?>

Finansal tiyatroda perde kapanırken: Son kalemizi mi veriyoruz?

Yunus Ekşi

2 hafta önce

Finansal tiyatroda perde kapanırken: Son kalemizi mi veriyoruz?

Tarih kitaplarımız şanlı zaferlerle, meydanlarda diz çöktürdüğümüz imparatorluklarla dolu. Ancak bugün ne top sesi duyuluyor ne de kılıç şakırtısı. Yeni nesil savaş, banka aplikasyonlarının ışıltılı ekranlarında, "temassız" ödemelerin konforunda ve "nakitsiz toplum" güzellemeleriyle yürütülüyor. Türk milleti olarak bizler, savaş meydanlarında kanla kazandıklarımızı, şimdi birer birer finansal tiyatroların karanlık kulislerinde mi kaybedeceğiz?
Küreselci ajandanın "nakitsiz toplum" projesi, masum bir dijitalleşme hamlesi değil; ulusal egemenliğin ve bireysel hürriyetin tam teslimiyetidir. Strateji net: Toplumun bir kısmını sistemin kırıntılarıyla nemalandırarak, halkı birbirine kırdırmak. Bir yanda sahte bir modernlik algısıyla büyülenenler, diğer yanda borç batağında boğulan sessiz çoğunluk... Oysa rakamlar yalan söylemez. Mevcut borçlandırma politikalarına baktığınızda, toplumun nasıl sistematik bir fakirliğe mahkûm edildiği gün gibi ortadadır.
Bu noktada en büyük vebal, küresel finansın emir eri haline gelmiş, karakteri zayıf yöneticilerindir. Kendi koltuğunu ve siyasi ikbalini milletin istiklalinden üstün tutan bu figürler, küresel odaklarca birer birer esir alınmaktadır. Bir yönüyle "finansal rehin" tutulan bu yöneticiler, halkın iktisadi özgürlüğünü küresel efendilere altın tepside sunarken; aslında kendi milletine karşı kurulan bu pusunun taşeronluğunu yapmaktadırlar. Unutulmasın ki; milletin varlığını küresel faiz lobilerine peşkeş çekenlerin tarih önündeki adı "yönetici" değil, "teslimiyetçidir.
Uyanmak zorundayız! Faize dayalı, borca dayalı bu sömürü düzenine itiraz etmezsek; sadece paramızı değil, vatanımızı, onurumuzu ve geleceğimizi de kaybedeceğeyiz. Eğer halk bu finansal prangayı fark etmezse, elimizde kalan son varlıkların da bir tuşla buharlaştığını göreceğiz. Nakit paranın bitirilmesi demek, cebindeki helal rızkının bile birilerinin onayına tabi olması, yani tam bağımlılıktır.
Ekonomik bağımsızlık, siyasi bağımsızlığın namusudur. Bu namusu korumak; cephedeki asker kadar, bugün cebindeki nakdine ve finansal özgürlüğüne sahip çıkan vatandaşın da görevidir. Küreselcilerin bu kirli oyununu bozmak için geç kalmadan silkinmeli ve kendi milli iktisadi aklımızı ayağa kaldırmalıyız.
Esaret, konforla başlar; ama bedeli her zaman çok ağır olur. Celladına borçlanan bir millet, özgür kalamaz!

.

Yunus Ekşi, dikGAZETE.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI