Prof. Dr. Bedri Gencer yazdı;
EPSTEIN ADASI'NDAN GEZİ PARKI’NA!
Siyonistik Şeytan Üçgeni…
Türkiye’de yüz yıldır haklı çoğunluk azgın azınlığın tahakkümüne karşı duruyor. Azgın kripto azınlığın haklı çoğunluğa, Türk milletine tahakkümünün sırrı, sıcak (silahlı) terör ile soğuk (medyatik) terörün eklemlenmesinde yatıyor. Küresel ve yerel terörü besleyen Siyonist gücün beşinci kolu olarak çalıştıkları için Türk devleti tarafından paketlenen kişilerin gizli medya patronu olmaları tesadüf değildir.
Demek ki yerel ve küresel terör alanları olarak Gezi, Kandil, Epsland (Epstein Adası), park, dağ, ada, bir şeytan üçgeni gibi birbirlerine bağlıdır. Nitekim Gezicilerin kalesi olan Boğaziçi Üniversitesi’nin dayandığı Robert Kolej'in yöneticisi Landon Thomas’ın, “İslâmlaşan Türkiye’ye karşı” Jeffrey Epstein'dan yardım istediği ortaya çıktı. Bu ifşa, maliyeti çok yüksek, Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin 1261 gündür sürdürdüğü dikilme eyleminin ve Boğaziçi Üniversitesi yönetimi tarafından atanan akademisyenlere karşı on kişilik bir grup tarafından açılan atama iptali davalarının finans kaynağına da açıklık getiriyordu.
Bu yüzden Amerika ve insanlık, pedofilide tecessüm eden küresel Siyonist şer düzenini temsil eden Jeffrey Epstein’a vuruyor, ses, “şeriata hayır” diye Türkiye’deki Gezicilerden geliyor. Belli ki Epstein Adası’ndan Gezi Parkı’na uzanan gizli bir tünel var. Bu yüzden Geziciler, “kahrolsun küresel pedofili çetesi” yerine “kahrolsun İslâm ve Müslümanlar” diyorlar. Çünkü biliyorlar ki ifşa ve hesap sırası kendilerine geliyor. Silivri’de sonuçlanan bir kriminal vak‘a olarak “Gezi Kalkışması”ndan sonra asırlık kirli kriminal “Gezi Düzeni” de er-geç çökecek. Gezi, PKK ve Epstein’ın art arda çöküşe geçmesi, tesadüften değil, bu derin küresel irtibattan kaynaklanıyor.
Gezi-Kandil-Epsland şeytan üçgeninin irtibatı, Siyonizm’in siyasî ve sosyal hedeflerinin irtibatında yatar.
-Siyonizm’in siyasî hedefi: Büyük İsrail hedefi doğrultusunda Türkiye’nin çökertilmesi.
-Siyonizm’in sosyal hedefi: Yoksulsuz dünya (Bill Gates) ve Centilsiz (Yahudi olmayan) dünya (Jeffrey Epstein) hedefleri doğrultusunda insanın ve insanlığın çökertilmesi, cinsiyetsiz insan, ailesiz insanlık.
Ailesiz insanlık hedefi…
Siyonist gücün sosyal hedefi, “cinsî rıza” (sexual consent) dediği zinada bülûğ çağını, nikâhta rüşd çağını esas almak ve bu zina-nikâh çelişkisiyle aileyi, toplumu ve insanlığı bitirmekti. İnsanlık tarihinde modern çağa kadar bülûğ-rüşd ayırımı ve buna dayalı zina-nikâh çelişkisi yoktu. Yeryüzünde Hz. Âdem’den beri bütün zamanlarda ve mekânlarda geçerli evlenme çağı, İngilizce ****age kelimesiyle ifade edilen bülûğ çağı idi. Çocukluk çağı, bülûğ çağı, nikâh yaşı gibi insanın tabiatı ve temel amellerine dair hükümlerde dinlere ve ülkelere göre değişmeyen, anonim hikmet sayılan bir evrensel hukuk yeryüzünde hâkimdi. Dünyada kast sisteminden dolayı bülûğ çağından önce çocukluk çağında evliliğin meşrû sayıldığı tek ülke, Hindistan idi. Bu yüzden Hindistan’da 1860, 1891, 1925, 1929, 1955, 1978, 2006 ve 2021 yıllarında sekiz yasal değişiklikle kızlar için yasal evlilik yaşı 21’e yükseltildi.
