<div><span><span>Esed rejimine bağlı haber ajansı <strong>SANA</strong>, <strong>Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan</strong> ile <strong>Suriye</strong> istihbaratının başı <strong>Ali Memlük</strong>'ün <strong>Moskova'da</strong> bir araya geldiğini, bu iki ülke arasında kamuoyuna duyurulan ilk üst düzey doğrudan görüşme olduğunu öne sürdü. (*)</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Bu görüşmenin hemen ardından, Bolu 2'inci Komando Tugay Komutanlığı görev sahası, <strong>Tel Abyad</strong>'ın <strong>Saluk Atik</strong> köyü kırsalında <strong>Barış Pınarı Harekât Bölgesi’</strong>nde <strong>16 Ocak 2020 </strong>tarihinde yol kontrolü sırasında meydana gelen bombalı araç saldırısı sonucunda <strong>P. Bnb. Şevket TOMBUL, P. Tğm. Sinan BİLİR ,P. Uzm.Onb. Mustafa ALPAKLI</strong> şehit olmuştu. (**)</span></span></div> <div><span><span>“<strong>Daha ne oluyor?</strong>” diyemeden bir başka saldırı haberi can evimize ateş düşürdü. </span></span></div> <div><span><span><strong>3 Şubat 2020</strong>’de <strong>İdlib</strong>’te Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından çatışmaların önlenmesi maksadıyla bölgeye takviye olarak gönderilen unsurlara, “<strong>bulunacakları yerler önceden koordine edilmesine rağmen</strong>” Suriye Ordusu (SAA) tarafından topçu atışının yapıldığı ve sekiz personelin şehit olduğu haberleri geldi.</span></span></div> <div><span><span><strong>1 Şubat 2020’de üst düzey dört Rus Askeri İstihbarat Subayını kim, nasıl, nerede, neden öldürdü? </strong></span></span></div> <div><span><span>Sekiz Türk askeri personelin şehit olduğu <strong>3 Şubat</strong>’tan birkaç gün önceye dönelim. </span></span></div> <div><span><span><strong>Türk ve Suriyeli </strong>üst düzey yöneticilerin <strong>Lazkiye</strong>’de bir araya gelecekleri toplantıların hazırlıkları tüm hızıyla sürdürülüyordu. </span></span></div> <div><span><span>Tarafların çevre güvenliğinin sağlanması ve görüşmelerin <strong>Rus</strong> istihbaratınca kayda alınması ve <strong>Rusya'nın</strong> resmi görüşünün için <strong>Türk</strong> ve <strong>Suriyeli</strong> yetkililere bildirilmesi için, <strong>Moskova’dan</strong> hareket eden <strong>Rusya Federasyonu Federal Güvenlik Teşkilatı “</strong>FSB” <strong>Mensubu</strong> üst düzey dört rütbeli istihbaratçı, <strong>Lazkiye</strong>'nin güney doğusunda yer alan <strong>Hmeymim</strong> askeri üssüne indi.</span></span></div> <div><span><span>Binbaşı <strong>Bulat Akhmatyanov </strong>(33), Binbaşı <strong>Ruslan Gimadiev </strong>(42), Kaptan <strong>Dmitry Minov </strong>(35), 36 yaşındaki teğmen <strong>Vsevolod Trofimov</strong> (36).</span></span></div> <div><span><span>Bu 4 subay, <strong>Rusya'nın Federal Güvenlik Servisi'</strong>nin Özel Kuvetler Merkezinde çalışıyordu.</span></span></div> <div><span><span>Bunlar keskin nişancıydı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Gimadiyev</strong> ve <strong>Minov</strong>, <strong>Kafkasya</strong>'daki operasyonlardan sorumlu “<strong>K departmanı</strong>” elemanıydı. <strong>Ahmatyanov</strong> ve <strong>Trofimov</strong> ise <strong>Terörizm</strong> operasyonlarından sorumlu ise “<strong>S departmanı</strong>”nda görevliydi. (***)</span></span></div> <div><span><strong><span>4 Rus Federal Güvenlik Servisi (FSB) Üyesi nasıl ve kimler tarafından, neden öldürüldü? </span></strong></span></div> <div><span><span><strong>The Moscow Times</strong> sitesinin <strong>Rus</strong> askeri faaliyetlerini izleyen <strong>Çatışma İstihbarat Ekibi</strong>’ne (CIT) dayandırdığı bilgilere göre, <strong>Suriye</strong>’de çıkan çatışmada en az <strong>4 Rus Federal Güvenlik Servisi</strong> (FSB) <strong>üyesi</strong> öldürüldü.