<h3><span><strong>Suriye Cumhurbaşkanı Şara’ya suikast iddiası: Ağır yaralı ve Türkiye’de tedavi görüyor!</strong></span></h3> <div><strong>Suriye</strong> <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Ahmed el-Şara’nın</strong>, <strong>30</strong> <strong>Aralık</strong> <strong>2025</strong> günü <strong>Şam’daki</strong> <strong>Başkanlık</strong> <strong>Sarayı’nda</strong> çıkan bir çatışmada ağır şekilde yaralandığını daha yeni öğreniyoruz. İddialara göre <strong>Şara</strong> ağır yaralı ve tedavi edilmek üzere <strong>Türkiye’ye</strong> getirildi.</div> <div><strong>Reuters</strong>, daha önce de <strong>Suriye</strong> <strong>Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’ya</strong> yönelik iki ayrı <strong>IŞİD</strong> suikast girişiminin engellendiğini yazmıştı. <strong>22</strong> <strong>Temmuz</strong> <strong>2025’te</strong>, <strong>İsrail’in</strong> önde gelen gazetelerinden <strong>Yedioth</strong> <strong>Ahronoth</strong>, <strong>Suriye Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Ahmed</strong> <strong>Şara’ya</strong> yönelik üç ayrı suikast girişiminin <strong>Türkiye’nin</strong> istihbarat müdahalesiyle engellendiğini duyurmuştu.</div> <h3><span><strong>Şara’nın eski ve yeni muhafızları çatıştı!..</strong></span></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Mısırlı</strong> araştırmacı <strong>Maher Farghali’nin</strong>, <strong>Heyet Tahrir el-Şam’ın</strong> (HTŞ) eski yöneticilerinden birini kaynak göstererek sosyal medya hesabından paylaştığı bilgiye göre, <strong>30 Aralık 2025</strong> günü <strong>Şam’daki</strong> <strong>Başkanlık</strong> <strong>Sarayı’nda</strong> çok büyük bir olay yaşandı. İddiaya göre, eski muhafızlar ile yeni muhafızlar arasında bir çatışma çıktı ve bu çatışmada <strong>Şara</strong> yaralandı.</div> <div></div> <div>Bu bilgi, başka kaynaklarda da yer buldu. <strong>Sfouk</strong> <strong>Alsheikh</strong> isimli hesaptan da benzer bilgiler paylaşıldı. <strong>Şam’daki</strong> <strong>Halk</strong> <strong>Sarayı’ndan</strong> sızdırılan ve doğrulanan bilgilere göre, <strong>30 Aralık’ta</strong> <strong>Halk</strong> <strong>Sarayı</strong> yakınlarında çatışmalar çıktı ve <strong>Ahmed el-Şara</strong> göğsünden vurularak ağır yaralandı. İddiaya göre, ertesi gün <strong>Mezzeh</strong> <strong>Askerî</strong> <strong>Havaalanı’ndan</strong> özel bir <strong>Türk</strong> uçağıyla gizlice <strong>Türkiye’ye</strong> götürüldü. Şu ana kadar <strong>Şam</strong> hükümeti, yaşananlar konusunda sıkı bir gizlilik içinde olup, kamuoyunda kafa karışıklığı ve belirsizlik hâkim.</div> <div>Yine aynı hesapta, <strong>Ahmed el-Şara’nın</strong>, birkaç gün önce <strong>Heyyeet</strong> <strong>el-Nusra’nın</strong> (HTŞ) eski muhafızları ile kendisine bağlı yeni muhafızlar arasında sarayda yaşanan çatışmanın ardından bir suikast girişiminden kurtulduğu ve <strong>Türkiye’de</strong> bir hastanede bulunduğuna dair teyit edilmiş haberler alındığı ifade edildi. </div> <h3><span><strong>Mezzeh Askeri Havaalanı…</strong></span></h3> <div><strong>Mezzeh Askerî Havaalanı’nın</strong> bu süreçteki önemi, suikast iddiasında yaralanan <strong>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın</strong> <strong>Türkiye’ye</strong> buradan götürüldüğü yönündeki iddialarla doğrudan ilişkilidir. <strong>Şam</strong> merkezine, özellikle <strong>Halk</strong> <strong>Sarayı</strong> ve kritik devlet kurumlarına çok yakın konumda bulunan <strong>Mezzeh</strong>, <strong>Suriye’de</strong> üst düzey, gizli ve hızlı tahliyeler için kullanılan sınırlı sayıdaki askerî tesislerden biridir.