<div><strong>Doğu Avrupa</strong>, Avrupa kıtasının <strong>Batı Avrupa</strong> ile <strong>Asya</strong> kıtası arasında kalan kısmına deniliyor. Bölgede; jeopolitik, coğrafi, kültürel ve sosyo-ekonomik bakımdan farklı ülkeler mevcut. Bununla birlikte <strong>Soğuk Savaş</strong> döneminde <strong>Doğu Avrupa</strong> terimi ile <strong>Sovyet Bloku</strong>'nun jeopolitik birliği anlaşıldığından, <strong>Baltık Denizi</strong>'nden <strong>Adriyatik Denizi</strong>'ne kadar uzanan bölgede bulunan ülkeleri kapsamaktaydı. <strong>Demirperde</strong>/ <strong>Sovyet</strong> <strong>Bloku</strong>'nun çökmesinin ardından bu bölge, günümüzde bu anlamını kaybetti. </div> <div><strong>Avrupa Birliği ve ABD</strong>, <strong>Doğu Avrupa</strong>’da <strong>Moskova</strong> merkezli <strong>Rusya</strong> <strong>Federasyonu</strong> yerine <strong>Kiev</strong> merkezli yeni bir <strong>Novorossiya</strong>, <strong>Rus Çarlığı </strong>tesis etmeye çalışıyor. Amaçları yeni <strong>Rusya</strong> projesi ile doğalgaz ve diğer hammadde ihtiyaçlarını temin etmek, <strong>Hazar Havzasını</strong> ele geçirmek.</div> <div></div> <div>Özellikle <strong>Almanya</strong> ve <strong>Fransa</strong>; <strong>Rusya'nın</strong> <strong>Ukrayna</strong> ve <strong>Belarus</strong> üzerinden güç gösterisinden oldukça rahatsız. Kendi göbeğini kesmek gibi irade gösteriyor. Çünkü enerji kaynaklarını özellikle doğalgazı <strong>demoklesin kılıcı </strong>gibi <strong>Avrupa’nın</strong> başından eksik etmeyen, potansiyel Rus yayılmacılığının önünü kesmenin yolunun bu olduğunu düşünüyorlar. </div> <div><strong>Çin'in</strong> nükleer başlıklı füze test ettiği ve <strong>Amerika Birleşik Devletleri</strong>'nin ilgisini Asya-Pasifik bölgesine çevirdiği bir dönemde <strong>Avrupa Birliği</strong> (AB) kendi güvenlik ve savunma gücünü oluşturmak için sürdürdüğü arayışlarında <strong>Ukrayna’ya</strong> farklı bir misyon yüklüyor. <strong>Avrupa</strong> için <strong>Ukrayna</strong>; yeni <strong>Rusya</strong> yani <strong>Novorossiya</strong>.</div> <div>Bir kaç yıldır burnumuzun dibinde <strong>Yunanistan</strong> ile ortak sınırımızın ötesinde <strong>ABD</strong> askeri yığınağının Türk kamuoyunda<strong> “güvenliğimize yönelik tehdit unsuru</strong>” şeklinde algılandığı bir gerçek. Askeri yığınak yapan<strong> </strong> <strong>ABD </strong>ile topraklarını<strong> </strong>yankilere tahsis eden <strong>Yunanistan,</strong> <strong>NATO</strong> üyesi iki ülke. Bu “<strong>de facto</strong>” durumdan rahatsız olan <strong>Türkiye</strong> de <strong>NATO</strong> üyesi.</div> <div><strong>Türk yetkililer,</strong> bıyık altından gülüp geçtikleri bu askeri yığınağın sadece <strong>Yunanistan</strong> ile sınırlı olmadığının farkındalar. <strong>Bulgaristan </strong> ve <strong>Romanya</strong> da fazlasıyla bu yığınaktan nasibini alıyor. <strong>Amerikalılar,</strong> <strong>Karadeniz </strong> havzasını kontrol etmenin derdinde. </div> <div>Çünkü <strong>Akdeniz</strong> ve <strong>Karadeniz</strong> hâkimiyetini kuran <strong>Hazar havzasını</strong> da elinde tutar. <strong>ABD Donanması, Karadeniz</strong>’den <strong>İstanbul Boğazı</strong>’nı geçerek<strong> Akdeniz</strong>'e açılmak isteyen <strong>Rus</strong> deniz güçlerinin önünü kesiyor. Rusların<strong> Akdeniz</strong> hâkimiyeti, <strong>Suriye’de</strong> <strong>Tartus</strong> <strong>Limanı</strong>’ndan başka bir yeri kapsamıyor. Ortodoksluk dahi Rusya’yı, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimine yaklaştırmakta yetersiz.