<h3><span><strong>İNSAN BAKİ</strong></span></h3> <div><strong>Gassal</strong> dizisinin kahramanı <strong>Baki</strong>, çocuk yaşta annesini kefenle evinin ortasında uzanmış halde gören bir çocuk.</div> <div>O an hayat donmuş onun için, orada takılmış kalmış <strong>Baki</strong>. Bu yüzden evinde, bahçesinde ve <strong>Baki'de</strong> hiçbir değişiklik yok. <strong>Merhamet</strong> yoksunu bir babayı beklemiş annesinin mezarına beraber gitmek için. Mezarına bile gidememiş yıllarca, annesiyle, evde kefeniyle uzanan annesinin hayaliyle yaşamış.</div> <div><strong>Baki,</strong> arabesk takılan biri değil. Evi gayet düzenli temiz derli toplu. <strong>Arabesk</strong> dinleyip içip içip <strong>sarhoş</strong> olup kendini, acılarını unutmak gibi bir çabası, boş vermişliği yok. Aksine <strong>sigortalı</strong> ve <strong>severek,</strong> <strong>özenle</strong> yaptığı bir işi var. <strong>Evlenme</strong> çabaları var. Az da olsa <strong>arkadaşı,</strong> <strong>dostu,</strong> <strong>sırdaşı</strong> var. Her gün <strong>ölü</strong> görüp, <strong>hayata</strong> tutunma çabaları var. Beklentileri, umutları var. <strong>Ölünce</strong> onu civar köylerden bir <strong>gassal</strong> yıkar elbette. Bu kadar akılcı düşünen biri, bunu da düşünür. Fakat onun derdi özenilmek. O <strong>her</strong> <strong>ölüyü</strong> özenerek yıkıyor <strong>aynı</strong> <strong>özeni</strong> görmek istiyor. Bu da kendine gösterdiği <strong>özenin</strong>, verdiği <strong>değerin</strong> bir parçası aslında.</div> <div><strong>Baki</strong>, travmaları olan, hepimiz gibi ve bunlarla <strong>bilincini</strong> <strong>uyuşturmadan</strong>, <strong>aklını</strong> geçici olarak <strong>iptal</strong> edip <strong>insanlıktan</strong> çıkmadan <strong>acılarıyla</strong> yüzleşen, <strong>sabırla</strong> <strong>mücadele</strong> eden bir kahraman…</div> <div><strong>TRT</strong> çok doğru çizgide ayrıca, takdir ediyorum. Verdiği en önemli <strong>mesaj</strong> bu; insan, <strong>acılarını,</strong> <strong>travmalarını</strong> içki içmeden, aklını geçici olarak iptal edip, <strong>insanlıktan</strong> çıkmadan da sağaltabilir, <strong>Baki</strong> gibi.</div> <div>Ve <strong>arabeski</strong> bu coğrafyada herkes dinler. Hem bu <strong>dizi</strong> hem de <strong>Ferdi</strong> <strong>Tayfur'un</strong> <strong>hayatı</strong> ve <strong>ölümü</strong> bize bunu ispat etti. <strong>Arabesk</strong> kötü bir ruh hali değil, <strong>acılarına</strong> <strong>yas</strong> <strong>tutup</strong> <strong>ağlamak</strong> sadece bizim için.</div> <div><strong>Acıları</strong> ve <strong>travmalarıyla</strong> <strong>Ferdi</strong> <strong>Tayfur'un</strong> “<strong>Bana</strong> <strong>Sor</strong>” şarkısını, <strong>Orhan</strong> <strong>Gencebay'ın</strong> “<strong>Ben</strong> <strong>zaten</strong> <strong>her</strong> <strong>acının</strong> <strong>tiryakisi</strong> <strong>olmuşum</strong><strong>”</strong> avazını dinlemeden başedebilen var mı bu ülkede acaba, hiç sanmıyorum. </div> <div>Tamam <strong>sabır</strong> ve <strong>namazla</strong> <strong>Allah'a</strong> <strong>sığındık</strong>, kendimizi kaybedip <strong>isyan</strong> da etmedik ama <strong>aşkımızı,</strong> <strong>senfoni</strong> <strong>orkestrası</strong> eşliğinde <strong>Romeo</strong> <strong>ve</strong> <strong>Juliet</strong> operası ile yaşamadık, <strong>acılarımızı,</strong> <strong>travmalarımızı</strong> sadece <strong>Kur’an</strong> okuyup, <strong>ilahi</strong> dinleyerek hafifletmedik değil mi?</div> <div>Dizide <strong>arabesk</strong> en sonda <strong>müzikle</strong> verilmiş sadece.</div> <div><strong>Kader</strong> anlayışı da gayet yerinde <strong>Baki</strong>'nin.</div> <div>Bir tek <strong>ibadet</strong> <strong>boyutu</strong> eksik bana göre. </div> <div><strong>Diziye</strong> <strong>olumsuz</strong> <strong>tepkiler</strong> gösterenler <strong>Baki</strong> gibi insanların varlığını kabul edemeyenler. Bunca <strong>acı</strong> ve <strong>yalnızlık,</strong> bu kadar düzgün ve düzenli bir hayat yaşayarak nasıl başedilebilir anlayamıyorlar.</div> <div>Bu yüzden <strong>anlamlı</strong> gelmiyor <strong>Baki</strong> <strong>karakteri</strong> onlara.