gitmemeye başlamıştı.</div> <div><strong>Donald</strong> <strong>Trump</strong> oldukça ‘<strong>kurnaz’</strong> bir politikacı; <strong>Amerikan</strong> toplumunda karşılığı olan ve bugüne kadar <strong>Avrupa</strong> ülkelerine verilen tavizleri ortadan kaldırmaya yönelik politikalar üreten bir lider.</div> <div>Şu konuda anlaşalım;</div> <div><strong>NATO</strong> demek <strong>ABD</strong> demektir.</div> <div>Bugün <strong>Rusya’ya</strong> olası bir <strong>NATO</strong> saldırısı olduğu takdirde bile <strong>NATO</strong> birliklerinin <strong>Rusya’ya</strong> ulaşması için lojistik süreç en az <strong>1 ay</strong> sürecek. Ellerinde sadece stratejik silahlar mevcut olan <strong>Avrupa</strong> ülkelerinin kara harekatına uygun bir lojistik gücü olmadı. <strong>Avrupa</strong> limanlarının da böyle bir kara harekatına yetecek gücü dahi yok. Ancak <strong>ABD’nin</strong> topyekün desteğiyle <strong>NATO’nun</strong> <strong>Rusya’ya</strong> savaş açması gerçeğini görmemiz gerekir.</div> <div><strong>Avrupa’nın</strong> <strong>Rusya’ya</strong> böyle bir planı asla mümkün değil. Çünkü <strong>Rusların</strong> ellerinde ilk <strong>5</strong> dakikada <strong>Avrupa</strong> başkentlerini vurabilecek silahlar ve <strong>Ukrayna’da</strong> iyi bir tecrübe edilen <strong>Rus</strong> ordusu var.</div> <div><strong>Donald</strong> <strong>Trump,</strong> tüm bu süreci iyi okuyor; <strong>Avrupa’nın</strong> kendileri olmaksızın <strong>Ruslara</strong> karşı hiçbir politika yürütemeyeceğini biliyor.</div> <div><strong>Avrupa</strong> ülkelerinin ise tek derdi <strong>Ukrayna’da</strong> barışa dair süreci uzatmak ve savaşta gördükleri zararın giderilmesi için pazarlık masasına oturmak.</div> <div>Milyarlarca dolar para, tahmin edilemeyecek kadar silah ve henüz bilinmeyen ve üstü kapanan yani ölen paralı askerler.</div> <div><strong>Avrupa</strong>, <strong>Ukrayna’da</strong> büyük kayıplar yaşadı; istediklerini alamadılar.</div> <div><strong>Rus</strong> ordusunu durduramadılar.</div> <div>İşte <strong>Ukrayna’da</strong> barış sürecinin önüne engel olan tek durum budur.</div> <div><strong>Zelenskiy</strong> sadece <strong>ABD’nin</strong> seçimlerine müdahale ederek egemenliğini yok saymadı.</div> <div><strong>Avrupa’nın</strong> kuklası haline gelen <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong>, <strong>Türkiye’nin</strong> de egemenliğine tehdit olan bir terör saldırısı gerçekleştirdi.</div> <div><strong>Türkiye’nin</strong> <strong>Karadeniz</strong> açıklarında bir <strong>Rus</strong> petrol tankeri, <strong>Ukraynalılar</strong> tarafından sabotaja uğradı. Düşünün, <strong>Kiev</strong> rejimi, egemen bir ülkenin karasularında <strong>Rus</strong> tankerine saldırdı.</div> <div>Şunu kabul etmek gerekir;</div> <div><strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> artık bölgeye de tehdit oluşturan bir rejim lideri.</div> <div><strong>Amerikan</strong> tarafının tüm çabalarına rağmen <strong>Avrupalıların</strong> kuklası olan <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> sadece <strong>Rus</strong> topraklarına değil egemen ülkelerin topraklarına da terör saldırısı gerçekleştiriyor.</div> <div>Peki <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> ile barış mümkün mü?</div> <div>Artık dünya kamuoyu, barışın önündeki gerçek engelleri görmeye başladı. Barışın önündeki engeller <strong>Paris</strong>, <strong>Berlin</strong>, <strong>Londra</strong> ve <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy’dir</strong>.</div> <div><strong>Türkiye</strong> başta olmak üzere egemen ülkeler <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> ile arasına mesafe koymalı.</div> <div><strong>Washington</strong> tarafının barışa dair çabalarına <strong>Moskova</strong> tarafı karşılık veriyor, <strong>Amerikan</strong> – <strong>Rus</strong> heyetleri sürekli olarak istişarelerini arttırıyor.</div> <div>Demek ki <strong>Ruslar</strong> aslında diyaloğa açık ve barış için çaba gösteriyor.</div> <div>Ancak egemenliğine müdahale edilen <strong>Türkiye’nin</strong> <strong>Kiev</strong> rejimi üzerine baskısını arttırması ve egemenliğine yapılan olası tüm saldırılara karşı hamle yapması gerekiyor.</div> <div>Bugüne kadar büyük desteklerden beslenen <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> eğer gerçek demokrasi ve ülkelerin egemenlik haklarının olduğu gerçeğiyle yüzleşirse barış süreci için en büyük adım atılmış olur.</div> <div>.</div> <div><strong>Erhan Kuadzba, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>