<h3><span><strong>Allah adın zikredelim evvelâ…</strong></span></h3> <div><strong>Ceyda</strong> <strong>Düvenci'nin</strong> programına konuk olmuştu geçen gün <strong>Sinan</strong> <strong>Canan</strong>. Program, sunucunun “<strong>diğer konuklarım alınmasın ama en sevdiğim konuğum</strong>” sunumuyla başladı. Bırakın diğer konukları, programı <strong>ilk</strong> <strong>defa</strong> izleyen ben bile tuhaf bir huzursuzluk hissettim bu cümleyi duyunca, ne gerek vardı böyle bir ifadeye, birini <strong>sevdiğini</strong> <strong>söylemenin</strong> ya da onu <strong>övmenin</strong> yolu bu olmamalı, <strong>diğerlerini</strong> incitmeden de yapılabilirdi bu, düşünceleri ile başladım programı izlemeye.</div> <div><strong>Sinan</strong> <strong>Canan'ın</strong> kitaplarını okumadım, bizim seminer döneminde videolarını izlememizi önermişti <strong>Millî</strong> <strong>Eğitim</strong> <strong>Bakanlığı</strong>, oradan tanıyorum kendisini ve “reels” videolarından.</div> <div>Bu sohbette bahsettiği konular çerçevesinde değerlendireceğim fikirlerini.</div> <div>“<strong>Bilge'yi</strong> <strong>çağır</strong>” mottosunu pek beğendi <strong>Ceyda</strong> hanım. <strong>“Bir kararsızlığa düştüğünde içindeki ‘bilge'yi çağır, o sana doğruyu gösterecektir</strong>” dedi <strong>Sinan</strong> <strong>Canan</strong>.</div> <div><strong>Program</strong> boyunca bu ve benzeri kişisel gelişim ve insanın ruhi tekamülü üzerine konuştular.</div> <div>Konuştular...</div> <div><strong>Program</strong> bitince düşünmeye başladım, program boyunca bir <strong>kelime</strong> duyma umudumu korumanın ne büyük bir <strong>beklenti</strong> ve <strong>yanılgı</strong> olduğunu anlamanın hüznünü hafifletmek için de yazmaya karar verdim bu hislerimi.</div> <div><strong>Bir kelime</strong>...</div> <div><strong>Hakkını</strong> <strong>iade</strong> etmenin, <strong>ismini</strong> ifade etmenin, <strong>şânını</strong> <strong>âşikâr</strong> etmenin <strong>şükür</strong>; aksinin ise yani bile bile, varlığını hissede hissede <strong>görmezden</strong> gelmenin, <strong>örtmenin</strong>, adını anmamanın <strong>küfr</strong> <strong>ve</strong> <strong>zulüm</strong> olduğu bir isim...</div> <div><strong>Örtmeyin</strong>, <strong>gömmeyin</strong>, lütfen, o çok kıymetli <strong>laiklik</strong> ilkenize bir şey olmaz, kimse sizi <strong>dindar</strong>, <strong>dinci</strong>, <strong>gerici</strong> ilan etmez.</div> <div>Adını demekle <strong>prestij</strong> kaybetmezsiniz.</div> <div>Onu ismini anmadan anlatmak ne acı…</div> <div><strong>Göklerin ve yerin nuru olan Allah'ı...</strong></div> <div>Bir yazımızdan isimsiz bir <strong>alıntı</strong> yapılırsa deli oluyoruz, <strong>tez</strong> yazarken <strong>intihal</strong> <strong>var mı yok mu </strong>diye araştırma yapıyoruz, <strong>telif</strong> hakkı diye ‘<strong>PDF’</strong> okumuyoruz ama <strong>eserlerinden</strong> bahsedip hatta bizzat <strong>kendimiz</strong> onun muhteşem bir <strong>eseri</strong> iken <strong>onun</strong> <strong>adını</strong> anmıyoruz, ne büyük bir <strong>nankörlük</strong> diye düşünmeden edemiyor insan. Bu zihniyetten başka hangi konuda <strong>adalet</strong>, <strong>insaf</strong>, <strong>merhamet</strong> beklenebilir ki?