<h3><span><strong>Orstkhoylar: Kafkasya'nın Spartalıları</strong></span></h3> <div><strong>Kuzey</strong> <strong>Kafkasya’nın</strong> tarihsel ve etno-kültürel haritası, yüzyıllar süren çatışmalar, göçler ve imparatorlukların çarpışmaları sonucunda şekillenmiş karmaşık bir mozaiktir. Bu mozaiğin en gizemli, en tartışmalı ve askeri açıdan en belirgin parçalarından biri, tarihsel literatürde sıklıkla “<strong>Karabulaklar</strong>” olarak anılan, ancak kendi endonimleri (iç adlandırmaları) ile “<strong>Orstkhoy</strong>” olarak bilinen toplumdur. <strong>Vaynah</strong> (Çeçen-İnguş) ailesinin tam kalbinde yer alan, ancak her iki ana koldan da belirli noktalarda ayrışan özgün bir kimliğe sahip olan <strong>Orstkhoylar</strong>, tarihçiler ve antropologlar için “<strong>Kafkasya’nın Spartalıları</strong>” olarak tanımlanabilecek bir vaka imajı çiziyor.</div> <div><strong>Orstkhoy-Mokhk</strong> (Orstkhoy Vatanı) olarak bilinen coğrafya, <strong>Assa</strong> ve <strong>Fortanga</strong> nehirlerinin yukarı havzalarında, stratejik dağ geçitlerini kontrol eden bir konumdadır. Bu coğrafi avantaj, onların tarih boyunca hem kuzeyden gelen bozkır göçebelerine (İskit, Sarmat, Alan, Moğol) hem de güneyden gelen imparatorluklara karşı bir “<strong>Sınır</strong> <strong>Muhafızı</strong>” rolü üstlenmelerine neden olmuştur. Ancak bu rol, <strong>19</strong>. yüzyılda <strong>Rus</strong> <strong>İmparatorluğu</strong> ile yaşanan yıkıcı savaşlar ve ardından gelen <strong>1865</strong> <strong>Sürgünü</strong> (Muhacirlik) ile trajik bir kırılma yaşamıştır. Günümüzde <strong>Orstkhoy</strong> kimliği, <strong>Kafkasya’daki</strong> demografik varlığından ziyade, <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Ürdün</strong> gibi ülkelerdeki diyasporada ve <strong>Vaynah</strong> toplumunun bilinçaltı hatıralarında yaşamaktadır.</div> <div>Bir toplumun ismi, tarihsel serüveninin ve komşularıyla olan ilişkilerinin bir özetidir. <strong>Orstkhoy</strong> toplumu için kullanılan iki temel isim, "<strong>Orstkhoy</strong>" ve "<strong>Karabulak</strong>", bu toplumun hem yerli (otokton) köklerine hem de <strong>Türkik</strong> bozkır halklarıyla olan etkileşimine ışık tutar.</div> <div>"<strong>Orstkhoy</strong>" (veya lehçeye göre Arshtkhoy, Ärshtkhoy) isminin kökeni üzerine yürütülen filolojik tartışmalar, <strong>Vaynahların</strong> coğrafi algısını anlamak açısından kritiktir. Bir teoriye göre bu isim, <strong>Vaynah</strong> dillerinde "<strong>Düzlük</strong>/<strong>Bozkır</strong>" anlamına gelen "<strong>Are</strong>" kelimesinden türemiş olup "<strong>Düzlükte</strong> <strong>Yaşayanlar</strong>" manasına gelmektedir. Ancak buradaki "<strong>düzlük</strong>", <strong>Hazar</strong> kıyısındaki alçak ovalar değil, dağlık bölgenin (Lam) hemen bitiminde başlayan yüksek platolar ve dağ etekleridir. Bir diğer güçlü teori ise ismin <strong>Arshtynka</strong> nehrinden türediğini ve bu nehir adının da <strong>Proto-İran</strong> dillerinden gelen "<strong>temiz</strong>, <strong>kutsal</strong> <strong>su</strong>" (arashan) köküyle ilişkili olduğunu öne sürer.</div> <div><strong>Rus</strong> ve <strong>Osmanlı</strong> arşivlerinde ise bu toplum ısrarla "<strong>Karabulak</strong>" olarak adlandırılmıştır. İlk olarak <strong>1762-1763</strong> yıllarında <strong>Rus</strong> belgelerinde kayda geçen bu isim <strong>Türkçe</strong> kökenlidir: "<strong>Kara</strong>" (Siyah/Güçlü) ve "<strong>Bulak</strong>" (Pınar/Kaynak). Bölgedeki <strong>Türkik</strong> halklar (Kumuklar, Nogaylar) tarafından verildiği düşünülen bu isim, <strong>Orstkhoy</strong> topraklarındaki kükürtlü veya petrol sızıntılı koyu renkli su kaynaklarına ya da toplumun "<strong>korkutucu/güçlü</strong>" karakterine bir atıftır.