<h3><span><strong>2025’te Türkiye’nin stratejik sınavı; "Vatan için her an her yerde"</strong></span></h3> <div><strong>MİT internet sayfası</strong> bu motto/slogan ile açılıyor: “<strong>Vatan için her an her yerde! Türkiye</strong>, <strong>bölge ve dünya barışı için vazgeçilmez konumdadır</strong>.” Bu sözler, <strong>MİT</strong>’in varoluş gayesini özetliyor.</div> <div><strong>MİT</strong>; <strong>Türkiye</strong>’nin <strong>bölgesel </strong>ve <strong>küresel barışta</strong> aldığı rolü ve jeopolitik konumu pekiştirmek/ güçlendirmek için her an her yerde görev başında.</div> <div><strong>MİT</strong>, devletin diğer kurumları gibi <strong>2025</strong> faaliyet raporu yayınladı.</div> <div></div> <div><strong>2025 yılı</strong>, <strong>Türkiye</strong> için sıradan bir takvim yaprağı değildi. <strong>Küresel kırılmaların hızlandığı</strong>, <strong>savaşların şekil değiştirdiği </strong>ve <strong>diplomasinin giderek dar bir koridora sıkıştığı</strong> bir dönemde; <strong>Ankara</strong> hem içeride hem dışarıda çok katmanlı bir güvenlik sınavından geçti. <strong>Millî İstihbarat Teşkilatı</strong>’nın <strong>2025 Faaliyet Raporu</strong>; bu sınavın devlet aklı açısından nasıl okunduğunu gösteren önemli bir belge niteliğinde.</div> <div><strong>Diplomasi </strong>çoğu zaman kameraların önünde yürür. <strong>Siyaset </strong>meydanlarda konuşur. Oysa <strong>istihbarat</strong>; tarihin akışına çoğunlukla görünmeden müdahil olur. <strong>2025 raporu</strong> da gürültülü bir dünyanın ortasında, sessiz fakat yoğun bir mesainin bilançosu olarak okunmalı.</div> <h3><span><strong>Küresel fay hatları derinleşirken…</strong></span></h3> <div>Geride bıraktığımız yıl, <strong>jeopolitiğin</strong> yeniden<strong> sertleştiği</strong> bir dönemdi. <strong>Gazze</strong>’de arabulucuların çabasıyla sağlanan <strong>geçici ateşkes</strong> kalıcı bir<strong> barışa </strong>dönüşmedi; çatışma alanı genişledi, bölgesel kırılganlık arttı. Öte yandan<strong> Rusya-Ukrayna Savaşı</strong>; <strong>Batı</strong>’nın askeri desteği ile <strong>Moskova</strong>’nın yıpratma stratejisi arasında kilitlenmiş bir tablo sundu. <strong>Nükleer söylemler </strong>ve<strong> otonom silah sistemleri</strong>; savaşın doğasını değiştiren yeni eşikler oldu.</div> <div>Bir başka cephede ise <strong>Amerika Birleşik Devletleri</strong> ile <strong>Çin</strong> arasındaki rekabet artık örtük değil, açık bir sistem mücadelesine dönüşmüş durumda. <strong>Gümrük tarifeleri</strong>,<strong> teknoloji</strong> <strong>ambargoları</strong> ve te<strong>darik zincirlerinin yeniden inşası</strong>… <strong>Afrika</strong>’dan <strong>Hint-Pasifik</strong>’e kadar geniş bir coğrafya bu büyük satranç tahtasının karelerine dönüştü.</div> <div><strong>Uluslararası düzenin</strong> kriz çözme kapasitesinin zayıfladığı bir dönemdeyiz. Savaş artık yalnızca cephede değil; siber alanda, enerji hatlarında, finans sistemlerinde ve algı operasyonlarında sürüyor. Hibrit tehditler, klasik güvenlik anlayışını aşındırıyor.</div> <h3><span><strong>Türkiye’nin “Denge ve Tahkimat” yılı…</strong></span></h3> <div>Böylesi bir türbülansın ortasında <strong>Türkiye</strong>, <strong>2025</strong>’i adeta bir “<strong>denge ve tahkimat</strong>” yılı olarak geçirdi. Hem dış politikada arabuluculuk kapasitesini korumaya çalıştı hem de iç güvenlikte stratejik bir eşik olarak sunulan “<strong>Terörsüz Türkiye</strong>” hedefini öne çıkardı.</div> <div>Raporda dikkat çeken husus şu: <strong>Terörle mücadele yalnızca operasyonel bir mesele olarak değil</strong>; <strong>toplumsal zemin </strong>ve <strong>siyasal iklimle</strong> birlikte ele alınıyor.<strong> Silah bırakma çağrıları</strong>, siyasi çözüm arayışları ve güvenlik politikalarının demokratik çerçeveyle birlikte düşünülmesi… Bu yaklaşım, güvenlik ile siyasetin kesişim kümesinde yeni bir sayfa açma iradesine işaret ediyor.</div> <div>Eğer bu hedef kalıcı bir sonuca ulaşırsa, <strong>Türkiye</strong> yalnızca bir güvenlik sorununu çözmüş olmayacak; aynı zamanda <strong>küresel belirsizlik çağında stratejik özerkliğini de güçlendirmiş</strong> <strong>olacak</strong>.