</div> <div>Başka bir <strong>tipoloji</strong> daha var,</div> <div><strong>- İnanmıyorum ama ahlaklıyım…</strong></div> <div><strong>“Tanrıya inanmıyorum ama güzel ahlaklıyım, bir dine inanmıyorum ama iyi bir insanım, iyi insan olabilmek için bir dine mensup olmaya gerek yoktur</strong>”, diyenlere son zamanlarda şöyle cevap veriyorum: İnsanın <strong>potansiyelinde</strong> var <strong>iyi</strong> olmak, olması gereken bu zaten. Mesela bir ineğin asli varoluş potansiyeli <strong>süt</strong> vermek değil mi? Kimse bir ineği <strong>süt</strong> <strong>verdiği</strong> için <strong>takdir</strong> etmez, bu onun <strong>varoluş</strong> <strong>gayesi</strong> zaten. Aynen böyle, bir <strong>insan</strong> da “<strong>ahlaklı</strong>, <strong>dürüst</strong> <strong>bir</strong> <strong>insanım</strong>” diye bir <strong>övgü</strong> beklememeli ya da bunu <strong>kendi</strong> <strong>başına</strong> başardığını, bir dine ya da <strong>Tanrı</strong> <strong>inancına</strong> sahip olmadan başardığı gibi bir <strong>övünç</strong> içinde olmamalı.</div> <div><strong>Din,</strong> insanın bu bilincinin ötesinde, bunun üzerine <strong>yeni</strong> <strong>bir</strong> <strong>şeyler</strong> koyabilmesini kolaylaştırmak için vardır. Böylesi <strong>farkındalık</strong> <strong>sahibi</strong> zihinlerin <strong>ölüm</strong> <strong>ve</strong> <strong>sonrası</strong> ile ilgili sorularına <strong>anlamlı</strong> <strong>cevaplar</strong> vermek için vardır. Yoksa zaten <strong>insanda</strong> var olan <strong>potansiyeli</strong> ve buna bağlı olarak insanın <strong>kendi</strong> <strong>başına</strong> ulaşabileceği <strong>ahlâk</strong> ilkelerini, bilimsel formülleri bütünüyle insana deklare etmek değildir <strong>dinin</strong> gayesi. Bunları <strong>örnek</strong> olarak verir zaman zaman, gayesi insanları <strong>mutmain</strong> etmektir. Ve de <strong>Yüce</strong> <strong>Allah'ın</strong> <strong>gücünün</strong> ve <strong>güzelliğinin</strong> <strong>ihtişamına</strong> dikkat çekmektir...</div> <div><strong>Güzel</strong> <strong>ahlaklı</strong> olmak, insanın <strong>doğuştan</strong> getirdiği potansiyeli. Bu yüzden “<strong>ben kendi kendime güzel ahlaklıyım, dışardan hiçbir güç beni ahlaklı yapmıyor</strong>” demek övünülecek bir erdem değil.</div> <div>Zaten <strong>potansiyelin</strong> bu.</div> <div><strong>Övünülecek</strong> şeyler, çabayla bunun <strong>üzerine</strong> <strong>koydukların</strong> olmalı.</div> <div><strong>İman</strong> etmek gibi…</div> <div>Bu konuda <strong>insan</strong> <strong>manzaraları</strong> farklı:</div> <div>- İnanmıyorum ama ahlaklıyım…</div> <div>- İnanıyorum ama adını anmıyorum…</div> <div>- İnanıyorum ve adını da varlığını da kalbime, dilime nakşettim…</div> <div><strong>Allah,</strong> daima kendisiyle olan <strong>muttaki</strong> <strong>kullarından</strong> eylesin bizleri…</div> <div><strong>Mutlu</strong> <strong>bayramlar</strong> nasip etsin hepimize…</div> <div>.</div> <div><strong>Sevim Korkmaz, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>