</div> <div><strong>Orstkhoyların</strong> kökenine gelecek olursak, bu sadece yerel <strong>Kafkas</strong> kabilelerinin evrimiyle açıklanamayacak kadar karmaşıktır. Arkeolojik veriler, onların <strong>Kuzey</strong> <strong>Kafkasya'nın</strong> en parlak dönemlerinden biri olan <strong>Alan</strong> <strong>Krallığı</strong> ile derin bağları olduğunu göstermektedir. <strong>Arap</strong> tarihçi <strong>Mesudi</strong>, <strong>Alan</strong> başkentinin ismini <strong>Magas</strong> olarak zikretmiştir. Günümüz arkeolojik bulguları ise bu şehrin tarihsel <strong>Orstkhoy</strong> toprakları üzerinde (İnguşetya-Çeçenya sınırı) olduğunu işaret etmektedir.</div> <div>Bazı tarihçiler, <strong>Orstkhoyların</strong> <strong>Alan</strong> konfederasyonu içindeki "<strong>dağlı askeri aristokrasi</strong>"nin bakiyesi olduğunu da savunur.</div> <div><strong>Orstkhoy</strong> vatanının kalbi olan <strong>Tsecha-Akhk</strong> (Tseç-Akhk) bölgesindeki kalıntılar, sıradan dağ köylerinden belirgin şekilde ayrışır. Burada tespit edilen ve literatürde <strong>'Kiklopik' (Cyclopean)</strong> örgü olarak tanımlanan yapılar, harç kullanılmadan devasa taş blokların birbirine kilitlenmesiyle inşa edilmiştir. İlginç bir <strong>etno-arkeolojik</strong> veri olarak; <strong>Orstkhoy</strong> efsaneleri bu yapıların inşasını <strong>'Vampal'</strong> adı verilen tek gözlü devlere atfeder. Bu hikaye, <strong>Yunan</strong> mitolojisindeki <strong>Tepegöz</strong> (Kiklop) kültüyle şaşırtıcı bir paralellik gösterir.</div> <div><strong>Orstkhoy</strong> toplumu, klasik anlamda bir devlete veya krala sahip değildi. Yine de bu anarşi içinde yaşadıkları anlamına gelmiyor. Aksine, <strong>Antik</strong> <strong>Yunan</strong> şehir devletlerini (Polis) andıran, ancak onlardan daha katı bir klan konfederasyonu (askeri demokrasi) ile yönetiliyorlardı.</div> <div>Hatırlarsanız <strong>Vaynah</strong> sosyal örgütlenmesinin temeli hakkında <strong>Teip</strong> (Klan) sistemi demiştik önceki yazılarda.</div> <div><strong>Orstkhoylar</strong> da <strong>Çeçen</strong> etno-hiyerarşisinde <strong>9</strong> büyük <strong>Tukkhumdan</strong> biri, <strong>İnguş</strong> geleneğinde ise <strong>7 Shahardan</strong> biri olarak kabul edilir. <strong>Orstkhoy</strong> birliğini oluşturan <strong>Cechoy</strong> (Tsechoy), <strong>Merzhoy</strong>, <strong>Galai</strong> ve <strong>Yalkharoy</strong> gibi klanlar, savaş zamanında tek bir "<strong>Orstkhoy</strong> <strong>Savaş</strong> <strong>Konseyi</strong>" altında birleşirdi.</div> <div>Bu toplumu ayakta tutan yazılı olmayan anayasadan da kısaca bahsetmek istiyorum, ismi <strong>“Ezdel”</strong>dir.</div> <div>"<strong>Asillik</strong>" veya "<strong>Ölçü</strong>" anlamına gelen <strong>Ezdel</strong>; utanç korkusu (Ekh), sağlıklı rekabet (Yakh), onur (Sij) ve sorumluluk (Behk) üzerine kuruludur. Bu kodlar sistemi, <strong>Orstkhoyları</strong> disiplinli, az konuşan ve duygularını belli etmeyen (stoik) bireyler haline getirmiştir.</div> <div>Bu konuya daha sonra detaylıca gireceğiz, şimdilik bir fragman olarak kalsın zihninizde.</div> <div><strong>Orstkhoy</strong> toplumunu anlamak için en güçlü analojilerden biri sanırım "<strong>Sparta</strong>" benzetmesidir. Her iki toplum da militarizmi bir yaşam biçimi haline getirmiş, lüksten kaçınmış ve "<strong>eşitler</strong> <strong>arası</strong>" bir kardeşlik hukuku geliştirmiştir.