<h3><span><strong>Ukrayna, NATO yolundan geri dönüyor</strong></span></h3> <div><strong>MOSKOVA</strong></div> <div><strong>Ukrayna’daki</strong> çatışmanın temel nedeninin <strong>lider</strong> <strong>odaklı</strong> olmadığını belirtmek isterim. <strong>Petro</strong> <strong>Poroşenko</strong> veya <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy’in</strong> kişisel tercihi değildi <strong>NATO’ya</strong> ve <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği’ne</strong> katılım isteği. <strong>Ukrayna’da</strong>, <strong>2014</strong> yılındaki sözde ‘<strong>renkli</strong> <strong>devrim’</strong> batılıların, <strong>Rusya’yı</strong> politik olarak çevreleme isteğinin başlıca hamlesiydi. <strong>Batılıların</strong> bu hamlesine kısa vadede <strong>Rusya</strong> tarafı, politik tepkilerle karşı koydu.</div> <div>Örneğin; <strong>Kırım’ın</strong> <strong>Rusya’ya</strong> katılımı için gerçekleşen halk referandumu demokratik bir hamledir. Neticede <strong>Kırım</strong> halkının neredeyse tamamı <strong>Rusya’ya</strong> katılım yönünde oy verdi. <strong>Batılılar</strong> istediği kadar reddetsin, <strong>Kırım’ın</strong> <strong>Rusya</strong> topraklarına katılımı meşrudur ve <strong>Rusya’nın</strong> da batıya karşı politik savaşının zaferidir.</div> <div>Devamında ikinci adıma geçen batılı ülkeler, bu kez <strong>Rusya’ya</strong> karşı askeri kozunu oynamaya başladı. <strong>Ukrayna</strong>, batılı ülkelerin silahlarıyla dolarken <strong>Rusya</strong> elbette buna tepkisiz kalamadı. <strong>Donbass</strong> <strong>Bölgesi’nde</strong>, <strong>Kiev</strong> rejiminin baskısı altında kalan halk ise özgürlük mücadelesindeydi. Kimse <strong>Rusların</strong> <strong>Donbass</strong> halkını silahlandırdığını söylemesin. <strong>Donbass</strong> halkı zaten ellerindeki hafif silahlarla <strong>Kiev</strong> rejimi ordusunu topraklarından uzaklaştırdı.</div> <div><strong>Batılıların</strong> ikinci yenilgisi de halkın tokatı tarafından oldu. <strong>Batılıların</strong> silahlarını <strong>Donbass</strong> halkına acımasızca kullanan <strong>Kiev</strong> rejimi de <strong>batılılar</strong> yüzünden kendi yurttaşlarına düşman oldu.</div> <div>Üçüncü aşama ise <strong>NATO</strong> birliklerinin <strong>Rusya</strong> sınırlarında askeri tatbikatları ve <strong>Ukrayna</strong> topraklarındaki askeri faaliyetleri oldu. <strong>Karadeniz’de</strong> bitmek bilmeyen tatbikatlar, <strong>Ukrayna</strong> kara sınırlarında gerçekleşen füze tatbikatları, <strong>Azak</strong> denizinde <strong>Rus</strong> sivil gemilerine karşı yapılan zorbalıklar ve daha niceleri.</div> <div><strong>Rusya</strong> <strong>Devlet</strong> <strong>Başkanı</strong> <strong>Vladimir</strong> <strong>Putin</strong>, <strong>24</strong> <strong>Şubat</strong> <strong>2022</strong> tarihinde <strong>Ukrayna’nın</strong> doğusuna özel askeri operasyon başlattı.</div> <div>Elbette bu dönemde <strong>Kiev</strong> rejiminin başında artık <strong>Poroşenko</strong> değil şovmen <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> vardı.</div> <div><strong>Kiev</strong> rejiminde sadece isimler değişti. <strong>Batılılar</strong> alelacele <strong>Ukrayna’yı</strong> <strong>NATO’ya</strong> ve <strong>AB’ye</strong> dahil edecekken <strong>Rusya’nın</strong> cesurca askeri operasyon adımı batılıları şoka uğrattı.</div> <div>Farkettiniz mi, <strong>Ukrayna’nın</strong> <strong>NATO’ya</strong> ve <strong>AB’ye</strong> katılımına artık dünya kamuoyu ihtimal dahi vermiyor.</div> <div><strong>Amerika</strong> <strong>Birleşik</strong> <strong>Devletleri</strong>, <strong>Ukrayna’nın</strong> <strong>NATO’ya</strong> katılımını desteklemiyor.