Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Ben çocukluğumdan itibaren Roman kardeşlerimle birlikte büyüdüm. geldiğim hiçbir görevde onları unutmadım' dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
hayatı boyunca ayrımcılıkla
mücadele ettiğini ve edeceğini
ifade ederek, “Biz Türk’ü de Kürt’ü de Arap’ı da Çerkez’i de Roman’ı da hepsini aynı
şekilde severiz, bizde ayrım yok” dedi.
Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte Çanakkale’de 14
Mart Romanlar
Günü kutlamalarına katıldı.
Salonu dolduran
coşkulu bir kalabalık
tarafından karşılanan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisini alkışlarla karşılayan kalabalığın 14 Mart Romanlar Günü’nü kutlayarak konuşmasına başladı. Dünyada Romanlar Günü’nün 8 Nisan’da kutlandığı ifade
eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama bizdeki Roman kardeşlerimiz
artık 14 Mart’ta kutlayacaklar. Bu tarihin seçilmesinin sebebi ise geçmişte
yine bir 14 Mart tarihinde Roman kardeşlerimle
yaptığımız buluşmada, verdiğimiz
mesajlar olarak ifade ediliyor. Böyle bir
mutabakat aramızda oluştu. Bizim Roman kardeşlerimiz ile temasımız Başbakanlığımız
döneminde başladı.
Cumhurbaşkanlığı döneminde başlamadı. Ben çocukluğumdan itibaren Roman kardeşlerimle birlikte büyüdüm. Geldiğim hiçbir görevde onları unutmadım. Onlar için kanunlardaki, yönetmenliklerdeki incitici ifadelerin ayıklamasından, toplu konut inşasına
kadar her alanda çalışmalar yapılmasını sağladım. Ben Roman kardeşlerimi, etnik kimliğinden, parasından dolayı sevmiyorum.
Sadece Allah rızası için seviyorum. Allah nazarında aynı haklara
sahip olduğumuz
bilinci ile sizleri seviyorum. Her kim ki diğer sıfatlarından birini insan sıfatının önüne çıkartır o zarardadır. Biz aynı sıkıntıları kadınlar
konusunda yaşıyoruz.
Aynı sıkıntı
Kürt konusunda yaşıyoruz. Suriye’den Irak’tan
gelen Arap kardeşlerimiz konusunda yaşıyoruz” diye konuştu.
“BİZİM DAVAMIZ BİRLİĞİN DAVASIDIR”
Çözüm sürecine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her televizyona
çıkan varsa yoksa Kürt sorunundan bahsediyor. Bununla adeta ülkemizi parçalamanın bölmenin gayreti içine giriyorlar. Bu ülkedeki mevcut etnik unsurların hepsinin kendine has
sorunları vardır. Varsa yoksa
Kürt sorunu yok. 2005’te Diyarbakır’da bunu ifade ettim ve bu süreç kapandı. Halen bunu
devam ettirmek isteyenler var. Bunu niye devam ettirmek istiyorlar. Molotof kokteyli eline almak için mi? Niye? Havai fişeklerle insanları öldürmek için, Niye?
Beşinci kattan o kurbanlık eti dağıtmak
isteyen Yasin’leri öldürmek için. Bunların
etkin kimliklerinden kaynaklanan bir
sorun bu ülkede yok. Biz Türk’ü de Kürt’ü de Arap’ı da Çerkez’i de Roman’ı da hepsini aynı şekilde severiz ve ayrım yok.
Tüm hayatımız boyunca bu ayrımcılara
karşı mücadele ettik
etmeye devam edeceğiz. Bizim davamız birliğin davasıdır. En batıdan en doğuya kadar. Bizim için
herkes bu birin bir parçasıdır. Maalesef geçmişte insanlarımız inançlarından ötürü dilinden, kılığından dolayı horlandı. Roman kardeşlerimiz bunu çok yakında biliyor. Aynı şekilde
İmam Hatipli kardeşim biliyor, başörtülü kardeşim biliyor.
