<h3><span><strong>Cabrón</strong></span></h3> <div><strong>Ahit</strong> külliyâtında, bilhâssa –âlimler nezdindeki müşterek tefsîrlere göre– <strong>Bereşit bara Elohim</strong> (Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı), sözüyle yaradılışın maksadına yönelik îzâhlar barındıran bu haşmetli külliyenin ilk kitabı olan <strong>Bereşit</strong> (בְּרֵאשִׁית, <strong>“Başlangıçta”,</strong> batı terminolojisinde <strong>“Genesis”,</strong> Türkçe'de “Yaradılış”)'de, <strong>“Hittî”</strong> yâhût Hitit'li Beeri'nin kız evlâdı <strong>«Yehudit»</strong> (Judith) adı karşımıza çıkarken, <strong>Yahudi</strong> dînî otoritelerince apokrif, yâni <strong>“</strong>kaynağı muğlak, aslına uygunluğundan tereddüd edilen, îtimâd edilmeyen, güven duyulmayan” ilân edilen; fâkat <strong>Hristiyan</strong> âleminde kanonik, meâlen <strong>“</strong>dînî mercîlerce kutsal” addedilen Yehudit veyâ Yudit'in Kitabı metninde bir diğer Judith adı geçer.</div> <div><strong>Judith</strong>, İbrânîce yehudit (<strong><span>יְהוּדִית</span></strong>) sözcüğünden gelir. Esâsen, <strong>«Yehuda»</strong> isminin, hakîkî, itibârî veyâ telâffuzu cihetiyle <strong>“müennes”</strong> hâli, femineni yâhût dişili.<strong> Batı</strong> toplumlarında <strong>Judith,</strong> Judithe, Judita, Jutta, Jodie, Jody, Judi, Judy ve benzer muhtelif versiyonlarıyla çoğunlukla kız çocukların isminde yaşayan; lâkin Jude ve June olarak erkek çocuklarının da kulağına fısıldanan biblical üslûblu veyâ Kitâb-ı Mukaddes'e dâir bir özel ad. <strong>“</strong>Rabbin övgüsü, medhi,” demek.</div> <div>Mânen çağrıştırdığı anlam veyâhût –linguistik bir ifâdeyle– konotasyon, <strong>–Yahuda</strong> kavminin ikâmet ettiği şehrin etrâfını kuşatan ve dînî anlatıda gözü dönmüşlüğü, zâlimliği ve gaddarlığı ile tasvîr edilen <strong>Nebukadnezzar'ın</strong> ünlü kumandanı <strong>Holofernes'in</strong> güzelliğinden etkilenerek sofrasına dâvet ettiği kent eşrâfından cesûr bir kadın olan <strong>Yehudit'in</strong> tuzağına düşüp kafasının kesilmesi netîcesinde <strong>Betulya</strong> âhâlisinin Yehudit'in kahramanlığıyla halâs oluşu, selâmete ermesi veyâ kurtuluşu hâdisesine istinâden– <strong>“Kurtuluş”,</strong> yâni –ilâhiyatsal bir tâbirle– <strong>deliverance</strong>'dır.</div> <div>Milâttan evvel 1.asırda neşredildiği düşünülen bu hamâsetin, bahâdırlığın veyâ kahramanlığın öyküsü, nefret söylemine üzerine kıymetli çalışmalarıyla tanınan filozof <strong>Judith Butler'ın, </strong>reşîd olmayan oğlundan tahtı devralarak târihin her şeye muktedir kadın imparatoriçelerinden<strong> Bavyera Düşesi Judith von Bayern'in</strong> ya da <strong>İngiliz</strong> aktör <strong>Jude Law'un</strong> adında yaşar.</div> <div>Bu isim, <strong>Türkiye Yahudi</strong> toplumunda da, sıklıkla kız çocuklara konan adlardan. İsmin taşıdığı mânâ da geçen haftalarda rast geldiğim <strong>Metin</strong> <strong>Delevi</strong>'nin Judeo-Espanyol (Yahudi İspanyolcası) dilinde kaleme aldığı <strong>Una eroina de Hanuka </strong>(Bir Hanuka Kahramanı) makalesinin başlığında da görüldüğü gibi <strong>-</strong>eski bir deyişle- görkemli bir celâdeti ya da büyük bir kahramanlığı çağrıştırır. Makalede, (Yehudit'in) <strong>“</strong><strong>meşhûr” keçi peyniri</strong><strong> </strong>(“renomado” <strong>kezo de kavra</strong>)'nden bahsedilir. Hikâyeye göre o harâretli akşam, <strong>Yehudit,</strong> Holofernes'in vâkî olduğu ziyâfet çadırına girdiğinde karşılaştığı