</div> <div>Hatta <strong>Ortodoks</strong> literatürene göre <strong>Doğu Roma Kilisesi</strong>’nin Kutsal Patriği, Ukrayna Ortodoks Kilisesine özerklik vererek <strong>Moskova Kilisesi</strong>’nin etkisini kısmen azalttı, daralttı. Özerk Ukrayna Kilisesi ile <strong>Kiev</strong>, yeni Rusya yani <strong>Novorossiya</strong> olmaya bir adım daha yaklaştırıldı. </div> <h3><strong>Doğu Avrupa ile Yunan Ortodokslarının ipi Fener Patrikliğinin elinde…</strong></h3> <div><strong>Novorossiya</strong>; Teolojik jeopolitik ve teolojik istihbarat eskilerin deyimi ile mabet istihbaratının jeopolitik ürünü olabilir. <strong>Fener Rum Patrikhanesi</strong>, sadece <strong>Türkiye’de </strong>yaşayan <strong>Ortodoks</strong> vatandaşların değil, <strong>Yunanistan</strong> başta olmak üzere <strong>Ukrayna</strong> ve <strong>Rusya</strong> gibi dünyanın dört bir tarafındaki <strong>14 Ortodoks Kilisesi’</strong>nin tarihi, kültürel ve dini gerekçelerle bağlı olduğu uluslararası bir kilise. </div> <div>Tarihi kökleri <strong>Vatikan’dan</strong> daha eski. <strong>Rum Ortodoks</strong> kiliseleri üzerinde otoritesi olan <strong>Fener Patriği</strong>, 6. yüzyıldan beri “<strong>Ekümenik Patrik</strong>” sıfatıyla dünyadaki tüm Ortodoksların ruhani lideri. <strong>Türkiye Cumhuriyeti Devleti</strong>, <strong>Patrikhane</strong>'nin "<strong>Ekümenik</strong>" sıfatını resmen tanımasa da <strong>fiili uygulama </strong>daha farklı. </div> <div>Çok iddialı bir ifade olacak biliyorum ama yine de belirtmeden geçemeyeceğim husus şu: <strong>Fener Rum Patrikhanesi</strong>'nin, teolojik jeopolitiğinin parametrelerini <strong>Türk Dışişleri</strong> ile maalesef <strong>ABD</strong> belirliyor. </div> <h3><strong>Bartholomeos</strong> <strong>kendisini Türk Hekimlerine emanet etmedi!..</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Ortodoksların</strong> ruhani lideri <strong>İstanbul Fener-Rum Patriği Bartholomeos</strong>, <strong>ABD</strong> <strong>seyahati </strong>öncesinde, <strong>İstanbul Tıp Fakültesi</strong>’ne giderek koronavirüs aşısı yaptırmıştı. Gayet sağlıklı bir şekilde çıktığı yolculuk sonrası, <strong>New York'ta</strong><strong> hastaneye</strong> kaldırıldı.<strong> </strong></div> <div><strong>ABD Rum Ortodoks</strong> Başpiskoposluğundan yapılan açıklamada, 29 Şubat 1940 doğumlu <strong>81</strong> yaşındaki<strong> Fener Rum Patriği </strong><strong>Bartholomeos</strong>'un; sağlık kontrolünün ardından <strong>Manhattan'daki</strong> Mount Sinai Hastanesi'ne yatırıldığı belirtilmişti. </div> <h3><strong>ABD Başkanı Joe Biden, </strong><strong>Patrik </strong><strong>Bartholomeos’ı aradı…</strong></h3> <div>Patrik <strong>Bartholomeos</strong>’a,<strong> </strong>3 Kasım’da Mount Sinai Hastanesinde anjiyo yapıldı ve stent yerleştirildi. <strong>Bartholomeos;</strong> 7 Kasım 2021’de New York’ta Manhattan'ın doğusundaki Long Island adasında bulunan John F. Kennedy Uluslararası Havalimanından Türkiye’ye dönerken yayınladığı mesajında kendisine ihtimam gösteren <strong>ABD Ortodok Kilisesi</strong>ne ve <strong>ABD’li</strong> yetkililere teşekkür etti. 8 Kasım 2021 Pazartesi gecesi <strong>Patriklik</strong> tahtının bulunduğu <strong>İstanbul’a</strong> gelen <strong>Bartholomeos</strong>’ı bilin bakalım kim aradı?