- 19-08-2026 23:22
- 259
Selim Çoraklı yazdı;
MHP'DE YAŞANANLAR TASFİYE Mİ, KADRO YENİLEME Mİ?
MHP Genel Merkezi, Nisan 2026'dan bu yana devam eden bir teşkilat tasfiyesi / yeniden yapılanma sürecine girdi.
Resmi açıklamada tek bir gerekçe var:
“MHP İstanbul İl Teşkilatı ve 39 İlçe Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, yine tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir.”
Aynı formül diğer tüm iller için de kullanıldı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, fesih kararlarını “X” platformu üzerinden duyuruyor ama neden feshedildiğine dair bir gerekçe sunmuyor.
NE KADAR BÜYÜK BİR TASFİYE?
MHP'de süreç 6 Nisan'da İstanbul ile başladı. 9 Haziran itibariyle yaklaşık 2 ayda 18 il teşkilatı feshedilmişti:
İstanbul + 39 ilçesi dışında sırasıyla:
Kütahya, Eskişehir, Kars, Çanakkale, Bilecik, Muğla, Bolu, Ardahan, Bingöl, Gaziantep, Malatya, Isparta, Şanlıurfa, Kilis, Konya, Kırıkkale, Zonguldak, Kocaeli, Manisa ve onlarca ilçe teşkilatı feshedildi.
İstanbul'da görevden alınan Sertel Selim'in yerine Silivri Belediye eski Başkanı Volkan Yılmaz atandı.
Ankara kulislerinde konuşulan 3 neden var.
MHP Genel Merkezi "yeniden yapılanma" dışında açıklama yapmadığı için nedenler kulis ve medya yorumlarına dayanıyor:
1. İzzet Ulvi Yönter krizi sonrası disiplin:
Tasfiye dalgası, MHP'nin İstanbul milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter'in 27 Mart'ta istifasından hemen sonra başladı. Yönter istifa öncesi sosyal medyada partide "sızma ve samimiyetsizlik" imaları yapmış, bazı teşkilat yöneticileri de ona destek vermişti. Bu, Bahçeli'nin teşkilatlarda tam kontrol hamlesi olarak yorumlandı.
2. 2028'e hazırlık ve performans:
Tüzüğün 52. ve 54. maddeleri Genel Merkeze "teşkilatları her an feshetme" yetkisi veriyor. MHP klasik olarak her genel seçim / yerel seçim öncesi oy oranı düşük kalan veya iç çekişmeli illeri komple yeniliyor. İstanbul'da son yerel seçimde beklenen sıçrama yapılamaması da etken gösteriliyor.
3. Bahçeli'nin merkezileşme stratejisi:
77 yaş üstü Bahçeli, Cumhur İttifakı içinde MHP'yi daha disiplinli ve tek sesli tutmak için il başkanlıklarını doğrudan kendisine bağlı isimlerle dolduruyor. Yeni atanan isimlerin neredeyse tamamı Ülkü Ocakları veya belediyeler üzerinden Genel Merkez’e yakın isimler.
Özetle resmi dilde "tüzük gereği örgütsel yeniden yapılanma", fiiliyatta ise İstanbul merkezli bir iç hesaplaşma ve ülke geneline yayılan kadro yenileme operasyonu yapılmıştır. Bu operasyonun merkezinde ise bizzat otuz yıla yakın MHP liderliği yapan Devlet Bahçeli vardır.
İSTANBUL MERKEZLİ BİR HESAPLAŞMA MI VAR?
İstanbul merkezli hesaplaşmanın varlığı bazı kulislerde konuşuluyor. Buna göre MHP içinde resmi olarak inkar edilen ama Ankara kulislerinde açıkça konuşulan klik savaşı yaşanıyor.
Süreç tek bir olayla tetikleniyor:
27 Mart 2026: İzzet Ulvi Yönter'in istifası. İstanbul milletvekili ve teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yönter, ‘X'te "MHP'ye sızan ajan seni her cihetten izliyoruz... Namussuz MHP düşmanı" paylaşımlarını yapıp 2 gün sonra "Gördüğüm lüzum üzerine" diyerek istifa etti.
Hemen ardından Bahçeli'nin talimatıyla önce İstanbul İl + 39 ilçe komple feshedildi. Çünkü MHP Genel Merkezi İstanbul'u, Yönter'in ana güç üssü olarak görüyordu.