Siyonist güç, Hindistan’ı bahane ederek, ailesiz insanlık hedefi doğrultusunda giderek ülkelerde zina (cinsî rıza) yaşını düşürürken, rüşde bağladığı nikâh (evlilik) yaşını yükseltti. Zinada bülûğ çağını, nikâhta rüşd çağını esas almak, nikâhı, aileyi, toplumu ve insanlığı bitirecek korkunç bir seküler hata, hıyanetti. Rüşdü, bülûğ çağından sonra gelen ayrı bir kronolojik, biyolojik çağ olarak alarak evlilik yaşını yükseltmek, seküler bir aldatmacaydı. İngilizce ****age (13-19) ile Türkçe gençlik kelimeleri, bülûğ ile rüşdü kapsıyordu. Dünyanın bütün dillerinde kullanılan, “Akıl yaşta değil, baştadır; Akıl baştadır, tacda değildir; Keramet baştadır, tacda değil; Taç giyen baş uslanır; Nikâhta keramet vardır.” sözlerinin belirttiği gibi, rüşd, vehbî (biyolojik) değil, kesbîdir (psikolojik); ayrı bir biyolojik çağ değil, evlenmekle kazanılan bir vasıftır.
Dünyada pedofilinin vatanı sayılan Filipinler ile Tayland’da cinsî rıza (zina) yaşının 12 ile 13’e kadar düşürülmesi tesadüf değildi. Siyonistik hedefe göre, Hindistan’da 20 yaşındaki bir kadın, nikâha gelince çocuk sayılırken, Filipinler ile Tayland’da 12 yaşındaki bir kız çocuğu, zinaya gelince kadın sayılacak, böylece Epstein’ın azgın pedofili çetesine yem olacak; zina yapması serbest ama evlenmesi yasak kadınlarla aile ve insanlık bitecekti.
Suçları pis zina yerine temiz nikâhı seçmek!..
Siyonist gücün hedefi, Batı’daki gibi Türkiye’de de bülûğ-rüşd, zina-nikâh çelişkisiyle aileyi bitirmekti. Türkiye’de önceki (1938-2002) Medenî Kanun, evrensel hukuka uygun olarak nikâh için “Allah'ın helal kıldığı” bülûğ çağını esas alıyordu. İlber Ortaylı da 31 Ocak 2020 tarihli Ceviz Kabuğu programında, 25 Ocak 2020 tarihli tweetimde kullandığım “Allah’ın helal kıldığı yaş” tabirinden kasdın, “bülûğ çağı” (sinn-i bülûğ) olduğunu ifade etmişti. Sapkın güruh, “Allah’ın helal kıldığı yaşta evlilik” tabirini “çocuk evliliği” olarak çarpıtmakla, “Allah, çocukla evliliği helal kılmış.” demiş oluyordu. Çocuk için “evlilik” değil, ancak “evcilik” söz konusu olabilirdi.
Ancak önceki (1938-2002) Medenî Kanun’a göre 64 yıl boyunca evlenecek “kadın” sayılan 15-17 yaş arasındaki genç kızlar, 2002 tarihli Medenî Kanun ile bir gecede, evlenemeyecek “çocuk” oldular! Eğer insan tabiatı, biyolojik çocukluk, kadınlık çağları, yasayla değiştirilebilirse hamilelik süresi de yasayla 9 aydan 6 aya indirilebilir miydi?
Türkiye’de insan tabiatına ve toplum gerçeğine aykırı bu yasal değişiklikle Birleşmiş Milletler’e bağlı uluslararası kuruluşların da kabul ettiği üç evrensel hukukî kritere göre kıyılmış nikâh tecavüz, meşrû gayri meşrû, hak haksızlık, ismet suç sayıldı:
1- Bülûğ çağı (age of puberty)
2- Yaş yakınlığı (proximity of ages)
3- Kadının rızası (consent of woman)
Sonuç, yasa ile tabiatın, “kadınlık” çağının değiştirilmesinden dolayı bu üç evrensel kritere, önceki Medenî Kanun’a göre meşrû olarak evlenmiş binlerce genç evli kocanın hapse atılmasına, çocuklarının babasız bırakılmasına, yuvalarının bozulmasına yol açan, insanlık vicdanını sızlatan korkunç bir trajedidir. 13 yaşında bir kızın göğsünü gere gere, “Arkadaşımın sevgilisiyle yattım.” demesinde, zina yapmasında problem yoktu.[1] Genç evliler de evlenmek yerine zina yapsalardı başlarına bir şey gelmezdi. Suçları, pis zina yerine temiz nikâhı, evlenmeyi seçmekti.