</div> <div></div> <div>Sivil uçuşlara kapalı olması, askerî ve istihbarî kontrol altında bulunması, ayrıca <strong>Mezzeh</strong> <strong>Askerî</strong> <strong>Havaalanı’nın</strong> doğrudan <strong>Mezzeh</strong> <strong>Askerî</strong> <strong>Havaalanı</strong>–<strong>Mezzeh Askerî Hastanesi–Halk Sarayı</strong> hattı üzerinde yer alması, burayı olağan dışı durumlarda tercih edilen bir çıkış noktası hâline getirmektedir.</div> <div>Bu nedenle, <strong>Şara’nın</strong> <strong>Şam’daki</strong> bir çatışmada yaralandıktan sonra <strong>Mezzeh’ten</strong> özel bir uçuşla <strong>Türkiye’ye</strong> sevk edildiği yönündeki iddialar, coğrafi ve operasyonel açıdan mantıkla örtüşen bir senaryo olarak değerlendirilmektedir. <strong>Mezzeh’in</strong> adı bu iddialarda özellikle geçmekte; bu da söz konusu havaalanını, olayın kritik lojistik halkası hâline getirmektedir.</div> <div><strong>ABD'nin</strong> <strong>Suriye'nin</strong> başkenti <strong>Şam'da</strong> <strong>Suriye</strong>-<strong>İsrail</strong> arasında varılabilecek muhtemel bir barış anlaşmasının yanı sıra <strong>Lübnan</strong> ve <strong>Gazze</strong> <strong>Şeridi'ndeki</strong> gelişmeleri takip etmek üzere askeri hava üssü kuracağı iddia ediliyordu. <strong>ABD,</strong> hava üssü kuramadı ama <strong>Şara’nın</strong> yaralı vücudu, buradan <strong>Türkiye'ye</strong> götürüldü. Neye niyet kime kısmet?</div> <h3><span><strong>Eğer doğruysa, Şara’yı İngilizler kurtarmış!..</strong></span></h3> <div>Bu bilgiyi paylaşan isim, <strong>Mısırlı</strong> araştırmacı <strong>Maher</strong> <strong>Farghali</strong>. <strong>Farghali’nin</strong> aktardığına göre, <strong>Et-Tanf Askerî Üssü’nde</strong> görevli <strong>İngiliz</strong> birlikleri, saraydaki çatışmayı haber alır almaz harekete geçti. İddiaya göre <strong>İngiliz</strong> unsurlar, hava unsurları ile <strong>Şam’a</strong> intikal etti ve <strong>Ahmed el-Şara’yı</strong> yaralı hâlde kurtarmayı başardı.</div> <h3><span><strong>İngilizler uçtu mu?</strong></span></h3> <div><strong>Et-Tanf Askerî Üssü</strong> ile <strong>Şam’daki</strong> <strong>Mezzeh/Halk Sarayı</strong> hattı arasındaki kuş uçuşu mesafe yaklaşık <strong>240–250</strong> kilometredir. Bu mesafe, hava unsurları kullanıldığında oldukça kısa sürede kat edilebilmektedir. Orta sınıf askerî helikopterlerle <strong>Et-Tanf’tan</strong> <strong>Şam’a</strong> ulaşım ortalama <strong>1 saat 15</strong> dakika ile <strong>1 saat 30</strong> dakika arasında sürmektedir. <strong>Askerî</strong> jet veya turboprop uçaklarla bu süre yaklaşık <strong>30–40 dakikaya</strong> kadar düşebilmektedir.</div> <div>Karayolu üzerinden bakıldığında ise <strong>Et-Tanf</strong> ile <strong>Şam</strong> arasındaki mesafe yaklaşık <strong>280–300</strong> kilometreyi bulmaktadır. Normal şartlarda bu yolculuk <strong>4,5 ila 5,5</strong> saat arasında sürmektedir. Ancak güzergâhın çöl hattından geçmesi, güvenlik riskleri ve kontrol noktaları nedeniyle karayolu hattı operasyonel ve acil durumlar için pratik bir seçenek olarak görülmemektedir. Bu nedenle <strong>Et-Tanf</strong>, özellikle acil tahliye ve gizli transferlerde hava yoluyla kullanılan stratejik bir üs konumundadır.