MHP’de, Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in görevden ayrılmasıyla birlikte Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin talimatıyla başlatılan kapsamlı tasfiye rüzgârı esti. Ankara kulislerinde konuşulan “Bahçeli sonrası liderlik hesabı” iddiaları, MHP’de “parti içi hesaplaşma” dönemini beraberinde getirdi.
NEDEN İSTANBUL MERKEZLİ DENİYOR?
Bunun birçok sebebi olduğu söyleniyor.
1. Fişi çekilen ilk yerlerin içinde Yönter'e bağlı iller olduğu söyleniyor.
Çünkü Yönter’e yakınlığıyla bilinen kadroların tasfiye sürecinde İstanbul’dan sonra 'fişi çekilen' ilk teşkilat Kütahya, sonra Eskişehir ve Kars gelmesi bunu doğruluyor. "Kütahya, Eskişehir ve Bilecik” teşkilatlarının Yönter için büyük önem taşıdığı biliniyordu. Söz konusu teşkilatlarda Yönter için büyük posterler açıldığı bilgileri, Genel Merkeze bilgi olarak aktarılmıştı. Kars teşkilatının ise Yönter’e en bağlı teşkilatlardan biri olduğu kaydediliyor.
2. İki karşı iddia:
Yönter kanadı, partiye "ajan sızdı" diyordu. Karşı kanat ise Yönter'in teşkilatlarda kendi liderlik ağını kurduğunu, Bahçeli sonrası için hazırlık yaptığını iddia ediyordu.
3. Semih Yalçın detayı:
İlginç olan, tüm fesihleri duyuran isim Semih Yalçın. Kulislerde “Yönter’e yakın olduğu öne sürülen teşkilat atamalarının önemli bir bölümünün geçmişte bizzat Yalçın tarafından yapıldığı” ve tasfiye bitince Yalçın'ın da "neşterlenecek" isimler arasında olabileceği bile konuşuluyor.
Yani MHP Lideri Devlet Bahçeli, resmi olarak "küskünlük yok, akademik çalışma için izin istedi" dese de pratikte İstanbul'dan başlayıp Kütahya-Eskişehir-Kars-Bilecik hattına yayılan tasfiyeler, MHP'de “Yönter'e yakın kadroların temizliği” olarak değerlendiriliyor. Bu yüzden diğer 17-18 ilin feshi de İstanbul'daki o ilk kırılmanın devamı olarak görülüyor.
Doğru, o da işin püf noktası şudur:
MHP'de fesih her zaman "hepsi kovuldu" anlamına gelmiyor. Tüzük gereği yapılan fesih, bir sıfırlama ritüeli olarak kabul ediliyor.
İstanbul'da yaşananlar bunun çarpıcı bir örneği olarak karşımızda duruyor.
Ne oldu:
6 Nisan'da 39 ilçe komple feshedildikten sonra yeni İl Başkanı Volkan Yılmaz, "yeni yönetim kurulları”nı” hazırlayıp Genel Merkeze sundu.
1 Mayıs 2026 tarihinde ilk parti olarak 19 ilçenin ataması Bahçeli onayıyla açıklandı:
Bahçelievler – Muammer Fettahoğlu, Bakırköy – Turgut İnan, Beşiktaş – Saffet Demirbaş, Beylikdüzü – Özkan Eremsayın, Büyükçekmece – Nesri Hacı, Çatalca – Halit Tuncay Uğur...
İkinci dalgada 13 ilçe daha açıklandı; mesela Ataşehir'e Hakan Arıkaya, Beykoz'a Mehmet Gündoğdu.
Yani birçok ilçede başkanlar aynı isim olarak yeniden atandı, sadece yönetim kurulu listesi yenilendi.
MHP'NİN KLASİK YÖNTEMİ Mİ?
Yeni başkanlar seçilirken uygulanan taktiğin MHP'nin eskiden beri uyguladığı klasik yöntemlerinden biri olduğu iddia edilmektedir. Bunun birçok ayağı olduğu söyleniyor:
1. Biat tazeleme:
Fesihle herkesin görevi hukuken düşer. Yeniden atanan kişi, artık "eski başkan" değil, "Genel Başkan tarafından bizzat atanmış" başkan olur. Sadakat doğrudan Bahçeli'ye bağlanır.
2. Ayıklama:
Liste yenilenirken Yönter'e yakın olduğu iddia edilen yöneticiler, sessizce listeden çıkarılıyor, yerlerine İl Başkanı'na daha yakın isimler konuyor. Dışarıdan aynı başkan görünüyor ama içeride kadro değişmiş oluyor.