Dertleri insan değil İslâm!..
Vicdanı körelmemiş insanlar, CHP ve AK Parti milletvekilleri gibi, ben de 25 Ocak 2020 tarihli tweetimle bu zulme karşı çıkmış, önceki Medenî Kanun’a göre evlenmiş on bin genç evlilik mağduru ailenin “yuvalarını bozmayın” çağrısı yapmıştım. PKK, Epstein’ın Kandil şubesi olarak işleyen pedofil terör örgütüydü. İnsanlıktan nasibini almamış PKK yandaşı gazeteler ve kişiler, PKK'nın çocuk istismarına ses çıkarmaz, göz yumarlarken, genç evlilik mağdurlarına ve bizim gibi onlara yapılan zulme karşı çıkanlara “çocuk istismarcısı” diye saldırıyorlardı.
PKK yandaşları, binlerce genç evlilik mağduru ailenin “yuvalarını bozmayın” çağrımı "çocuk evliliği" ve tweetimde “deprem” kelimesi bile geçmediği halde "Elazığ depremi" diye çarpıtarak şahsıma saldırmışlardı. PKK’nın çocuk istismarına göz yumarken, “çocuk evliliğini savunma” iftirasıyla şahsıma saldıran PKK yandaşı gazeteler ve kişilere, Türk yargısı, tokat üstüne tokat atmış, hakkımdaki binlerce iftira içerikli haber ve mesajı kaldırmıştır.
“Çocukları, kadınları koruma” bahanesiyle İslâm’a ve Müslümanlara saldıran azgın güruhun içinde PKK'nın çocuk istismarına karşı çıkan bir kişi görülmemiştir. Daha da vahimi, PKK yandaşı gazeteler ve kişiler, insanlık tarihinde misli görülmemiş, pedofilinin çok ötesine geçmiş bir küresel, kitlesel çocuk vahşeti olarak Epstein skandalı karşısında da üç maymunu oynamışlardır. Dünyayı sarsan bu skandal, İslâm düşmanı, terör yandaşı güruhu sarsmamıştır. Bunun iki muhtemel sebebi vardır:
1- İslâm düşmanlığı: Azgın azınlığın derdi, çocukları, kadınları korumak değil, bunu bahane ederek İslâm’a ve Müslümanlara saldırmaktır. Onların asıl endişesi, çocuklara, kadınlara zulüm değil, getireceği adaletle haz ve zulüm düzenlerini yıkacak İslâm’dır.
2- Hedef şaşırtmaca: Azgın azınlığın Epstein ve PKK pedofili skandallarına karşı çıkmak yerine İslâm’a ve Müslümanlara saldırması, hedef şaşırtarak elebaşlarının bu skandallarla gizli bağını örtbas etmek içindir.
Azgın azınlığın son çırpınışı!..
PKK yandaşları, şimdi de evlilik konusunda evrensel hakikatleri dile getirdiği için bu milletin evladı Mehmet Boynukalın’a saldırıyorlar:
“Bizce evlilik en azından 2000'lere kadar yürürlükte olan kanunda olduğu gibi 15 yaşından itibaren ebeveynin izniyle serbest olmalıdır. Zorunlu eğitim 15 yaşında sona ermelidir. Erken yaşlardan itibaren meslek edindirici eğitime ağırlık verilmelidir. İsteyen üniversite okusun, ama işsizler ordusu doğuracak şekilde değil. 31 Ocak 2026.
15 yaş çocuk değildir. Esas mesele yaştan ziyade evlilik kurumuna düşmanlıktır. Kur’an ve Hz. Peygamber’e iman yerine lgbtci moderniteye iman insanın ve maalesef bazı Müslümanların da ayarlarını bozmuştur. O sebeple evlilik, aile, nüfus, ahlak sorunlarımız artmıştır. 1 Şubat 2026.”[2]
Allah’ın izniyle bunlar son çırpınışlarınız.
.
Bedri Gencer, dikGAZETE.com
@M_Boynukalin
#BoynukalınYalnızDeğildir
[1] https://x.com/HSYNYILMAZ09/status/1739007999430021246.
[2] https://x.com/M_Boynukalin/status/2017596489443275109?s=20, https://x.com/M_Boynukalin/status/2017891671510303121?s=20.