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>“<strong>Baza Telegram</strong>” televizyonu da<strong> 4 Rus </strong>subayın araçlarının <strong>Halep</strong>’in kuzeyinde mayına çarptığını ve yaralı ele geçen subayların “<strong>militanlar</strong>” tarafından öldürüldüğünü duyurdu. </span></span></div> <div><span><span><strong>Suriye Milli Ordusu</strong> kaynakları, söz konusu çatışmalarda 70’ten fazla <strong>Suriye</strong> askeri ile en az <strong>5 Rus askerini öldürdüklerini</strong> ileri sürmüştü. </span></span></div> <div><span><span>Çatışmaların ardından ilk kez <strong>Rus savaş uçakları</strong>, <strong>Türk Silahlı Kuvvetleri</strong>’nin (TSK) denetimi altındaki <strong>Halep</strong>’in <strong>Bab</strong> ilçesinde <strong>SMO</strong> mevzilerini bombalamıştı. </span></span></div> <div><span><span>Ancak ne <strong>FSB</strong>’den ne de Rusya Savunma Bakanlığı’ndan konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Federal Güvenlik Servisi </strong>(FSB) <strong>Özel Operasyon Merkezi</strong>, <strong>1998</strong> yılında dönemin <strong>FSB başkanı Vladimir Putin</strong> tarafından yurtiçi ve yurt dışı operasyonlar için kurulmuştu. (****)</span></span></div> <div><span><strong><span>Rus subaylar, Halep'te değil, Kesep'te öldürüldü…</span></strong></span></div> <div><span><span>Rusya haber sitesi <strong>Novaya Gazeta</strong> (Yeni Gazete), <strong>Suriye</strong>'de öldürülen 4 istihbaratçının, <strong>Türkiye</strong> ve <strong>Suriye'den</strong> bazı üst düzey isimlerin yapacakları görüşmenin güvenliğini sağlamak için <strong>Suriye'de</strong> bulunduklarını yazdı. </span></span></div> <div><span><span>Haberde, <strong>Rus</strong> istihbaratçıların <strong>1 Şubat</strong>’ta öldükleri belirtilmesine rağmen, yerel kaynaklar, bu kişilerin <strong>3 Şubat</strong>’taki çatışmalarda öldüklerini duyurmuştu. </span></span></div> <div><span><span><strong>Rus gazetesinde,</strong> öldürülen istihbaratçıların, <strong>Suriye</strong> ordusu yanında böyle bir savaşa gönderilemeyecek kadar <strong>özel personeller</strong> olduğu özellikle vurgulanıyor. </span></span></div> <div><span><span>Haberde, <strong>Rus</strong> <strong>istihbaratçıların,</strong> iddia edildiği gibi <strong>Halep</strong> dolaylarında değil, <strong>Suriye'nin</strong> denetimi altındaki <strong>Lazkiye</strong> yakınlarındaki <strong>Kesep</strong>'te öldürüldüklerine yer veriliyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Keseb</strong>, (Arapça: كسب, Ermenice: Քեսապ, Kesab) çoğunlukla <strong>Ermenilerin</strong> yaşadığı <strong>Lazkiye</strong>'nin 59 km. kuzeyinde <strong>Türkiye</strong> sınırında bir kasaba.</span></span></div> <div><span><strong><span>Rusları, muhalifler değil Rejim öldürdü…</span></strong></span></div> <div><span><span>İstihbaratçıların <strong>Kesep</strong> dönüş yolunda pusuya düşürüldükleri ve bu nedenle saldırıyı yapanların ciddi bir istihbarata ve bu <strong>Rus</strong> <strong>istihbaratçıların geçiş yolu bilgilerine</strong>, <strong>saatlerine</strong> hakim oldukları öne sürülüyor.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Subayları öldürenlerin geçiş güzergahını ve gidiş geliş saatlerini bildikleri için yolu mayınladıkları veya zemine döşenen bir bombanın uzaktan patlatılması sonucu araçlarını tahrip ettikleri tahmin ediliyor. </span></span></div> <div><span><span>Tuzaklamayı yapan unsurlar, işi şansa bırakmamışlar. Patlama sonucunda ölmeyenleri de ateşli silahla yakından vurmuşlar. </span></span></div> <div><span><span>Şüphelerin <strong>Suriyeli</strong> <strong>aktörlerde</strong> yoğunlaşmasının nedeni, <strong>4 Rus personelinin</strong> görevlerini, <strong>Suriye'de</strong> çok az kişinin bilmesi.