?>

Kabirden yönetim hezeyanına saraydan ihtar

Bedri Gencer

2 ay önce

Prof. Dr. Bedri Gencer yazdı;

KABİRDEN YÖNETİM HEZEYANINA SARAYDAN İHTAR

Cübbeli’nin Erdoğan İmtihanı

İnşallah bir gün hatıratımı yazarsam anlatırım. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı çok eskiden, gençlik yıllarından tanırım. Cübbeli Ahmet’in (Ahmet Mahmut Ünlü) ciğerinin içini bilir ve dolayısıyla onu günahı kadar sevmez. Zira fitne fesat, yalan dolan, hile hud’a ile ömrünü geçiren Cübbeli, birçok kişi hakkında olduğu gibi Erdoğan hakkında da ikiyüzlüydü. O, siyasî gücünden duyduğu korkuyla Erdoğan’ı kamuoyu önünde överken, özel ortamlarda yerden yere vururdu.
Tabiatıyla Cübbeli, bu ikiyüzlü tavrıyla duvara toslayacaktı. Cübbeli Ahmet’in, HDP ile yakınlaştığı gerekçesiyle Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na çatması üzerine, 19 Mart 2022 tarihinde, Genel Başkan Yardımcısı Fatih Aydın, onun Erdoğan düşmanlığını, ikiyüzlülüğünü ifşa etti:
"Kendisi dışlandığı, eziyet gördüğü, fikirlerinden dolayı hapse atıldığı zaman, biz, Genel Başkanımız ve Saadet Partisi heyeti olarak yanına gittik. Eğer gerçekten Türkiye’de ses getirecek açıklamalar yapmak istiyorsan biz oraya gittiğimiz zaman AK Parti için söylediklerini, Erdoğan için söylediklerini çıksın söylesin de o zaman bak Türkiye’de nasıl yer yerinden oynuyor. İnsana tutarlı olmak icap eder. Ahlakımızla anlatamadığımız davamızı, dilimizle anlatamayız. Temsil edemediğimiz dinimizi, biz tebliğ ederek vazifemizi yerine getirmiş olamayız. Kendisinin yapmış olduğu açıklamaların teker teker değerlendirilecek bir önemi yok. Bizim kendisine tavsiyemiz, kendisine yakıştırılan sıfatlara layık olabilecek iş yapmalarıdır." (*)
Aydın, daha ileri giderek cezaevindeyken Erdoğan ve AK Parti hakkında söylediklerini "Açıklamazsan biz açıklarız." diye Cübbeli’ye rest çekti. Bu rest, elbette Erdoğan’a değil, Cübbeli’ye şoktu. Zira çok güçlü bir istihbaratı olan Erdoğan, Cübbeli’nin aleyhindeki bütün tezviratından haberdardı. Cübbeli, palavracı avcılar gibi, Erdoğan’a tavır aldığını iddia ederdi:
“Mahmud Efendi döneminde rahmetli Erbakan ziyaretimize gelirdi. Ben o dönem Efendi Hazretlerinin ‘sır kâtibi’ idim. Görüşmeye rahmetli Erbakan, Recep Tayyip Erdoğan ile de gelirdi. Ben Tayyip Beyin odaya girmesine izin vermezdim. İkili görüşme yapmalarını sağlardım.”
Erdoğan, Cübbeli’nin bu boşboğazlığına “yine gevezelik yapmış” diye tepki verdi. (**)

Din Adamı Kılığındaki Şov Adamı 

Hayatını yalan üzerine kuran Cübbeli, her zamanki gibi yalan söylüyordu ama bu kez, baltayı taşa, Erdoğan’a vurmuştu. Mahmud Efendi’nin Tayyip Erdoğan’a sevgisini bilen herkes, Cübbeli’nin yalan söylediğini anlardı. Erdoğan, 27 Mart 1994 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan iki sene sonra 1996 senesinde Efendi, “Şu Tayyip Bey'i çağırın, bir gelsin.” diye Erdoğan’ı çağırttı ve ona, “Tayyip Bey, senden başbakan da olur, kendine dikkat et.” diye ona hem müjde verdi, hem ikaz etti.
Erdoğan, Efendi’nin açıkça “seviyorum” dediği az sayıdaki şanslı kişilerden biriydi. Efendi, bir gün, “Tayyip’i (Erdoğan) seviyorum, sorsalar niçin sevdiğimi bilemiyorum.” demişti. Hocalar, “Bu sözde hasbî sevgiye işaret var.” yorumunu yapmışlardı. Üç büyük Allah dostu, Mahmud Efendi, Hasan Efendi ve Kemal Efendi’nin üçü de Erdoğan’ı öz oğulları gibi sever ve dua ederlerdi. Arkasındaki bu dua ordusunun himmetiyle Erdoğan’ın sırtı yere gelmedi.
Erdoğan, gerek Müslümanlar, gerek şahsı hakkındaki tezviratından dolayı Cübbeli’yi doğrudan veya dolaylı, özel veya kamusal olarak defalarca uyardı. Ah o Çırağan Sarayı’nın duvarlarının dili olsa da konuşsa!
Erdoğan, 26 Kasım 2024 tarihinde Ankara'da düzenlenen 7. Din Şûrası'nda sırf İsmailağa’ya çökertmek için rabıta gibi mahrem tasavvufî kavramları kahvehane malzemesi yapan Cübbeli’yi, ismini vermeden, “tarikat konularını ayağa düşüren, cemaatlerin itibarını zedeleyen, şöhret ve kudret uğruna vakar ve samimiyetten uzaklaşmış şovmen” diye tenkit etti:
“Yine bu minvalde sivil dinî yapıların (cemaatlerin) kendi içlerinde ya da kendi aralarında yaptıkları münakaşalar toplumda bu müesseselere karşı güveni aşındırmaktadır. Sivil dini yapıların bu yolda yıpratılması birtakım sapık oluşumlara maalesef zemin hazırlıyor. Kötü örnekler toplumda umudun kararmasına sebep oluyor. Din adamlığıyla şovmenlik aynı kisvede bulunamaz. Şöhret hastalığı samimiyetin, hüsnüniyetin ortadan kalkmasına neden olur. Bunun vebali ağırdır. Topluma örnek olması beklenen kişilerin şöhret ve kudret uğruna ağır başlılıktan, vakardan, samimiyetten uzaklaşması hem de iki cihanda hesabı verilemez ağır bir vebaldir." (***)