</div> <div><strong>Ferdi</strong> <strong>Tayfur</strong> da <strong>Baki</strong> gibi bir kahraman, bu coğrafyada tüm <strong>olumsuzlukları</strong> aşarak insanların <strong>kalbine</strong>, <strong>acısına</strong> dokunabilmiş biri.</div> <div>Bir <strong>adam</strong> herkese <strong>baba</strong> olur ama <strong>öz</strong> <strong>çocuklarına</strong> olamayabilir bazen, bir <strong>kadın</strong> için de geçerlidir bu. <strong>Ebeveyn</strong> olmak zor.</div> <div><strong>Öz</strong> kızına <strong>soyadını</strong> <strong>kullanma</strong> <strong>yasağı</strong> getiren bir babaydı, <strong>Ferdi</strong> <strong>Tayfur</strong>.</div> <div><strong>Allah</strong> rahmet eylesin, sevenlerinin başı sağ olsun.</div> <div>Ne yaşandığını bilemeyiz tam olarak, bu yüzden <strong>herkesin</strong> <strong>sevdiği</strong> <strong>şarkılar</strong> yaptığı için bir adam, <strong>iyi</strong> <strong>bir</strong> <strong>babadır</strong> deyip, <strong>kızını</strong> <strong>suçlu</strong> ilan etmek doğru değil.</div> <div><strong>Ölümü</strong>, <strong>ölmeyi</strong> çok abartıyoruz.</div> <div><strong>Ölen</strong> <strong>kör</strong> ise birden <strong>badem</strong> <strong>gözlü</strong> oluveriyor.</div> <div>Rahmetli <strong>Alev</strong> <strong>Alatlı'nın</strong> “<strong>Yaşasın</strong> <strong>Ölüm</strong>” kitabında çok güzel anlattığı bir durumdur bu. <strong>Ölüsevici</strong> bir kültürümüz var, <strong>diriyken</strong> değil <strong>ölüyken</strong> daha fazla <strong>seviyoruz</strong> insanları. Belki de artık <strong>elinden</strong> ve <strong>dilinden</strong> ancak o zaman <strong>emin</strong> olabildiğimiz için kendisi hakkında <strong>olumlu</strong> ve <strong>güzel</strong> konuşmak kolaylaşıyor.</div> <div>Bunda <strong>Peygamberimizin</strong> <strong>öğüdü</strong> de önemli tabii ki.</div> <div><strong>Ölenin</strong> ardından <strong>kötü</strong> <strong>konuşmamızı</strong> yasaklıyor. Fakat bizim toplum, <strong>ölenin</strong> değil ama <strong>ölenin</strong> <strong>yakınları</strong> <strong>hakkında</strong> istediği gibi <strong>kötü</strong> konuşabiliyor. <strong>Ferdi</strong> <strong>Tayfur'un</strong> <strong>kızı</strong> hakkında mesela, <strong>zehir</strong> <strong>zemberek</strong> sözler söyleniyor. </div> <div>Hem <strong>ölünce</strong> ne oluyor ne değişiyor ki <strong>ölen</strong> hakkında <strong>sağken</strong> olduğundan farklı bir şey diyelim ya da susalım? Ben <strong>kötüysem</strong> bu <strong>ölünce</strong> de değişmez; kime göre, neden <strong>kötüysem</strong> ben <strong>sağken</strong> de <strong>ölünce</strong> de söylesin, <strong>ikiyüzlü</strong> gibi <strong>ölünce</strong> ardımdan “<strong>aslında kötü bilirim ama öldü artık, hakkında iyi konuşayım ya da susayım”</strong> davranışını insanlara dikte etmek hiç hoş değil.</div> <div><strong>Ölüm</strong> sadece <strong>var</strong> <strong>oluş</strong> <strong>merhalelerimizden</strong> bir aşamadır.</div> <div><strong>Ölümlü</strong> ama <strong>ebedî</strong> bir varlığız.</div> <div><strong>Baki</strong> olan sadece <strong>Allah</strong> değil insan da baki.</div> <div><strong>Ölmek,</strong> <strong>iyi</strong> ya da <strong>kötü</strong> olduğumuz <strong>hakikatini</strong> değiştirmiyor. <strong>Ölümlü</strong> olmak <strong>dünya</strong> ve <strong>ahirette</strong> nasıl biri olduğumuzu değiştirmiyor. O zaman neden bu <strong>ölünce</strong> birden <strong>kutsallaştırırcasına</strong> davranış?</div> <div>Neden <strong>ölenler</strong> <strong>yüzünden</strong> <strong>yaşayanlara</strong> bu <strong>zalimce</strong> tavır?</div> <div>Lütfen beni <strong>öldükten</strong> sonra da <strong>ölmeden</strong> önce de nasıl biliyorsanız öyle anın. Ve benim <strong>ölümünden</strong> sonra beni düşünerek <strong>hiç kimseyi</strong> suçlamayın. Çünkü ben, <strong>Allah'ın</strong> zaten <strong>mutlak</strong> <strong>adaleti</strong> <strong>sağlayacağı</strong> günün geleceğine <strong>iman</strong> ediyorum.</div> <div>.</div> <div><strong>Sevim Korkmaz, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>