Avrupa ve Zelenskiy’in, Kasım ayı planları müzakere motivasyonuna zarar veriyor!

Avrupa ve Zelenskiy’in, Kasım ayı planları müzakere motivasyonuna zarar veriyor!

Avrupa ve Zelenskiy’in, Kasım ayı planları müzakere motivasyonuna zarar veriyor!

Moskova

Vladimir Zelenskiy, Ukrayna’nın tartışmalı liderlerinden biri olmaya devam ediyor. Ukrayna medyasında yayınlanan bir araştırmaya göre Ukrayna halkının “En güvenilir siyasiler” sıralamasında Vladimir Zelenskiy, ilk 3 sıraya giremedi. Zelenskiy’in kendi halkı karşısında itibarı kalmadı. Elbette, Rusya’nın başlattığı özel askeri operasyonları bahane ederek çıkardığı kararnamelerle Ukrayna anayasasını ihlal eden ve başkanlık koltuğunu işgal eden Vladimir Zelenskiy’in meşrutiyeti hala sorgulanır halde.

Tüm bunlara rağmen Rusya, Ukrayna ile müzakereleri sürdürüyor. Çünkü Rus ordusu, hedeflerine çok yakın ve artık ertelenen müzakerelerle çatışma bölgesinde bir istikrar yakalanmasını ve daha fazla kayıp yaşanmamasını istiyor. Rus tarafı bunu hem Ukrayna halkı için istiyor hem de Kiev rejimi tarafından Rus topraklarına yapılan terör saldırıları nedeniyle zarar gören Rus halkı için istiyor. Rusya’nın bu politikasını samimi bulmakta yarar var.

Vladimir Zelenskiy, Rusya’nın tüm müzakere tavizlerine rağmen bu tavizleri suistimal etmeye devam ediyor. Özellikle İngiltere istihbaratının sözünden çıkmayan Vladimir Zelenskiy, Donald Trump döneminin ABD’sinden tüm desteğini kaybetmiş durumda. Öyle ki; Donald Trump yönetimi, Ukrayna’ya tüm ekonomik ve askeri destekleri yüzde 99 oranında geri çekti.

ABD’nin eski başkanı Joe Biden ve Avrupa ülkelerinin, “Çatışmayı uzatarak” Rusya’yı zayıflatma planı da işe yaramadı. Çünkü Rusya hem tüm askeri ve ekonomik saldırıları geri püskürttü hem de ABD’de yapılan son seçimlerde Donald Trump, yönetimi devraldı. Kısacası Ukrayna’daki çatışmayı körükleyen ABD’de siyasi planlar değişti. Avrupa ülkeleri, Kiev rejimine verilen destekler konusunda yalnız kaldı.

Donald Trump’ın, Ukrayna krizinin çözümüne dair aldığı sorumluluğu takdir etmek gerekir. Çünkü Donald Trump, Ukrayna’daki çatışmadan en çok ülkesinin zarar gördüğünü anladı. Yani ABD’nin, Ukrayna sahasında yenilgiye uğradığını anlamış oldu. Ancak bu Trump’ın bireysel politikası. Avrupa’nın Rusya’yı zayıflatma planı hala devam ediyor. Bazı Avrupa hükümetleri, Rusya’nın bu çatışmada haklı olduğunu, aslında Ukrayna’daki çatışmanın temel sebebinin Rusya’nın meşru müdafa hakkını kullanmaktan kaynaklandığını oldukça iyi anladı. Ancak ne İngiltere ne Almanya ne de Fransa bunu anlamadı.

Çünkü Avrupa’nın lider ülkeleri Rusya’nın kendisini savunma hakkını görmek istemiyor. Bunun tek sebebi elbette Rus kompleksi. Avrupa ile entegre bir Rusya’nın kendilerini geri plana atacağından, Rusya’nın Avrupa’da söz sahibi olması durumunda ekonomik ve siyasi olarak ezileceklerinden korkuyorlar. Avrupa’nın bu kompleksi, İstanbul’da geçtiğimiz yıllarda düzenlenen Rusya – Ukrayna müzakerelerine yansımıştı. Tam Rus ve Ukrayna heyetleri, Donbass konusunda anlaşmaya varmışken Avrupa’nın siyasi elitleri devreye girmiş ve Zelenskiy’e sufle vererek yapılan anlaşmaların bozulmasına sebep olmuşlardı.