3. Tüzük temizliği:
Disiplin soruşturması açmadan, mahkemelik olmadan tüm teşkilatı tertemiz sıfırlamanın en hızlı yolu.
O yüzden "yeniden aday gösterilme" aslında "Biz Yönterci değiliz, görevimize Bahçeli'nin oluruyla devam ediyoruz" mesajı olarak kabul edildiği görünmektedir.
GENEL MERKEZİN TAVRI...
Tasfiyeler hususunda MHP Genel Merkezi'nin resmi açıklaması kısa ve net, ancak hiçbir siyasi gerekçe açıklamıyor.
6 Nisan'da İstanbul için yapılan tek resmi açıklama şöyle oldu:
"Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Teşkilatı ve 39 İlçe Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, yine tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
TASFİYELERE GEREKÇE OLAN MADDELER...
MHP Genel Merkezi tarafından tasfiyelere gerekçe olarak gösterilen maddelerde ne yazıyor?
* Madde 52 ve 54: Genel Başkan ve MYK'ya, il ve ilçe teşkilatlarını "parti disiplinine aykırı hareket, teşkilatın çalışamaz hale gelmesi" gibi geniş bir yetkiyle feshetme hakkı veriyor.
* Madde 34: Feshedilen teşkilatın yerine yeni başkanı atama yetkisi verilir.
MHP geleneğinde bu maddelere atıf yapmak = "Gerekçe sormayın, tüzüğün verdiği yetkiyi kullandık" anlamına gelmektedir.
MHP'DE KÜSKÜNLÜK YOK!
MHP Lideri Devlet Bahçeli de kendisine Yönter istifası sorulunca, "küskünlük, kırılma yok, akademik çalışmaları için izin istedi" diyerek iç çekişme iddiasını reddetti.
Özetlemek gerekirse; MHP'nin resmi tezi, “rutin bir yeniden yapılanma ve saha organizasyonunu güçlendirme” şeklindedir. Muhalif / kulis tezi ise, “MHP'de klik oluşturmaya çslışan Yönter sonrası tasfiye” şeklindedir.
MHP Genel Merkez ikinci kısmı hiçbir zaman doğrulamadı ve hatta bunu değişik açıklamalarla yalanladı.
MHP, kurulduğundan beri ilke olarak "Lider + Teşkilat + Doktrin" anlayışını kabul eden ve disipline son derece önem veren bir partidir. Zaman zaman MHP'de yaşanan kopmalar veya yapılan ihraçların kahir ekseriyeti disiplin merkezlidir. Geçmişte benlik, makam sevdası vb. gerekçelerle MHP'den kopmalar da yaşanmıştır.
Her ne yaşanırsa yaşansın MHP bütün operasyonlara, kopmalara ve değişik klik savaşlarına maruz kalsa da hep ayakta kalmasını bilmiştir. MHP, eskiden olduğu gibi bugün de Türk milletinin sigortası olma görevini sürdürmektedir. Bizim inancımız; MHP, Türk milletinin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmamıştır ve bundan sonrada olmayacaktır.
DEVLET BAHÇELİ’NİN CEVABI NET!
MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin yaşanan olaylarla alakalı yaptığı şu özet açıklama MHP'nin nasıl bir anlayışa sahip olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır:
"MHP, Türk siyasi hayatında mümtaz ve kilit rolüyle Türk siyasetindeki düğümleri çözen, demokrasinin önünü açan, kısır tartışmaları nihayete erdiren, kangrenleşmiş sorunlara şifa veren siyaset anlayışına sahiptir.
Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin ve Türk milletinin hayrına olmayan hiçbir işin içinde olmamıştır, olmayacaktır.
Fitneyi ve ayrışmayı siyasetin aracı hâline getiren hiçbir yaklaşım karşılıksız kalmaz, milletimizin ferasetinden de kaçmaz. Kimin ortak akla ve kardeşliğe, kimin ayrıştırmaya hizmet ettiğini görür.
Tek derdi MHP hazımsızlığı olan mahfillerin, içinde bulunduğu şizofrenik durumdan bir an evvel kurtulmaları ülkemizin, milletimizin, hatta kendilerinin de hayrına olacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi, aynı ülkü, değişmez irade, sarsılmaz inançla kutlu hedeflerine yürümektedir.”
.
Selim Çoraklı, dikGAZETE.com