Sivil Fitneye Resmî İhtar

Cübbeli Ahmet, 8 Haziran 2026 tarihinde sosyal medya hesabından “Geçen Cuma (5 Haziran 2026) günü Dolmabahçe çalışma ofisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildiği”ni duyurdu. O, kurtarıcı gibi beklediği Ekrem İmamoğlu’ndan ümidini kesince adeta, “Kader utansın, Erdoğan’dan başka kıracak dümen kalmadı.” diyordu:
“Allâh-u Teâlâ, kendisine hayırlı uzun ömür, sıhhat-ü âfiyet ihsân eylesin, gözden, nazardan bütün şerlerden ve şerlilerden muhâfaza eylesin, başta Çamlıca Câmii olmak üzere Taksîm Câmii, Levent Câmii gibi inşâ ve tâmir ettiği yüzlerce câmi-i şerîf hürmetine ve ezân düşmanlarının tepkilerine rağmen yakında Kadıköy rıhtımında inşâ edeceği câmi-i şerîf hâtırına amel defterini mahşer sabahına kadar meftûh eylesin, bu ümmete yaptığı üstün hizmetler vesîlesiyle âkıbetini her işte hayırlı eyleyip, daha nice yıllar ümmetimizin başında dâim eylesin. Âmîn!” (****)
Erdoğan, zerre hazzetmediği Cübbeli’yi elbette müzakere ve istişare için değil, ancak muaheze ve ihtar etmek, kulağını çekmek için çağırırdı. Cübbeli’nin tezvirat gündemini izleyenler için bu ihtarın sebebini tahmin etmek zor değildi.
Kemalistler, “Atatürk bizi kabrinden yönetiyor.” diyor.
Kemalist Cübbeli, “Efendi bizi kabrinden yönetiyor.” diyor.
Yani Kemalistlerin ve Cübbeli’nin “kabirden yönetim” hezeyanı, Din ü Devleti tehdit noktasına geldiği için Erdoğan, bir kez daha Asrın Fitnesinin kulağını çekme gereğini duymuş sanırım. Reis, Cübbeli’ye yönetimin kabirden değil, saraydan olduğunu ayne’l-yakin göstermiş. Erdoğan liderliğindeki Türkiye, kritik bir seçime doğru iç cepheyi tahkim sürecinden geçiyor. Feleğin çemberinden geçmiş bir siyasetçi olarak Erdoğan, bir taşla iki kuş vurmak, kendisine ve kitlesine mesaj vermek üzere, bir medya fenomeni olarak Cübbeli ile görüşme yapmıştı.

Asla Uslanmaz Fenomen

Ancak Erdoğan’ın uyarısıyla geçici olarak frene bassa da, “rabıta, kabirden yönetim” hezeyanlarıyla, yaygaralarıyla sadece İsmailağa’yı değil, toplumu geren, Müslümanları birbirine düşüren Cübbeli’nin hizaya geleceğini ummak boşunadır. Cübbeli, Reis’in geçmiş fırçalarından uslandı mı ki şimdi uslansın? Allah dostu Mahmud Efendi’yi dinlemeyen, Tayyip Erdoğan’ı dinler mi? Hocası Resul Bölükbaş, Cübbeli’yi şöyle tanıtmıştı:
“Bu Cübbeli, sadece iki şeyden korkar, başka hiç bir şeyden korkmaz. Ne Allah’tan, ne Efendi Hazretlerinden. Para ve şöhreti kayb etmekten korkar.” (*****)
Mahmud Efendi, “Kibir, çocukken Cübbeli Ahmet’in içine girdi, bir daha çıkmaz.” derdi (Oğlu Ahmet Ustaosmanoğlu’dan). Yüz ifadesine bakılırsa Erdoğan ile görüşmeden sonra Cübbeli’nin korkudan benzi atmış ama can çıkmadan huy çıkmaz, Cübbeli uslanmaz, “Nerede kalmıştık?” diye kaldığı yerden fitneye devam eder…

Ta yakîn gelinceye kadar...

.

Bedri Gencer, dikGAZETE.com

(*) https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/cubbeliye-cagri-hapisteyken-erdogan-ile-ilgili-soylediklerini-acikla-1917372

(**) https://www.odatv.com/yazarlar/hurrem-elmasci/cumhurbasani-recep-tayyip-erdogan-cubbeli-ahmete-kizdi-geveze-45-dakikalik-ses-kaydi-120071772

(***) https://www.dha.com.tr/politika/cumhurbaskani-erdogan-dijital-hareket-yeni-bir-yapay-din-olusturma-gayreti-icinde-2538737

(****) https://x.com/c_ahmethoca/status/2063960871269703762?s=20

(*****) https://x.com/AhmedBalci/status/1865425050586747017

YAZARIN DİĞER YAZILARI