hâyli gösterişli sofra, türlü lezzetlerle doludur. General, konuğunu, memnûnîyyetle karşılar, <strong>Yehudit'e</strong> sâhip olma arzûsu her yanını sarmıştır ve onu şölene dâvet eder (Holofernes la envito a su tenta para selebrar), lâkin <strong>Yehudit,</strong> general <strong>Holofernes'e</strong> bu ziyâfet için hazırlattığı yemeğinden ve şarabından getirdiğini ifâde ederken –kimi têvillere göre yalnızca yemekler dense de–<strong> </strong>kendi îmâl ettiği <strong>“</strong>keçi peynirinin Betulya'da epey meşhûr olduğunu,” söyler.</div> <div><strong>Holofernes</strong> her şeyi kabûl eder, çünki <strong>Yehudit'in</strong> câzibesi gözünü kör etmiştir. Husûsen, hazır edilen bu keskin ve kuvvetli şarap, bu zâlim generali sarhoş edip yere serer. <strong>Holofernes, Yehudit</strong> tarafından indirilen ölümcül bir kılıç darbesiyle kafası kesilmek sûretiyle katledilir. Böylece, şehir, zâlimâne bir idâreden kurtulmuş olur.</div> <div><strong>Sefarad</strong> lisânında kavra olarak yazılıp telâffuz edilen, hattâ yavrusuna da <strong>kavretiko</strong> denen keçi, İspanyolca'da benzer anlamı taşıyan dişil kelime “<strong>cabra</strong>”dan gelir. Meselâ, <strong>pier de cabra</strong> (keçi derisi), <strong>cabreria</strong> (keçi sürüsü), <strong>cabrilla</strong> (küçük keçi) ve buna benzer nice sözcüğe hayat verirken, kaba argoda çok defâ kullanılan maskülen cabr<strong>ó</strong>n terimiyle de akrabâ olur.</div> <div>*</div> <div><strong>Netflix</strong> platformunun İspanya ve Latin Amerika menşeili popüler dizilerinde eminim çok kere duymuşsunuzdur cabr<strong>ó</strong>nu... Çok yönlü bir terim.</div> <div>Kimi zaman Narcos Mexico'da tekrâren duyacağınız gibi erkekler arasında -özellikle Meksika İspanyolca'sında- Hey, ahbap, kanka, dostum! Piç herif! Piç kurusu! Serseri! (¡Oye cabrón!) anlamında hem dostâne bir söz olarak kullanılır, hem de Oscuro Deseo'da korkunç gerçekleri öğrendiği ânda Alma'nın sarf ettiği <strong>“iğrenç, alçak, hâysiyetsiz, âdî, şerefsiz”</strong> anlamıyla ya da <strong>Raquel'in</strong> <strong>La Casa de Papel</strong><strong>'deki</strong> o öfke dolu repliğinde duyulduğu üzre (cabrón de mierda “seni kahrolası piç!”) bir hakâret olarak kendini gösterir; kimi zamansa, <strong>İspanya İspanyolca'sındaki</strong> gibi hem <strong>“</strong>karısı tarafından aldatılan erkek” anlamını taşır, hem de daha soft hâliyle <strong>“</strong>bir yerde en istenmeyen, hoşlanılmayan veyâ sakıncalı kişi” bu terimle târif edilir.</div> <div><strong>Meksika İspanyolca'sının</strong> argo söz varlığından <strong>İspanyolca'nın</strong> genel konuşma diline yerleşen <strong>cabrón</strong> sözcüğü –şarkısında Cabrón, if you want me too, what else can I do, diyen Red Hot Chili Peppers'ın fazlasıyla sempati kokan ve hafîf serserîce kullanımının hâricinde– <strong>İngilizce</strong> argodaki <strong>asshole</strong> (g*t herif, sersem, aşağılık adam) ya da <strong>s.o.b</strong> (son of a bitch teriminin kısaltması “o* çocuğu”) sözcüklerine denk olup, şâyet bir münâkaşada, sert atışmada kullanılırsa muhtemelen kanlı bir kavgaya sebebiyet verecek olan bir deyiş. Kime ve hangi vakitte söylediğinize göre değişir. Örneğin, bir dostunuzun size gülümseyerek gerizekâlı demesiyle, tanımadığınız birinin hiddetli bir dille <strong>gerizekâlı</strong> demesi aynı olmaz.</div> <div>Sözcüğün <strong>Portekizce'deki</strong> karşılığı da <strong>cabrão...</strong></div> <div>Peki, mânâsı ne?