</span></span></div> <div><span><span>Ayrıca, <strong>Rus subaylara</strong> yönelik saldırının<strong> rejim muhaliflerinin kontrolündeki bölgede değil</strong>, tamamen <strong>Suriyeli</strong> savaş unsurlarının denetim ve egemenliğindeki sahada gerçekleşmesi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Şam</strong> yönetimine nüfuz eden etki ajanlarının <strong>savaşı körüklemek hedefiyle Rus Subaylara ihanet etmeleri </strong>söz konusu.</span></span></div> <div><span><span><strong>Rus subayların</strong> oradaki varlığını bilen <strong>Suriyeli</strong> yetkili sayısı bir eldeki parmaklardan daha azdı. Çünkü görevleri çok gizliydi ve sahada kendilerine verilen belgelerdeki kimlik bilgileri dahi düzmeceydi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye - Suriye</strong> sınırında, <strong>Lazkiye</strong>’ye neredeyse top atışı mesafesinde yer alan <strong>Kesep</strong> kasabasında, <strong>Suriyeli</strong> ve <strong>Türk</strong> üst düzey yöneticilerin görüşmesi planlanlanınca, <strong>Şam</strong> yönetimi, <strong>Rusya'</strong>dan bu görüşmenin güvenliğini sağlamasını istedi.</span></span></div> <div><span><span>İhanetle öldürülen <strong>Rus istihbarat subayları</strong> tam da bunun için ikinci kez <strong>Suriye'de</strong> bulunuyordu. </span></span></div> <div><span><span>Bu öldürülen istihbaratçı ekip, daha önce de <strong>Ocak</strong> başında <strong>Putin’in Şam</strong> ziyaretinin güvenliğini sağlamışlardı. </span></span></div> <div><span><span>Bu hain suikastın <strong>Ankara</strong> - <strong>Şam</strong> görüşmelerini baltalamaya yönelik olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyor. </span></span></div> <div><span><span>Provakasyon başarılı olmuş. Rejim güçleri, 3 Şubat’ta karşılık vermiş.</span></span></div> <div><span><span>Büyük bir olasılıkla <strong>Rus istihbarat subaylarını </strong>öldüren ve sonrasında <strong>Türk askerlerine ateş açan </strong>ekip, <strong>Beşer Esad </strong>etrafında kümelenen <strong>savaş lobisinin</strong> adamlarıydı.</span></span></div> <div><span><span>İstenilen olmuştu. Bugün, öyle görünüyor ki herhangi bir <strong>müzakereden</strong> söz edilemez.</span></span></div> <div><span><span>Nitekim, <strong>Rusya'nın Suriye</strong>'deki <strong>Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkanı Tümgeneral Yuriy Borenkov</strong> ile ekibinin hazırladığı raporlarda, <strong>Lazkiye Kesep</strong> civarındaki herhangi bir terörist saldırıdan veya çatışmadan söz edilmemişti. </span></span></div> <div><span><span>Hatta <strong>2 Şubat</strong>'ta <strong>CPVS</strong> yani <strong>Suriye'</strong>deki “Tarafları Uzlaştırma Merkezi”, <strong>Halep</strong> civarında ciddi bir çatışma görülmediğini raporlamıştı. (*****)</span></span></div> <div><span><span><strong>Rusya</strong>'nın <strong>Suriye'deki</strong> <strong>Tarafları Uzlaştırma Merkezi Başkanı Tümgeneral Yuriy Borenkov</strong>, yasadışı silahlı grupların <strong>İdlib'</strong>deki gerilimi azaltma bölgesinde, <strong>Suriye</strong> ordusuna yönelik saldırılarını sürdürdüklerini duyurdu. </span></span></div> <div><span><span><strong>Borenkov</strong>, şu bilgileri vermişti: </span></span></div> <div><span><span>"Son 24 saat içinde 37 saldırı gerçekleşti. Yasadışı silahlı grupların militanları, Lazkiye'ye bağlı Sancek, Safsafa, Çekurdcak, Saraf, Mukattal, Mamuhiya, Kulcok, Kara-Galia, Ayn