</div> <div><strong>Abdullah Yüce’den “Bu Ne Sevgi Ah, Bu Ne Izdırap”</strong> şarkısını dinlediyseniz, aşağıda ayrıntılarını aktaracağım, biri dini diğeri siyasi iki aktörün arasındaki diyaloğu daha iyi anlarsınız. </div> <div>1914 yılında Bartın doğumlu <strong>Hasan Bayrı</strong>’nın 1946’da sözlerini yazdığı “<strong>Bu Ne Sevgi Ah, Bu Ne Izdırap</strong>” bestesi milyonların dilinde dolaştı. Sahne hayatına aynı yıl başlayan <strong>Abdullah Yüce</strong>, bu şarkıyı <strong>1949</strong> yılında repertuarına aldı ve ilk 45'lik plağı ile sevenlerine doyumsuz müzik ziyafeti yaşatmıştı:</div> <div>“Bahtım sarılmış simsiyah tüle</div> <div>Nemli gözlerle yalvardım güle</div> <div>Uzak kalırsan bana acele</div> <div>Selamlar gönder seher yeliyle”</div> <div><strong>Patrik Bartholomeos</strong>’un Amerika Birleşik Devletleri'nden dönüşünün ilk günü olan <strong>8 Kasım 2021</strong> Pazartesi gecesi kendisine okyanus ötesinden bir mesaj iletildi. <strong>ABD Başkanı Joe Biden</strong> sağlık sorunları nedeni ile yorgun düşen ve istirahate çekilen Patrikle konuşmak istemişti. </div> <div><strong>ABD Başkanı Joe Biden</strong> telefonun öbür ucundaki <strong>Bartholomeos’a</strong> sağlık durumunu ve <strong>İstanbul’a</strong> dönüş yolculuğunun nasıl geçtiğini sordu. <strong>Patrik Bartholomeos</strong>; ABD Başkanına <strong>Beyaz Saray</strong>'da bir saatten fazla süren 25 Ekim'deki görüşmeleri için teşekkür ettiğinde, Başkan sıcak bir şekilde patriği yeniden ağırlamaktan onur duyacağını falan söyledi.</div> <div></div> <div><strong>Başkan Biden</strong>, Patriğe kendisinden sonra <strong>Papa</strong> ile <strong>Vatikan'da</strong> bir araya geldiğini ve burada iki dini lider arasındaki çok kardeşçe ilişkiyi mutlu bir şekilde öğrendiğini söyledi. <strong>Ortodoks</strong> ünlü atlet <strong>Giannis Antetokounmpo </strong>ile görüşmesinden de bahsetti. Son olarak <strong>Başkan</strong>, <strong>Patrik'in</strong> ihtiyaç duyduğu her konuda kendisiyle iletişime geçmekten çekinmemesini istedi.</div> <div>Düğün değil bayram değil, <strong>Joe Biden Patrik Bartholomeos</strong>'u neden öptü?</div> <div>Patriğe verilen açık çek, hangi tavizin karşılığı?</div> <div><strong>Joe Biden,</strong> bir ayağı çukurda, sağlık sorunları ile boğuşan <strong>Patrik Bartholomeos</strong>'a, “<strong>Doğu Roma</strong>” tahtının varisi muamelesi çektiğine göre bir şeyler koparmış olmalı. </div> <h3><strong>Patrik ortalarda yok!.. </strong></h3> <div><strong>Bartholomeos</strong>, yorgun düştüğü <strong>ABD</strong> temasları sonrası döndüğü <strong>İstanbul’da</strong> 'Kutsal Kilise'nin hiç bir ayin veya proğramına katılmadı. Hatta pandemi, bulaşı gibi kötüleşen sağlık krizi nedeniyle, 25-29 Kasım tarihlerinde <strong>Selanik</strong> ve <strong>Aigos'a</strong> yapacağı ziyaret ileri bir tarihe ertelendi.</div> <h3><strong>Avrupa Birliği, HELBROC BG üzerinden bir savaşa hazırlanıyor!..