<h3><span><strong>Türkiye, Suriye’den sonra Yemen’i de kurtarabilir mi?</strong></span></h3> <div><strong>Neml Suresinde Süleyman Peygamberin</strong> insan, cin ve kuşlardan oluşan ordusu anlatılır. <strong>Neml Suresi 18. ayette</strong>; “<strong>Ordu sefere çıktığında</strong>, <strong>bir karıncanın kendi topluluğuna</strong>; ‘<strong>evlerine çekilmeleri gerektiği yoksa ezilip telef olacakları</strong>’ <strong>çağrısını işiti</strong>r, <strong>Süleyman Peygamber</strong>.”</div> <div><strong>Neml Suresi 22-23. Ayetlerde</strong> ise, <strong>Hüdhüd</strong> adlı kuşun konuşmasına yer verilir; “<strong>Senin </strong>(Süleyman Peygamber) <strong>bilmediğin bir hakikati öğrendim</strong>. <strong>Yemen’deki Sebe kavminden doğruluğu kesin bir haber getirdim</strong>. <strong>Hakikaten ben, orada onlara hükümdarlık yapan bir kadın gördüm. Kendisine</strong>, (bir hükümdara gereken) <strong>her şey verilmiştir ve onun büyük bir tahtı da vardır</strong>.”</div> <div><strong>Surenin devamında Yemen</strong>’deki <strong>Sebe Melikesi Belkıs anlatılır</strong>.</div> <div><strong>Osmanlı’nın</strong> var olduğu topraklardan, üzerine <strong>en çok ağıt yakılan</strong>, <strong>türkü söylenilen coğrafyadır</strong>; <strong>Yemen</strong>. <strong>Balkanlardan Anadolu</strong>’ya yiğitler <strong>Yemen Cephesine</strong> gitmiş; birçoğu geri dönmemiştir. Her kasaba, köy, mahalle ve sülaleden muhakkak bir fert <strong>Yemen</strong>’de şehit olmuştur.</div> <div><strong>Ah o Yemen'dir, gülü çemendir</strong><strong>Giden gelmiyor, acep nedendir</strong></div> <div><strong>Mızıka çalınır düğün mü sandın</strong></div> <div><strong>Al yeşil bayrağı gelin mi sandın</strong></div> <div><strong>Yemen’e gideni gelir mi sandın</strong></div> <div><strong>Arapların anayurdu olduğu kabul edilen Yemen</strong>; <strong>Yavuz Sultan Selim Han’ın Mısır’ı 1517’de fethetmesiyle Osmanlı yönetimine dahil oldu.</strong></div> <div><strong>19</strong>. <strong>yüzyılın </strong>sonlarında başlayan <strong>Yemen İsyanları 20. yüzyılın</strong> başında devam eder. İsyanın baş aktörü <strong>İmam Yahya</strong>; isyan etmesine rağmen <strong>Osmanlı</strong> yanında <strong>Hicaz-Yemen Cephesi</strong>’nde <strong>İngilizlere</strong> karşı saf tuttu. <strong>Osmanlı İmparatorluğu, 1918 yılında Mondros Ateşkes Mütarekesi’ni imzalayarak Arabistan</strong>’dan çekilmesiyle <strong>İmam Yahya, Sana</strong>’ya girerek bağımsızlığını ilan etti. <strong>Lozan Anlaşması</strong> ile <strong>Yemen</strong>; <strong>Osmanlı</strong>’dan fiilen ayrıldı.</div> <div><strong>İmam Yahya</strong>’nın isyanlarda şehit edilen <strong>Osmanlı</strong>/ <strong>Türk askeri</strong> için daha sonra <strong>üzüldüğü </strong>ve <strong>pişman</strong> olduğu da söylenmiştir.</div> <div><strong>Osmanlı Devleti’nin en son kaybettiği eyalet Yemen’dir</strong>.</div> <div><strong>Kim bilir burada yatan şehitlerin ahı tutmuştur.</strong> <strong>Yemen huzura, istikrara kavuşamaz.