</div> <div><strong>Sparta'da</strong> devletin çocuğu aileden alıp "<strong>Agoge</strong>"ye sokması gibi, <strong>Orstkhoy</strong> geleneğinde de dayı veya klan büyükleri erkek çocuğun eğitimini üstlenirdi. <strong>Spartalıların</strong> meşhur "<strong>Lakonik</strong>" (kısa ve öz) konuşma tarzı, <strong>Orstkhoy</strong> erkekleri için de bir idealdi; çok konuşmak zayıflık sayılırdı. Ayrıca <strong>Sparta'daki</strong> "<strong>Krypteia</strong>" (gençlerin doğada ve düşman hattında hayatta kalma eğitimi), <strong>Kafkasya'daki</strong> <strong>Abrek</strong> (yalnız savaşçı/eşkiya) geleneği ile büyük benzerlik gösterir.</div> <div><strong>Sparta</strong> <strong>Kralı</strong> <strong>Lycurgus'un</strong> <strong>"Sparta'nın surları yoktur, gençlerinin göğüsleri surdur"</strong> sözü, <strong>Orstkhoyların</strong> <strong>Assa</strong> ve <strong>Fortanga</strong> vadilerini canlı bir garnizon gibi korumalarıyla hayat bulmuştur. <strong>Rus</strong> askeri tarihçisi <strong>A.L. Zisserman</strong>, onları bölgenin <strong>"en huzursuz ve en cüretkar"</strong> toplumu olarak tanımlamıştır.</div> <div>Konunun ruhani boyutu ise, <strong>Nart Destanları</strong> ile şekillenmiştir. <strong>Çeçen</strong> ve <strong>İnguş</strong> versiyonlarında destan kahramanlarına doğrudan "<strong>Nart</strong>-<strong>Orstkhoylar</strong>" denir. Diğer <strong>Kafkas</strong> halklarında <strong>Nartlar</strong> genellikle tanrılarla işbirliği yapan kahramanlarken, <strong>Vaynah</strong> anlatısında <strong>Nart-Orstkhoylar</strong> tanrılara kafa tutan, gururlu ve güçlü bir "<strong>devler</strong> <strong>ırkı</strong>" olarak tasvir edilir.</div> <div>Bu “<strong>gurur”dan</strong> şöyle bahsedelim, <strong>Orstkhoyların</strong> tarih sahnesinden çekilişini anlatan "<strong>Erimiş</strong> <strong>Bakır</strong>" efsanesi, toplumun "<strong>teslimiyet</strong> <strong>reddi</strong>" felsefesinin zirvesidir.</div> <div>Efsaneye göre <strong>Tanrı</strong>, <strong>Nart-Orstkhoylara</strong> bir seçenek sunar: "<strong>Ya soyunuz sürecek ama zayıflayacaksınız ya da şimdi erimiş bakır içip ölecek ama onurunuzla anılacaksınız</strong>." Liderleri <strong>Seska</strong> <strong>Solsa</strong> ve yoldaşları, zayıflığı reddederek erimiş bakırı içer ve topluca intihar ederler.</div> <div>Bu motif, <strong>Termopil'de</strong> öleceğini bile bile savaşan <strong>Spartalıların</strong> kaderciliği ile örtüşür.</div> <h4><span><strong>Peki ya sonrası?</strong></span></h4> <div><strong>1785'te</strong> <strong>Şeyh</strong> <strong>Mansur</strong> hareketiyle birlikte yarı-pagan geleneklerini terk edip, <strong>İslam'ın</strong> "<strong>Gaza</strong>" fikriyle bütünleşen <strong>Orstkhoylar</strong>, <strong>Rus</strong> tahkimatlarına karşı büyük akınlar düzenlemişlerdir.</div> <div><strong>19. yüzyıl</strong> boyunca <strong>General</strong> <strong>Yermolov</strong> ve halefleri, stratejik vadileri tuttukları için <strong>Orstkhoyları</strong> "<strong>düzene sokulması gereken en tehlikeli unsur</strong>" olarak görmüştür. <strong>1807</strong>, <strong>1825</strong> ve <strong>1858</strong> yıllarındaki cezalandırma seferleri, <strong>Orstkhoy</strong> nüfusunu eritmiştir. Direnişin sonu, <strong>Çerkes</strong> <strong>Sürgünü'nden</strong> bir yıl sonra, <strong>1865'te</strong> gerçekleşen <strong>Sürgün</strong> ile gelmiştir. <strong>Rus</strong> yönetimi, "<strong>itaat</strong> <strong>etmez</strong>" olarak etiketlediği <strong>Karabulakların</strong> <strong>yüzde 90'a</strong> yakınını <strong>Osmanlı</strong> <strong>İmparatorluğu'na</strong> sürgün etmiştir.