</strong></h3> <div><strong>HELBROC BG</strong>; <strong>Avrupa Birliği</strong>’nin <strong>Ortodoks</strong> üyelerinden oluşturulan savaş gücü. <strong>AB</strong> üyesi olan <strong>Yunanistan,</strong> aynı zamanda <strong>AB</strong> bünyesinde oluşturulan <strong>Balkan Savaş Grubu HELBROC BG</strong> katılımcısı. AB kuruluşu <strong>HELBROC BG Balkan Savaş Grubu</strong>’nun askeri lideri <strong>Yunanistan</strong>. </div> <div><strong>HELBROC</strong>; <strong>Hellas</strong> (Yunanistan), <strong>Bulgaristan</strong>, <strong>Romanya</strong> ve <strong>Güney Kıbrıs Rum kesimi</strong> askeri birliklerinden oluşan savaş gücü. <strong>2011</strong> ve <strong>2014</strong> yılının ikinci yarısında üçüncü ve dördüncü bekleme döneminde “<strong>Balkan Savaş Grubu”</strong>na <strong>Ukrayna</strong> da katıldı.</div> <div></div> <div>8 Kasım 2016’da, AB adayı bir devlet olan <strong>Sırbistan</strong>, <strong>Battlegroup’a</strong> üye olmak için bir anlaşma imzaladı, böylelikle üye ülkelerin sayısı altıya çıktı. <strong>Battlegroup</strong> (BG), olağanüstü yetkili, inisiyatif kullanma hakkına sahip, mobilize acil intikal birliği. </div> <div><strong>AB’ye</strong> yönelik küresel veya bölgesel güvenlik tehdidi söz konusu olduğunda anında karşı koymayı hedefleyen tehdit anında hızlı hareket edebilme kabiliyetinde olan bu birlik, her an savaşa hazır bekletilen eğitimli ve donanımlı en az <strong>1500</strong> askerden oluşuyor. </div> <div><strong>Battlegroup</strong> yani savaş grubunun kendi içinde üye ülkelerin askerlerinin yer aldığı, on beş savaş timinden müteşekkil katmanları var. Bu timler dönüşümlü olarak acil intikal için bekletiliyor. Kuruluşu <strong>1999</strong> <strong>Helsinki</strong> <strong>Avrupa Konseyi</strong>’nde güvenlik tehditlerine karşı oluşturulan acil müdahale (Rapid Response- hızlı cevap) kararı çerçevesinde, <strong>AB</strong> kriz yönetiminin önemli bir parçası olarak alınan karara dayanıyor.</div> <div><strong>2003 AB Helsinki</strong> zirvesinde <strong>Avrupa Birliği </strong>üyesi devletlere yönelik güvenlik tehditlerine anında cevap verecek, hazırlıklı, eğitimli, donanımlı müdahale birliklerin oluşturulması çalışmalarının hızlandırılması yeniden güncellendi. </div> <div><strong>Brüksel’de</strong> 13 Kasım 2006’da <strong>Bulgaristan</strong>, <strong>Kıbrıs</strong>, <strong>Hellas</strong> (Yunanistan) ve <strong>Romanya</strong> Savunma Bakanları <strong>HELBROC BG</strong> paketinin başlatılması için <strong>Teknik Anlaşma</strong> imzaladılar. Helen Ulusal Savunma Genel Sekreteri, bu HELBROC BG paketini 71. Hava İndirme Tugayı’na devrettirme sorumluluğunu üstlendi.</div> <div>Savaş gruplarının eğitimi, eşgüdümü ve üye ülke askerlerinin birlikte savaşabilme kabiliyetinin geliştirilmesi için, <strong>Avrupa Birliği Askerî Personeli </strong>(EUMS) önderliğinde <strong>HELBROC BG</strong> tatbikatları gerçekleştirilmesi programlandı. </div> <div><strong>HELBROC BG</strong>’nin merkez üssü Yunanistan. 71. Hava İndirme Tugayı; Yunanistan Kara Kuvvetleri 1.Ordusuna bağlı 2. Kolordu birliklerinden. Makedonya-Veroia (Karaferye) bölgesinde konuşlu. <strong>Karaferye</strong> (Veria), Orta Makedonya Bölgesine Orta Makedonya Bölgesine bağlı Imathia ilinin merkezidir.