el Kantara, İdlibe bağlı Hamrat, Herbet-Abdin, Zeytuna, Kalat El-Mudik, Kara-Jurn ve Hama’ya bağlı Zaytan; El Haruka, Huveyz, Karkad, Dar Hardata, Er Rasif, Kara-Curn'a saldırılar gerçekleştirdi.” (******)</span></span></div> <div><span><strong><span>Novaya Gazeta ve muhabiri Kazan Türkü Irek Minzakievich Murtazin…</span></strong></span></div> <div><span><span><strong>Suriyeli</strong> savaş lobisinin, hain planını ortaya çıkaran <strong>Rusya</strong> haber sitesi <strong>Novaya Gazeta</strong> (Yeni Gazete), <strong>Mikhail Gorbaçov</strong>'un <strong>1990</strong>'da kendisine verilen <strong>Nobel Barış Ödülü'nün</strong> parasını, <strong>1993</strong> yılında <strong>Novaya Gazeta</strong>'yı kurup, ilk bilgisayarlarını satın almak için kullanmasıyla yayın hayatına başladı.</span></span></div> <div><span><span><strong>Muhalif</strong> ve <strong>eleştirel</strong> çizgisiyle tanınan gazetenin çalışanlarından <strong>Yury Shchekochikhin</strong>, <strong>Anna Politkovskaya</strong> ve <strong>Anastasia Baburova</strong> başarılı haberlerinden dolayı <strong>öldürüldüler</strong>. </span></span></div> <div><span><span><strong>Dört Rus İstihbarat subayının</strong> öldürülmesindeki esrar perdesini aralayan <strong>Novaya Gazeta</strong> muhabiri, <strong>Irek Minzakievich</strong> <strong>Murtazin</strong>, <strong>Moskova'</strong>daki Uluslararası Politika Araştırma ve Beşeri Bilimler Enstitüsü ve Eylül 2008'den bu yana <strong>Kazan News</strong> gazetesinin yayıncısı olan bir gazeteci ve blog yazarı.</span></span></div> <div></div> <div><span><span>Nisan 1964'te <strong>Tataristan'ın</strong> Sabinsky ilçesi Bogatye BSaby köyünde doğdu. </span></span></div> <div><span><span><strong>Kazan Yüksek Tank Komuta Okulu</strong>'ndan (1985), Moskova Devlet Hukuk Akademisi'nden (1995) mezun oldu. Almanca biliyor. 1981-90'da <strong>SSCB</strong> Silahlı Kuvvetleri’nde görevliydi. 1990-91'de SSCB vekili V. Lopatin'e asistanlık yaptı. 1991'den beri gazeteci.</span></span></div> <div><span><span>2003-2005'te <strong>Minsk</strong>'teki <strong>VGTRK</strong> ofisine başkanlık etti. 2005-2009'da - Uluslararası İnsani ve Siyasi Araştırmalar Enstitüsü'nde uzman. 2009-2011 yılları arasında iki yıl cezaevinde kaldı. <strong>2011</strong>'den beri <strong>Novaya Gazeta</strong>'nın muhabiri ve <strong>Moskova</strong>'da yaşıyor. </span></span></div> <div><span><span><strong>Tatar Milliyetçisi</strong>, Asker kökenli <strong>İstihbaratçı</strong> gazeteci. (*******)</span></span></div> <div><span><span><strong>Çerkez Kökenli Hafız Esat, MİT Müşteşarı Fuat Doğu'nun angaje ettiği, Türk istihbaratının güvendiği birisiydi…</strong></span></span></div> <div><span><span>Vallahi ben <strong>Doğan Yurdakul</strong> ve <strong>Soner Yalçın</strong>'ın yalancısıyım. Aslında beni uyandıran <strong>dikGAZETE</strong> yazarı <strong>Cengiz Han Güven</strong> oldu.</span></span></div> <div><span><span><strong>Hafız Esat</strong> ve bugünkü <strong>Suriye</strong> yönetimindeki derin damarın, cihanşümul Türk yapılanmasıyla (Ergenekon) irtibatını iddia etmesiyle, yıllar önce okuduğum, <strong>Doğan Yurdakul</strong>- <strong>Soner Yalçın</strong>'ın birlikte yayına hazırladıkları "<strong>Bay Pipo Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı: Hiram Abas</strong>" a tekrar bakmam icap etti. </span></span></div> <div><span><span><strong>Mısır'da</strong> <strong>Sovyet</strong> yanlısı <strong>Nasır</strong> rejiminin kurulmasından sonra, <strong>Suriye </strong>de <strong>Sovyetler Birliği'</strong>ne yakınlaşmaya başlamıştı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Nasır</strong>'ın "<strong>Arap milliyetçiliği</strong>" çizgisini benimseyen <strong>Suriye'de</strong> <strong>20.000 Sovyet </strong>askeri personeli yığınak yapmış, <strong>Suriye</strong> ordusu Sovyet silahlarıyla donatılmıştı.