USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

‘Şimdi’ yaşamak için en doğru zamandır

04-10-2021

Çalışma hayatımda mesleğim gereği yüzlerce insanı yakından tanıma fırsatım oldu. Bunlar arasında “geçmişimde hiç keşke dediğim bir şey yok” diyen birisine henüz rastlamadım. 

Bilakis kısa sohbetlerde bile geçmişe ait pişmanlıklardan dem vurulduğu çok olmuştur. 

Hepimiz insanız…

Hepimizin geçmişinde sıkıntılı zamanlar olmuştur. Fakat bazı ekip arkadaşlarımın, yakınlarımın ya da müşterilerimizden bazılarının geçmişe çok fazla takılı kalmaları, adeta geçmişi geçmişte bırakamayıp bugüne fazlası ile taşımaları, hatta geleceğe dair kaygılarının temelinde bile bu konunun olması her zaman dikkatimi çekmiştir. 

Bu durum, konumu ne olursa olsun herkes için iş hayatında ve özel hayatta başarıyı ve mutluluğu çoğu zaman geciktirmekte ya da tamamen engellemektedir. 

Geçmişin pişmanlıkları ile ve geleceğe dair duyulan kaygılarla yaşamak, maalesef bugünü kaybetmemize de neden olmaktadır. 

Özellikle daha yolun başında olan genç arkadaşlarımızın öğrenilmiş çaresizlikleri ve geleceğe yönelik kaygıları, bugünü doğru değerlendirmelerine engel teşkil etmektedir.

Kariyer planlarının düzgün işlemesi için, çalışma hayatında yaşadıkları olumsuzluklara takılmadan, pes etmeden, yapamayacaklarına değil, yapabileceklerine odaklanarak çalışmaları çok önemlidir. 

Henüz öğrenci olan ve iş hayatına atılmaya hazırlanan gençlerimizde ise gelecek kaygıları “anksiyete bozukluğu” denilen bir rahatsızlığa kadar varabiliyor. 

Hep kötü bir şey olacakmış gibi hissetme ve gelecekte her şeyin kötü olacağını, iş bulamayacağını, dünyanın daha kötüye gideceğini düşünüp, hayatın yaşanmaz hale geleceğine yönelik kaygılar yaşayabiliyorlar. Bu durum, bugünü iyi yaşamalarını ve  geleceklerini şekillendirmek için değerlendirmelerini engelliyor. 

Çoğumuzun geçmişe yönelik pişmanlıkları ve ‘keşke’leri söz konusu. 

Bizi üzen insanları ve olayları hep gündemde tutup, sık sık hatırlayıp, aynı konuyu her fırsatta gündeme taşıyıp, geçmişte yaşadığımız sıkıntıları canlı tutuyoruz ve bu şekilde daha da mutsuz oluyoruz.

Yaşadığımız üzücü bir olaydan ya da bizi üzen bir kişiden bahsetmek ilk etapta bizi rahatlatabilir fakat bundan defalarca bahsetmek bize zarar veriyor ve üzüntülerimizi kronikleştiriyor.

Bizim kültürümüzde geçmişe takılmamanın, tevekkül etmenin, anı yaşamanın ve bugünü iyi değerlendirmenin önemine sık sık vurgu yapılır. 

Mevlana’nın “düne ait ne varsa dünde kaldı cancağızım, şimdi yeni şeyler söylemek lazım” deyişi ve “geçmişte yaşama, geçmişten ders al” uyarısı, konuyu çok güzel ifade ediyor.

Bişr-i Hafi ise bizi “Dün öldü, bu gün can çekişmede, yarın ise doğmadı. Sen şu anı değerlendirmek için amele sarıl” diyerek uyarıyor.

Her şeyde (‘şer’de) bir hayır vardır”, “Neylerse Mevla, güzel eyler” cümleleri, onlarca cilt kitabın birer cümlelik özeti gibidir.

Bu konuda batı kaynaklı olup, bizde de ilgi gören “şimdinin gücü”nü öne çıkaran iki önemli akımdan söz etmek istiyorum:  

Birincisi; “Carpe Diem”.

Latince bir deyim. “Anı yaşa” ya da “günü yakala” anlamına geliyor. 

Son dönemde filmlerde, şarkılarda ve kitaplarda daha çok kullanılır oldu ve popüler hale gelen bir çok kavramın yaşadığı dezenformasyonu yaşayarak başka manalara evrildi. 

