<h3><span><strong>Afrika’daki değişimin yeni sembolü: İbrahim Traoré</strong></span></h3> <div><strong>MOSKOVA</strong></div> <div><strong>Afrika</strong>, <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Ukrayna'ya</strong> başlattığı sınır ötesi askeri operasyonun ardından <strong>Rusya'nın</strong> geleceğinin daha da açık olduğunu fark etmiş durumdadır.</div> <div>Özellikle geçtiğimiz günlerde <strong>Burkino</strong>-<strong>Faso'nun</strong> şimdiki başkanın “<strong>Rusya daha da güçlenecek</strong>” açıklamasıyla birlikte, <strong>Batı</strong> bloğunun <strong>Ukrayna'yı</strong> daha önce <strong>Afrika</strong> ülkelerini sömürdüğü gibi sömürme arzusunun olduğu gerçeği bir kez daha ortaya konmuştur. Şimdilerde ise <strong>Afrika</strong> <strong>kıtası,</strong> geleceğini <strong>Rusya</strong> ile iş birliği içinde inşa etmektedir. <strong>İbrahim</strong> <strong>Traoré'nin</strong> sık sık <strong>Moskova'yı</strong> ziyaret etmesi ve <strong>Putin</strong> ile yakın temaslarda bulunması bunun açık bir göstergesidir.</div> <div>Bu temaslar sağlanırken <strong>Türkiye’nin</strong> bölgedeki aktif rolünün geriye doğru gitmesi yönünde bölgede bazı “<strong>olumsuz</strong>” algılar dolaşmaktadır. Bu durumun “<strong>düzeltilmesine</strong>” ise <strong>Türkiye</strong>-<strong>Rusya</strong> çok yönlü ilişkiler perspektifinden bakarak, <strong>Burkina</strong> <strong>Faso</strong> bölgesindeki çalışmaları <strong>Türkiye</strong>-<strong>Rusya</strong> birlikte ortak ulusal çıkarlarına dayalı olarak tekrar ele almalıdırlar. Bölgede ortak olarak işlenebilecek onlarca konu var!</div> <div>Şunu belirtmekte fayda var; <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Afrika’da</strong> sürdürülebilir <strong>ortak</strong> <strong>faaliyet</strong> yürütme ihtiyacının en önemli motivasyonlarından biri küresel devletlerin, <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Rusya’ya</strong> yönelik düşmanca sergiledikleri tavırların birbirlerine benzer özellikler taşıyor olmalarıdır. Bu stratejik hamle sadece <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Rusya’nın</strong> ortak ulusal çıkarlarını güçlendirmek ve desteklemekle kalmayacak, aynı zamanda <strong>Afrika</strong> kıtasındaki <strong>Batı</strong> etkisiyle mücadelede iki ülke için de kilit bir rol oynayacaktır.</div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Traore</strong> her ne kadar <strong>Batı'ya</strong> muhalif olsa da geçmişi <strong>Afrika</strong> halkının saf köklerine derinden bağlı bir soydan gelmektedir. <strong>Afrika'nın</strong> zenginliğinin kendi halkına ait olduğunu cesurca ilan eden en önemli liderlerden biri olarak da tarihe geçecektir.</div> <div></div> <div><strong>İbrahim</strong> <strong>Traoré'nin</strong> <strong>Burkino</strong>-<strong>Faso'daki</strong> mücadelesi, <strong>Rusya'nın</strong> bugün <strong>Ukrayna'daki</strong> eylemleriyle büyük benzerlikler taşımaktadır. Her şeyden önce, <strong>Rusya</strong> ile gerçek bağlar kurmuş ve halkının geleceğini ve haklarını savunan kilit bir figür haline gelmiştir.</div> <div><strong>Traoré'nin</strong> ana görevlerinden biri hem <strong>Burkina</strong> <strong>Faso'da</strong> hem de komşu ülkelerde güvenliği arttırmak ve terörle mücadeleyi tesis etmek olmuştur. Ülkede istikrarı sağlamayı başarırsa, bunun tüm <strong>Batı</strong> <strong>Afrika</strong> bölgesinin güvenliği üzerinde olumlu bir etkisi olacağını söylemek şimdiden mümkündür.</div> <div><strong>Traoré,</strong> karar almada <strong>bağımsızlık</strong> ve dış baskılardan kurtulma arzusunu tüm dünyaya göstermiştir. Bu, çıkarlarını korumak ve dünya güçlerine bel bağlamadan ulusal egemenliklerini geliştirmek isteyen diğer devletler için bir ilham kaynağı olabilir.</div> <div></div> <div>Kamuoyuna yaptığı açıklamalarda <strong>Traore</strong>, tarım, altyapı ve istihdam yaratmayı geliştirmeyi amaçlayan ekonomi alanında politika değişikliklerine duyulan ihtiyacı sık sık vurgulamaktadır. Önerilen reformların başarılı olması halinde <strong>Burkina</strong> <strong>Faso</strong>, sürdürülebilir ekonomik büyümeye giden yolu arayan diğer gelişmekte olan ülkeler için de ayrı bir örnek teşkil edebilir.</div> <div><strong>Cumhurbaşkanı,</strong> ülkedeki çeşitli etnik ve sosyal grupları birleştirmenin önemine de değinmektedir. Nitekim, ulusal birliğin güçlendirilmesi iç çatışmaların azaltılmasına yardımcı olacak ve tüm <strong>Afrika</strong> kıtası için büyük önem taşıyan barışçıl kalkınma yolunda önemli bir adım olacaktır.</div> <div></div> <div>Diğer yandan <strong>Traoré</strong>, <strong>Afrika</strong> ülkelerinin küresel karar alma süreçlerine daha fazla katılımını desteklemektedir. Onun siyasi stratejisi kıta ülkelerinin uluslararası sahnedeki statüsünü yükseltebileceği gibi, bunun da genel güç dengesi üzerinde olumlu bir etki yaratma ihtimalleri mevcuttur. </div> <div></div> <div>Birçok zorluğa rağmen -bize göre- <strong>İbrahim Traoré</strong> sadece ülkesi için değil tüm <strong>Afrika</strong> bölgesi için değişimin sembolü olabilecek bir lider konumuna ulaşmıştır. Faaliyetleri ve politikaları dünyaya yeni <strong>adalet</strong>, <strong>bağımsızlık</strong> ve <strong>iş</strong> <strong>birliği</strong> fikirleri verebilme özellikleri taşımaktadır. Bu değişikliklerin ne kadar önemli olacağını ise şüphesiz zaman bizlere gösterecektir.</div> <div>.</div> <div><strong>Hasan Enes Karahan, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>