</span></span></div> <div><span><span>Sırada <strong>Irak</strong> vardı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Sovyetler</strong>'in ve Nasır’ın desteklediği <strong>Yarbay Abdülkerim Kasım</strong>. <strong>14 Temmuz 1958</strong> tarihinde gerçekleştirdiği darbeyle krallığa son verdi. <strong>Kral II. Melik Faysal </strong>ve <strong>Kral Naibi Abdullah</strong> öldürüldü. </span></span></div> <div><span><span>Devrilen <strong>Irak Başbakanı Nuri Said</strong>, <strong>İstanbul</strong>'da eğitim görmüş bir <strong>Osmanlı</strong> paşasıydı. <strong>Türkiye</strong>'ye çok yakındı. </span></span></div> <div><span><span><strong>Irak, Kral Faysal</strong> ve <strong>Nuri Said Paşa</strong> döneminde <strong>Türkiye</strong>'yle yakınlaşmaya başlamış, <strong>Menderes</strong>’le aralarında yakın dostluk ilişkileri de kurulmuştu.</span></span></div> <div><span><span><strong>NATO,</strong> <strong>Ankara</strong>'dan <strong>Irak</strong> ve <strong>Suriye</strong>’ye askeri müdahalede bulunmasını istedi.</span></span></div> <div><span><span><strong>Türkiye</strong> hazırlığa başladı, planlar yaptı. <strong>7. Kolordu Irak</strong>'ı, <strong>8. Kolordu Suriye</strong>'yi işgale memur edildi.. </span></span></div> <div><span><span>Her iki harekâta da askeri usule uygun kod isimler konuldu. Birinin adı '<strong>Akın Harekâtı</strong>', diğerininki '<strong>Bali Harekâtı</strong>'ydı. </span></span></div> <div><span><span>Hükümet emir verir vermez <strong>7. Kolordu Irak'a, 8. Kolordu Suriye'ye </strong>yürüyecekti. </span></span></div> <div><span><span><strong>Türk Genelkurmayı</strong>, bu işte biraz ağır hareket etti. Eksiklikleri olduğunu ileri sürerek, müttefiklerimizden yardımların hızlandırılmasını istedi. </span></span></div> <div><span><span>Genelkurmay Başkanı <strong>Orgeneral İsmail Hakkı Tunaboylu</strong>, “<strong>Silahımız yeterli değil, yeterli sayıda tankımız yok</strong>” diyordu. <strong>Türkiye</strong> ile <strong>İsrail</strong> arasında <strong>1958</strong> yılında <strong>gizli bir anlaşma </strong>imzalanmıştı. </span></span></div> <div><span><span>Hazırlanan <strong>işgal planı</strong> uygulanacak olsaydı, <strong>Şam dahil Şam'ın kuzeyi Türkiye'nin, Şam'ın güneyi İsrail'in</strong> olacaktı.</span></span></div> <div><span><strong><span>MİT, 2 Mart 1969'da Hafız Esad'a Suriye'de darbe yaptırdı… </span></strong></span></div> <div><span><span>Kitaptan devam edelim.</span></span></div> <div><span><span>"<strong>Seyfi Öztürk</strong>, dokuz yıl çeşitli bakanlıklarda bulunmuş, Türk siyasî yaşamındaki ender renkli politikacılardan biriydi. Bir dönem <strong>Süleyman Demirel'</strong>in en yakınındaki siyasetçilerdendi. </span></span></div> <div><span><span><strong>Demirel</strong>, özellikle <strong>MiT</strong>'ten gelen gizli dosyalan <strong>Seyfi Öztürk</strong>'e okutur, böylece raporların özetini ondan dinlerdi. <strong>Seyfi Öztürk </strong>kitabın yazarı <strong>Soner Yalçın</strong>’a, 2 Aralık 1991 tarihli görüşmesinde ilginç bir anısını anlattı: </span></span></div> <div><span><span>"Başbakan Demirel yanıma geldi, '-Seyfi gel, seninle birşey konuşacağım' dedi. Ben sanıyorum ki makamında konuşacağız, '-Çıkalım' dedi, Başbakanlıktan çıktık. </span></span></div> <div><span><span>Makam arabasına da binmedi, ben de binmedim. Dinleniyor diye binmedi. Kim dinliyor tahmin edersin! Neyse, yürüyoruz. Makam arabalarımız ve korumalar da arkamızdan geliyor.