</div> <h3><span><strong>Et-Tanf Askerî Üssü işgalin adresi…</strong></span></h3> <div><strong>Et-Tanf Askerî Üssü</strong>, <strong>Suriye’nin</strong> güneydoğusunda, <strong>Rif Dimashq</strong> (Rif Şam) ilinde yer alan <strong>ABD</strong> liderliğindeki koalisyonun askerî üssüdür. Tesis, <strong>Irak</strong>–<strong>Suriye</strong> ve <strong>Ürdün</strong>–<strong>Suriye</strong> sınırına yakın bir noktada stratejik şekilde konumlanmıştır.</div> <div></div> <div>Üste hâlihazırda <strong>ABD</strong> askerî personeli bulunmakla birlikte bu varlık sadece <strong>Amerikalılardan</strong> ibaret değildir. <strong>İngiltere</strong> ve <strong>Fransa</strong> gibi diğer <strong>Batılı</strong> koalisyon ülkelerinden askerî unsurların da zaman zaman bölgeye konuşlandığı veya üsle entegre olarak faaliyet gösterdikleri bilinmektedir; bu, özellikle <strong>İngiliz</strong> askerî varlığına dair raporlarla dile getirilmiştir.</div> <div>Koalisyon, buradaki askerî konuşlanmayı <strong>DEAŞ</strong> (IŞİD) tehdidini sınırlama, <strong>İran</strong> destekli milislerin etki alanını azaltma ve bölgesel istikrarı koruma görevleri çerçevesinde yürütmektedir. Üs, ayrıca <strong>M2</strong> (Bağdat–Şam) karayolu kontrolü ve çevresel güvenlik koridoru oluşturma gibi stratejik görevler için de kullanılmaktadır.</div> <div>Bu çok uluslu askerî yapı, uluslararası koalisyonun <strong>Suriye’deki</strong> varlığının bir parçası olarak devam etmektedir; üssün konuşlanmış <strong>Batılı</strong> askerî unsurlarının varlığı, özellikle <strong>ABD’nin</strong> liderliğinde yürütülen operasyonların bir yansıması olarak görülmektedir.</div> <h3><span><strong>Neden Amerikalılar değil de İngilizler kurtardı?</strong></span></h3> <div>Yine bu sorunun cevabını, <strong>Mısır</strong> istihbarat çevreleriyle ilişkili, terörizm ve aşırıcılık konularında uzmanlaşmış bir araştırmacı olan “<strong>Müslüman Kardeşler ve İran: Mısır Ulusuna Sızma</strong>”, “<strong>Körfez ve Mısır’daki Türk Kurumları: Genişleme mi Yoksa İçeriye Çekilme mi?</strong>”, “<strong>Libyalı Cihatçıların Mısır’a Yürüyüşü</strong>”, “<strong>Fransa’daki Müslüman Kardeşler: Stratejiler ve Geleceğe Yönelik Bir Bakış Açısı</strong>” ve “<strong>Mısır’da Müslüman Kardeşlerin Yeniden Şekillendirilmesi ve Düşüş Sonrası Revizyonlar</strong>” başlıklı çalışmaları bulunan <strong>Maher</strong> <strong>Farghali’den</strong> öğreniyoruz.</div> <div>Diyor ki; zaten <strong>Batı’nın</strong> güçlü bir desteği olmadan hiç kimse iktidara gelemez. <strong>Şara’nın</strong> <strong>Britanya</strong> ile bağlantısının olması olumlu bir durumdu; <strong>İngilizlerin</strong> müdahalesi krizi kurtardı. Şu an itibarıyla her şey kontrol altında ve <strong>Şara</strong> muhtemelen iki gün içinde yeniden ortaya çıkacak.</div> <h3><span><strong>Şara; Mazlum Abdi ile görüş-e-medi!..