Oysa ilk defa Milattan 23 yıl önce, Latince bir şiirde gündeme gelmiş ve “Gelecek zaman için kaygılanma, geçmiş zaman için üzülme ve şimdiki zamanı iyi yaşa anlamında ifade edilmiştir. Fakat günümüzde bir boş vermişlik felsefesi halini almıştır. 

İkincisi; “Mındfullness”.

“Farkındalık” anlamına gelen ve diğerine nazaran daha yeni olan bir akım.

O da “şimdiki zamanın farkında olmak” anlamına geliyor.

Farkında olmanın yolları olarak da kendini gözlemlemeyi, hayatın akışını izlemeyi ve dinlemeyi,  yürümek, yemek yemek, beklemek, araba kullanmak gibi zamanımızın çoğunu ayırdığımız şeyleri farkındalıkla yapmayı ve her hangi bir şeyi hazırlarken farkındalıkla hazırlamayı önermektedir.

Örneğin yürürken her adıma dikkatinizi vererek, attığınız her adımda bedeninizin hareketini izleyerek yürümeyi, gökyüzüne, toprağa, kuşlara, asfalta, betona, havanın teninizdeki etkisine, binalara bakmayı, beş duyunuzla aktif olarak yürümeyi öneriyor.

Mindfulness, an içerisinde yaşananlara dikkat etmeyi ve olaylara düşüncelere ve alışkanlıklara yeni ve yargısız gözlerle yaklaşma ve kabullenme becerisi geliştirmeyi amaçlıyor. 

Bu beceri geliştiğinde bizi kısır döngüye sokmuş bazı alışkanlıkları görebilme kapasitemiz artacak, bu da hayat kalitemizde artışa neden olacaktır. 

Carpe Diem’den en önemli farkı, göstereceğimiz tavırdadır. Olanları nazikçe ve tarafsız bir tavırla izlemek ve kabullenmektir.

An”ın farkında olmak, günü yakalamak, olaylara, düşüncelere ve alışkanlıklara yeni ve yargısız bir gözle bakmak, nazikçe ve tarafsız bir tavırla izleyip kabullenmek deyince aklımıza bir zamanlar Çin’de yük taşımada kullandığı bir atı ve bir oğlu ile yaşayan yaşlı ve yoksul bir köylü geliyor:

Bu yaşlı köylünün atı, bir gün ortadan kaybolmuş…

Komşuları; “Onsuz işin çok zor. Senin için çok üzülüyoruz” demişler. 

Yaşlı köylü; “Acele karar vermeyin. Üzülmeyin. Peşinden neler olacak kimse bilemez. Şimdi ne yapabiliriz ona bakalım. Günümüzü heba etmeyelim…” demiş.

Birkaç gün sonra yaşlı köylünün atı, on tane yaban atı ile geri dönmüş.

Komşular yine ziyarete gelmişler ve; “Çok mutlu olmalısın. Biz de çok sevindik. Atın bir iken on bir oldu. İşlerin yoluna girdi. Artık fazla çalışmana gerek yok!..” demişler. 

Yaşlı köylü yine; “Acele karar vermeyin. Fazla da sevinmeyin. Peşinden neler olacak kimse bilemez. Şimdi ne yapabiliriz ona bakalım. Günümüzü heba etmeyelim…” demiş.

Birkaç gün sonra yaşlı köylünün oğlu, yabani atları eğitirken attan düşüp bacağını kırmış.

Köylüler; “Ne talihsizlik. Üzüldük şimdi. Oğlunun yardımı olmadan işin çok zor. Sende çok üzülmüş olmalısın!..” demişler.

Yaşlı köylü tekrarlamış aynı sözlerini; “Siz acele karar verme hastalığına tutulmuşsunuz. Üzülmeyin. Peşinden neler olacak kimse bilemez. Şimdi ne yapabiliriz ona bakalım. Günümüzü heba etmeyelim…” demiş.

Bir hafta içinde ülkede savaş başlamış. Kralın adamları, yaşlı adamın oğlu hariç köydeki tüm gençleri askere almışlar.

Köylünün komşuları; “Yine haklı çıktın. Olacakları kimse bilemez. Çok şanslısın. Oğlun seninle kaldı…” demişler.

Yaşlı adam komşularına gülümseyerek aynı sözleri yinelemiş:

-Acele karar vermeyin!.. Kendi adınıza da çok üzülmeyin. Peşinden neler olacak kimse bilemez. Şimdi ne yapabiliriz ona bakalım. Günümüzü heba etmeyelim.

