<h3><span><strong>ABD’nin </strong>“<strong>Yeni Rusya</strong>”<strong> Stratejisi Ankara ve Moskova’nın önünü açacak</strong></span></h3> <div><strong>MOSKOVA</strong></div> <div><strong>ABD'nin</strong> <strong>Rusya'nın</strong> faaliyetlerini durmaksızın sorgulayan “<strong>uluslararası ülkeler bloğu”ndan</strong> çekilme kararı aslında <strong>Washington'un</strong> dış politika rotasını değiştirme çabasına işaret etmektedir. Malum, <strong>ABD</strong> uzun bir süredir <strong>Moskova'ya</strong> yönelik birçok ekonomik, ticari ve hukuki mekanizmaları da desteklemiş ve oldukça sert, katı, çatışmacı bir tutum sergilemiştir. Ancak aynı anda hem bir ülkeye karşı o ülkenin faaliyetlerini durmaksızın sorgulamak ve o ülkeyi suçlamak, hem de <strong>Ukrayna</strong> meselesinde gerçekleşebilecek olan müzakerelerde “<strong>arabulucu</strong>” statüsünü korumak pek de mümkün değildir. Bu adım, <strong>ABD</strong> yönetiminin aslında <strong>Rusya</strong> ile gerilimi tırmandırmanın uzun süredir istenen sonuçları vermediğini, bununla birlikte <strong>Batı</strong> bloğunun <strong>Rusya'ya</strong> yönelik zorlayıcı baskı unsurlarının aslında sınırı çoktan aştığını idrak ettiğini bizlere göstermektedir.</div> <div>“<strong>Kaynakların</strong> <strong>yeniden</strong> <strong>dağıtılması</strong>” ile ilgili <strong>ABD'nin</strong> yapmış olduğu <strong>resmî</strong> açıklamayı ise -naçizane- daha çok <strong>formaliteden</strong> <strong>ibaret</strong> olarak değerlendiriyorum. Nitekim, bu formaliteyle birlikte <strong>ABD,</strong> kendi müttefiklerine dolaylı olarak şu siyasi mesajı vermiştir: “<strong>Ukrayna'yı</strong> eski biçimiyle desteklemek “<strong>artık</strong>” <strong>Amerikan</strong> çıkarlarıyla örtüşmemektedir, <strong>AB</strong> ülkeleri artık yalnızdır, kendi başınızın çaresine bakın!”</div> <div>Haliyle <strong>ABD</strong> yönetiminin “<strong>güncellenmiş</strong>” bu tutumu <strong>Kiev'in</strong> elini zayıflattığı gibi, <strong>Ukrayna</strong> için bundan sonra “<strong>küresel</strong> <strong>destek</strong> <strong>olmadan</strong>” <strong>Moskova'ya</strong> yönelik daha fazla yasal baskıya da bel bağlamanın “<strong>pek</strong> <strong>anlamsız</strong>” olduğunu ortaya koymuştur.</div> <div>Bunun yanı sıra, <strong>ABD'nin</strong> “<strong>Rusya karşıtı uluslararası ülkeler grubu”ndan</strong> çekilmesi <strong>Washington'un</strong> yeni bir stratejiye ihtiyaç duyduğunu açıkça bizlere göstermiştir. Daha önce <strong>ABD</strong> kayıtsız şartsız bir “<strong>çatışma</strong>” ortamını benimsemişken, şimdilerde ise <strong>siyasi</strong> ve <strong>diplomatik</strong> bir çözüm arayışına girilmesi gerektiğini düşünmeye başlamış durumdadır. Bunu tabii kaçınılmaz bir süreç olarak değerlendirmek gerekir; genel olarak <strong>taraflar</strong> ya bitmek bilmeyen <strong>çatışmayı</strong> sürdürür ya da <strong>diyaloğa</strong> geçerler. Bugün ise bir <strong>diyalog</strong> havasının olduğunu söylemek mümkündür. <strong>ABD</strong> yönetiminin “<strong>Rusya karşıtı uluslararası ülkeler ekibi”ne</strong> katılmayı reddetmesi sadece basit teknik bir karardan öte, aynı zamanda <strong>ABD'nin</strong> <strong>Rusya</strong> ile ilişkilerinde köprüleri yakmak istemediğinin de bir göstergesi olarak yorumlanmalıdır.</div> <div><strong>ABD'nin</strong> kendi dış siyasetinde izlediği bu tür girişimler, başta <strong>Moskova</strong> ve <strong>Ankara</strong> için uluslararası yoğun siyaset gündeminde “<strong>diplomatik manevralara</strong>” daha fazla elverişli ortamın oluştuğu anlamına gelmektedir. <strong>ABD</strong> “<strong>Rusya karşıtı uluslararası ülkeler grubu”ndan</strong> çekilerek <strong>Rusya'ya</strong> karşı çatışmadaki rolünü yeniden gözden geçirmeye hazır olduğunun sinyalini vermektedir ki, bu sinyal göz ardı edilmemelidir. Muhtemelen yakın gelecekte <strong>Washington'un</strong> söylemlerinde daha da belirgin değişiklikler yaşanmasını bekleyebiliriz; bu da yeni müzakere formatları için <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Rusya’nın</strong> diplomasi sahasındaki “<strong>ustalıklarına</strong>” yenilikçi zeminler sunacaktır.</div> <div>.</div> <div><strong>Hasan Enes Karahan, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>