</strong></span></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Maher Farghali’nin</strong> anlatımı devam ediyor; Sağlık durumu nedeniyle <strong>Mazlum</strong> <strong>Abdi</strong> ile yapılacak toplantıya katılamadığını bildirdi. Öte yandan <strong>DEAŞ</strong>, yönetime büyük bir darbe indirmek için hazırlanıyor; özellikle büyük şehirlerde son derece dikkatli olunması gerekiyor. Dün gece yönetimin <strong>Lübnan</strong> sınırına büyük takviyeler göndermesi olumlu bir adımdı. <strong>Abdi’nin</strong> <strong>Şam</strong> ziyareti, her şeyin kontrol altında ve normal olduğunu göstermek amacıyla planlanmıştı ve bu durum <strong>Kemal</strong> <strong>Hasan</strong> liderliğindeki <strong>Alevilerin</strong> hareket planını bozdu.</div> <div><strong>Heyet</strong> (HTS) içindeki iç tasfiyeler artacak. <strong>Tuğgeneral</strong> <strong>Manaf’ın</strong> bir an önce gelmesi gerekiyor; ülkeyi daha fazla riske atmak mümkün değil. Ülkenin kaderinin tek bir kişinin elinde olması büyük bir tehlike. Genel olarak herkes rahat olsun; durum iyi ve kontrol altında. <strong>Şara</strong> yönetiminin uluslararası hamileri krizi kurtardı.</div> <div><strong>Şara–Abdi</strong> buluşmasının gerçekleşmediği, <strong>SGD’li</strong> müzakere heyetinin <strong>Şam’da</strong> diğer <strong>Suriyeli</strong> yetkililerle görüştüğü haber ajanslarına yansıdı. Oysa bu görüşmenin ne kadar önemli olduğunu en iyi bilenlerden biri <strong>Ahmed el-Şara’ydı</strong>.</div> <div></div> <div>Nitekim <strong>2025’in</strong> son haftasında, <strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler</strong> ve <strong>MİT Başkanı İbrahim Kalın,</strong> <strong>Suriye’nin</strong> başkenti <strong>Şam’da</strong>, <strong>Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara</strong> ve üst düzey <strong>Suriyeli</strong> yetkililerle bir araya gelmiş; <strong>SGD</strong> meselesini enine boyuna masaya yatırmış ve kapsamlı şekilde ele almışlardı.<strong></strong></div> <div></div> <div><strong>Rudaw</strong> başta olmak üzere birçok haber sitesi, <strong>Mazlum</strong> <strong>Abdi</strong> başkanlığında üst düzey bir heyetin, askerî entegrasyon sürecini ele almak üzere <strong>Suriye’nin</strong> başkenti <strong>Şam’da</strong> hükümet yetkilileriyle bir araya geldiğini bildirdi. Heyette, <strong>Genel</strong> <strong>Komutanlık</strong> üyeleri <strong>Sozdar</strong> <strong>Derik</strong> ve <strong>Sipan</strong> <strong>Hemo’nun</strong> da yer aldığı belirtilirken, haberlerde <strong>Ahmed el-Şara’dan</strong> söz edilmedi.</div> <h3><span><strong>Şara kimi kızdırdı?</strong></span></h3> <div><strong>İsrail</strong> gazetelerinde, <strong>İsrail</strong> ordu yetkililerinin <strong>Şara’ya</strong> yönelik bir suikast düzenlenmesini kendi aralarında değerlendirdikleri haberleştirilmişti. Ancak bu hiçbir zaman gerçekleşmedi. Çünkü <strong>Şara</strong>, <strong>İsrail</strong> ordusunun <strong>Golan</strong> tepelerini aşarak <strong>Şam’a</strong> kadar yaklaşmasına, <strong>Suriye’yi</strong> sık sık havadan bombalamasına karşı sesini çıkarmadı. Bırakın “<strong>uslu</strong> <strong>çocuk</strong>” olmayı, adeta “<strong>şamar</strong> <strong>oğlanı</strong>” oldu.