</div> <h3><span><strong>İstihbarat Diplomasisi: Sahada ve Masada…</strong></span></h3> <div><strong>2025 raporunda</strong> öne çıkan kavramlardan biri “<strong>istihbarat diplomasis</strong>i.”<strong> Gazze</strong>’de ateşkes ve esir takası başlıklarında yürütülen temaslar; <strong>Ukrayna krizinde</strong> açık tutulan diyalog kanalları bu yaklaşımın örnekleri olarak sunuluyor.</div> <div><strong>Suriye dosyası </strong>ise ayrı bir başlık. Krizin başından bu yana sahada bulunan <strong>Türkiye</strong>, sınır güvenliğini önceleyen ve oluşabilecek güç boşluklarını kendi aleyhine çevrilmeden yönetmeye çalışan bir strateji izliyor. Yeni devlet inşa süreçlerinin doğurabileceği riskler, <strong>Ankara</strong>’nın öncelikli gündem maddeleri arasında.</div> <div>Buna ek olarak<strong> FETÖ yapılanmasının</strong> yurtdışı faaliyet alanlarının daraltılması, <strong>DEAŞ</strong> ve <strong>benzeri radikal örgütlere </strong>karşı operasyonel iş birlikleri ve yabancı istihbarat ağlarının deşifre edilmesi raporun güvenlik boyutunun ana başlıklarını oluşturuyor.</div> <h3><span><strong>Teknoloji: Yeni gücün anahtarı…</strong></span></h3> <div><strong>Modern istihbarat</strong> artık yalnızca insan kaynağına dayanmıyor. <strong>Büyük veri analizi</strong>,<strong> yapay zekâ uygulamaları</strong>, <strong>sinyal ve uydu istihbaratı</strong>, <strong>siber kabiliyetler</strong>… <strong>Rapor</strong>, klasik yöntemlerle teknolojik araçların hibrit bir modelde birleştirildiğini vurguluyor.</div> <div>Bu dönüşüm, yalnızca <strong>operasyonel başarı</strong> anlamına gelmiyor; aynı zamanda karar alıcıların doğru ve zamanında bilgiye erişimi demek. <strong>Devlet aklının isabet oranı</strong>, büyük ölçüde bu veri işleme kapasitesine bağlı.</div> <h3><span><strong>Rakamların söylediği…</strong></span></h3> <div><strong>2025 </strong>yılı için yaklaşık <strong>28,9 milyar TL </strong>başlangıç ödeneğiyle yola çıkılmış; yıl sonunda toplam ödenek <strong>36,4 milyar TL</strong>’ye, harcama ise <strong>36,3 milyar TL</strong>’ye ulaşmış. Mali kontrol ve denetim süreçlerinin işletildiği vurgulanıyor. Şeffaflık ve hesap verebilirlik tonu, doğası gereği kapalı çalışan bir kurum için dikkat çekici.</div> <div>Elbette <strong>istihbaratın</strong> tüm faaliyetleri kamuoyuna açık olamaz. Ancak bütçe ve idari çerçevede kurumsal standartların güçlendirilmesi, demokratik denge açısından önem taşıyor.</div> <h3><span><strong>2026’ya girerken…</strong></span></h3> <div><strong>Raporun</strong> satır aralarında net bir mesaj var:<strong> Dünya daha sakin olmayacak</strong>. <strong>Küresel fay hatları hareketli kalacak</strong>. <strong>Türkiye</strong> ise eş zamanlı tehditlerle mücadele ederken <strong>çok boyutlu bir strateji izlemek zorunda</strong>.</div> <div><strong>İstihbaratın en büyük başarısı çoğu zaman manşet olmaz</strong>. Çünkü en kritik başarı, gerçekleşmeyen krizdir; önlenen saldırıdır; başlamadan bitirilen tehdittir.</div> <div><strong>2025 Faaliyet Raporu</strong>, <strong>Türkiye</strong>’nin yalnızca <strong>savunmada</strong> değil; <strong>sahada </strong>ve <strong>masada</strong>, <strong>veri merkezinde </strong>ve<strong> diplomasi koridorlarında</strong> da<strong> oyun kurucu olma arayışının kaydı niteliğinde</strong>. <strong>Gürültülü çağın ortasında</strong>, sessiz ama kararlı bir devlet refleksinin belgesi olarak okunmalı.</div> <div><strong>Asıl soru şu</strong>:<strong> 2026</strong> ve <strong>sonrasında bu denge siyaseti sürdürülebilecek mi</strong>?<strong> Küresel baskıların arttığı bir dönemde hem güvenliği tahkim edip hem demokratik zemini genişletmek mümkün olacak mı</strong>? <strong>Niyet bu şekilde</strong>.</div> <div></div> <div><strong>Türkiye’nin stratejik sınavı bitmiş değil</strong>. <strong>Belki de yeni başlıyor</strong>. <strong>MİT Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kalın</strong>’ın; <strong>“müzakereci istihbarat/</strong> <strong>istihbarat diplomasisi</strong>”; kuruma yeni bir işlevsellik kattı. Bunu da unutmamak lazım.</div> <div>.</div> <div><strong>Mehmet Yıldırım, dikGAZETE.com</strong></div> <div> </div> <div></div>