</strong></div> <div><strong>“Kara çadır ss mi tutar”</strong> türküsünde söylendiği gibi;</div> <div><strong>“Yemen yolu çukurdandırKaravanam bakırdandır…</strong></div> <div><strong>Şol yemende can verenlerBiri memet biri memiş.”</strong></div> <div><strong>Kırcaali</strong>’de söylenen bir başka <strong>Yemen türküsünde</strong> ise düğünden hemen sonra cepheye giden bir askerin duygu ve düşünceleri yer alır; “<strong>Yemen, Yemen şanlı Yemen / Toprakları kanlı Yemen / Ben Yemen’e dayanamam / Nazlı yardan ayrılamam / İstihkâma indirdiler / Allı gömlek giydirdiler / Bir ananın bir oğlunu / Tâ Yemen’e gönderdiler.”</strong></div> <div><strong>Yemen</strong>’deki kırılgan siyasi iklim sürmektedir. İstikrarsızlık, güvenlik ve asayiş sorunları, temel altyapıdan yoksunluk, ekonomik ve mali bunalım <strong>Yemenliler</strong> için zorlu sınamalar oluşturmaktadır.</div> <div></div> <div>Birçok farklı grubun iktidar mücadelesi sürdürdüğü <strong>Yemen</strong>; adeta şehir devletçiklerine dönüştü. <strong>Yemen</strong>; iç savaşın getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla yüz yüze kaldı.</div> <div>Uluslararası insani yardım kuruluşlarının faaliyetlerinin zorlaştığı iç savaşta <strong>150 bini aşkın insan öldü.</strong></div> <div>Dünyada son dönemin en kötü insani krizlerinden birinin yaşandığı <strong>Yemen</strong>'deki nüfusun <strong>yüzde 80'i yardıma muhtaç.</strong></div> <div><strong>Milyonlarca çocuk da kıtlık ve çeşitli hastalıklar sebebiyle ölüm riskiyle karşı karşıya.</strong></div> <div><strong>Yemen</strong>’de giderek kötüleşen insani durum; <strong>Türkiye</strong> tarafından yakinen takip edilmekte. <strong>Türkiye</strong>’den birçok sivil toplum kuruluşu (<strong>STK</strong>); kamu ve sivil halka yardımda bulunuyor.</div> <div><strong>Antalya Diplomasi Forumu</strong>’nda <strong>155 ülkeden</strong> <strong>21 devlet ve hükümet başkanı ile 64'ü bakan olmak üzere 6 bini aşkın kişi</strong>; <strong>“Ayrışan dünyada diplomasiyi sahiplenmek</strong>” temasıyla ağırlandı. <strong>ADF</strong>'de, krizlerin odağında yer alan pek çok aktör, aynı çatı altında bir araya gelerek fikir teatisinde bulundu.</div> <div><strong>İki kutuplu bir düzenin dayatıldığı dünya toplumu için, ADF kıymetli bir ‘nefes’ alanı açıyor. Ayrışan dünyada diplomasi ile kutuplaşma değil uzlaşmaya ulaşılır. Diplomasi sadece kriz anlarında değil değişim ve dönüşüm için onarıcı bir irade olarak da kullanılıyor.</strong></div> <div><strong>Dışişleri Bakanı Hakan </strong><strong>Fidan</strong>’ın, <strong>Türkiye</strong>'nin <strong>Suriye</strong>'deki <strong>önceliğinin</strong>; <strong>istikrar </strong>ve <strong>güvenliğin temini</strong> olduğu vurgusu dikkat çekiyor. <strong>Türkiye</strong>’nin bu çağrısı hem <strong>Suriye</strong>’deki hem de <strong>Suriye dışındaki aktörlere uyarı olarak okunmalı</strong>. Bu noktada <strong>İsrail</strong>; <strong>Suriye</strong>’deki <strong>eylemleri ile istikrarsızlığı körüklüyor.</strong></div> <div><strong>Suriye</strong> artık <strong>Türkiye</strong>’nin <strong>yeni cephesi</strong>. <strong>Emanet</strong>. <strong>Türk askeri, insanlığını onurunu koruyor</strong>. <strong>Suriye’de çok işimiz var!