USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Rusya'nın 11 Eylül'ü!.. Crocus katliamından sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

Rusya'nın 11 Eylül'ü!.. Crocus katliamından sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!
25-03-2024

Rusya'nın 11 Eylül'ü! Crocus Katliamından Sonra Hiç Bir Şey Eskisi Gibi Olmayacak.

Geçtiğimiz Cuma 22 Mart’ta Rusya’nın başkenti Moskova’da bir konser esnasında sivil vatandaşlara karşı düzenlenen, 141 kişinin ölümü ve yüzlerce kişinin yaralanması ile sonuçlanan katliam, bölgeyi derin bir üzüntüye bürüdü. Konserin verildiği Crocus AVM’ye ellerinde otomatik silahlar ve sırt çantalarında yangın bombalarıyla giren teröristler, rastgele ateş açarak kadın çocuk demeden öldürdü.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de derin bir üzüntüyle karşılanan bu olay, Rusya için milat kabul edeceğimiz bir sürecin de başlangıç ipini çekmiş oldu.

21. Yüzyılda terörün sivil ve savunmasız kitleler üzerine kurgulanır olması, insanlık değerlerinin çöküşünün en belirgin göstergesi olmuştur.

Rusya gibi dünya siyasetinde etkin rol üstlenen ve devlet refleksini hızlı gösterebilen bir ülkenin dahi terörle karşı karşıya kalması, mutlaka bir cevap hakkı doğurmaktadır.

Bu terör olayı, kurgusal değil bir karşı bloklaşmanın sonucudur ki dünyayı tehlikeye atabilecek zincirleme reaksiyonların başlangıcını tetikleyebilir.

Nitekim Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’inbu saldırı emrini kim verdiyse cezalandırılacak” demesi, önümüzdeki dönemlerde sıcak gelişmelerin tırmanacağının açık mesajı idi. Yakalanan teröristlerin vereceği bilgi, faturanın nereye kesileceğini gösterecektir.

Bugün temel olarak Kolektif Batı’yı tedirgin eden en büyük endişe kaynağı, sömürü sistemine tabi tuttuğu ülkelerin güçlenen doğu bloku eksenine kayması ve batıdan kopması diyebiliriz.

Dünyanın jandarmalığına soyunan ve tek kutuplu bir dünya düzeni kurmaya çalışan ABD’nin karşısına Rusya ve Çin’in başı çektiği ve şu an dünyanın en güçlü lideri görünümünde olan Vladimir Putin’in kurgusal mimarisini üstlendiği güç dengesi, ezilen ve sömürülen halklar için ‘neokolonyalizm’e karşı yeni bir umut olmuştur.

Geçtiğimiz günlerde The Economist dergisinde çıkan bir değerlendirmede, kolektif Batı’nın yaptırım baskısının Rusya, Çin ve İran'ın ortak düşman karşısında birleşmesine ve artık ABD’nin iktidarının sarsılarak çok kutuplu bir dünya fikrinin güçlenerek desteklemesine yol açtığı ifade edilmişti.

Yazıda yapılan değerlendirmede, “Bu üç ülke, BRICS gibi aynı uluslararası kulüplerin üyesi. Aralarındaki ikili ticaret büyüyor ve gümrüksüz bloklar, yeni ödeme sistemleri ve Batı kontrolündeki bölgeleri teğet geçen ticaret yolları için planlar geliştiriliyor. Bu durum ABD ve müttefikleri için kabusa dönüşme riskini taşıyor” tespitinde bulunulmuştu.

Moskova saldırısının ardından her ne kadar da IŞİD, eylemi üstlenmiş olsa da arkasındaki gücün batı bloğundaki ülkelerin her birinin olabilme ihtimalini göz ardı edemeyiz.

Çıkan ve çıkabilecek durumdan her birinin ayrı ayrı, direkt ve dolaylı olarak bir kazanç elde ettikleri kesin.

MOSAD, Gazze nedeniyle dünya kamuoyundan biraz dikkatleri dağıtmak ve bu süreçte İsrail’in yanında olmamasının bedelini ödetmek ve yine Rusya’nın Suriye’de YPG/PKK bölücü terör örgütüne karşı yürüttüğü operasyonda Türkiye’nin yanında yer alması, İsrail’in çıkarlarına ters düşen durumlardır. Ayrıca ABD’nin Ortadoğu’da sıkışması, kuzeyde Türkiye’nin baskısı, Suriye’nin direnmesi, hatta Irak’ın artık ABD güçlerinin topraklarını terk etmesini istemesi, Rusya ve Çin’in bölgedeki rollerinin güçlenmesinden kaynaklanmaktadır.

Yine ABD’nin Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinde etkinliğinin zayıflaması, Ukrayna’da ciddi bir bozguna uğraması, Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin Rusya’ya yaklaşması, karşılıklı restleri artırmaktadır.

Avrupa’ya bakarsak; Rusya ile ABD arasındaki bu gerginlik, gırtlağına sarılmış bir ABD baskısını hafifletecek zemin yaratmaktadır.

Sonuç olarak göstermektedir ki; oluşan kaos iklimi, önümüzdeki süreçte bu ve buna benzer olaylarla daha sık karşılaşacağımız, özellikle Batı başkentlerinin de risk altında olduğu ve cezalandırılabileceği ihtimalini öngörmeliyiz.

Görülüyor ki daha derin denklemlerin mücadelesi bu kez kıtaların çarpışmasından doğacak büyük depremin oluşturacağı hasarın ardından şekillenecektir.

Dünya, hızla ARMEGEDON’a doğru koşmaktadır.

.

Dr. Hikmet Çıra, dikGAZETE.com

-Avrasya Ticaret Organizasyonu Derneği (ATOD) Trade Avrasya Genel Başkanı-

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?