</div> <div><strong>7 Aralık 2025 Pazar</strong> günü servis edilen bir haber analizinde, <strong>Avrupa</strong> <strong>Ortadoğu</strong> ve <strong>Kuzey</strong> <strong>Afrika</strong> <strong>Araştırmaları</strong> <strong>Enstitüsü</strong> (EISMENA) <strong>Direktörü Adil Baxewan’ın</strong>, <strong>AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong> ile <strong>Suriye Demokratik Güçleri</strong> (SDG) <strong>Komutanı Mazlum Abdi’nin</strong> görüşmek için anlaştığını, ancak <strong>Suriye’nin</strong> <strong>Geçici</strong> <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Ahmed eş-Şara’nın</strong> bu görüşmeye engel olmak istediği yönündeki iddiası gündeme taşındı.</div> <div>Hatta <strong>Ahmed eş-Şara’nın</strong> hem <strong>Suudileri</strong> hem de <strong>Amerikalıları</strong>, <strong>Mazlum</strong> <strong>Abdi</strong> ile <strong>Erdoğan’ın</strong> buluşmasını engellemek için yardıma çağırdığı belirtildi. <strong>Suriye</strong> hükümeti ile <strong>SDG</strong> arasında <strong>10</strong> <strong>Mart</strong> <strong>2025</strong> tarihinde imzalanan 8 maddelik mutabakatın uygulanmasına yönelik, <strong>Ankara’nın</strong> sıkı markajına rağmen, <strong>Şam</strong> yönetimi ciddi bir yaptırımda bulunmadı.</div> <h3><span><strong>Maher Farghali’nin paylaşımında “Tuğgeneral Manaf” detayı!..</strong></span></h3> <div><strong>Maher Farghali, Ahmed el-Şara’ya</strong> yönelik suikast iddiasını gündeme taşıdıktan hemen sonra, dikkat çekici biçimde “<strong>Tuğgeneral Manaf’ın bir an önce gelmesi gerekiyor</strong>” vurgusunu yapıyor. <strong>Farghali</strong>, bu çağrıyı “<strong>ülkeyi daha fazla riske atmak mümkün değil</strong>” sözleriyle gerekçelendirerek, mevcut durumun kontrol edilemez bir güvenlik zafiyetine dönüşmek üzere olduğu mesajını veriyor.</div> <h3><span><strong>Fransa'da mukim Tuğgeneral Manaf Tlass…</strong></span></h3> <div></div> <div>Metinde adı geçen <strong>Tuğgeneral</strong> <strong>Manaf</strong>, <strong>Suriye Arap Ordusu’nun</strong> eski generallerinden <strong>Manaf</strong> <strong>Tlass’tır</strong>. <strong>Cumhuriyet</strong> <strong>Muhafızları’nda</strong> uzun yıllar görev yapmış, rejimin askerî ve güvenlik çekirdeğini yakından tanımış bir isimdir. <strong>Beşar</strong> <strong>Esad’ın</strong> çocukluk arkadaşı olmasına rağmen <strong>2011’de</strong> rejimden kopmuş ve <strong>Fransa’da</strong> yaşamaktadır. Bu yönüyle ne radikal muhalefetin ne de eski rejimin sert kanadının parçası olarak görülmemektedir.</div> <div><strong>Batı</strong> başkentlerinde <strong>Manaf</strong> <strong>Tlass</strong>, lider adayından çok kontrollü bir geçiş sürecinde devreye sokulabilecek denge unsuru olarak değerlendirilmektedir. <strong>ABD</strong>, <strong>İngiltere</strong> ve <strong>Fransa’nın</strong> yaklaşımı, <strong>Şara</strong> gibi tek bir figüre dayalı yapının zayıflaması hâlinde <strong>Suriye’nin</strong> kontrolsüz bir kaosa sürüklenmesini önlemeye yöneliktir.</div> <div>Eski rejim elitlerinin bir bölümü ve bazı <strong>Körfez</strong> aktörleri <strong>Tlass’a</strong> temkinli destek verirken, radikal <strong>İslamcı</strong> yapılar ile <strong>İran</strong> ve <strong>Rusya</strong> mesafeli durmaktadır. Bu tablo, <strong>Manaf</strong> <strong>Tlass’ın</strong> sahadaki bir aktörden ziyade, kriz anlarında masada tutulan bir “<strong>yedek</strong> <strong>seçenek</strong>” olduğunu göstermektedir. </div> <h3><strong>“<span>Yüzünü Ankara'ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar kaybedecek!..