</div> <div>71. Hava İndirme Tugayı’nın görev tanımı sadece <strong>HELBROC BG </strong>ile sınırlı değildir. Olası <strong>Türk - Yunan</strong> savaşında 2. Kolorduya bağlı diğer askeri unsurlarla birlikte <strong>Meriç</strong> yakınlarındaki ön cepheye çeşitli kademelerde yardım etmeleri, hatta <strong>Türk ordusunun</strong> gerisine sızma ve lojistik yolları kesmeleri planlanmıştır. </div> <div>Özellikle 2. Kolordu’suna bağlı mobil birliklerin <strong>Meriç</strong> boyunda <strong>Türk</strong> birliklerinin gerisine, <strong>Adalar Denizi</strong>’ndeki <strong>Türk Adaları</strong>’na, <strong>Türkiye’deki</strong> belli noktalara veya kendi adalarına indirme teşebbüsünde bulunmaları programlanmıştır. </div> <div>71. Hava İndirme tugayının bir diğer görevinin toplumsal olaylara müdahale etmek olduğu, 4 Şubat <strong>2011</strong>’de, Yunan ordusunun 71. Hava İndirme Tugayı’na kemer sıkma önlemleri karşıtlarıyla çatışma senaryosunun da dahil olduğu bir tatbikat yaptırmasıyla ortaya çıkmıştı. </div> <div><strong>1 Mart 2017</strong>’de Bulgaristan Geçici hükümeti, Sırbistan’ın Bulgaristan, Yunanistan, Kıbrıs ve Romanya Savunma Bakanlıkları arasında Avrupa Birliği “HELBROC” Savaş Grubunun kurulmasına ilişkin Teknik Anlaşmasına katılmasını onayladı.</div> <div> Avrupa Birliği “HELBROC” Savaş Grubu, 2006 yılında Yunanistan’ın başını çektiği dört ülke tarafından kuruldu. 2011 yılında Savaş Grubuna Ukrayna katıldı, 2016 yılında ise Sırbistan bir askeri polisi müfreze ile, sivil-askeri işbirliği grubu ve kurmay subaylarla katılımını beyan etti.</div> <h3><strong>HELBROC BG üzerinden bir savaşa hazırlanıyor!..</strong></h3> <div><strong></strong></div> <div><strong>Avrupa Birliği</strong>’nin <strong>Ortodoks Ordusu HELBROC BG</strong>; <strong>Kiev</strong> merkezli <strong>Yeni Rusya/ </strong><strong>Novorossiya</strong>'nın ikbal ve istikbali için <strong>Moskova</strong> merkezli <strong>Rusya Federasyonu</strong> ile savaşmaya hazırlanıyor. </div> <h3><strong>Ruslar, İngilizlerle ve Amerikalılarla ne yapacak?</strong></h3> <div><strong>İngilizler</strong> eski <strong>Demirperde</strong> ülkesi <strong>Polonya</strong> ve <strong>Ukrayna</strong> ile iş birliğini abartıyor. <strong>Polonya</strong> Başbakanı <strong>Mateusz Morawiecki</strong> ile <strong>İngiltere</strong> <strong>Başbakanı Boris Johnson</strong>’un <strong>Belarus</strong> ve <strong>Rusya’ya</strong> yönelik yaptırımları görüşmelerinden hemen sonra<strong>, Rusların</strong> kontrol ettiği düzensiz göçmen krizinde <strong>İngiliz Kraliyet</strong> ordusunun yumuşak ponponlu istihkam bölüğü askerleri <strong>Polonya</strong> - <strong>Belarus</strong> sınırında inşa edilen ve “<strong>NATO ülkelerinin güvenliğini sağlayan</strong>” geçici duvarın ve yakınındaki yolların bakımını üstlendi mesela. </div> <div><strong>Morawiecki-Johnson </strong>“Her iki taraf, Rusya’nın sadece <strong>Polonya-Belarus</strong> sınırındaki göçmen krizinden değil, aynı zamanda Ukrayna ve Moldova'daki istikrarsızlık ve Avrupa’da enerji fiyatlarındaki artıştan sorumlu olduğunu düşünüyoruz” açıklamasını yaptılar. </div> <h3><strong>Savaşın ayak sesleri Hotin Kalesinden duyuluyor…</strong></h3> <div><strong>“Hotin”</strong> bir şifredir, bilen