.

Hüseyin Burak Uçar, dikGAZETE.com

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
Necla DURSUN
Necla DURSUN 2 ay önce
Kariyer yolunda illa ki "keşke" ler oluyor işte.
Feridun
Feridun 4 ay önce
Hüseyin bey, kaleminize sağlık çok güzel bir konuyu kaleminize almışsınız. Kesinlikle geçmişten ders alarak anı faydalı yaşayanlardan oluruz inşAllah...
Bülent erol
Bülent erol 4 ay önce
Bir becerebilsek
Nigar Özel
Nigar Özel 4 ay önce
Çok sevdiğim bir sözü hatırlattı yazınız kaleminize sağlık Aldığın nefesi fırsat bil it değilsin yeniden bitemezsin
Ramazan Umut
Ramazan Umut 4 ay önce
Geçmişe takılıp kalmamak ve gelecek ile kaygılanmamak insana andaki mesajları okumayı sağlar..Anı okumak ise seçimlerimizin kalitesini belirler. Andaki mesajları okuyabilmek için de insanın kendisini hayatı tanımasıyla mümkün.. Yazınızla insanın 'an'ı anlamak için dengeye gelmeye gerektiğini enfes ifade etmişsiniz...kaleminize,yüreğinize,ömrünüze sağlık ;)
Süleyman kocapınar
Süleyman kocapınar 4 ay önce
Güzel bir yazı.ben anı yaşamanın çok faydasını görmesemde:)
Özlem KALAY
Özlem KALAY 4 ay önce
Günümüze ait çok güzel bir konu işlemişsiniz. Her şeyde herkesin acelesi var maalesef farkındalığımızın artması ümidiyle. Emeğiniz sağlık.
Mümin Solak
Mümin Solak 4 ay önce
Her yazınızdan İstifade ediyoruz. Özellikle kendi tecrübelerinizden de istifade ederek harmanlamanız okuyucu için daha keyifli ve öğretici oluyor. Teşekkürler.
Nazan
Nazan 4 ay önce
Hepimizin geçmişe yönelik keşkeleri az ya da çok vardır.Hiçbirimizin gelecekte ne olacağı belli değildir.O yüzden en güzeli anımızı yaşarken tadına varmak,en verimli bir şekilde bugünümüzü değerlendirmektir.
Nurullah
Nurullah 4 ay önce
Bu yazınız da çağımızın önemli hastalıklardan biri olan geçmişe takılı yaşayanlar insanlar hem kendini hem de çevresini mutsuz etmektedir bu durumda. Aslında insan dünün ölmüşüm, yarının yaratılmamışı bugünün ise hayatta olanıdır. Günü ona göre yaşamalıyız. İnsanlara öldükten sonra son bir şans bir gün verseler onu nasıl yaşamak istersen gününğ öyle yaşamalısın. Selamlar...
Mesut isen
Mesut isen 4 ay önce
Yine güzel bir yazı ve farkındalık oluşturmayı basarmissiniz
Yasemin Şimşek
Yasemin Şimşek 4 ay önce
Kaleminize sağlık. Çok doğru ne geçmişe takılmalı ne geleceğim ne olacak diye karamsar olmalıyız. Günü yaşamslıyız.
Yıldıray Yıldız
Yıldıray Yıldız 4 ay önce
İnsanoğlu; geçmişin hasretçisi,geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikayetçisidir. Oysa ki Yüce Yaradana ne kadar şükür etsek azdır.Nnefes aldığımız sürece hayatın tadını çıkarmak geçmişe takılmamak ve geleceğe güzel gözle bakmak hepimiz için iyi olacaktır. Kaleminize sağlık Hüseyin bey????
Hüseyin
Hüseyin 4 ay önce
Yarın, geride kalan hayatımızın ilk günüdür. "Mark Twain" İlk günlerimizi iyi değerlendirmek dileklerimle...
Sevgi
Sevgi 4 ay önce
Güzel yazınız için teşekkürler emeğinize sağlık severek okuyoruz takipteyiz :)
Volkan Bayri
Volkan Bayri 4 ay önce
Sabır kuvvetini dağıtmadan, geçmişten gelen endişeleri ve gelecek kaygısını bir tarafa bırakıp, anı yakalamak. ????
Bir dost
Bir dost 4 ay önce
Yazın çok güzel olmuş dostum eline yüreğine sağlık. Ama cocuklugumuzu geçirdiğimiz o guzel gunleri,oynadığımız oyunlari, masumiyetimizi,yokken bile mutlu olmayi, dostluğu, arkadasligi ozlemeyelim mi?