</strong></div> <div><strong>Türkiye için Suriye ve Gazze hassasiyeti sona ermeyecek</strong>.</div> <div><strong>Yemen</strong>’in <strong>güneyinden gazeteci ve Aden El-Gad gazetesinin yayıncısı Fethi Bin Lazrak</strong> <strong>sosyal medyadan yaptığı açıklama ile gündemi sarstı</strong>. <strong>Lazrak</strong>, <strong>X Platformunda</strong> yayınladığı paylaşımda; “<strong>pazartesi günü Hadramut'ta, Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile doğrudan temas halinde olan bir Yemenli siyasetçinin başkanlığında, Türkiye desteğiyle yeni bir siyasi oluşum duyurulacak. Türk hükümetinden doğrudan destek alan ilk Yemen siyasi oluşumudur. Bu, Türkiye'nin Yemen'deki siyasi arenaya 'resmi olarak' girmeye karar verdiği anlamına geliyor</strong>" ifadelerini kullandı. <strong>Hareketin, Suriye'yi şu anda yöneten silahlı gruplara yakın çok sayıda Yemenli siyasi ismi bünyesinde barındırdığını söyledi.</strong></div> <div><strong>Türkiye, kendisine bağlı bir siyasi yapıyla Hadramut'u kontrol etmeye çalışıyor.</strong></div> <div><strong>Hadramut</strong>, jeopolitik ve jeoekonomik açıdan <strong>Yemen</strong>’in en önemli bölgesi. <strong>Suudi Arabistan</strong> ve <strong>Birleşik Arap Emirlikleri</strong> arasındaki “<strong>Yemen</strong> <strong>pastası”nı</strong> kimin paylaşacağı konusundaki rekabet ve çekişme artık <strong>Yemen</strong> siyasi sahnesinde açıkça sergileniyor. <strong>Amerika</strong> ve <strong>İngiltere</strong> de burada önemli aktörler. Taraflar arasında adeta ‘<strong>Soğuk Savaş</strong>’ rüzgarları esiyor.</div> <div><strong>ABD, El-Reyyan Havaalanı ve birçok stratejik noktada asker bulunduruyor. ABD, burada siyasi ve askeri unsurları ile diplomatik baskı kuruyor.</strong></div> <div><strong>BAE, Yemen’in güney ve doğu illerinde liman, havaalanı ve stratejik adaları kontrol etme derdinde. Ayrıca güneyin kuzeyden ayrılması yönünde bir politika uyguluyor.</strong></div> <div><strong>Suudi Arabistan ise Hadramut’u ilhak etmek istiyor</strong>. <strong>Hadramut </strong>kökenli <strong>Suudi vatandaşlarına </strong>burada üstünlük sağlanması noktasında hedefi var. <strong>Bu eski ve yeniden canlanan tehlikeli bir tehdittir</strong>. <strong>Suudi Arabistan, Yemen’in petrol ve mineral sahalarına hükmetmek istiyor. Hürmüz Boğazı'ndan uzakta, Arap Denizi’nden açık denizlere açılan enerji hatları/ boru çekmek istiyor.</strong></div> <div><strong>Yemen elitleri</strong>; ülkeyi çatışma alanına çeviren yerel ve bölgesel güçlerin farkında. <strong>Suudi</strong>, <strong>BAE</strong>, <strong>ABD </strong>ve <strong>İngiltere</strong>’nin projelerinin geçici olduğu ve tutunamayacağı düşünülüyor.</div> <div><strong>Hadramut, bölgesel ve küresel gerginliklerin arasında sıkışsa da elbette bu kargaşanın içerisinden çıkacak kapasiteye sahip.</strong></div> <div><strong>Kızıldeniz</strong>’deki <strong>Amerikan Savaş Gemileri</strong> ve <strong>İsrail</strong>’e füze sallayan <strong>Hussiler</strong> de <strong>Yemen</strong>’de ciddi bir güç. Fakat son günlerde <strong>Yemen</strong>’de ciddi gelişmelerin olacağı varsayılıyor.