</div> <div><strong>Lahey’de</strong> son yapılan <strong>NATO</strong> zirvesinin sonuç bildirgesine göz gezdirdiğimde <strong>Ukrayna’nın</strong> birliğe katılımına dair herhangi bir destek açıklaması göremedik.</div> <div><strong>Macaristan</strong> <strong>Başbakanı</strong> <strong>Viktor</strong> <strong>Orban</strong>, <strong>NATO</strong> zirvesinin ardından açıklama yaptı. <strong>ABD</strong>, <strong>Türkiye</strong>, <strong>Macaristan</strong> ve <strong>Slovakya’nın</strong>, <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> ile aynı masaya oturmak istemediğini söyledi.</div> <div><strong>NATO</strong> zirvesinin <strong>Ukrayna</strong> için sonuç bildirgesinin ikinci kısmında dikkatimi çeken başka bir mesaj var. Bu bölümde <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Avrupa</strong> – <strong>Atlantik</strong> güvenliği için uzun vadede tehdit olduğu belirtilmiş.</div> <div>Yani <strong>NATO</strong> artık <strong>Rusya</strong> ile kısa vadede yüz yüze geleceğine ihtimal vermiyor. Nükleer restleşmeler de dahil olmak üzere <strong>Ukrayna</strong> üzerinden gerçekleşen tüm restleşmelerin aslında suni olduğunu anlıyoruz. Zaten <strong>Vladimir</strong> <strong>Putin</strong>, kendilerine yönelik <strong>nükleer</strong> bir tehditte karşılık vereceklerini, ilk adımı kendilerinin atmayacağı yönünde açıklamalar yapmıştı.</div> <div>Böylelikle batılıların <strong>Rusya’ya</strong> karşı nükleer saldırı planlarının da olmadığı anlaşılıyor.</div> <div>Dünya artık rahat bir nefes almalı. <strong>Batılıların</strong>, <strong>Kiev</strong> rejimine verdiği destekle <strong>Rusya’ya</strong> karşı başlattığı savaşta batılıların bir başarısı yok aksine bir ders çıkarmak var.</div> <div><strong>NATO</strong>, <strong>Rusya</strong> ile yüzleşmek istemiyor.</div> <div><strong>Ukrayna’nın</strong> <strong>NATO’ya</strong> katılımının birliğe zarar vereceği çok anlaşıldı.</div> <div><strong>Rusya</strong>, <strong>Ukrayna’daki</strong> özel askeri operasyonlar sırasında hem <strong>politik</strong> olarak hem de <strong>askeri</strong> olarak büyük bir zafer elde etti.</div> <div>Tüm kirli senaryolara rağmen, <strong>Rusya</strong> savaş suçlusu gösterilmeye çalışılırken aslında <strong>Kiev</strong> rejiminin ikiyüzlü politikaları, batılıların şantajları ve masum <strong>Rus</strong> halkına yapılan terör saldırıları işleri tersine döndürdü.</div> <div><strong>Dünyayı</strong> aptal yerine koymaya çalışan batılılar, <strong>Rusya’nın</strong> sabrına yenildi.</div> <div>Gelecekte artık <strong>Rusya’ya</strong> karşı ambargoların yavaş yavaş kaldırılması, batılıların kendileri için işlevsiz hale dönüşen <strong>Kiev</strong> rejiminden politik ve askeri desteği keseceğinden şüphem yok.</div> <div><strong>Kiev</strong> rejimine gelince;</div> <div>Kendisine <strong>NATO</strong> ve <strong>Avrupa</strong> <strong>Birliği</strong> zırhı giyinmeye çalışan <strong>Vladimir</strong> <strong>Zelenskiy</strong> daha da agresif tutum sergileyebilir.</div> <div>Cephede zaten başarısız olan <strong>Kiev</strong> rejimi politik olarak batılıların desteği olmadan iktidarda kalamaz.</div> <div><strong>Batılıların</strong> ve <strong>Kiev</strong> rejiminin, <strong>Ukrayna’yı</strong> <strong>NATO’ya</strong> dahil etme planı iptal oldu diyebiliriz.</div> <div>Kısacası; uğruna kendi halkına bile silah doğrultan bir rejim, <strong>NATO’nun</strong> yolunda geri dönüyor.</div> <div>.</div> <div><strong>Erhan Kuadzba, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>