</div> <div><strong>“Boynuzlu,</strong>” demek.</div> <div>Şöyle ki, (genellikle erkekler için) partneri tarafından aldatılmış kimse. Argoda, boynuzlanmak veyâ ren geyiğine dönmek gibi deyimlerin bir nevî anlam karşılığı.</div> <div>Mânâya göre, <strong>“</strong>karısı tarafından aldatılan erkek, aldatılmış partner, boynuzlu koca.”</div> <div>Bu argo ifâdenin <strong>Kitâb-ı Mukaddes</strong> külliyâtının <strong>Portekizce'sinde</strong> işi ne?</div> <div>*</div> <div><strong>17.yy Avrupa'sının</strong> reformist <strong>Protestan</strong> pastörlerinden olup ismi, <strong>Portekiz Katolik</strong> dünyâsında nâm salmış <strong>João Ferreira,</strong> haşîn bir entelektüel serüvene girişmiş daha çocuk yaşlarındayken. <strong>Eski Ahit'in</strong> soluk kesici öyküleriyle büyümüş, o anlatıları sâhiplenmiş ve yürekten inanmış, o kıssalardan türlü hisseler çıkarmış ve bu devâsâ dînî metinler külliyâtındaki ibretlik hikâyeleri ve bir takım hükümleri dindar <strong>Portekizlilere</strong> anlatmayı kendine vazîfe edinmiş, ve külliyâtta yer alan kitapları cânhıraş bir çabayla <strong>Portekizce'ye</strong> çevirmiş.</div> <div><strong>Ferreira</strong> imzâlı Ahit tercemesinin 1850 târihli baskısında yer alan <strong>Levitico</strong><strong> </strong>(Levililer) kitabında <strong>cabrã</strong><strong>o</strong> şu şekilde geçer:</div> <div>Assim aquelle cabrão levará sobre si todas as iniquidades delles á terra apartada; e enviará o cabrão ao deserto.</div> <div>(Ve ergeç onların bütün fery<strong>a</strong>tlarını kendi üzerinde ıssız bir diy<strong>a</strong>ra taşıyacak; ve ergeçi çölde salıverecektir).</div> <div>Sizce <strong>cabrã</strong><strong>o</strong> burada hangi sözcüğün karşılığı?</div> <div>Bittabî, ergeç...</div> <div>Erkek keçi.</div> <div><strong>Cabrã</strong><strong>o</strong> had safhada saldırgan bir küfür olarak kullanılırken, mâmâfih <strong>Portekiz</strong> lisânında, özel olarak da <strong>Brezilya Portekizce'sinde</strong> de “erkek keçi, teke, koç, erkeç, ergeç” meâllerini kazanıyor. <strong>Ferreira</strong> da tercüme esnâsında bu sözcüğü tercih etmiş tabiatıyla. Keçinin boynuzlarından yola çıkılarak boynuzlu, boynuzlanmış ve aldatılmış anlamına gelen <strong>“cuckold</strong>”a da buradan evrilerek müthiş bir mânâ değişimine uğramış ve argo literatüründe kullanılır hâle gelmiş.</div> <div>Hattâ <strong>Türkçe</strong> argoda <strong>alavere dalavere</strong> olarak ifâde edilen sahtekârlık, kalleşlik, hîleli davranış veyâ <strong>“üçkâğıt”</strong> da <strong>cabronada</strong> kavramıyla karşılık bulmuş.</div> <div>Ve böylece, bir keçiden on türlü sözcük doğmuş.</div> <div>.</div> <div><strong>Sami Mert, dikGAZETE.com</strong></div> <div>*</div> <div><strong>Kaynakça</strong></div> <div>Elizabeth Reid, Charlene Lopez, Linton H. Robinson, <strong>“</strong>cabr<strong>ã</strong>o”, Mexican Slang plus Graffiti, Sunbelt Publications, 2003, p.37.</div> <div>João Ferreira A. D'Almeida, A Biblia Sagrada contendo o Velho e o Novo Testamento, traduzida em portuguez, Sociedade Americana Da Biblia, Nova York, 1850, s.123.</div> <div>Levililer, 16: 22.</div> <div>Maria F. Allan, <strong>“</strong>cabr<strong>ã</strong>o”, The Routledge Portuguese Bilingual Dictionary, Routledge Publishing, London and New York, 2011, p.60.</div> <div>Metin Delevi, <strong>“</strong>Una eroina de Hanuka”, Şalom, 15 Aralık 2021.</div> <div>Yud, 12: 17-20; Jud, 12: 17-20.</div> <div></div>