</span></span></div> <div><span><span>Fısıldayarak dedi ki, '-<strong>Yahu Seyfi, Fuat Doğu geldi bugün bana. </strong>Bir haber verdi, doğru mu değil mi, bilmiyorum valla. <strong>Bizimkiler (MİT), CIA ile birlikte Suriye'de darbe yapacaklarmış. </strong></span></span></div> <div><span><span><strong>Hafız Esad</strong> diye bizim çok iyi tanıdığımız bir <strong>Çerkez'i</strong> başa getireceklermiş. Adam bize çok bağlıymış. Sen akşam radyoyu bir dinle de bana haber ver, iş doğru mu?'</span></span></div> <div><span><span>Ayrıldık. Akşam radyoyu dinledim. Sahiden darbe olmuş. <strong>Hafız Esad</strong> da başa gelmiş. Lakin adam bizimkilerin değil. <strong>KGB'nin</strong> adamı çıktı arkadaş." Kamuoyu, <strong>Fuat Doğu'nun "Çerkez arkadaşı" Hafız Esad'ı</strong>n o günden sonra <strong>Türkiye'nin</strong> ne denli "<strong>dostu</strong>" olduğunu yakından görecekti.<strong>"</strong></span></span></div> <div><span><span>Benim kafam karıştı. </span></span></div> <div><span><span>Bugünkü <strong>Ankara - Şam</strong> ilişkilerini şekillendiren, yönlendiren bir odak var.</span></span></div> <div><span><span><strong>1 Şubat</strong>’ta <strong>Rus subayların</strong> öldürülmesi, <strong>3 Şubat</strong>’ta <strong>Türk askerlerin şehit edilmesine</strong> belki bu odak açısından bakmalı. Ne dersiniz? </span></span></div> <div><span><span>Eğer <strong>Suriye</strong>’de aktörler değişirse <strong>Türkiye</strong>'de de aynısı olur. İddia odur ki, <strong>Beşar Esat 2020</strong> içinde <strong>Şam'a</strong> veda eder.</span></span></div> <div><span><span><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan</strong>’ın <strong>TBMM’</strong>de parti grubunda Genelkurmay eski Başkanı <strong>İlker Başbuğ</strong>'a “<strong>Bu, televizyonda boru göstermeye benzemez</strong>" çıkışı bakalım nereye varacak? </span></span></div> <div><span><span>Ama unutmayın İlker Paşa<strong>,</strong> bir kurumu temsil etmese de emekli olduğu kurumun mensupları Paşa’nın kendileri adına konuştuğunun farkında. </span></span></div> <div><span><span>“<strong>Mart ayı dert ayı</strong>” derler. <strong>Şubat</strong> ayı da acılarla dolu ve soğuk geçiyor.</span></span></div> <div><span><span>.</span></span></div> <div><span><span><strong>Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com </strong></span></span></div> <div><span><span>Twitter'da bizi takip edin:<strong> @oc32oc39</strong> , <strong>@dikgazete</strong></span></span></div> <div></div> <div><span><span>(*) https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-51127829</span></span></div> <div><span><span>(**) https://twitter.com/tcsavunma/status/1218026436176621570/photo/1</span></span></div> <div><span><span>(***) https://novayagazeta.ru/articles/2020/02/04/83766-ih-dobivali-strelyaya-v-upor</span></span></div> <div><span><span># https://t.co/bFewkl8IkF</span></span></div> <div><span><span>(****) https://www.rudaw.net/turkish/middleeast/syria/030220201</span></span></div> <div><span><span>https://www.aydinlik.com.tr/haber/halep%E2%80%99te-4-rus-subay-olduruldu-iddiasi-200285-1</span></span></div> <div><span><span>(*****) https://novayagazeta.ru/articles/2020/02/04/83766-ih-dobivali-strelyaya-v-upor</span></span></div> <div><span><span>(******) https://tr.sputniknews.com/ortadogu/202002021041306766-rusya-silahli-gruplar-idlibdeki-gerilimi-azaltma-bolgesinde-suriye-birliklerine-saldirdi/</span></span></div> <div><span><span>(*******) https://www.igpi.ru/info/people/murtaz/</span></span></div> <div></div>