</div> <div><strong>Nihayetinde Pazartesi günü (14 Nisan) beklenilen açıklama yapıldı.</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Hadramut</strong>’un <strong>Seiyun kentinde</strong> "<strong>Değişim ve Kurtuluş Hareketi</strong>" adı verilen yeni bir siyasi oluşumun duyurusu yapıldı. Hareketin ilke ve hedeflerinin duyurulduğu etkinliğe çok sayıda toplum siması ve siyasi aktivist katıldı. Hareket, <strong>Yemen</strong>'deki <strong>siyasal gerçekliği reform etme ve adalet ve bağımsızlığa dayalı modern bir devlet inşa etme çabalarını vurguladı</strong>.Hareketin kuruluş bildirgesinde şu ifadeler yer aldı: “<strong>Kritik bir ulusal anda, vatan kayıpları ve hayatta kalma talepleri ortasında, bugün Tanrı'nın yardımıyla, Yemen halkının dürüst bir sese ve uygulanabilir bir vizyona olan ihtiyacına yanıt veren popüler bir ulusal hareket olan Değişim ve Kurtuluş Hareketi'nin kuruluşunu duyuruyoruz</strong>.”</div> <div></div> <div><strong>Hareketin önde gelen liderlerinden Ebu Ömer el-Nahdi</strong>; <strong>Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara </strong>(<strong>Colani</strong>) ile birlikte bir süre <strong>Irak El Kaidesi</strong>’nde yer almış. <strong>Ebu Ömer el-Nahdi</strong>, <strong>Suriye Lideri Ahmet Şara</strong> gibi <strong>2018</strong>'de <strong>El Kaide</strong>’den ayrılıyor.</div> <div><strong>Türkiye</strong>'nin desteğini alan <strong>Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara</strong> ile olan ilişkisine atıfla, "<strong>Irak'taki mücadelede el-Şara'nın yoldaşı</strong>" olarak da biliniyor.<strong>Hareketin lideri</strong> konuşmasında, <strong>yeni oluşumun slogan atmak veya teori üretmek peşinde olmadığını, aksine sahada pozisyonları somutlaştırmaya çalıştığını vurgulayarak</strong>, "<strong>Değişim sloganlarla değil, irade ve pratik adımlarla yaratılır</strong>" dedi.“<strong>Değişim ve Kurtuluş Akımı</strong>” <strong>üç stratejik hedef benimsiyor</strong>:<strong>1. Kapsamlı reform çabası, yolsuzluk ve kaosla mücadele</strong>.<strong>2. Devlet kurumlarının adalet ve verimlilik temelinde yeniden inşa edilmesi.</strong><strong>3. Hak ve özgürlükleri korumak, sosyal ve ekonomik adaleti sağlamak.</strong><strong>Hareket</strong>, hedeflerine ulaşmak için tüm <strong>meşru</strong> yollara başvurma sözü verirken; <strong>halkın</strong> karar alma süreçlerine dahil edilmesi, <strong>yetkin</strong> kişilerin seçilmesi, <strong>şeffaflığın</strong> etkinleştirilmesi ve <strong>yargı</strong>, <strong>medya</strong>, <strong>eğitim</strong> ve <strong>güvenliğin</strong> rolünün güçlendirilmesiyle başladığı vurgulanıyor.</div> <div></div> <div><strong>Ebu Ömer el-Nahdi</strong>, farklı bir gelecek isteyen tüm <strong>Yemenlileri</strong> siyasi eyleme katılmaya çağırarak, "<strong>Silahlı örgütlerdeki eski liderlerin sivil ve siyasi eyleme yönelmesi, Yemen'i on yıllardır tüketen istikrarsızlık ve yıkım yollarından daha olgun bir adımdır</strong>" dedi.