Bu ülkede o kadar çok insanı ötekileştirdiler ki devlet ile milletin
arasında uçurum ördüler. Bir devlet milletine
kendi insanına
böyle bir reva görür mü? Gördüler işte. Sonunda iflas etti” dedi.
Batı’nın, Romanları
sınır dışı ettiğini kaydeden
Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Halbuki AB müstebatına
göre böyle bir şeyi yapamazlar. Ama buna
rağmen isim vermeyeceğim. Bazı
ülkeler var. Romanları ülkelerinden çıkarıyorlar. Dünya bunları yaşıyor. Dünyanın sesi var mı? Yok. Hiç
sesleri çıkmıyor. Ülkeler beğenmedikleri, istemedikleri kim varsa hemen bir
terörist yaftası yapıştırıyor. O kesime top yekun tavır alıyor. Kendilerine
olumsuz yazı yazanları hemen dışlıyorlar. Ama bizim Peygamberimize hakaret edenlere demokrasi diyerek, fikir
özgürlüğü diyerek sahip çıkıyorlar. Topraklarından ayırmak istedikleri kim varsa onlara
yapılan saldırılara ses çıkarmayacaksın, sonra gelip dünyaya demokrasi, insan hakları dersi vereceksin. Dünya ırkçılıktan çok çekti. Dünya ve
İslam alemi mezhepçilikten, sen ben kavgasından çok çekti. Biz öncelikle kendi içimizde, sonra bölgemizde dünyada
İslamofobi ile
ırkçılık ile mezhepçilik ile
mücadeleyi sonuna kadar yürütmeye kararlıyız. Farklı kültürler bu
ülkenin en büyük gücüdür. Roman kardeşlerimiz bu ülkenin birinci sınıf vatandaşları
olduğunu herkes bilmelidir”.
“ROMAN’DAN BÖLÜCÜ ÇIKMAZ”
Çanakkale Zaferi’nde Romanların da elbette payının olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin dedeleri Çanakkale’de savaştı.
Şehit düştü. Herkesin bu ülkede ne kadar hakkı varsa Roman kardeşlerimin de o kadar hakkı var. Bu ülkede artık
hiç kimse Romanları buçuk millet olarak tarif edemez. Onları
suçlu kabul etme dönemi bitti. Bu
ülke bugüne kadar Romanlardan zarar görmemiştir. Roman’dan terörist çıkmaz. Roman’dan bölücü çıkmaz. Romandan
hain çıkmaz. Roman’lara yöneltilen suçlara bakın, her yerde rastlanabilecek suçlar. Buna karşılık, Romanların ülkemize kattığı çok
şey var. Sizler bu ülkenin gülen yüzü, neşesisiniz. Zaman
zaman yollarda görüyorum. Küçük Roman çocukları kendilerinden
büyük derme çatma el arabaları ile
kağıt topluyorlar. Helalinden kazanılan kuruş paraya sonsuz saygım var. Ama
benim gönlümden geçen Roman manzarası asla bu değil. Ben istiyorum ki Roman kardeşlerim çocuklarının eğitimine önem versinler. Romanları sadece çalgı çalan, sadece çiçek satan değil, doktor, mühendis olarak görelim istiyorum. Çocuklarınızı okutmak için imkanınız mı yok? Valiliğe gideceksiniz.
Bütün valiler sizin haminizdir. Kaymakamlığa gidin, belediyeye gidin. Mutlaka size el uzatan
devletin eli çıkacaktır. Yine de bulamadınız bu salonlara bu kardeşiniz geliyor. Bu salonlardan beni yakalayacaksınız. Diyeceksiniz benimle vali ilgilenmedi. Bana hemen adını vereceksiniz, gereğini ben yapacağım. Roman
kardeşlerimizin büyük düşünmesinin zamanı geldi. Önümüzde
seçimler var. Sizler seçen olduğu kadar seçilme hakkına da sahipsiniz. Temsilcileriniz belediye meclisine gönderdiniz ama yeterli değil. TBMM’ye göndermelisiniz” dedi.
Bu arada solanda
bulunan bir
kadın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenerek çocuk gelinler için bir
çözüm bulmasını istedi.
dikGAZETE -