<h3><span><strong>Ben batanları sevmem </strong>(Hz. İbrahim)</span></h3> <div><strong>Güzellik</strong> yarışmasında seçilen birinci hakkında <strong>olur</strong>-<strong>olmaz</strong> <strong>yorumlar</strong> yapılıyor. “Bizim ayaklarımız, bileklerimiz mahrem mi değil mi”, “<strong>28</strong> <strong>Şubat'ta</strong> kadınlar bilinçli örtünüyorlardı şimdi <strong>süslüman</strong> oldular” diye bizi beğenmeyenler ‘<strong>miss</strong> <strong>Türkiye’</strong> yarışmasında seçilen güzel kız hakkında konuşuyor.</div> <div><strong>Yeterince</strong> <strong>güzel</strong> bulmuyorlarmış, “<strong>daha güzelleri varken o seçilmiş</strong>” gibi yorumlar bunlar.</div> <div>Kadınların da erkeklerin de <strong>güzelliğini</strong> <strong>yarıştırmayı</strong> <strong>kınamak</strong> gerekir diye düşünüyorum.</div> <div><strong>Sisteme</strong> külliyen <strong>karşı</strong> olunması gerekir.</div> <div><strong>Güzellik</strong> <strong>kriterleri</strong> maalesef sadece <strong>yarışmada</strong> değil <strong>gerçek</strong> <strong>hayatta</strong> zaten etkili ve geçerli. Bunu <strong>tescillemenin</strong> bir manası yok.</div> <div>İnsan, zekasını da <strong>yarıştırmamalı</strong> bedenini de. <strong>Yarış</strong> tek bir yerde <strong>emronulur</strong> <strong>emri</strong> <strong>ilahide</strong>: İyilikte...</div> <div>Çünkü <strong>geçici</strong> olan şeyleri <strong>gereğinden</strong> <strong>fazla</strong> önemsemek bedbahtlık.</div> <div>“<strong>Bir görünen bir batanları sevmem</strong>” diyordu <strong>İbrahim</strong>, belki de bu yüzden <strong>tek</strong> <strong>başına</strong> geçti ömrü. Soyunun, kendi gibi düşünenlerin, <strong>zürriyetinin</strong> <strong>devam</strong> <strong>edebilmesi</strong> tek temennisi oldu hep. Çünkü baktı, gördü ki <strong>geçici</strong> <strong>olanları</strong> daha fazla <strong>sevmeye</strong> meyyal insan.</div> <div><strong>Tevhidin</strong> temsilcisi, hanif, yaradanın ‘<strong>halil’</strong> dediği, tek başına çoğunluk olabilmek için eline balta alıp yıkmak gerekiyordu bir görünüp bir batanları...</div> <div>Onları <strong>yarıştırmak</strong> da <strong>yarışmayı</strong> <strong>yorumlamak</strong> da yakışmıyordu <strong>zürriyyeti-i İbrahim</strong>'e...</div> <div>Ayağı kırılan atları “<strong>artık koşamaz, yarışamaz</strong>” diye öldürmeyi kendine <strong>hak</strong> olarak gören <strong>insanlar</strong> çağındayız oysa.</div> <div>İşe yaramayan atları ‘<strong>yılkı’</strong> diye başından atan sefiller çağındayız ey <strong>İbrahim</strong>!</div> <div>Şu diyalogların geçtiği çağdayız...</div> <div>“Ayağı kırılan atları vururlar bayan! İşin hakikatine vakıf olmayanların, bu durumu büyük bir zalimlik yahut acımasızlıkolarak görmeleri pek tabi mümkün…</div> <div>Bu üzücü konuya genellikle ekranlardan iyi-kötü herkes aşinadır; bir at sakatlanır ve atın sahibi çaresiz bir şekilde, üzülerek (bazen de tınlamayarak) çıkarır tabancasını ve atı öldürür. Çünkü bir daha asla koşamayacak ata, onu yaşatarak umut vermek ve onu ızdıraplı, aylar sürecek bir ölümün içine mahkûm etmektir, zalimlik…”“Eğer yaşamı <strong>yarış</strong> <strong>ve</strong> <strong>bir</strong> <strong>yere</strong> <strong>varış</strong> olarak görüyorsanız haklısınız bayım!</div> <div>Eğer yaşamı, sevgiyi bölüşerek acıyı hafifletme olarak görürseniz, eskisi gibi koşamasa da eski günleri yad etmek bile yeter deyip omuz verirsiniz ayağı kırılana...</div> <div>Çok hızlısınız bayım! Ayağınız kırık değil belki, belki vurulmadınız, en sevdiğim dediğiniz tarafından, lakin bu hızın sonu çatlamaktır tam kalbinizin ortasından... Yanınızda sizi merhametiyle vuracak bir sevdiğiniz bile olmadan.”<strong>Böyle bir çağda</strong>, böyle bir <strong>hâleti</strong> <strong>ruhiye</strong> ile karşılıyorum <strong>doğum</strong> <strong>gününü,</strong> ey bize <strong>rahmet</strong> olarak gönderilen <strong>Peygamberim</strong>.</div> <div><strong>Doğduğun</strong> güne, <strong>öldüğün</strong> güne ve <strong>yeniden</strong> <strong>dirileceğin</strong> güne <strong>selâm</strong> olsun!</div> <div>.</div> <div><strong>Sevim Korkmaz, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong>.</strong></div> <div><strong></strong></div>