<h3><span><strong>Eşitlik, Adalet ve Kadın</strong></span></h3> <div><strong>Adalet,</strong> eşitliğin bozulması sonucu ortaya çıkan bir kavramdır.</div> <div>Herkes <strong>eşit</strong> <strong>var</strong> <strong>oluş</strong> eşitliği ile doğar, bu <strong>eşitliği</strong> <strong>bozan</strong> insanlar, insanların oluşturduğu toplumsal değerler.</div> <div>Sonra da <strong>eşitliğin</strong> daha doğrusu <strong>eşitsizliğin</strong> konforlu kefesindeki insanlardan haklarını istemek zorunda bırakılan insanlara “aslolan adalettir, eşit olamasak da adil olabiliriz, senin benimle eşit olamamanda da vardır hikmetler, Tanrı seni böyle sınıyor, bu senin için faydalı olacaktır” safsatasının, söyleminin sonucunda ortaya çıkan bir kavramın adı olmuştur adalet.</div> <div>Halbuki çok enteresan bir şeydir, <strong>Kur’an’da</strong> <strong>Allah,</strong> kendisi için ‘<strong>adaletli’</strong> sıfatını kullanmaz.</div> <div>‘<strong>El-Adl’</strong> ismi <strong>Kur’an’da</strong> yoktur.</div> <div>“<strong>Ben, insanı aynı özden eşit olarak yarattım</strong>” der.</div> <div>“<strong>Bu eşitliği siz bozdunuz, bunu düzeltin, adil olun</strong>” yani “<strong>eşitliği sağlayın</strong>” der. <strong>Adalet,</strong> her şeyi <strong>hak</strong> <strong>ettiği</strong> yere koymaktır. <strong>Adalet,</strong> bir araçtır bozulan eşitliği yeniden sağlamak için.</div> <div></div> <div><strong>Eşitliği</strong> bozan insan “<strong>adalet bazen eşitsizlikte de olabilir</strong>” diyerek, kendisinden daha <strong>alt</strong> <strong>düzeyde</strong> <strong>hakları</strong> olanları kandırır.</div> <div><strong>Eşitsizlikle</strong> konfor alanını koruyan güçlünün, <strong>eşitsizliği</strong> ile <strong>ezilen</strong>, mücadele eden insanı <strong>oyalamak</strong>, <strong>kandırmak</strong> için uydurduğu kavramın adıdır adalet.</div> <div>Bu yüzden aslolan <strong>eşitliktir</strong>; adalet, <strong>eşitliği</strong> sağlamak için kullanılan araçtır, usuldür.</div> <div></div> <div><strong>Allah</strong> nezdinde bütün insanlar eşittir. <strong>Eşitliği</strong> <strong>bozan,</strong> insanlardır. <strong>Allah,</strong> bir konuda <strong>hüküm</strong> vermişse, bir duruma <strong>müdahale</strong> etmişse mutlaka orada <strong>insanların</strong> <strong>bozduğu</strong> bir <strong>eşitlik</strong> söz konusudur.</div> <div><strong>Kız</strong> çocuklarını ailede ve toplumda <strong>değersiz</strong>, <strong>özgüvensiz</strong>, <strong>eğitimsiz</strong> yetiştirip, <strong>dengeyi</strong> bozarsak <strong>Allah,</strong> böyle durumlarda <strong>mihri</strong> emreder, <strong>mirastan</strong> <strong>pay</strong> alma <strong>hakkı</strong> verir, “<strong>kadınları ekonomik olarak eşitleyin</strong>” mesajı verir.</div> <div></div> <div><strong>Mahkemede</strong> şahitliği hiçbir zaman söz konusu olmayan “<strong>kadınların ikisinin şahitliği bir erkeğe denktir</strong>” der; kadınların <strong>hukuki</strong> alanda <strong>var</strong> olmasına adım atılmasını ister. <strong>Sınırsız</strong> <strong>evlilikle</strong> ilgili düzenlemeler yapar, önce <strong>dörde</strong> indirir, <strong>ideal</strong> ve <strong>hedef</strong> gösterdiği <strong>tek</strong> eşliliktir, <strong>Adem</strong> ve <strong>Havva</strong> eşitliği yani.</div> <div></div> <div><strong>Kölelikle</strong> ilgili düzenlemeler yapar çünkü insan, bu alanda da <strong>dengeyi</strong> bozmuştur. “Bütün insanlar eşittir; hedefiniz, bozduğunuz dengeyi düzeltmek olsun” dercesine önce <strong>köle</strong> <strong>azad</strong> <strong>etmenin</strong> önemini ve zorluğunu anlatır. <strong>Kefaretler</strong> arasına <strong>köle azad etmeyi</strong> koyar. Köleye <strong>zekatı</strong> <strong>farz</strong> kılar. Bütün bu emirleri, insanların bozduğu <strong>eşitliği</strong> <strong>sağlamak</strong> içindir.</div> <div>Ve şu <strong>ayet,</strong> <strong>eşitlikte</strong> adeta bir <strong>manifesto</strong> gibi çıkar karşımıza.</div> <div>“<strong>Müslüman</strong> erkekler, Müslüman kadınlar; </div> <div><strong>Mümin</strong> erkekler, Mümin kadınlar; </div> <div><strong>İbadet ve itaat</strong> eden erkekler, ibadet ve itaat eden kadınlar; </div> <div><strong>Özü sözü doğru</strong> erkekler, özü sözü doğru kadınlar; </div> <div><strong>Sabreden</strong> erkekler, sabreden kadınlar;</div> <div><strong>Gönlünü</strong> <strong>ibadete</strong> vermiş erkekler, gönlünü ibadete vermiş kadınlar; </div> <div>(Allah için) <strong>yardım</strong> yapan erkekler, yardım yapan kadınlar; </div> <div><strong>Oruç</strong> <strong>tutan</strong> erkekler, oruç tutan kadınlar;</div> <div><strong>İffetlerini</strong> <strong>koruyan</strong> erkekler, iffetlerini koruyan kadınlar; </div> <div><strong>Allah’ı</strong> <strong>çokça anan</strong> erkekler, çokça anan kadınlar; </div> <div>işte bunlar için <strong>Allah,</strong> büyük bir ödül hazırlamıştır.” (Ahzab 35) </div> <div>İşte bizim <strong>mücadelemizin</strong> <strong>özü</strong> de budur. <strong>İnsanız</strong> ve hepimiz eşitiz.</div> <div>Hiçbir <strong>toplumsal</strong> <strong>rol</strong> bizi önce <strong>eşitsizleyip</strong> sonra da “<strong>adalet</strong> <strong>aslolan</strong>, <strong>eşitlik</strong> <strong>değildir</strong>” gibi bir söylemle <strong>eşit</strong> <strong>olduğumuz</strong> gerçeğini örtemez.</div> <div><strong>İnsanız</strong> ve hepimiz eşitiz.</div> <div><strong>Kadınız</strong> ve erkeklerle eşitiz.</div> <div>Hiçbir toplumsal rol bu <strong>eşitliği</strong> bozmamalıydı ama maalesef bozdu. Şimdi bizden alınanları yerine koymak yani <strong>adil</strong> olarak <strong>eşitliği</strong> sağlamak için <strong>mücadele</strong> etme zamanı…</div> <div>Şimdi patriarkaya bunları deme zamanı…</div> <div>Şimdi sabırla, dua ve tevekkülle mücadeleye devam etmeyi bir kere daha hatırlama zamanı…</div> <div>.</div> <div><strong>Sevim Korkmaz, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>