</span>”</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>3 Ocak 2025 Cumartesi</strong> günü <strong>İstanbul</strong> <strong>Kongre</strong> <strong>Merkezi'nde</strong> <strong>2025</strong> yılı ihracat rakamlarının açıklandığı programda konuşan <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>, <strong>Türkiye</strong> olmadan denklem kurulamayacağının herkes tarafından anlaşıldığını belirtip "<strong>Türkiye'yi yanına alan kazanacak, karşısına alan kaybedecektir. Yüzünü Ankara'ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar kaybedecektir</strong>" demişti</div> <div><strong>Türkiye</strong> <strong>Cumhuriyeti</strong> <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Erdoğan’ın</strong> devlet aklını ve kriterlerini yansıtan bu sözü, son derece mühimdir. Acaba <strong>Suriye</strong> <strong>Cumhurbaşkanı</strong> <strong>Ahmet el-Şara</strong> ve yanındakiler, yüzünü <strong>Ankara’ya</strong> dönenlerden mi; yoksa kıblesini şaşırıp yolunu kaybedenlerden mi?</div> <div>Zaman gösterecek!</div> <div>.</div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div>омюр челикдёнмез, Дикгазете</div> <div><strong>Seçilmiş Kaynakça</strong></div> <div>https://x.com/i/status/2007841646420037803</div> <div>https://x.com/i/status/2007825801937301640</div> <div>https://www.epc.ae/en/about-us/researchers/484</div> <div>https://x.com/i/status/2007897739166675282</div> <div>https://www.rudaw.net/turkish/kurdistan/040120262</div> <div>https://english.alarabiya.net/articles/2012/07/26/228550</div> <div>https://daraj.media/en/manaf-tlass-in-paris-a-general-lost-in-syrias-new-maze/</div> <div>https://www.voanews.com/a/a-profile-syriann-general-manaf-tlass/1364305.html</div> <div>https://www.theguardian.com/world/2012/jul/05/top-syrian-general-defects-turkey</div> <div>https:///www.egedesonsoz.com/erdogan-yuzunu-ankaraya-donenler-kazanacak/amp</div> <div>https://www.portalhaberler.com/erdogan-yuzunu-ankara-ya-donenler-kazanacak/2726/</div> <div>https://m.airporthaber2.com/havacilik-haberleri/abdnin-samda-askeri-hava-ussu-kuracagi-iddiasi.html</div> <div>https://thearabweekly.com/kurdish-leader-holds-integration-talks-damascus-no-breakthrough-reported</div> <div>https://ankahaber.net/haber/detay/sdf_says_delegation_led_by_mazloum_abdi_holds_talks_in_damascus_283666</div> <div>https://www.aljazeera.com/news/2026/1/4/syrian-government-and-kurdish-led-sdf-fail-to-progress-on-military-merger</div> <div>https://www.reuters.com/world/middle-east/syria-foiled-islamic-state-plots-president-sharaas-life-sources-say-2025-11-10/</div> <div>https://themedialine.org/headlines/assassination-plot-against-syrian-president-foiled-through-syria-iraq-intelligence-coordination/</div> <h4><span><strong>https://www.dikgazete.com/haber/disisleri-bakani-fidan-savunma-bakani-guler-ve-mit-baskani-kalin-suriye-lideri-sara-ile-gorustu-979514.html</strong><strong></strong></span></h4> <h4><span><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/rus-tumgeneral-fanil-sarvarov-moskova-da-olduruldu-libya-genelkurmay-baskani-nin-bindigi-ucak-ankara-yakinlarinda-dusuruldu-8555.html</strong></span></h4> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div> <div><strong></strong></div>