<strong>Hareketin duyurusu</strong>, ülkedeki karmaşık siyasi manzara ve <strong>Yemen</strong>'i yıllardır etkileyen güvenlik ve ekonomik karmaşıklıkların ortasında, savaş sonrası düzenlemeler çerçevesinde kendilerini dayatmaya çalışan yeni siyasi oluşumlar oluşturma çabalarının arttığı bir ortamda geldi.</div> <div><strong>Türkiye Dışişleri Bakanlığı</strong> konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.</div> <div><strong>Türkiye Yüzyılı</strong>'nda <strong>yumuşak gücün</strong> (<strong>soft pwer</strong>) <strong>sert güç</strong> (<strong>hard power</strong>) kadar önemli olduğu günümüzde; <strong>Türkiye</strong>, elbette <strong>Yemen</strong>’den uzak duramaz.<strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>’ın liderliğinde <strong>Türkiye</strong>, <strong>Suriye</strong>’yi kurtarmadan önce <strong>Yemen</strong>'in karşısında <strong>Sudan</strong> ve <strong>Somali</strong>'de, yani <strong>Afrika Boynuzu</strong>'nda askeri üsler kurmuştu.</div> <div><strong>Suriye Devlet Başkanı Ahmet Şara’nın Türkiye ziyareti, sıradan bir ziyaret ve görüşme değil. Bilakis bölgede hızlanan değişimlerin yaşandığı bir ortamda Türkiye- Suriye ilişkilerinde yaşanan derin değişimi yansıtan stratejik boyutlar taşıyor.</strong></div> <div><strong>Kısaca Türkiye; İsrail’i kıskaca alıyor</strong>. Yani bölgenin kuzeyi, güneyi ve doğusu <strong>Katar</strong>, batısı <strong>Libya</strong>, merkezi ise <strong>Suriye </strong>ve <strong>Lübnan</strong>'dır. <strong>Bu, İsrail'in etrafında sıkı bir ilmik anlamına geliyor ve bu, Türkiye-Yemen ittifakıyla başlayabilir.</strong> <strong>İran, Rusya ve Amerika gibi aktörler Arap Coğrafyasında güç kaybederken Türkiye, bölge halkları ile yeni bir aktivasyon başlatıyor.</strong></div> <div>“<strong>Anaların, gelinlerin ve nice yetimlerin ıssız yerlerde döktüğü gözyaşları yağmur olup Yemen Çölü’nün üzerine yağsaydı bağrında ormanlar fışkırırdı</strong>. <strong>Bir milletin ölüsü bir toprağı vatan yapmaya yetseydi, Yemen’in Türk vatanı olduğundan kim şüphe edebilirdi?</strong>” diyen ve “<strong>Yemen!.. Âh! Yemen</strong>” romanında <strong>Yemen</strong>’deki hâl-i pür melâli bütün yönleriyle dile getiren <strong>Mehmet Niyâzi Özdemir</strong>’i ve <strong>Yemen</strong>’de <strong>Şehit</strong> olan <strong>Askerimizi/Ecdadımızı rahmet ve şükranla anıyoruz</strong>.</div> <div><strong>Yemen, Türkiye ile tekrar bir ve bütünlüğe kavuşacak; temennimiz bu çerçevede.</strong></div> <div><strong>.</strong></div> <div><strong>Mehmet Yıldırım, dikGAZETE.com</strong></div> <div>https://x.com/fathibnlazrq/status/1911349050303000820</div> <div>https://x.com/fathibnlazrq/status/1911821314501030036</div> <div>https://www.adngad.net/news/793378</div> <div>https://www.kirmizilar.com/turkulerimiz-ix-yemen-turkuleri-4</div> <div>https://www.aa.com.tr/tr/pg/foto-galeri/2025391435_yemende-gunluk-yasam/146</div> <div>https://www.aa.com.tr/tr/info/infografik/31672</div> <div>https://www.tarebhtoday.online/2025/04/13/149718/</div> <div>https://crater-sky.net/posts/194349</div> <div>https://www.yemen-window.com/news/200129</div> <div></div> <div></div>