bilir. </div> <div><strong>ABD, NATO ve Ukraynalı</strong> yetkililer son haftalarda <strong>Ukrayna</strong> sınırında <strong>Rus</strong> askerlerinin olağandışı hareketliliğinin gözlendiğini söyleyip duruyorlar. <strong>Moskova’nın</strong> saldırı hazırladığında olabileceğinden endişe ediliyor. Oysa <strong>Rusya’nın</strong> burnuna çomak sokan bunlar. <strong>Rus</strong> ayısını kızdırmaya gelmez. </div> <div><strong>Amerikalı</strong> yetkililer, <strong>Rusya’nın</strong> <strong>Ukrayna’ya</strong> karşı olası bir saldırısı konusunda kaygılar dile getirirken, <strong>Moskova</strong> da <strong>Washington</strong>, <strong>Kiev</strong> ve <strong>NATO’yu</strong> sınırları yakınında provokatif ve sorumsuz davranışlar sergilemekle suçluyor. Kayıkçı kavgası mı değil mi yakında anlaşılır. </div> <div><strong>Rusya</strong>’nın dış istihbarat dairesi başkanı <strong>Sergey Narişkin</strong>'e göre <strong>Moskova’nın</strong> <strong>Ukrayna’yı</strong> işgal etme yönünde hiçbir planının olmadığı gibi, tersi yöndeki tüm iddialar “<strong>kötü niyetli” ABD</strong> propagandası. </div> <div><strong>Ukrayna</strong> lideri <strong>Vladimir Zelenskiy</strong>’nin, <strong>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin</strong>'in <strong>Ukrayna'ya</strong> herhangi bir saldırı planı olmadığını ‘kamuya açık olarak söylemesi gerektiği ifadesi “cambaza bak” şeklinde. </div> <div><strong>Dmitriy Peskov, </strong>bu tür ithamlarla uğraşmaktan bunalmış olmalı ki, <strong>Zelenskiy</strong>’in sözlerini, <strong>Rusya’nın</strong> birilerine saldırmak niyetinde olduğu şeklindeki iddiaların dayanaktan yoksun olduğunu belirterek geçiştirmiş. </div> <div> <strong>ABD, AB ve İngiltere</strong>'nin desteğini arkasında hisseden <strong>Zelenskiy,</strong> “<strong>Ukrayna, Rusya’dan gelebilecek herhangi bir tırmanışa tamamen hazır. Sınırlarımızı tamamen kontrol ediyoruz</strong>” diyor. Aynı zamanda, <strong>Rusya Federasyonu</strong>’ndan <strong>Ukrayna’ya</strong> karşı tam ölçekli bir saldırının her an mümkün olduğunu, bu nedenle ordunun artan ödemelerle teşvik edileceğini söylüyor. </div> <div><strong>Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung</strong> gazetesi, 2021’in başında “Ankara ve Kiev, Rusya’nın Karadeniz’i domine etme çabasına karşı, son dönemde askeri alanda iş birliğini yoğun olarak artırıyor.” içerikli analiz yayınlamıştı. </div> <div>Hem doğru hem yanlış. Bu tür ilişkilerde kimin eli kimin cebinde pek belli olmaz. Ama muhtemel bir kapışmada <strong>Türkiye’nin</strong> <strong>kilit rol</strong> üstleneceğini söylemek için kahin olmaya gerek yok. </div> <div><strong>Rusya, ABD</strong>’nin, havada ve denizde sınırlarına yakın kışkırtıcı adımlar attığını sürekli gündeme taşıyor. <strong>NATO’nun</strong> <strong>Ukrayna’yı</strong> etki alanına alarak <strong>“Rusya karşıtı” </strong>yeni bir cephe kurma teşebbüsü tam gaz devam ederken, <strong>Türk Konseyi</strong> statüsü ve etkisinin her yıl güçlendiği bir ortamda, <strong>Türk</strong> <strong>dünyasının</strong> jeopolitik perspektifi, <strong>Avrasya</strong> kiriz bölgelerindeki sorunları çözebilir. </div> <div><strong>Kiev</strong> ve <strong>Moskova</strong> arasında yaşanan kriz bağlamında <strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan</strong>; bölgede barışın sağlanması için arabuluculuk yapabilir.. </div> <div><strong>RIA Novosti</strong>'nin haberine göre, <strong>Türk lider Recep Tayyip Erdoğan</strong>, ülkesinin <strong>Rusya</strong> ile <strong>Ukrayna</strong> arasında arabuluculuk yapmaya hazır. Türk Dışişleri, bu tür bir görevi kotarır. Daha önce kaynaklar, <strong>Erdoğan’ın,</strong> <strong>Rus</strong> ve <strong>Ukraynalı</strong> mevkidaşları <strong>Vladimir Putin</strong> ve <strong>Vladimir Zelensky'yi</strong> doğu <strong>Ukrayna'da</strong> bir anlaşmayı görüşmek üzere <strong>Türkiye'de</strong> üçlü bir zirve düzenlemeye davet ettiğini iddia etmişlerdi. </div> <div><strong></strong></div> <div><strong>Kırım Tatar Kültür Dernekleri</strong> Federasyonu Genel Başkanı, Kırım Kalkınma Vakfı Başkanı ve Uluslararası Kırım Dostları Derneği Başkanı <strong>Ünver SEL</strong>'in; "<strong>Türk stratejik aklının Karadeniz’deki mevcut gerçekliğe uygun hareket etmesi; Suriye, Karabağ, Hazar, Karadeniz ve Kırım’daki çıkarlarına en uygun yaklaşım olacaktır.</strong>" tespitini doğru bulduğumu belirtmeliyim.</div> <div>Gerisi lafı güzaf.</div> <div>.</div> <div><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com</strong></div> <div></div> <h5><strong>Seçilmiş Kaynakça </strong></h5> <h5>https://ec-patr.org/ ανακοινωθέν-για-το-προσεχές-ταξίδι-το/ </h5> <h5>https://www.goarch.org/-/2021-11-03-press-release-evening</h5> <h5>https://www.goarch.org/-/ecumenical-patriarch-bartholomew-receives-phone-call-from-us-president-biden-upon-return </h5> <h5>https://tr.sputniknews.com/20211119/macrondan-balikcilik-krizinde-ingiltereye-tepki-sinirlerimizle-oynuyor-1050976833.html</h5> <h5>https://www.amerikaninsesi.com/a/ukraynayi-isgal-plani-iddiasi-abd-propagandasi/6330240.html</h5> <h5>https://www.mepanews.com/ukrayna-dosyasi-43571h.htm</h5> <h5><strong>https://www.dikgazete.com/haber/kirimli-baskan-unver-sel-den-karadeniz-icin-acil-guvenlik-uyarisi-749800.html</strong></h5> <h5>https://www.ajanskirim.com/2021/12/01/karadeniz-icin-acil-guvenlik-uyarisi-unver-sel/</h5> <h5>https://turkrus.com/1851526-rusya-saldirma-niyetimiz-yok-xh.aspx</h5> <h5>https://www.ukrhaber.com/blog/zelenskiynin-bes-saati-asan-basin-toplantisindan-notlar-video/#.YaTEetBByM8</h5> <h5>https://radiosputnik.ria.ru/20211129/turtsiya-1761269808.html</h5> <h5>https://turkish.aawsat.com/home/article/3335151/rusya-dışişleri-bakanı-lavrov-putin-ile-erdoğanın-ukrayna-krizini-de</h5> <h5>https://iic.bg/bulgaristan-in-haberleri/bulgaristan-s-rbistan-n-avrupa-birli-i-helbroc-sava-grubuna-kat-lmas-n-onaylad</h5> <h5><strong>https://www.dikgazete.com/amp/yazi/teolojik-istihbarat-savaslari-ve-ayasofya-neden-muze-kalmali-makale,2553.html-2553.html</strong></h5> <h5>https://tr.sputniknews.com/rusya/201709281030351523-sirbistanda-abnin-balkan-savas-grubuna-dahil-oldu/https://www.eurotopics.net/tr/186806/macron-ab-yi-yeniden-kurabilecek-mihttps://www.amerikaninsesi.com/a/macron-buyuk-avrupa-projesini-acikladi/4045108.htmlhttps://tr.sputniknews.com/rusya/201709281030351523-sirbistanda-abnin-balkan-savas-grubuna-dahil-oldu/</h5> <h5><strong>https://www.dikgazete.com/yazi/avrupa-birligi-ordusu-amerika-nin-korkusu-4054.html</strong></h5>