Donald Trump’ın girişimleriyle Rusya ve Ukrayna müzakere heyetleri görüşmelerini sürdürüyor. Herkesin umudu artık Ukrayna’da çatışmanın son bulması ve daimi barış. Rusya, bu müzakerelerde NATO’dan ve batılı ülkelerden “Saldırmama sözü” istiyor ve bunun metne dökülmesini istiyor. Aynı zamanda Ukrayna tarafının Donbass iddialarından vazgeçmesini istiyor.

Temelde bu talepler kabul edilebilir talepler. ABD de Ukrayna da bu taleplerin kabul edilebileceğini anlıyor. İngiltere, Almanya ve Fransa’nın başını çektiği ülkeler ise bu talepleri “şimdilik” kabul etmiyor. Kendi kontrollerindeki Kiev rejimini de anlaşma yapılmaması konusunda baskı altında tutuyor.

Avrupa ülkelerinin tek bir umudu kaldı. ABD olmadan Ukrayna’da Kiev rejimi ilerleyemeyecek. Rus ordusu artık belirlenen hedeflere oldukça yakın. Ancak 3 Kasım 2026 tarihinde ABD’de yapılması planlanan ara seçimlerde, Ukrayna’daki çatışmayı destekleyen Demokrat Parti’nin çoğunluğu ele geçirmesi durumunda Kiev rejimine tekrar ABD’nin askeri ve ekonomik desteğinin artabileceği umudu var. Donald Trump’ı destekleyen Cumhuriyetçiler tekrar çoğunluğa sahip olursa Kiev rejimi, ABD’den destek görmemeye devam edecek.

Tam 4 yıl boyunca Kiev rejimine askeri ve ekonomik desteklerini eksik etmeyen ve hala da bu desteklerini sürdüren Avrupa, ABD’deki ara seçimlere odaklandı.

ABD ile Avrupa’nın da ilişkileri kötüye gitmeye devam ediyor. Bu da hem Avrupa Birliği’nin geleceğini hem de NATO’nun geleceğini tartışma konusu haline getiriyor. ABD liderliğinin olmadığı bir Batı cephesinde asla başarı söz konusu olamayacak. Paramparça olacaklar. Donald Trump ise artık Avrupa’yı beslemek ve onlar için “Emniyet sibobu” olmak istemiyor. ABD’nin zaten daralan ekonomisi, Trump için öncelikli çözülmesi gereken konu.

Bu yüzden Donald Trump birçok ülkeye saldırmaya devam ediyor. Donald Trump, tamamen ganimet peşinde. Ukrayna’dan elde edilecek ganimet, ABD için çok yetersiz. Bu yüzden ABD, Venezüela, İran veya Grönland’ın peşindeydi.

Avrupa ülkeleri ve Zelenskiy çatışmayı Kasım ayına kadar sürdürme planı içerisinde olabilir. Kiev rejim ordusunun buna dayanmaya pek gücü olmasa da son günlerde AB’nin Ukrayna’ya ekonomik desteği bunu işaret ediyor.

Ancak ben, Avrupa’nın desteklediği Kiev rejiminin Rus ordusuna karşı daha fazla direnebileceğini düşünmüyorum.

Avrupa ve Zelenskiy’in, Kasım ayı planı tamamen Rusya ile Ukrayna müzakere heyetlerinin motivasyonuna zarar veriyor.

Artık Ukrayna halkı da Batılı ülkelerin politikaları için savaşmak istemiyor. Ukrayna krizinin çözümü için müzakerelerden somut adımlar bekliyor. Hem Avrupa’nın hem de Kiev rejim liderliğinin Ukrayna halkının taleplerine de cevap vermesi gerekiyor.

.

Erhan Kuadzba, dikGAZETE.com

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