</div> <h4><span><strong>Diaspora</strong></span></h4> <div>Sürgün edilen <strong>Orstkhoylar</strong>, <strong>Osmanlı</strong> topraklarında savaşçı yetenekleriyle yeniden şekillenmişlerdir. <strong>Anadolu'da</strong> özellikle <strong>Sivas</strong> ve <strong>Muş</strong> bölgelerine yerleştirilmişlerdir.</div> <div><strong>Diasporadaki</strong> en büyük başarılarından biri, bugün <strong>Ürdün'ün</strong> en büyük ikinci sanayi şehri olan <strong>Zarqa</strong>'nın kuruluşudur. <strong>1902</strong> yılında <strong>Çeçen</strong>/<strong>Orstkhoy</strong> muhacirler tarafından kurulan <strong>Zarqa</strong>, <strong>Hicaz</strong> <strong>Demiryolu</strong> hattında stratejik bir merkez olmuştur. <strong>Sultan</strong> <strong>II. Abdülhamid</strong> de bu savaşçı nüfusu <strong>Hamidiye Alayları</strong> bünyesinde "<strong>Çeçen</strong> <strong>Atlı</strong> <strong>Birlikleri</strong>" olarak istihdam etmiş, onların askeri geleneklerini imparatorluk hizmetine sunmuştur.</div> <div>Sonuç itibariyle <strong>Orstkhoylar</strong>, devlet kurmamış olsalar da, bir devletin sahip olabileceği tüm kurumsal disipline (Teip, Ezdel, Mekhk-Khel) sahiplerdi. <strong>Antik</strong> <strong>Alanların</strong> mirasını, <strong>Nart</strong> mitolojisinin ateşini ve <strong>Spartalılara</strong> benzeterek bahsettiğimiz askeri disiplinini <strong>Kafkas</strong> dağlarında yüzyıllarca yaşattılar.</div> <div><strong>1865'teki</strong> büyük sürgün, bu toplumun fiziksel bütünlüğünü parçalamış olsa bile, ruhunu yok edememiştir.</div> <div><strong>Ürdün'de bir düğünde dans eden genç, Muş’un bir köyünde at binen çocuk veya Çeçen-İnguş sınır kulelerine bakan bir yaşlı; hepsi o "Erimiş Bakırı İçen" Seska Solsa'nın ve "Kafkasya'nın Spartalıları"nın yaşayan torunlarıdır.</strong></div> <h4><span><strong>Kan yine aynı kandır.</strong></span></h4> <div>.</div> <div><strong>Abdullah Ali Güzel, dikGAZETE.com</strong></div> <div><strong>Kaynakça</strong></div> <div><strong>Akhmadov, Yavus Z.</strong> Istoriya Chechni s drevneyshikh vremen do kontsa XVIII veka. Moskova: Mir domu tvoemu, 2001.</div> <div><strong>Anchabadze, George.</strong> The Vainakhs (The Chechen and Ingush). Tbilisi: Caucasian House, 2009.</div> <div><strong>Baddeley, John F.</strong> The Russian Conquest of the Caucasus. London: Longmans, Green & Co, 1908.</div> <div><strong>Colarusso, John.</strong> Nart Sagas from the Caucasus: Myths and Legends from the Circassians, Abazas, Abkhaz, and Ubykhs. Princeton: Princeton University Press, 2002.</div> <div><strong>Dalgat, Bashir K.</strong> Pervobytnaya religiya chechentsev i ingushey. Moskova: Nauka, 2004.</div> <div><strong>Hamed-Troyansky, Vladimir.</strong> "Imperial Refuge: Resettlement of Muslims from Russia in the Ottoman Empire, 1860-1914." Doktora Tezi, Stanford University, 2018.</div> <div><strong>Jaimoukha, Amjad.</strong> The Chechens: A Handbook. London: Routledge, 2005.</div> <div><strong>Krupnov, E. I.</strong> Srednevekovaya Ingushetiya. Moskova: Nauka, 1971.</div> <div><strong>Kundukhov, Musa.</strong> General Musa Kundukhov'un Anıları. Çeviren Murat Yağan. İstanbul: Kafkas Kültür Derneği Yayınları, 1978.</div> <div><strong>Laudaev, Umalat.</strong> "Chechenskoe plemya." Sbornik svedeniy o kavkazskikh gortsakh (SSKG) 6 (1872).</div> <div><strong>Tsaroieva, Mariel.</strong> Anciennes croyances des Ingouches et des Tchétchènes. Paris: Maisonneuve et Larose, 2005.</div> <div><strong>Tunçel, Harun.</strong> "Türkiye'de İsmi Değiştirilen Köyler." Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 10, no. 2 (2000).</div> <div><strong>Zisserman, Arnold L.</strong> Dvadtsat' pyat' let na Kavkaze (1842-1867). St. Petersburg, 1879.</div> <div> </div>