Muammer Aynaci
Muammer Aynaci 4 ay önce
Çok güzel bir yazı eline sağlık keyifle okudum
Ahmet Reşat SAKARYA
Ahmet Reşat SAKARYA 4 ay önce
Merhaba Hüseyin Bey, güzel bir yazı kaleme almışsınız, emeğinize sağlık.
Umut Cakmaklar
Umut Cakmaklar 4 ay önce
Yine yeni yeniden hayata sarıl sarilki geçenler teferruat olsun..Arzular şelale.. ????
Gamze Topçu
Gamze Topçu 4 ay önce
Harika ????Güzel bir yazı daha … Ben kendi adıma söyleyeyim anı kaçırmamak hayat felsefelerimden biri
Nuh
Nuh 4 ay önce
Rahmetlik babaannem bu konu için hep şunu derdi : eskiyi unut, yeni yolu tut. Ders çıkartarak önümüze bakmalıyız.
Selda erkan
Selda erkan 4 ay önce
Yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz.yine çok güzel anlattınız. Bize yol oluyor. Fikirlerimizi değiştiriyor. Bazı konularda aa yanlış yapıyoruz diyoruz. Teşekkürler
Arda Kalan
Arda Kalan 4 ay önce
Bildiğimiz ama okuyunca farkettiğimiz konular iceren dopdolu içerikli yazılarınız için sonsuz teşekkürler.
Mehmet Zeki Aktaş
Mehmet Zeki Aktaş 4 ay önce
geçmişimde hiç keşke dediğim onca şey güzel yazı
Abdurrahman Keskin
Abdurrahman Keskin 4 ay önce
Kaleminize sağlık. Keyifle okudum,
Cevdet Eriş
Cevdet Eriş 4 ay önce
Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı. Yarın ise, senin elinde senet yok ki ona mâliksin. Öyle ise, hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil; lâakal günün bir saatini, ihtiyat akçesi gibi, hakikî istikbal için teşkil olunan bir sandukça-i uhreviye olan bir mescide veya bir seccadeye at.
nagihangül
nagihangül 4 ay önce
Kaleminize saglık. Günümüz gençliğinin de önemli bir sorunu olan gelecek kaygısına değinmeniz beni sevindirdi. Yazılarınızın devamını bekliyorum.
nagihangül
nagihangül 4 ay önce
Kaleminize saglık. Günümüz gençliğinin de önemli bir sorunu olan gelecek kaygısına değinmeniz beni sevindirdi. Yazılarınızın devamını bekliyorum.
nagihangül
nagihangül 4 ay önce
Kaleminize saglık. Günümüz gençliğinin de önemli bir sorunu olan gelecek kaygısına değinmeniz beni sevindirdi. Yazılarınızın devamını bekliyorum.
nagihangül
nagihangül 4 ay önce
Kaleminize saglık. Günümüz gençliğinin de önemli bir sorunu olan gelecek kaygısına değinmeniz beni sevindirdi. Yazılarınızın devamını bekliyorum.
nagihangül
nagihangül 4 ay önce
Kaleminize saglık. Günümüz gençliğinin de önemli bir sorunu olan gelecek kaygısına değinmeniz beni sevindirdi. Yazılarınızın devamını bekliyorum.
Fatih TUNCA
Fatih TUNCA 4 ay önce
Gerçekten günümüzü heba etmeye değmiyor. Anı yaşamak en güzeli. Ama bir gerçek var ki kafaya takmadan da olmuyor. Keşke böyle yapmasaydık demeyen yoktur
Cumhur Karasu
Cumhur Karasu 4 ay önce
Ömür dediğin üç gündür, dün geldi geçti yarın meçhuldür O halde ömür dediğin bir gündür, o da BUGÜNDÜR. (Turk version of "Carpe Diem") Ayrıca at hikayesi bana bir arkadaşımızı hatırlattı.
Alican
Alican 4 ay önce
Teşekkürler çok güzel yazı olmuş. Elinize sağlık, takibe devam ????????
Alican
Alican 4 ay önce
Teşekkürler çok güzel yazı olmuş. Elinize sağlık, takibe devam ????????
Haleti Ruhiye
Haleti Ruhiye 4 ay önce
Üstadım birde zeitgeist diye bir kavram vardı. Zamanın ruhu. Üzerine çok şeyler yazılır değil mi. Kaleminize sağlık.